Erken emekli bir yıldız: Steffi Graf

Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Kort dışında utangaç ve mütevazı ama korta çıkınca bir o kadar güçlü ve azimli bir karakter Steffi Graf. Kariyeri boyunca çok az tenisçinin ulaşabildiği başarılar elde etmiş, genç yaşında kortlarda dev performanslar sergilemiş de olsa klasik “yıldız sporcu” ihtişamına sahip olmayan bir yıldız.
- Hızlı yükseliş: “Andre Agassi-Pete Sampras rekabeti erkekler tenisini domine ediyor ama kadınlar tenisinde şu anda yalnızca Steffi, Steffi ve Steffi var”. 1995’te Steffi Graf’ı konu edinen 60 Minutes programı bu sözlerle başlıyor. 13 yaşında profesyonel tenise adım atan Steffi Graf, ilk Grand Slam şampiyonluğunu 17 yaşında, Martina Navratilova’yı yenerek kazandığı ilk Roland Garros kupasıyla elde etti. Toprakta gelen bu başarıyı Wimbledon ve Amerika Açık finaliyle devam ettiren Graf güçlü forehand’i, kusursuz ayak çalışması ve agresif baseline oyunuyla tüm zeminlerde iddialı bir oyun sergiliyordu.
- Tarihî rekorlar: Bugün “tarihin en iyisi” tartışmalarına konu olan pek çok ismin aksine Steffi Graf 30 yaşında kariyerini noktaladı. Buna rağmen kadın-erkek tüm tenisçiler arasında pek çok rekorun sahibi. Kariyerini 900-115’lik bir galibiyet oranıyla tamamlayan ve toplamda 107 kupa kazanan Graf, 377 haftayla en uzun süre 1 numarada kalma rekorunu hâlâ elinde tutuyor. Ayrıca 22 Grand Slam şampiyonluğuyla açık dönemde Serena Williams’ın ardından ikinci konumda.

- Golden Slam: 1988 sezonu sadece Steffi Graf için değil, tenis tarihi için de özel bir sezon. Steffi Graf, 1988 sezonunda teklerde Avustralya Açık, Roland Garros, Wimbledon ve Amerika Açık’ı kazanmakla kalmayıp Seul’de düzenlenen Olimpiyat Oyunları’nda da altın madalya kazanarak Golden Slam elde eden tarihteki tek tenisçi konumunda. Üstelik bu başarı Avustralya Açık’ta Chris Evert, Roland Garros’ta Natasha Zvereva, Wimbledon’da Martina Navratilova, Amerika Açık ve Seoul Olimpiyat Oyunları’nda Gabriela Sabatini gibi önemli isimleri yenerek kazanıldığı için oldukça değerli. Graf’ın Golden Slam elde ettiği sezonda çiftlerde Wimbledon şampiyonluğu da kazandığını hatırlatmakta fayda var.
- Bir hayran ne kadar ileriye gidebilir? 1993 yılında Hamburg’da düzenlenen bir turnuvada saha değişimi arası verildiğinde tribünlerden gelen bir kişi 19 yaşındaki dünya 1 numarası Monica Seles’i omzundan bıçakladı. Bu kişi ifadesinde Steffi Graf hayranı olduğunu ve Seles’in 1 numarada kalmasını engellemek istediğini söyledi. Graf’ın kariyerindeki en sarsıcı olaylardan biri olsa da yaşananlar gerçekten Seles’in uzun süre kortlardan uzak kalmasına neden oldu ve Steffi Graf yeniden 1 numarayı elde etti.

- İkinci hayat: 1995 yılında babasının vergi kaçakçılığından tutuklanmasıyla yaşadığı ailevi problemler Graf’i oldukça sarstı. Sırtından yaşadığı kronik sakatlığa diz problemleri de eklenen Graf, 1997’de ilk defa Slam şampiyonluğu kazanamadığı sezonun ardından arka arkaya ameliyatlar geçirdi. 1999 yılında kazandığı Roland Garros, kariyerinin son şampiyonluğu ancak yeni hayatının da başlangıcıydı. Aynı yıl erkeklerde şampiyon olan Andre Agassi ile ilişkisinin temelleri bu turnuvada atıldı. 30 yaşındaki dünya 3 numarası kısa bir süre sonra “Teniste yapmak istediğim her şeyi yaptım” diyerek emekliliğini açıkladı. Tenisi bıraktıktan sonra kendisini ailesine ve Children for Tomorrow adıyla kurduğu derneğine adayan Graf, artık kortlardan uzak yeni hayatının keyfini çıkarıyor.
Kapak Görseli: Batuhan Çetin
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Thierry Henry, Red Bull Racing, Golden State Warriors, Javier Zanetti ve Aaron Gordon. Cuma spor gündeminiz hazır.
02 Nis 2021

YAZARLAR

Elif Alper
Tenis yazarı @Punto

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026




