Bahreyn GP’sine hazırlık

Formula 1'de sezonun sonlarına doğru gelinirken sıradaki yarışın hem gece hem de çölde düzenlenmesi izleyiciler için farklı bir seyir zevki demek.
Bahreyn GP’sine hazırlık

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Çılgın sezonu, son bir triple header ile, yani arka arkaya düzenlenecek üç yarışla bitireceğiz.

Şampiyonu dışında tamamı sürprizlerle dolu sezonun sondan bir önceki pisti Bahreyn. Son üç yarışın ilk ikisi Bahreyn’de, sonuncusu ise Abu Dabi’de yarışılacak. Bahreyn’deki yarışlardan ilki, alıştığımız Bahreyn pistinde. İkincisiyse Bahreyn’in oval pistinde. Aslında pist oval değil, ama Liberty Media ile ivme kazanan pazarlama çalışmaları doğrultusunda pist, “oval” olarak pazarlanıyor. Aslında uzun düzlükleri olan, köşeli bir pist.

  • Pistin yapısı: Bahreyn, dominant Mercedes döneminin, takıma en az galibiyet şansı tanıyan pistlerinden. 2014, 2015 ve 2016 yıllarında Mercedes kolaylıkla galip gelirken 2017, 2018 ve 2019 sezonlarında ise performansları çok parlak değildi. Ayrıca 2019 sezonundaki Mercedes galibiyetini, Mercedes’in performansından ziyade Ferrari’nin mekanik arızasında aramak lazım. Aslında 2019 yarışını, aynı 2017 ve 2018’de olduğu gibi bir Ferrari kazanacaktı. Kısaca, Bahreyn GP’si geçmişte standart dışıydı. Pist hem hataya hem de geçişe müsait pistlerden. Yarış takvimdeki geleneksel zamanında yapıldığında, hava sıcaklıkları sezon öncesi testlerin yapıldığı Barcelona seviyesinde oluyor. Ama bu sefer yarış farklı bir tarihte, o nedenle havanın daha serin olmasını bekleniyor.

 

Ferrari
Kaynak: Bahrain Int. Circuit

 

  • Pirelli'nin tercihleri: Daha serin hava, Pirelli’nin neden geçen yıla göre bir kademe daha yumuşak lastikleri getirdiğini açıklıyor. Geçen yılki lastikler C1, C2 ve C3 iken bu yıl C2, C3 ve C4. Bir kademe daha yumuşak lastikler daha kolay ısınacağı için o lastiklerin tercih edilmiş olması son derece normal. Ayrıca bir kademe daha yumuşak lastikler yarışa da bir nebze bilinmezlik katacaktır.
     
  • Çöl etkisi: Pisti zorlayıcı kılan diğer etken, pistin çölde olması. Devamlı esen rüzgâr, çölden bir kum tabakasını piste taşıyor. Bu nedenle, özellikle ilk iki antrenman boyunca yol tutuş oldukça az. Daha sonrasında da ideal çizginin dışının devamlı kumlu olarak kaldığını belirtmek gerekiyor. Rakibini geçmek için veya pozisyonunu savunmak için ideal çizginin dışına çıkan arabaların kumlu zeminde kayması, blokaj yaşaması ve pist dışına çıkması sıkça karşılaşılan bir durum. Pistin en büyük handikapı da kendisini burada gösteriyor. Pist, yeni jenerasyon olarak bolca asfalt kaçış alanına sahip pistlerden. Bu tip pistlerde hata yapan pilotlar şimdiye kadar yeterince cezalandırılmadı.
     
  • Her pistin kendine özel, ün yapmış virajları var, Intercity İstanbul Park’ın sekizinci virajı gibi. Bu pistte de dokuz ve onuncu virajlardan oluşan kombinasyon özel. Dokuzuncu virajda başlayan ve pilotları onuncu viraja taşıyan frenleme çok kritik. Onuncu viraj için frenleme ise dokuzuncu viraj öncesinde başlıyor. Dokuzuncu viraj için de merkezkaç kuvveti arabayı viraj dışına doğru iterken, yani yükün tamamı arabanın sağ tarafına yığılmışken, onuncu viraj için fren şiddetini artırmaları gerekiyor. Bu sırada, daha hafif kalan sol ön lastiğin kilitlenmesi ve yanık bir bölge oluşması (flat spot) oldukça sık görülen bir durum. Yarışı zehir edebilecek, ekstra pit stop’a bile neden olabilecek bir durum.

