Avrupa Birliği'nden yapay zekanın düzenlenmesi için kritik adım


Yüzde yüz elektrikli sürüş keyfi: BMW %100 elektrikli sürüş keyfi BMW geleceğin mobilitesine yönelik 50 yıldır sürdürdüğü çalışmalarının sonucunda çevreye saygılı ve sürdürülebilir mobiliteyi yaygınlaştırmada öncü bir rol üstleniyor. Nedir? BMW ’in tamamen elektrikli model gamı , çevre dostu sürüş deneyimini farklı yaşam tarzlarına uygun tasarımlarla ve klasik BMW konforuyla buluşturuyor. Neler var? Görkemli duruşu ve konforlu yaşam alanıyla tamamen elektrikli Yeni BMW iX1 , yenilikçi karakterini çok yönlülüğüyle birleştirerek kullanıcılarını gündelik yaşamlarında hayallerinin ötesinde bir yolculuğa çıkarıyor. Modern sanattan ilham alınarak tasarlanan tamamen elektrikli Yeni BMW i7 , geleneksel ruhu fütüristik teknolojiyle harmanlayarak lüks anlayışını yeniden yorumluyor. Tamamen elektrikli BMW iX , fütüristik ve etkileyici dış tasarımı, minimal ve şık iç tasarımı, öncü teknolojileri ve üstün sürüş asistan sistemleriyle sessiz ve benzersiz bir sürüş deneyimi sağlıyor. Tamamen elektrikli ilk Gran Coupé modeli olan Yeni BMW i4 , üst düzey konfor ve günlük kullanım için ideal niteliklerinin yanı sıra olağanüstü dinamik özellikler sunuyor. Ailenin sportif üyesi Yeni BMW i4 M50 , BMW M'in üstün sportif performansını BMW i'nin yenilikçi gücüyle birleştiriyor. Yeni tasarımıyla standart özellik olarak sunulan M Sport donanımı sayesinde BMW iX3 eDrive20 her zamankinden daha sportif görünüyor. Eşsiz sürüş keyfini yaşarken sürdürülebilir bir geleceğe öncülük etmek için size en uygun tamamen elektrikli BMW modelini burada bulabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Avrupa Parlamentosu, tüketicileri yapay zekanın potansiyel olarak tehlikeli uygulamalarından korumayı amaçlayan Avrupa Birliği (AB) Yapay Zeka Yasası'nı Çarşamba günü onayladı. "Risk temelli bir yaklaşım"ın benimsendiği mevzuat, kanun yapıcıların, yapay zeka uygulamalarının ne kadar tehlikeli olabileceğini öngörmelerine olanak sağlayan bir takım kısıtlamalar içeriyor.
Geniş açı: Son bir yılın belki de en çok konuşulan teknoloji başlığı olan yapay zekanın kötü amaçlar için kullanılabileceği; demokrasiyi altüst edebilecek gözetim, algoritmik olarak yönlendirilen ayrımcılık ve üretken yanlış bilgilendirmeye yol açabileceği endişesiyle AB, yapay zekanın olası tehlikelerine karşı benzer uygulamalar ortaya koymak için çalışmalar yürüten diğer hükümetlerden çok daha hızlı hareket ediyor.
- Buna göre, kabul edilen yasa ile kolluk kuvvetlerinin analitik kullanarak suç davranışlarına yönelik tahmin yürütmesine olanak tanıyan sistemler gibi Avrupalı kanun yapıcılar tarafından "kabul edilemez" olarak nitelendirilen yapay zeka araçlarının yasaklanması mümkün olacak.
- Ayrıca, seçim sonuçlarını etkilemek için seçmenleri yönlendirebilecek araçlar veya insanların sosyal ağlarda hangi gönderileri, fotoğrafları ve videoları görecekleri konusunda öneride bulunan tavsiye algoritmaları gibi "yüksek riskli" olarak kabul edilen teknolojiler de sınırlandırılabilecek.
Hedef: Yasa tasarısı, ABD merkezli OpenAI tarafından geliştirilen popüler sohbet robotu ChatGPT gibi genellikle insana yakın bir şekilde metin veya görüntü oluşturan yapay zeka araçları için yeni yükümlülükler getirerek üretken yapay zekada son zamanlarda yaşanan patlamayı hedef alıyor.
- Buna göre, bu teknolojileri üreten şirketlerin, yapay zekanın yanlış bilgileri yaymak için kötüye kullanılmasını önlemek amacıyla bu araçlar tarafından üretilen içeriği etiketlemek zorunda kalacağı; araçların eğitilmesinde hangi telif hakkıyla korunan verilerin kullanıldığına dair özetler yayınlamakla sorumlu olacağı belirtiliyor.
Ne anlama geliyor: Mevzuatın yapay zeka odağında teknolojiler üreten şirketler için potansiyel olarak yarattığı tehdit öylesine büyük ki OpenAI, nihai metinde yer alanlara bağlı olarak şirketin Avrupa'dan çekilmek zorunda kalabileceğini söylüyor.
- Her ne kadar Avrupa Parlamentosu'nun onayı yasama süreci için son derece kritik bir adım olsa da tasarı hâlâ üyelerinin büyük bir kısmı AB üyesi ülkelerin devlet ya da hükümet başkanlarından oluşan Avrupa Konseyi'nin müzakerelerini bekliyor. Buna göre, yetkililer, yıl sonuna kadar nihai bir anlaşmaya varmayı umduklarını ifade ediyor.
Öte yandan: Aralarında Microsoft, OpenAI ve Google'ın da bulunduğu ABD merkezli şirketleri hâlihazırda bir süredir yapay zekanın regüle edilmesi için çağrıda bulunuyor. Bu hususta kısa bir süre önce Senato Yargı Komitesi karşısına çıkan OpenAI CEO'su Sam Altman, ABD'nin yapay zekâyı düzenlemesi için çağrıda bulunarak yapay zekâ şirketlerine lisans vermek için yeni bir ajans kurulması gerektiğini ifade etmişti.
- İfadesi sırasında yapay zekanın zamanında matbaanın yarattığı etkiyi yaratabileceğini belirten Altman, teknolojinin potansiyel tehlikeleri olduğunu da kabul ederek "Bence bu teknoloji yanlış giderse, oldukça yanlış gidebilir... bu konuda sesimizi duyurmak istiyoruz," ifadelerini kullanmıştı.
- Benzer şekilde, Google da daha önce defalarca yapay zekanın düzenlemesi için çağrıda bulunan Google da yakın zamanda yapay zekanın "güvenilir" bir şekilde geliştirilmesi için Ticaret Bakanlığı'na bir teklif sunmuş; söz konusu teklifte şirket, "daha fazla şeffaflık yaratmayı amaçlayan hükümetlerin önemli ödünler getireceği" konusunda uyarıda bulunarak AB'nin yapay zeka yasasını hedef göstermişti.
- Bununla birlikte, geçtiğimiz hafta Birleşik Krallık Başbakanı Rishi Sunak ile ABD Başkanı Joe Biden bir araya gelmiş, bu buluşma sonrasında Birleşik Krallık ve ABD'nin yapay zeka güvenliği için birlikte çalışma konusunda anlaşmaya vardığı; tam tarih verilmemekle birlikte Birleşik Krallık'ın bu yılın sonlarında yapay zeka güvenliği konusunda küresel bir zirveye ev sahipliği yapacağı bildirilmişti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yapay zekanın düzenlenmesinde kritik adım. Microsoft-Activision anlaşmasına geçici engel. Binance'e yeni soruşturma. Bataryalarda 'eski' dönem.
19 Haz 2023

YAZARLAR

İrem Denli
Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ekran yorgunluğunun zirveye ulaşması ve minimalizmin bir statü göstergesi hâline gelmesi, giyilebilir cihaz alanında yeni bir ürün kategorisinin doğmasına yol açıyor. Bir zamanlar lüks, teknolojiye daha fazla erişebilmek anlamına gelirken bugün bunun antitezi, bir ayrıcalığa dönüşüyor: Teknolojiye sahip olmak ama ona bakmak zorunda olmamak.

OpenAI’ın ChatGPT’yi kullanıma sunmasıyla fitili ateşlenen yapay zeka patlaması, bugüne dek hep pahalı çiplerle dolu devasa veri merkezleri etrafında büyüdü. Apple’ın yakın zamanda yaptığı duyuru ise yapay zekanın yeni adresinin kişisel bilgisayarlar olabileceğini ortaya koydu.

Yaşlıların teknolojiye ayak uyduramaması, sorumluluğu bireylere bırakılmış bir yetersizlik gibi anlatılıyor. Oysa dijital arayüzlerden bankacılık sistemlerine pek çok tasarım, yaşlıların değişen ihtiyaçlarını hesaba katmıyor. Bunun sonucunda milyonlarca kişi dijital işlemlerini yakınları üzerinden yürütmek zorunda kalırken, bu görünmez dijital vekalet rejimi dolandırıcılık riskini de büyütüyor. Peki sorun yaşlıların teknolojiye ayak uyduramaması mı, yoksa sistemin yaşlılara uyum sağlamaması mı?

Tarihçi ve yazar Yuval Noah Harari, gazeteci Tom Parker’a verdiği röportajda yapay zekayı karar verebilen ve yeni fikirler üretebilen bir “yabancı zeka” olarak tanımlıyor. İnsanlığın dil üzerindeki hakimiyetini bu yeni aktörle paylaşmasının güç dengelerini nasıl değiştireceğini sorgulayan Harari, zeka ile bilgelik arasındaki ayrıma odaklanıyor: Zeka ucuzlayıp bollaşırken insanlık, ne isteyeceğini bilecek kadar bilge olabilecek mi?

1990’larda ABD’de tütün şirketlerine açılan davalar, sigara endüstrisinin reklam ve pazarlama pratiklerini de kökünden değiştirmişti. Aradan 30 yıldan uzun bir süre geçti. Şimdi benzer bir tartışma 29 eyaletin Meta’yı Facebook ve Instagram’ı çocukları platformda tutacak biçimde tasarlamak ve riskleri kamuoyundan gizlemekle suçladığı davada yeniden gündeme geliyor. Davanın önemi ise sosyal medyanın temel tasarımını ve reklam modelini değiştirebilecek olmasında yatıyor.




