

İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi başlıyor Geleceğin Türkiye’si için dayanışma çağrısı: İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi . İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğündeki İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi 15 - 21 Mart tarihlerinde düzenlenecek. 6 Şubat’taki deprem felaketi nedeniyle ertelenen kongre geleceğin Türkiye’sini inşa etmek için tüm paydaşlarını dayanışmaya davet ediyor. Kapsamı dirençli şehirler ve iktisat başlığını da içerecek şekilde genişletilen yedi günlük kongrenin açılışı Tunç Soyer’in ev sahipliğinde, 15 Mart ’ta Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi ’nde yapılacak. Programda ana oturumlar, delege buluşmaları, forumlar, sanatsal faaliyetler ve konserler bulunuyor. Düzenlenecek konserlerin tüm geliri Bir Kira Bir Yuva kampanyasına bağışlanacak. 70’e yakın konuşmacı, daha adil ve özgür bir geleceğin inşası için gerekli iktisat politikalarına ilişkin kapsamlı sunumlar gerçekleştirecek. Siyasetçiler ve belediye başkanları da farklı etkinliklerde bir araya gelecek. Ayrıca Dr. Vandana Shiva , Bob Geldof , Michio Kaku , Andrew McAfee ve Ian Goldin gibi isimler geleceğin inşasına dair konuşmalar yapacak. Detaylar için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Finansal Kurumlar Birliği (FKB), finansal kiralama, faktoring, finansman ve varlık yönetim şirketlerinin 2022 yılına ilişkin konsolide verilerini açıkladı. Kurumun temsil ettiği dört sektörün konsolide verilerine bakacak olunduğunda işlem hacmi 569 milyar TL olarak gerçekleşti. Sektör büyüklükleri aktif toplamı 382,7 milyar TL, öz kaynak büyüklüğü 55,2 milyar TL seviyesine yükseldi. Müşteri sayısı ise 5,8 milyona ulaştı.
Sektör-spesifik biçimde bakıldığında; faktoring sektörü, aktif büyüklüğünde %108,7 artış ile 135,6 milyar TL’ye yükseltti, işlem hacminde yaklaşık %110 seviyesinde artış sağladı. Finansal kiralama sektörünün işlem hacmi %84,1 artışla 67,3 milyar TL’ye yükseldi, aktif büyüklüğünün de 163,6 milyar TL seviyesinde olduğu görülüyor. Finansman şirketlerinin aktif büyüklüğü %53,2 artışla 74,6 milyar TL seviyesinde gerçekleşti, sektörün müşteri adedi 1,8 milyon oldu. Varlık yönetim şirketlerinin aktif büyüklüğü %46,5 artışla 8,9 milyar TL'ye yükseldi, sektörün toplam portföy büyüklüğü 80 milyar TL oldu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Yapı Kredi son bir ay içerisinde temettü teklifini açıklayan üçüncü banka oldu; Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom soruşturması devam ediyor.
10 Mar 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.



