

Süper bir iş birliği: TV+ | Exxen Şampiyonlar Ligi heyecanı Exxen TV ile TV+'ta Süper içerik platformu TV+ , Exxen ile süper bir iş birliğine imza atarak Şampiyonlar Ligi heyecanını grup haftalarında dört müthiş maçla TV+’a taşıyor. Nasıl? Yapılan iş birliğiyle Premium TV+ kullanıcıları, yalnızca TV+’a özel açılan ‘Exxen TV’ kanalında UEFA Şampiyonlar Ligi maçlarından yerli dizi, eğlence programları ve film yapımlarına kadar pek çok seçili içeriği artık ek bir ücret ödemeden izleyebilecek. UEFA Şampiyonlar Ligi ’nde grup haftalarında oynanacak birbirinden heyecanlı dört maçın yanı sıra Avrupa Ligi ve Konferans Ligi’nden seçili karşılaşmalar salı, çarşamba ve perşembe günleri Exxen TV’de futbol şöleni yaşatacak. Dahası: Yalnızca spor içerikleri değil, ses getiren yerli diziler de Exxen TV ile TV+’ta . Platforma özgü yapımlar ve Gibi , Olağan Şüpheliler , Hükümsüz , Sadece Arkadaşız , İlginç Bazı Olaylar ve daha birçok sevilen dizi de TV+ ayrıcalığıyla Exxen TV kanalında . Exxen TV, TV+’ta 8’inci kanalda , süper içeriklerle buluşma sırası sizde.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Nature tarafından düzenlenen bir araştırma, Elon Musk'ın Ekim 2022'de Twitter'ı satın almasını takiben pek çok bilim insanının platformu terk ettiğini, daha az kullanmaya başladığını ya da rakip sosyal medya ağlarına katıldığını ortaya koydu.
Buna göre, bir zamanlar veya hâlâ Twitter'ı ya da yeni ismiyle X'i kullanan 9 bin 200 araştırmacı ile iletişime geçen Nature; bunun yarısından fazlasının son altı ay içinde X'te geçirdiği zamanı azalttığını, yaklaşık %7'sinin X'i kullanmayı tamamen bıraktığını ve yaklaşık %46'sının da diğer sosyal medya platformlarına katıldığını aktarıyor.
Neden gidiyorlar?
Nature, araştırma kapsamında bilim insanlarına yönelttiği ankette son altı ay içinde Twitter kullanımlarının değişip değişmediğini, nasıl ve neden değiştiğini sordu.
Bu soruya oldukça çeşitli cevaplar gelse de X'teki faaliyetini belirgin bir şekilde azalttığını ya da tamamen durdurduğunu söyleyen katılımcıların çoğuna göre sorun, Musk'ın platformu yönetme şekli. Buna göre, birçok kişi Musk'ın satın almasından bu yana platformdaki sahte hesapların, trollerin ve nefret söyleminin arttığını düşünüyor.
Amsterdam Özgür Üniversitesi'nde çevre bilimci olan Žiga Malek, bir süredir akışında bilimi inkâr eden ve ırkçılığı savunan çok sayıda "garip" siyasi aşırı sağcı hesap görmeye başladığını belirtiyor. Bu hesapları sürekli engellemek zorunda kaldığını belirten Malek, konuya ilişkin olarak "Twitter her zaman pek hoş değildi diyebiliriz ama şu anda tam bir karmaşa var" ifadelerini kullanıyor.
- Bununla doğru orantılı olarak araştırmacılar da Musk'ın kamuoyu önündeki iddialarının aksine platformdaki nefret söyleminin arttığını tespit etti. Musk ise çareyi bu eğilimleri inceleyen en az bir grubu dava etmekle tehdit etmekte buldu.
Şu an Hollanda'daki Utrecht Üniversitesi'nde görev yapan, paleontoloji alanında doktora yaptığı 2016 yılında ise kariyerini geliştirmeye yardımcı olabileceği umuduyla Twitter'a katılan Emilia Jarochowska ise o zamanlar platformun meslektaşlarıyla bağlantı kurmasına ve iş fırsatları bulmasına yardımcı olacağını düşünüyordu. Ancak Jarochowska'ya göre bu, platformun "kötü troller denizi" hâline gelmesinden önce idi.
Jarochowska, iklim değişikliği ve COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilerle mücadele ettiği birkaç deneyimden sonra, platformu kullanmaya devam etmesi hâlinde bunun kariyerini zedeleyebileceği hissine kapılarak Aralık ayında hesabını kapatmaya karar verdi. Jarochowska'ya göre X, gerçekler yerine kışkırtıcı söylemleri destekleyen; "bilim insanlarının ilişkilendirilmemesi gereken" bir tartışma türünü teşvik eden bir alana dönüşmüş durumda.
İyi de nereye?
Katılımcıların X'e alternatif olarak katıldıkları sosyal medya platformlarının başında tamamen ücretsiz ve açık kaynaklı bir yazılım platformu olan Mastodon geliyor. Hollanda'daki Leiden Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Çalışmaları Merkezi'nde bilgi bilimci olan ve 2011'den bu yana bilim insanlarının Twitter kullanımını inceleyen Rodrigo Costas, X ile karşılaştırıldığında Mastodon'un daha iyi bir topluluk moderasyonu sağladığını söylüyor.
Yaklaşık yedi yıldır var olmasına rağmen Mastodon, diğer sosyal medya platformlarına kıyasla çok daha küçük bir kullanıcı tabanına sahip. Nature'ın anketinde LinkedIn, katılımcıların yeni hesap açtığı en popüler ikinci yer olurken, Meta'nın sahibi olduğu Instagram üçüncü sırada yer alıyor.
Yine Meta'ya ait olan ve X'e alternatif olarak sunulan Threads, anketin başlatılmasından sadece birkaç gün önce açılmıştı. İlk beş gününde 100 milyon kullanıcı çektiği bildirilen Threads, ankete katılanlar arasında dördüncü en popüler platform oldu ve yaklaşık 1.000 kişi Threads'e katıldığını söyledi.
- Threads'i takiben en çok tercih edilen sosyal medya ağı Facebook olurken onu da sırasıyla TikTok, Bluesky, Post.news, SeChat, Snapchat, Tencent QQ ve Sina Weibo takip ediyor.
Avustralya Ulusal Üniversitesi'nde eğitim ve teknoloji araştırmacısı olan Inger Mewburn, platformların çoğalmasının bilim iletişimi ve topluluğu için parçalanmış bir ortam yarattığını söylüyor. Twitter'ın avantajlarından birinin araştırmacıların belirli bilgileri bulmak için gidebilecekleri ana platform olması olduğunu belirten Mewburn, şimdi ise araştırmacıların belirli toplulukları ve bireyleri takip etmek için uygulamadan uygulamaya atlamaları gerektiğini ifade ediyor.
Alberta Üniversitesi'nde hukuk akademisyeni ve bilim iletişimcisi olan Timothy Caulfield da pek çok uzmanın platformu terk ettiğine dikkat çekerek "Eğer bu gerçekleşirse, toplum için çok zararlı bir şekilde yanlış bilgi yayabilecek devasa bir yankı odasına yer mi açmış oluruz?" ifadelerini kullanıyor.
Twitter, bilim dünyasında nasıl bir yer tutuyor?
Twitter'ın faydalarından biri de bilim insanları için, özellikle de yeterince temsil edilmeyen gruplar için bir topluluk hissi yaratmasıydı. Kadın araştırmacılara seslerini duyurma imkanı veren; beyaz olmayan bilim insanlarının eşitsizliğe karşı konuşmaları için bir örgütlenme noktası işlevi gören Twitter, araştırma sahtekârlığının tartışılması için de bilim insanlarına alan sağladı.
Bununla birlikte, Twitter, pek çok sosyal ağın aksine yakın zamana kadar bilim insanlarının insanların platformla ve birbirleriyle nasıl etkileşime girdiklerini keşfetmelerine olanak tanıyan açık bir uygulama programlama arayüzüne (API) sahipti. Bu API ile bilim insanları, kullanıcıların iklim değişikliğini nasıl tartıştıkları, otizmli insanların seslerini duyurmak için Twitter'ı nasıl kullandıkları ve Rusya'nın Ukrayna'yı işgaliyle ilgili hesap askıya alma modelleri gibi konularda çalışmalar yapabiliyordu; ancak Musk, Şubat ayında bu API'a ücretsiz erişimin kapatılmasına karar verdi.
Peki ya bundan sonrası?
X'in bilim insanları için çekiciliğini yeniden kazanıp kazanamayacağı ya da başka bir sosyal medya platformunun onun yerini alıp alamayacağı şu an için gizemini koruyor.
Mewburn, Twitter'ın kaybını bilimsel girişim için ölümcül bir darbe olarak görmediğini "Bilimin sosyal medyaya aşırı bağımlı hale geldiğini düşünmüyorum" ifadeleriyle belirtirken Jarochowska da bilim insanlarının web seminerleri düzenlemeye, veri ve yöntemleri paylaşmak için ağlar kurmaya ve öne çıkmak için orijinal yollar bulmaya odaklanmalarını öneriyor.
Manchester Eğitim Enstitüsü'nde dijital sosyolog olan Mark Carrigan ise Twitter'ın akademinin demokratikleşmesine yardımcı olduğu fikrinin "biraz basit olduğunu" çünkü sosyal medyanın akademik ünlülerin geliştiği bir alan yarattığını savunuyor.
- Carrigan, her ne kadar Twitter'ın bilimin gelişmesine katkı sağladığını kabul etse de bunu hiyerarşinin pekiştirilmesi yoluyla yaptığını belirterek "Ödüller bilinen, değer verilen ve duyulanlara akarken, bilinmeyen, değer verilmeyen ve duyulmayanlar konumlarını yükseltmek için mücadele ediyor" şeklinde aktarıyor.
Bunun geleneksel ağ kuruluşları için bir fırsat olduğuna dikkat çeken Carrigan; mesleki dernekler, topluluklar, çalışma grupları, araştırma ağları, araştırma merkezleri ve laboratuvarların kendi ağlarını oluşturma ve destekleme sorumluluğu olduğunu söylüyor ve şu şekilde ekliyor:
"Bildiğimiz Twitter'ın öldüğüne %99 inanıyorum ve akademisyenler bunu ne kadar çabuk kabul ederse, bu sorunlara çözüm bulma açısından o kadar iyi olur."
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
X'in LinkedIn'e rakip olma planları. TikTok'tan alışveriş engeli. Evren için yeni hız limiti. NASA'nın Crew-7 görevi. Bilim insanlarının Twitter göçü.
29 Ağu 2023