 

Bahreyn GP
Kaynak: Wikipedia

 

  • Pist, uzun düzlüklere sahip. Eskiden uzun düzlükler nedeniyle düşük rüzgâr direncine, yani düşük yere basma kuvvetine göre ayar yapanlar ikinci sektörde cezalandırılıyordu. Çünkü toplam 15 virajın sekizi bu sektörde. Bu sekiz virajın üç tanesi de dar radius'lu, yavaş viraj. Dolayısıyla eskiden orta şiddette bir yere basma kuvveti bekleniyordu, düşük yere basma kuvveti üreten arabalar cezalandırılıyordu. Ancak mevcut jenerasyondaki arabalar boyutları nedeniyle yüksek yere basma üretiyor. Bu nedenle takımlar, yıllar içinde Bahreyn’de gittikçe daha az kanat kullanarak yarışa çıkıyor. Bu yarıştaki temel amaç, ikinci sektörle diğer sektörler arasındaki dengeyi yakalamak olacak. Dengeyi en iyi yakalayan takımlar önde olacak.
     
  • Frenleme dengesi: Geçtiğimiz yıl Charles Leclerc, start düzlüğünün sonunda 328 km/sa, dördüncü virajdan önce 308 km/sa, on birinci virajdan önce 309 km/sa, on dördüncü virajdan önce yine 306 km/sa hıza çıkmıştı. Yani arabalar, bir tur boyunca tam dört kere 300 km/sa hızın üzerine çıktıktan sonra frenleme yapıyor. Bu frenlemelerin iki tanesinde, 300’den 80-90 km/sa hıza düşülüyor. Frenleme dengesi bu yüzden çok önemli.
     
  • Yüksek hızda gidilirken yapılan şiddetli frenlemeler ön lastikleri, frenleme noktalarından sonraki hızlanma bölgeleri arka lastikleri çok zorluyor. Beş noktada düşük hızlardan ivmelenme yapıldığı için arka lastiklerdeki çekiş çok önemli. Asfalt eskiden çok iyiydi ama geçmiş yılların asfaltı bozduğu söyleniyor. Bu nedenle Pirelli çok yüksek aşınma değerleri bekliyor. Eskisinden bir kademe daha yumuşak lastik ve artan aşınmayla birlikte lastik kullanımı önemli bir mesele hâline gelebilir.
     
Bahreyn GP
Kaynak: Pirelli

 

  • En önemli sürpriz yağmur olabilir. Çölde yağmur olur mu demeyin. Ben de şaşırdım ama hem sıralama hem de yarış için yağmur ihtimali mevcut. Özellikle pazar günü. Bu kadar tozlu bir piste yağmur yağınca bizi nasıl bir zemin karşılayacak, merakla bekliyorum.

 

Rakamlarla Bahreyn
 

Pist uzunluğu: 5.412 metre (2010 yılında, pistin 6.300 metre uzunluğundaki versiyonunda yarışılmıştı.)

DRS bölgesi: 3 adet

Tam gaz geçilme oranı: %75

Viraj sayısı: 15

Pit’te kaybedilecek süre: Yaklaşık 21-23 saniye

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

😢 Maradona'nın vedası, Haaland'ın rekoru, Kevin Durant'ın dönüşü

Erling Haaland, Kevin Durant, Bahreyn GP, İlke Özyüksel. Cuma spor gündeminiz hazır.

27 Kas 2020

😢 Maradona'nın vedası, Haaland'ın rekoru, Kevin Durant'ın dönüşü

YAZARLAR

Fırat Keskin

Hobisini meslek haline getirmeyi başarmış nadir şanslı insanlardan. Formula 1 analisti ve otomotiv sektöründe danışman.

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek

Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Ömer Şentürk

·

28 Tem 2026

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek
Punto Punto

HİKAYE

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?
Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?