Beşinci büyük


Bir nano-influencer pazar yeri: Teamfluencer Son yılların en popüler pazarlama araçlarından biri hâline dönüşen influencer pazarlama, yıllar içinde farklı ihtiyaçlara göre şekillendi. 1.000-10.000 arasında takipçi sayısına sahip olan nano-influencer'lar da endüstrinin ihtiyaçlarından doğmuş yeni bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Nano-influencer’lar göz alıcı gönderiler, gösterişli Instagram akışları vadetmiyor. Onlar influencer olma kaygısı gütmeden tutkulu oldukları alanlarda içerik üreten gerçek kişiler olarak konumlanıyor. Görece az sayıdaki takipçilerin o gerçek kişilerin gerçekçi paylaşımlarına olan dikkat süresi ve bağlılığı da influencer'lara kıyasla daha yoğun oluyor. Çok takipçili influencer’lara kıyasla 10 kat daha fazla etkileşim getirme potansiyeli taşıyan nano-influencer’lar, küçük ve gerçek kitleleri kullanarak gerçek müşteriler edinmek isteyen markaların ilgisini çekiyor. Türkiye’yi Nano-influencer kavramıyla tanıştıran Teamfluencer; çoğunlukla ajanslar üzerinden ilerleyen influencer pazarlama endüstrisine "disruptive" bir noktadan yaklaşarak spesifik konularda içerik üreten ve geniş arkadaş çevrelerine hitap eden gerçek kişileri markalarla buluşturan bir platform sunuyor. Teamfluencer: 100 bini aşkın nano-influencer'ı bugün Pepsi, ETİ, Amazon, Nike gibi dünyaca ünlü markalarla buluşturan Teamfluencer; markaların kampanyalarıyla en çok örtüşen influencer'ları kolayca bulmasını, kullanıcıların da marka iş birlikleriyle gelir elde etmesini mümkün kılıyor. Teamfluencer, markaların ücretli iş birliği süreçlerini oluşturmalarını, yönetmelerini ve istatistikleri takip etmelerini sağlayan bir platform sunuyor. Nano-influencer'lar ise mobil uygulama üzerinden kayıt olup uygun gördükleri markaların iş birliği kampanyalarına başvuru yapıyor ve paylaştıkları içeriklerle gelir elde edebiliyor. Teamfluencer, çoğunlukla ajanslar üzerinden yürüyen ve etkisini ölçümlemek gittikçe zorlaşan influencer kampanyalarını "disrupt" ederek etki gücü yüksek ve uygun maliyetli kampanya süreçlerine aracı oluyor. Avantajlar: Nano-influencer'lar sayesinde markalar, daha kolay segmentasyon yapabiliyor ve kampanyalarını doğru kişilere ulaştırma olasılığını yükseltmiş oluyor. Nano-influencer'ların reklam algısı oluşturmayan paylaşımları, sadık takipçilerde daha kolay karşılık buluyor ve bu sayede kampanyanın etkisi artıyor. Ayrıca çok takipçili influencer kampanyalarına kıyasla dikkate değer düzeyde maliyet avantajlı olan nano-influencer kampanyaları sayesinde büyük markaların yanı sıra girişimlerin ve KOBİ'lerin de influencer pazarlama modelinden yararlanmasını mümkün kılıyor. Teamfluencer’ın daha modelini yakından tanımak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Merseyside’ın kırmızı yakası için bu sezon işler pek de yolunda gitmiyor. Maviler ise birkaç kötü sezonun ardından geleceğe yeniden umutla bakıyor gibi görünüyor. Everton, bu sezon tarihinde ilk kez bir Premier League haftasını tablonun ilk sırasında tamamladı. Artık bu konumdan uzaklaşmış olsalar da sezon başında belirledikleri Avrupa hedefi hâlâ son derece olası. Durmak bilmeyen yatırımlar ve Carlo Ancelotti’nin varlığı, Everton’ı eski günlerine döndürebilir mi? Hafta sonunda oynanacak Merseyside derbisi, o günleri kısaca hatırlatmak için belki de iyi bir fırsattır.
Geçmiş: Premier League, İngiltere’nin beş büyük kulübünün ayrı bir yayın ihalesine katılmaya yönelik baskıları sonucu 1992’de kuruldu. İngiltere’nin birinci kademe futbol ligi, öncesindeki 104 yılda First Division adıyla ve Football League’e bağlı olarak oynanıyordu. Everton; Liverpool, Arsenal, Manchester United ve Tottenham’la beraber "Premier League öncesi" dönemdeki beş büyükten biriydi. Geri pas kuralının gelmesi, yabancı oyuncuların artması, kulüplerin markalaşması, deniz aşırı sahiplerin ortaya çıkması gibi çeşitli sebeplerle 1992 sonrasında hızla ve sürekli değişen futbol ekosistemi, geleneksel güç odaklarının bir kısmını geri döndürülemez biçimde yerinden ederken Chelsea, Manchester City gibi yeni süper kulüplerin kuruluşuna da zemin hazırladı. İlk dört sırayı oluşturan takımların nispeten çeşitlilik gösterdiği 11 sezonun ardından, Roman Abramovich’in 2003’te Chelsea’yi satın almasıyla Büyük Dörtlü dönemi başladı. Sonraki altı sezonun beşinde ilk dört sıra Manchester United, Arsenal, Liverpool ve Chelsea arasında paylaşıldı. Hâlâ günümüze uzanan Büyük Altılı devrinin başlangıcıysa 2010-11 sezonuna dayandırılabilir. Manchester City ve Tottenham’ın da dâhil olmasıyla büyüyen bu seçkin grup, son on sezonda ilk dört sırayı yalnızca bir kez Leicester’a kaptırdı.

Yatırım: 80’lerde iki kez lig, bir kez de UEFA Kupa Galipleri Kupası şampiyonluğuna uzanan Everton için 90’lar son derece sancılı geçti. Bir seferlik altıncılıkları göz ardı edilirse Premier League’in ilk on sezonundaki en iyi dereceleri 13'üncü sıra idi. David Moyes, 2002 yılının mart ayında Everton’ın başına geçtiğinde Maviler ligin 15'inci sırasında yer alan ve pek çok açıdan büyük yatırımlara ihtiyaç duyan bir kulüptü. Moyes, 2000’lerin en parlak menajerlerinden biri olarak öne çıktığı 11 sezonluk çalışma döneminin sonunda Everton’ı istikrarlı bir ilk sekiz sıra takımı hâline getirdi ve bunu yaparken de sürekli rakiplerinden daha az para harcaması gerekti. Everton’ın yıllardır aradığı yatırımcıysa 2016’da ortaya çıktı. İran doğumlu iş adamı Farhad Moshiri şu anda kulüp hisselerinin %77,2’sini elinde bulunduruyor. Moshiri’nin ilk birkaç yılı tartışmalı kararlarla geçmiş olsa da başarıyla ilerleyen yeni stadyum projesi ve futbol direktörü Marcel Brands ile ikonik menajer Carlo Ancelotti’nin uyumlu görüntüsü, Everton’ın tekrar en büyükler arasında rekabet edeceği günlerin artık çok da uzakta olmayabileceğini düşündürüyor.

Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Everton, San Antonio Spurs, Aston Martin Racing ve Hollanda'da bisiklet. Cuma spor gündeminiz hazır.
19 Şub 2021

YAZARLAR

Güner Çalış
Güner Çalış, Bornova Anadolu Lisesi ve Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu. Lise ve üniversite yıllarında çeşitli mecralarda Premier League üzerine yazılar yazdı. Şu anda tıpta uzmanlık eğitimini sürdürüyor.

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR



