Avrupa Birliğinin Sopası

2030’a kadar kullandığınız kimyasallardan suya kadar her şeyi sormaya başlayacaklar.
Avrupa Birliğinin Sopası

Ekim/Kasım - BMW - Dünyahali
BMW ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Bundan sonraki aylarda temcit pilavı gibi sizlerle hep aynı konuyu paylaşacağım ve çoğunuz sıkılacaksınız. Ne yazık ki bu gerçekliği ne derece çok paylaşırsam, belki sonunda sizler de alışmaya başlarsınız:

Türkiye’nin 2053 yılında net sıfır karbon salan bir ülke olabilmesi için, her sene salımlarımızı yüzde 5.6 azaltmamız gerekiyor.

Siz, sevgili okur, gelecek sene 251 gün özel aracınızla işinize gitmek yerine 235 gün özel aracınızla işe gidip, geri kalan 16 günde toplu taşıma kullanacaksınız. Bunu her nasıl başaracak olsanız da, yapmak zorundasınız.

Siz, sevgili hamburgerini mideye indiren kardeşim, gelecek sene 100 hamburger yerine 92 hamburger ile idare etmek zorunda kalacaksınız. 8 hamburgerin yerine de makarna veya salata yiyeceksiniz, gönlümüz dayanmaz sizi aç bırakmaya. Aslında sağlığınız açısından da yararlı olabilir bu.

Biliyorsunuz bu liste hepimizin günlük hayatına uzanabilir sevgili okurlar, siz de serbestçe hayatınızda karbondioksit ve metan salınmasına yol açan şeyleri düşünün ve bunların en az yüzde 5.6’sını azaltın. Neden mi? Çünkü siz azaltmazsanız, başkalarının ve özellikle de iş dünyasının fazla azaltım yapmaya niyeti yok.

Son aylarda herkesin dilinde iki sorun var: Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Paris İklim Anlaşması.

“Paris İklim Anlaşmasını onaylamak bizi nasıl etkileyecek?” 

“Merak etmeyin, Paris İklim Anlaşmasını onaylamak sizi veya işinizi etkilemeyecek, zaten bu anlaşmanın koşullarına fazlasıyla uyuyorduk, dolayısıyla bir değişiklik yapmamız gerekmeyecek. Ancak devlet 2053 yılında net sıfır karbon hedefi koymak üzere. Bu da tüm sektörler üzerinde ciddi bir değişim baskısı demek.”

“Yani ne olacak?”

“Devlet sizin sektöre dönüp, “bundan sonra her sene karbondioksit salımlarınızı yüzde 6 azaltacaksınız, ben de kontrol edeceğim” diyebilir.”

“Devlet desin, devletten bir şey olmaz.”

“Neden olmasın, salımlarınızı yüzde 6 azaltacaksınız her sene, az iş mi bu?”

“Devlet şimdi bir kural koyar, baktı olmuyor üç aya gevşetir, biz gene bir yolunu buluruz. Hep böyle oldu, hep de böyle olacak. Göstermelik “kural koydunuz mu?” koyduk. Sonra herkes gene bildiğini okur.”

“Ama bu sefer iş ciddi. Avrupa Birliği de elinde sınırda karbon vergisi sopasıyla dikiliyor. Bizim devlet de o kadar kolay yumuşamayabilir.”

“Bizim devlet dert değil de, AB’nin vergi koyması kötü olur çünkü adamlar dediler mi yaparlar.”

“Avrupa Yeşil Mutabakatı daha yolun başlangıcı, arkasında çok daha büyük değişiklikler gelecek. Ülke olarak bunlara hazırlık yapmamız gerekiyor.”

“Sınırda karbon vergisi dediniz ya, yetmez mi?”

“Sınırda karbon vergisi bir şey değil. Onlar para almanın peşinde değil. Asıl dertleri bizim üreticimizin de Avrupa’daki kurallara tabi olması. Bu nedenle de “vergiyi ya siz alın, ama almıyorsanız malı bize ihraç ettiğinizde sınırda biz alacağız” diyorlar.”

“Peki bu vergi bize ne yük getirecek, esas sorun o.”

“Her sene karbondioksit salımlarınızı yüzde 6 azaltıyorsanız bir derdiniz olmaz.

“Yani karbon ayak izi diyorsun.” 

“Sadece karbon ayak izi değil tüm üretiminizin ayak izini bilmeniz gerekli. Kullandığınız kimyasallardan suya kadar her şeyi sormaya başlayacaklar 2030’a kadar. Onun için de ilk adım doğru veriye sahip olmak.”

İşte günlük konuşmamız böyle gidiyor sevgili okur. Avrupa Birliği’nin gösterdiği sopa olmasa sera gazı salımlarında önemli bir değişiklik beklemememiz gerekli. Ama hala ümidimiz devletimizin bu sopayı bir şekilde savuşturabileceği yönünde. Ekonomimizin güncel durumunda devlet 2053 net sıfır karbon hedefinin ne derece peşine düşebilir göreceğiz. İlginç zamanlara doğru ilerliyoruz. Bir yanda artan iklim felaketleri, diğer yanda ise bu felaketlere karşı direnme ve bu felaketlerin artmaması için çabalama gereği var. Çok çalışmamız gerekecek. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

36: İklimin Adaleti

COP26, Avrupa Birliği'nden Gelecekler, İleri Dönüşüm

20 Eki 2021

BMW ile birlikte
36: İklimin Adaleti

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili

01 Tem 2026

Fısıldayan ağaçlar
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı