Aus'23: Tanımları değiştirmek


Rahat, özgün, sürdürülebilir moda: Reflect Studio Rahat, özgün, sürdürülebilir moda: Reflect Studio İyi giyinmenin iyi hissettirdiğine olan inançtan yola çıkan Reflect Studio , bu sezon yeni yüzü ve yeni koleksiyonuyla karşımıza çıkıyor. Nedir? Yüksek kaliteli ve sürdürülebilir kumaşlarla üretilen, rahat ve dayanıklı tasarımlarıyla dikkat çeken Reflect Studio hem marka hem mağaza hem de stüdyo olarak üç alanda faaliyet gösteriyor. Mağazalar: Geleneksel alışveriş deneyiminin ötesinde ve DIY (kendin yap) kültürünün sunduğu sonsuz olanaklar etrafında alternatif oyun alanları yaratan Reflect Studio mağazaları , Reflect Studio’nun kendi markasına ve WWF Market ürünlerine ev sahipliği yapıyor. WWF Market: Reflect Studio ve WWF-Türkiye iş birliğinden doğan WWF Market’ın net satışlarının %11'i doğa koruma proje fonlarına tahsis edilmek üzere WWF-Türkiye'ye bağışlanıyor. Dikkat dikkat: Reflect Studio ve WWF Market ürünlerinde %30’a varan indirim , Akasya ve Kanyon mağazalarında bizleri bekliyor. #NextSustainability: Reflect Studio, Türkiye’nin üretimin her aşamasında duyarlı süreçleri benimseyen B Corp markaları arasında yer alan tek moda markası. Sürdürülebilirliği bütünsel olarak ele alan #NextSustainability anlayışını benimseyen Reflect Studio Next mağazaları; geri dönüşüm, ileri dönüşüm ve onarımın gücüne inanarak atık kumaşlara yeniden hayat veriyor. Reflect Studio’yu buradan takip edebilir, yeni koleksiyonu ise bu bağlantıyı veya Akasya ve Kanyon mağazalarını ziyaret ederek inceleyebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Bazen bir ilk şampiyonluk, karanlık geçen koca bir senenin ardından yüzünüze fark edilir bir aydınlık verebilir. Rekorları alt üst etmiş biri için 22. şampiyonluk, hayatının en önemli şampiyonlukları arasına girip, gözyaşları içinde bırakabilir. İlk ya da pek çok defa, teniste her şampiyonluk başka bir hikaye ve başka bir öğreti. 2023 sezonunun ilk Slam’i geride kalırken, görece sessiz geçen bu Slam’in ardında yine değerli hikayeler var.
Şampiyonluk adayları kimlerdi?

Iga Swiatek
Birkaç sezondur tenisi geride bırakan ağır konularla hatırladığımız Avustralya Açık için bu sene, uzun zamandır yaşamadığımız bir sükunet ile başladı. Erkeklerde Dünya 1 numarası ve son Slam şampiyonu Carlos Alcaraz’ın sakatlık sebebiyle katılamaması ve önceki senenin şampiyonu Rafael Nadal’ın sezon açılışında iyi bir tablo çizmemesi, kötü anıları geride bırakıp Avustralya’ya dönen Novak Djokovic’i yine favori konumuna getirmişti. Üstelik kuralar çekildiğinde, Djokovic’in şampiyonluk yolu da kendisine pek engel olacak gibi görünmüyordu. Akıllardaki tek soru, Djokovic’in turnuva öncesinde yaşadığı hamstring sakatlığının ne derece kısıtlı olacağıydı. Ancak sakatlığın da onu durduracak bir faktör olmadığını biliyorduk, zira 2021’de karnındaki yırtık, kupaya uzanmasına engel olmamıştı.
Kadınlar tarafındaysa önceki sezonu oldukça yüksek performanslarla kapatıp yeni sezona da iyi başlayan birkaç şampiyonluk adayı sayabildiğimiz bir giriş yaptık turnuvaya. Jessica Pegula, Caroline Garcia ve henüz Avustralya Açık şampiyonluğu bulunmayan Iga Swiatek favoriler arasındaydı. Üstelik son 10 senenin şampiyonlarına baktığımızda, emekli olan, eski performansından uzak olan ya da tura zorunlu ara vermiş olan oyuncuların olması, yeni bir şampiyonun çıkacağını müjdeler gibiydi.
Gençlik ateşi büyüyor

Coco Gauf
Punto olarak sezon arasını Gençlik Ateşi serisiyle değerlendirmiş, ATP ve WTA’de gelecek vaadeden genç oyuncuları odağımıza almıştık. Yılın ilk Slam’i de gençlik ateşinin giderek büyüyeceğini gösterdi. İlk turda Rafael Nadal ile karşılaşan ve 1 set kazanan Jack Draper, Medvedev ve Hurkacz’ı yenerek çeyrek final gören Seb Korda, oldukça zorlu Coric, Norrie, Auger-Aliassime kurasından çeyrek finale ulaşan Jiri Lehecka, Rublev karşısında çeyrek finali kılpayı kaçıran Holger Rune, ilk kez ABD dışına çıkıp Avustralya Açık’ta çeyrek finale ulaşan Ben Shelton, Avustralya’da tek erkeklerde ana tabloda galibiyet gören ilk Çin Vatandaşı 17 yaşındaki Juncheng Shang, 17 yaşında kariyerinin 2.Slam’inde 4.tur oynayıp ilk 50’nin kıyısına gelen Linda Fruhvirtova, turnuvanın beklenen maçlarından birine imza atan Raducanu ve Gauff... Djokovic, Nadal, Murray, Azarenka gibi büyük şampiyonları hala hayran bırakan performanslarıyla konuştuğumuz bir sporda bu isimler ne kadar kalıcı olacak bilinmez, ancak heyecan verici bir yeni neslin geldiği de bir gerçek.
35 yeni 25

Ausopen
Novak Djokovic’e “35 yaşındasın, geri kalan herkesten daha tecrübelisin. Bu sana gençlere karşı ekstra bir motivasyon sağlıyor mu?” diye sorulduğunda Djokovic’in verdiği “35 yeni 25” cevabını, yalnızca fiziksel olarak kendini iyi hissetmesine bağlamak pek doğru olmaz. Zira geçen sene 13 yıl aranın ardından, hiç olmaz denilen bir anda Avustralya Açık’ı kazanan Rafael Nadal’ın, geçen yıl yaşadıklarından sonra Avustralya’ya geri dönüp, sakatlığına rağmen ürkütücü bir dominasyon ortaya koyan Novak Djokovic’in, 10 yıl sonra gözünü tekrar kupaya diken ve bir anda herkesi bunun olabileceğine inandıran Victoria Azarenka’nın, 2019’da kendisine emeklilik videosu izlettirilen bu tesislerde 2023 yılında 13 saatin üzerinde kortta kalarak turnuvanın en hatırlanacak maçlarına imza atan Andy Murray’nin motivasyonu fiziksel durumlarını ve yeteneklerini aşan, belki de kafada ve yürekte biten, onları “büyük şampiyonlar” olarak nitelendirmemizi sağlayan şey. Yeni gelen nesillerin yetenekli olduğu zaten görünüyor ancak onlarda eksik gördüğümüz şey, belki de bu şampiyon bakış açısı.
Tanımları değiştirmek

