Batı'dan ekonomiye dair ana başlıklar


Deprem bölgesindeki sürdürülebilir yaşamın destekçisi: Garnier
Garnier deprem bölgesindeki sürdürülebilir yaşamın destekçisi Uçtan uca sürdürülebilirlik yaklaşımı kapsamında hayata geçirdiği Green Beauty girişimiyle değer zincirinin her aşamasındaki olumsuz çevresel etkileri azaltmayı ve dönüştürmeyi…
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Bu yazımda batı dünyasından gelen ekonomiye ilişkin ana başlıkları sizler için derledim.
ABD
ABD’de dayanıklı mal siparişleri mart ayında %3,2 artış göstererek beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Siparişlerde kaydedilen artışta, ulaşım ekipmanları siparişlerinde yaşanan %9,1’lik yükseliş etkili oldu. Ulaşım harcamaları hariç çekirdek siparişler ise manşet veriye paralel olarak beklentilerin üzerinde kaldı ve %0,3 artış gösterdi.
Manşet ve çekirdek veride kaydedilen artışın yanı sıra, mart ayında büyümeyle yakından ilişkili olan sipariş kalemlerinde azalış olduğu gözlemlendi. Örneğin savunma dışı sermaye (yatırım) malları siparişleri %0,4 ile beklentilerin üzerinde gerilerken, ekipman yatırımı için kaynak veri olan aynı kategorideki sevkiyatlar iki ay üst üste %0,4 azaldı. Dolayısıyla manşet ve çekirdek verideki artışların büyümeyi temsil etme açısından çok sağlıklı olmadığını söyleyebiliriz.
💾 Cep bilgisi: ABD’de Fed’in agresif faiz artışları ve mart ayında yaşanan bankacılık krizi, ülkede borçlanma maliyetlerinin yükselerek finansal koşulların sıkılaşmasına neden oldu. Mart ayında yatırım malları siparişlerinde yaşanan azalışı da bu gerekçelerle açıklamak mümkün. Bu trend, gecikmeli de olsa ABD’nin büyüme görünümünü de etkileyecektir.
- Konuya ilişkin yorum yapan Oxford Economics ABD Baş Ekonomisti Oren Klachkin, "Sıkılaşan kredi koşulları doğal olarak faaliyeti gecikmeli olarak etkilediğinden, en büyük hasarı 2023'ün ikinci yarısında ve 2024'ün başlarında bekliyoruz." ifadelerini kullanmıştı.
Bunun yanı sıra ABD’de dış ticaret dengesinin öncü verisi olarak kabul edilen mal ticareti dengesi mart ayında 84,9 milyar USD açık verdi. Böylece ülkenin mal ticareti açığı yıllık bazda %8,1 azalış göstermiş oldu.
Ülkenin mal ihracatı mart ayında ham petrol, motorlu taşıtlar ve sanayi malzemeleri ihracatındaki artışın etkisiyle bir önceki yıla göre 4,7 milyar USD artarak 172,7 milyar USD’ye ulaştı. Bunun yanı sıra mal ithalatı, sanayi malzemeleri ve sermaye malları ithalatındaki azalışın etkisiyle geçtiğimiz yıla göre 2,5 milyar USD azalışla 257,3 milyar USD’ye geriledi. Verideki azalış, dayanıklı mal siparişi veri setindeki sermaye malı detaylarıyla da örtüşüyor.
First Republic Bank
ABD’de yaşanan bankacılık krizi sırasında adı sıkça duyulan First Republic Bank, salı günü ilk çeyrek sonuçlarını açıkladı. Yayımlanan sonuçlara göre bankanın mevduatları, büyük bankalardan gelen 30 milyar USD’lik mevduat desteğine rağmen 72 milyar USD azalarak 104,5 milyar USD’ye geriledi.
Beklentilerin altında gerçekleşen bilançonun ardından First Republic Bank hisseleri %50'den fazla değer kaybederek 5,70 USD'ye geriledi. Bankanın piyasa değeri ise 1,5 milyar USD’ye indi. Mart ayı başlangıcında bankanın değeri 22 milyar USD civarındaydı.
First Republic Bank yaşanan darboğazdan çıkmak adına 50 milyar ila 100 milyar USD’lik varlık satışı yapmayı değerlendiriyor. Bloomberg’e konuşan konuya yakın kaynaklara göre satış planları, uzun vadeli ipoteğe dayanan menkul kıymetleri ve ikincil piyasada satılabilecek kredileri içeriyor. Yine aynı kaynaklar, potansiyel alıcılara, varlıkları piyasa değerinin üzerinde satın almaları için teşvik olarak varant veya imtiyazlı hisse senedi verilebileceğini söylüyor.