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
HMD, yapay zeka asistanına erişim sunan bir tuşla donatılan retro Nokia telefon serisini tanıttı. Serideki sohbet robotu odağı, bir kez daha yapay zekanın dokunabildiğimiz versiyonunun nasıl görüneceğine yönelik soruları gündeme taşıdı.
05 Ağu 2026

Kullanıcılar ChatGPT, Claude ve Gemini’a aynı soruları sorduklarında çoğu zaman benzer doğrulukta yanıtlara ulaşsa da deneyim aynı hissettirmiyor. Dil modelleri arasındaki performans farkı daraldıkça rekabetin odağı, IQ'dan duygusal zekaya (EQ) ve davranış tasarımına kayıyor.

Google’ın yapay zeka özetleri yayıncıların arama trafiğini azaltırken, yapay zeka dedektörleri de insan eliyle yazılan metinleri yanlışlıkla makine üretimi olarak işaretleyebiliyor. İnternetin yayıncı, arama motoru ve okur arasındaki eski dengesi çözülürken yeni dönemin temel sorusu şu: Bir metnin kim tarafından ve nasıl üretildiğine dair güven nasıl tekrar inşa edilecek?

Sam Altman, yakın zamanda katıldığı bir podcast programında yapay zeka yarışında bilimkurgu romanlarına konu olacak bir aşamaya gelindiğini duyurdu. Fakat OpenAI CEO’su, "Artık teknolojik tekilliğin (singularity) içindeyiz" dediğinde aslında yalnızca yapay zekanın geldiği noktayı tarif etmiyor, onlarca yıldır laboratuvar tartışmalarında ve gelecek tahminlerinde bahsi geçen bir kavramı da bugünün gündemine taşıyordu.

Sosyal medya ve akıllı telefonların olmadığı bir dünyayı hiç tanımamış olan genç nesiller, bugün kablolu kulaklıklar, retro oyun konsolları, CD’ler ve analog kameralara büyük bir rağbet gösteriyor. Dikkat süresini tekeline almayacak ürün ve hizmetler peşinde koşan bu kuşak, “yavaş teknoloji” olarak anılan bir akımı sessiz sedasız yükseltiyor.