AusOpen
Kavramları nasıl tanımladığınız, sizin için o yolun nasıl geçeceğini de belirliyor olabilir mi? Kortta “savaşçı” olarak tanımlayabileceğimiz isimlerden biri olan Aryna Sabalenka’nın bu kavrama yüklediği anlam, belki de onu sonu gelmeyen bir savaşa sürüklüyordu. Turda kendisini ayrıştıran bir oyun tarzı ve potansiyeli olmasına rağmen bir süre Slam’lerde ikinci haftayı göremeyerek geçti. Ardından, 3 kere yarı finalde takılıp final göremedi. 2022 sezonu bir türlü kurtulamadığı, giderek kronikleşen bir çift hata sarmalıyla geçti ve bu durum Sabalenka’nın üzerinde büyük bir baskı unsuru ve oyunundaki en büyük zaaf haline geldi. “Bu maçta sadece 10 basit hata yaptım” diye sevindiği bir sezondan bahsediyoruz! Bu sene sezonu Avustralya’da Adelaide’de açtığında ise, servisinde belirgin bir gelişim vardı. Sabalenka sezon arasında servis rutini üzerinde bir biyomekanik uzmanıyla çalıştığını anlatırken, önceki sezonunu kabusa çeviren servis performansından “iyi ki başıma gelmiş” diye bahsediyordu! Bu “iyi ki”nin sebebi, bu durumun kendini gelişime açmaya ve kendi oyununu daha iyi tanımasına vesile olması.
Sabalenka’nın verdiği demeçlerde de bu değişimi görebilmek mümkün. Henüz 24 yaşında olan Sabalenka, geçtiğimiz senelere göre çok daha olgun bir görüntü çiziyor. Kortta savaşan ama en büyük savaşı kendisiyle olan oyuncular vardır. Sabalenka kendisiyle olan savaşından galip çıkmaya yakın bir noktada görünüyor. Kendine daha çok saygı duyan bir oyuncu haline geldiğini, kortta sık sık kendine yapabileceğini hatırlattığını söyleyen Sabalenka’nın mental yapısındaki en büyük değişim, belki de savaşmayı nasıl tanımladığından geçiyor: “Eskiden ‘hadi’ diye bağırıp topa sertçe vurmanın savaşmak olduğunu düşünürdüm. Artık savaşmanın zor zamanlarda çalışmaya devam edebilmek, çalışarak o durumun içinden çıkabilmek, duygularına kapılmamak, kendini kontrol etmek ve sadece yapman gerekene odaklanmak olduğunu biliyorum”.

AusOpen
Sabalenka’nın “savaşmayı” bu şekilde tanımlamasından daha da önemli olan bir şey varsa, o da bu tanımı korta tamamıyla yansıtabildiği bir turnuvayı şampiyon olarak tamamlaması. O çok beklediği ama bir türlü olmayan, olmadıkça olmayacak gibi duran şampiyonluğun, bu kafa yapısına ulaştıktan sonra gelmesi müthiş bir ders. Kolunda bir kaplan dövmesi olan, zaman zaman kendini bu şekilde tanımlayan Sabalenka’nın şampiyonluk sonrası Daphne Akhurst kupasıyla verdiği pozların ne kadar yumuşak, ne kadar dingin, yüzünün ne kadar aydınlık olduğunu gördünüz mü? Bence savaşmanın yeni bir yolunu bulan Sabalenka’daki fark her şeyiyle kendini gösteriyor. Ve eğer bunu koruyabilirse, yukarıda bahsettiğimiz büyük şampiyonların mantalitesine oldukça yaklaşmış olacak.
Tarih kaç kere yazılır?

Tennis
27 Ocak 2008. Hewitt, Ferrer ve Federer’i mağlup ederek 2. Slam finaline çıkan 20 yaşındaki dünya 3 numarası Novak Djokovic, finalde Jo-Wilfried Tsonga’yı 4-6 6-4 6-3 7-6(2) ile yenerek kariyerinin ilk Slam şampiyonluğunu Avustralya Açık’ta kazanıyor. Bu cümle, yalnızca bir şampiyonluğu değil, bir devrin başlangıcını tanımlıyor aslında. Novak Djokovic, bu ilk şampiyonluktan 15 yıl 2 gün sonra, Avustralya Açık’taki 10., toplamda 22. Slam şampiyonluğunu elde ederken hala yenilmez görünüyor. 4 ay sonra 36 yaşına girecek bir oyuncu için hala “takvim Slam gelir mi?” sorusu geliyor akıllara.
2021’de Avustralya Açık, Roland Garros ve Wimbledon’ı kazanarak “Golden Slam” yapabileceğine herkesi inandıran Djokovic’in Olimpiyat Oyunları’nda aldığı mağlubiyet ve ardından Amerika Açık finalinde 3 sette aldığı Medvedev yenilgisi... 2022 sezonunda Avustralya’dan sınır dışı edilmesiyle başlayan, bazı turnuvalara ve Amerika Açık’a katılamamasıyla devam eden, “yarım” bir sezon... Tüm bunların ardından, heybesi yeterince dolu olan ve çoktan tarih kitaplarına geçmiş olan birinin bu kadar motive olabilmesi, hala bu kadar istekli olabilmesi gerçekten bu sporcuların ne kadar özel kişiliklere sahip olduğunu gösteriyor.