💾 Cep bilgisi: First Republic'in ilk çeyrek bilançosuna göre bankanın 31 Mart tarihi itibarıyla 173 milyar USD’lik kısmı kredi ve 35 milyar USD’lik kısmı menkul kıymetler olmak üzere toplam 233 milyar USD’lik varlığı bulunuyor.
Analistler ise bankanın oldukça zor durumda olduğunu vurgulayarak ayakta kalmasının güç olduğunu ifade ediyor.
Avrupa
Avrupa Komisyonu, AB üyesi ülkeleri için mali reform teklifini açıkladı. Kamu borç sürdürülebilirliğini güçlendirmenin temel olarak alındığı teklife göre; üye ülkelere kamu borçlarını kademeli ve sürdürülebilir şekilde azaltmaları konusunda yardımcı olunacak.
AB üyesi ülkeler, finansal hedeflerini, makroekonomik tedbirlerini, reformlarını ve yatırımlarını belirleyen 4 yıllık planlar hazırlayacak. Avrupa Komisyonu tarafından değerlendirilecek olan planların, AB Konseyi tarafından onaylanması gerekecek.
Bütçe açığı %3’ün üstünde ve kamu borcu/GSYH oranı %60’ın üzerinde olan ülkeler içinse Komisyon tarafından özel bir yol haritası sunulacak. Bu yol haritasının temel amacı, söz konusu ülkenin kamu borcunu kademeli olarak azaltmak olacak.
💾 Cep bilgisi: Avro Bölgesi’nin kamu borcu/GSYH oranı 2022 yılında %91,5 olarak gerçekleşmişti.
Almanya
Almanya Ekonomi Bakanlığı, ülke ekonomisine ilişkin 2023 yılı için büyüme beklentilerini %0,2’den %0,4’e çıkararak yukarı yönlü revize etti. Konuya ilişkin açıklama yapan Almanya Ekonomi Bakanı Robert Habeck, "Devam eden zorlu ortama rağmen ekonomi kademeli toparlanma yolunda" ifadelerini kullandı.
🛒 Tüketici güveni: Almanya’da GfK tarafından ölçülen gelecek aya ilişkin tüketici güven endeksi, mayıs ayı için 3,6 puan artışla eksi 25,7 seviyesine yükseldi. Böylece endeks, üst üste yedi ay yükselmiş olurken, Nisan 2022’den bu yana en yüksek seviyesini kaydetti.
Bütün bunların yanı sıra endeksin hâlâ eşik değer altında seyrettiğini de unutmamak gerekiyor.
👉 Öte yandan: Geçtiğimiz günlerde Almanya Merkez Bankası (Bundesbank), yayımladığı dönemlik raporunda ekonominin ilk çeyrekte beklentilerin üzerinde performans gösterdiğini ve sanayi üretimindeki artışın da etkisiyle ülke ekonomisinin ilk çeyrekte büyüme kaydedebileceğini tahmin etmişti.
💉 Hatırlatma dozu: Uluslararası Para Fonu (IMF), yayımladığı Dünya Ekonomik Görünümü raporunda Alman ekonomisinin 2023 yılında %0,1 daralmasını beklediğini ifade etmişti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu seçim öncesi son toplantısını bugün gerçekleştirecek.
27 Nis 2023

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yapay zekanın üretkenliği artırarak maliyetleri düşürmesi beklenirken veri merkezleri, gelişmiş çipler, elektrik ve altyapı yatırımları yeni bir maliyet baskısı yaratıyor. Fed yöneticileri, bu yatırımların talebi ve maliyetleri artırarak fiyat artışlarını ekonominin geneline yayabileceği uyarısı yapıyor. Tartışmanın merkezinde ise şu soru var: Yapay zekanın uzun vadeli ucuzluk vaadi, kısa vadeli maliyet dalgasını ne zaman dengeleyebilecek?

Bu hafta yurt içinde Eylül ayı işgücü ve dış ticaret istatistikleri ile üçüncü çeyrek turizm gelirleri öne çıkarken, yurt dışında Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz kararları ön planda.
26 Eki 2026

Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.




