Argylle: Gerçeklik kaç kez bükülebilir?

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Film: Argylle
Yönetmen: Matthew Vaughn
Yapım yılı: 2024
Süre: 139 dakika
Çok sevdiğim çizgi roman uyarlaması Kick-Ass (2010) ve en sevdiğim X-Men filmi X-Men: First Class’ı (2011) yönettikten sonra yoluna Kingsman serisiyle devam eden yönetmen, senarist ve yapımcı Matthew Vaughn, Argylle’ın 1980’lerin Die Hard ve Lethal Weapon gibi aksiyon serilerine bir güzelleme olduğunu söylüyor. Söz konusu serilerde de belli bir dozda bulunan mizahın Vaughn’un önceki filmleri düşünüldüğünde bu casus filminde çok daha yüksek dozda olabileceğini tahmin ediyor, meraklanıyorum. Argylle, çok satan bir casus romanı serisinin yazarı Elly’nin yazdıklarının gerçek bir suç örgütünün faaliyetleriyle benzerlikler taşıması sonucu kendini dünya çapında gerçek bir tehlikeli maceranın içinde bulmasını konu alıyor. Üstelik oyuncu kadrosunda Henry Cavill, Bryce Dallas Howard, Sam Rockwell, Bryan Cranston, Catherine O’Hara, Samuel L. Jackson ve hatta Dua Lipa gibi isimler var!

Argylle | Kaynak: UIP Türkiye
Argylle, her tür casus filminin cheesy bir parodisi olan, aksiyonu yüksek, Dua Lipa’lı bir açılış sahnesiyle başlıyor. Ciddi olamayacak kadar kötü bu sahnenin ciddi olmadığını ve neyseki yazar Elly Conway’in casus romanı serisi Argylle’ın içinden okunan bir sahne olduğunu anlıyoruz. Bu okumanın gerçekleştiği yazar buluşmasında Elly’e bir okuru şunu soruyor: “Bu kadar iyi casus romanları yazmanın sırrı nedir? Gerçekten bir casus olmadığına emin misin?” İşte bu sorunun son derece kötü yanıtıyla başlayarak, Elly’i ve seni film boyunca son derece saçma sürprizler, şaşırtmacalar, utanç verici şakalar ve çok tuhaf yerlerde kullanılan dans sahneleri ve yersizliğiyle güldüren şarkılar bekliyor. Argylle casus filmlerinin bir parodisi mi, yoksa gerçekten çok kötü seçimlerle dolu bir casus filmi mi anlamak çok güç. Absürt komedinin dozunu da zamanlamasını bilemeyen senaryosu bunun en büyük sebebi: Filmin %80’inde görünen bir kedinin (Nepo-kedinin yönetmenin eşi Claudia Schiffer’ın kedisi olması bunu açıklıyor.) senaryoya nezaketen eklenmiş gibi hemen hemen hiçbir amaca hizmet etmemesi de, bazı detayların amaca hizmet etmek yerine onlara özel zoraki sahnelerin yazılmış olması da büyük eksiklikler.
Sam Rockwell ile Bryce Dallas Howard’ın uyumsuzluğu, Bryan Cranston ve Catherine O'Hara’nın harcanmışlığı bir yana, filmde olmaktan en çok keyif aldığı hissedilen kişi yıldız ışığıyla Henry Cavill olmuş. Sanki diğer oyuncuların, hatta yönetmenin dahi bilmediği bir şakayı biliyormuş gibi sadece eğlenmesine bakan Cavill de ekran süresinin kısıtı nedeniyle bu karmaşayı anlamlandıramamış ne yazık ki.

Argylle | Kaynak: UIP Türkiye
Zeki olduğunu düşünen Argylle’ın üst üste açığa çıkan sürprizleri ve şok edici olması planlanmış twist’leri kurmaca ve gerçekliği iç içe geçirme ya da gerçekliği defalarca bükme iddiasında. Fakat unuttuğu bir şey var; gerçeklik kaç kez bükülebilir ki? Film kapanış jeneriği akarken oynamaya başlayan ekstra sahnede dahi olası devam filmlerinin, hatta olası bir casus evreninin sinyallerini vererek şaşırtmayı amaçlıyor. Belli ki kağıt üstünde zekice görünen fikirleri uygulamadan önce bir kağıdın kaç kez katlanabileceği düşünülmemiş. Ya da daha kötüsü: Matthew Vaughn güzellediğini söylediği 1980’lerin Die Hard ve Lethal Weapon gibi aksiyon serilerinden nefret ediyor.
Alternatif işler:
- The Man from U.N.C.L.E. (2015, Guy Ritchie)
- Spy (2015, Paul Feig)
Nerede izleyebilirsin? Argylle, bugün gösterime giriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Disney+ mini-dizisi Cristóbal Balenciaga’dan ilhamla sinema ve modayı yakınlaştıran bir inceleme, Matthew Vaughn’dan gerçeklik büken Argylle.
02 Şub 2024

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı ve editör. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Christopher Nolan uzun süredir merakla beklenen Odysseia uyarlaması "The Odyssey"de hikayeyi sözcüklerden ziyade aksiyonla anlatıyor. Dolayısıyla kitapta çok daha kurnaz, kibirli ve hatta yer yer zalim bir karakter olan Odysseus, filmde içsel çatışma ve çelişkiden yoksun bir kahramana dönüşüyor.

Günümüzde bir müzisyen aynı anda içerik üreticisi, pazarlama ve sosyal medya uzmanı da olmak zorundaymış gibi davranılıyor. James Blake, müzisyenlerin şarkılarını duyurmak için görünür olma çabasıyla ilgili sesini yükseltti ve Türkiye'den Ceylan Ertem ve Jehan Barbur gibi isimler de onu destekledi. Peki sanatçılar, sosyal medyada yeterince görünür değillerse yok mu sayılıyorlar?

Beyazperdede yılın ilk yarısına Phil Lord ve Christopher Miller imzalı "Project Hail Mary" ve korku sinemasının yükselişi damga vurdu. 2026'nın ilk altı ayını geride bırakırken gişede ve festivallerde öne çıkan filmleri ve bazı keşifleri yeniden hatırlıyoruz.

"Bir şey olmak zorunda mıyız? Hayır, ama amaçsızca nehirde akarken karşımıza çıkacak her şeye hazırlıklı olacak kadar da olgun muyuz?" Bibliyoterapi'de hayat amacı peşine düşmeden yalnızca var olarak hayatta kalan karakterlere odaklanan üç kitaplık bir reçete var bu hafta.

Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?