AusOpen
Ciddi olduğunu belirttiği ve ilk turlarda performansını etkiliyor gibi görünen bir sakatlıkla geldi Avustralya Açık’a Djokovic. Koçu Ivanisevic’in söylediğine göre, MR sonuçlarını gördüğünde turdaki oyuncuların %97’si turnuvadan çekilirdi. Djokovic de önümüzdeki günlerde sakatlığının ciddiyeti hakkında bazı bilgiler paylaşacağını söylüyor. Görünen o ki, sakatlığına inanılmaması ve bunun dillendirilmesi Djokovic’i rahatsız ediyor. Tüm bu tartışmalar bir yana, Djokovic turda kendi bedenini ve fiziksel sınırlarını en iyi tanıyan, sakatlığı olsa da bundan minimum zararla çıkabilecek şekilde oynamayı en iyi bilen oyuncu. Bu turnuvada çok belirgin şekilde hissettirdiği şey ise ne kadar büyük bir taktisyen olduğu. Alex de Minaur maçı, kurasında yorucu geçebilecek ilk maç iken o maçtan nasıl çıktığı, Andrey Rublev’in turnuva boyunca harika çalışan, en güçlü silahı forehand’lerini nasıl elinden alıp çaresiz bıraktığını, Tommy Paul’ün basın toplantısında “planlarım buydu ama o hiçbirini yapmama izin vermedi” açıklamasını ve finalde Stefanos Tsitsipas’a nasıl kendi istediği oyunu dayattığını yeterince konuşmuyoruz sanki. Ayrıca yakında 36 yaşına girecek, tarihin en iyi oyuncularından biri olan Djokovic’in servisindeki ve forehand’indeki gelişimin ne kadar çılgınca olduğunu da!

Novak Djokovic 2023 Avustralya Açık şampiyonluğu sonrası ekibi ve ailesinin yanına gittiğinde gözyaşlarıyla yere yığıldı. Bu, fiziksel ve mental olarak yaşadığı pek çok şeyin bir anda boşalmasıydı. Kort içi röportajında bu şampiyonluğu “kariyerinin en önemli zaferi” olarak tanımladı, sonrasında “en önemli birkaç zaferden biri” olarak değiştirdi. Tarih yazmanın kendisi için önemli olduğunu sık sık dile getiren Djokovic için bu şampiyonluk, 22 Slam şampiyonluğu ile erkekler tenisinin zirvesinde Rafael Nadal ile eşitlenmesini, dünya 1 numarasına geri dönerek 373. haftadan rekorunu devam ettirme şansını, bir Slam’de en az 10 kez şampiyon olan 2. erkek tenisçi unvanını ve pek çok başka istatistiği beraberinde getirdi. Djokovic burada durmayacak, kazanmaya devam edecek gibi görünüyor. Tarih kaç kere yazılacaksa, hepsinin altında imzası olması için yemin etmiş bir şampiyonu durdurmak tenisin en imkansız görevlerinden biri gibi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Sabalenka'nın olgunlaşan savaş taktiği, Djokovic'in kendi istediği oyun.
31 Oca 2023

YAZARLAR

Elif Alper
Tenis yazarı @Punto

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026




