Asma Yaprağı'nda Ayşe Nur'la

SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Ne zamandır Alaçatı evin?
17 sene evvel yerleştim. Yeni bir hayat hediye ettim kendime. İnsanın mutlu olduğu huzur bulduğu yer evidir, Alaçatı da benim huzur bulduğum mutlu olduğum evim.
Alaçatı'nın yerlisi için yazı-kışı arasındaki temel fark nedir?
Yaz demek kalabalık ve turist demek, pek çok sezonluk mekân, eğlence, müzik, deniz ve yemek demek. Alaçatı’nın yerlilerinin çoğunun Ilıca'da da evleri vardır, eskiden ektikleri tarlalarına ev yapmışlardır, yazın yoğunlukta oraya kaçar, ekim gibi kışlıklara, Alaçatı’ya dönerler. Kışın köy hayatı başlar. Sokaklarda gezinmek, öylesine yürümek, yeni yerler keşfetmek, sulak alanda dolaşmak en büyük keyfimizdir.

Asma Yaprağı'nın upuzun ahşap masası
Alaçatı'da yıllar içinde neler aynı kaldı?
İlk önce meydandaki, babadan dededen kalan dondurmacı, tatlıcı Turan Amca, babasının el arabasıyla tatlı sattığı günleri kendi ağzından dinledim. 4 çeşit dondurma yapıyor, tatlıları efsane. Onu kaybettik ama aile devam ettiriyor geleneklerini.
"Taş" dediğimiz balıkçıların günlük satış alanı hep var, balıkçılıkla geçinenlerin adresi.
Pazar yerimiz cumartesi kurulur, üreticilerin hemen hepsi yıllardır hep var, hep olsunlar. Oradaki dut ağaçlarını da unutmayalım.
Sörf. Bir de rüzgârımız çok kıymetli. Korunması gerekenlerde başı çekiyor.

Limon kokuları arasında, şeftali likörü tadında Ova Sofra
Sen nerelerin müdavimisin?
Yaz yoğunluğunda, sezonda pek bir yere gitmeyiz. Kışın bir zamanlar açıkhava sineması olan, şimdi sakız, dut, zeytin, hünnap ağaçları arasında buluştuğumuz Alavya Otel, ekşi maya pizzalarını canımız Ovacık’ta Leavan ve tarladan sofraya “slow food” akımının temsilcilerinden olan Ovasofra benim müdavimi olduğum yerler.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
The Stay Warehouse’tayız: asırlık zeytin ağaçlarının altında, eski bira deposunun ihtişamlı sadeliğine ve yeşile karşı. Sükûnet, hâkim rüzgâr buralarda. Esiyor da esiyor. Plage Isolee’ye, oradan havuz başına.
17 Tem 2022

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünyanın en kuzeydeki başkentlerinden biri olan Reykjavík, adaya adım atan gezginler için genelde yalnızca bir konaklama noktası ya da doğa turlarına geçiş güzergahı olarak görülüyor. Oysa şehir; insan ölçeği, özgün mimari yapısı ve kamusal alan kullanımıyla adadaki yaşam kültürünün en somut özetini sunuyor. Üstelik “buralı olmanın” ve adadaki gündelik hayatın izlerini sürmek isteyenlere karşı da son derece cömert. Kentin 10 yerel durağını bir güne sığdırmak isteyenler için bir rehber.

Bali’den Koh Phangan’a, Goa’dan Tulum’a uzanan görünmez hatta “Coğrafi Rezonans Hattı” demek gerek belki. Burası insanların kaybettikleri ritmi yeniden bulmaya çalıştıkları bir dolaşım ağı. Fakat bir süre sonra başka bir şey fark ediliyor: İnsanlar rezonansı bulamıyor, onu bir ülkeden diğerine taşıyor sadece. Bu yüzden Coğrafi Rezonans Hattı bir çözüm haritasından çok, bir semptom haritası.

Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.

Miuccia Prada ve Raf Simons’ın 2027 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, yeniden eteğe dönüyor. Moda sürekli yeniyi talep ederken Miuccia Prada’nın gücü, geçmişini reddetmeden değişebilmesinde yatıyor. Yıllar önce kurduğu bir fikri bugün yeniden yorumlayabilmesi, yaratıcılıkla tutarlılığın birbirine engel olmadığını; aksine aynı çizgiyi koruyarak da sürekli yenilenmenin mümkün olduğunu gösteriyor.



