Bilim insanlarının Twitter 'göçü'

"Bildiğimiz Twitter'ın öldüğüne %99 inanıyorum"
Bilim insanlarının Twitter 'göçü'

26 Ağustos - TV+ - Quando
TV+ ile birlikte

Süper bir iş birliği: TV+ | Exxen Şampiyonlar Ligi heyecanı Exxen TV ile TV+'ta Süper içerik platformu TV+ , Exxen ile süper bir iş birliğine imza atarak Şampiyonlar Ligi heyecanını grup haftalarında dört müthiş maçla TV+’a taşıyor. Nasıl? Yapılan iş birliğiyle Premium TV+ kullanıcıları, yalnızca TV+’a özel açılan ‘Exxen TV’ kanalında UEFA Şampiyonlar Ligi maçlarından yerli dizi, eğlence programları ve film yapımlarına kadar pek çok seçili içeriği artık ek bir ücret ödemeden izleyebilecek. UEFA Şampiyonlar Ligi ’nde grup haftalarında oynanacak birbirinden heyecanlı dört maçın yanı sıra Avrupa Ligi ve Konferans Ligi’nden seçili karşılaşmalar salı, çarşamba ve perşembe günleri Exxen TV’de futbol şöleni yaşatacak. Dahası: Yalnızca spor içerikleri değil, ses getiren yerli diziler de Exxen TV ile TV+’ta . Platforma özgü yapımlar ve Gibi , Olağan Şüpheliler , Hükümsüz , Sadece Arkadaşız , İlginç Bazı Olaylar ve daha birçok sevilen dizi de TV+ ayrıcalığıyla Exxen TV kanalında . Exxen TV, TV+’ta 8’inci kanalda , süper içeriklerle buluşma sırası sizde.

Daha fazlasını öğren

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Nature tarafından düzenlenen bir araştırma, Elon Musk'ın Ekim 2022'de Twitter'ı satın almasını takiben pek çok bilim insanının platformu terk ettiğini, daha az kullanmaya başladığını ya da rakip sosyal medya ağlarına katıldığını ortaya koydu.

Buna göre, bir zamanlar veya hâlâ Twitter'ı ya da yeni ismiyle X'i kullanan 9 bin 200 araştırmacı ile iletişime geçen Nature; bunun yarısından fazlasının son altı ay içinde X'te geçirdiği zamanı azalttığını, yaklaşık %7'sinin X'i kullanmayı tamamen bıraktığını ve yaklaşık %46'sının da diğer sosyal medya platformlarına katıldığını aktarıyor.

Neden gidiyorlar?

Nature, araştırma kapsamında bilim insanlarına yönelttiği ankette son altı ay içinde Twitter kullanımlarının değişip değişmediğini, nasıl ve neden değiştiğini sordu. 

Bu soruya oldukça çeşitli cevaplar gelse de X'teki faaliyetini belirgin bir şekilde azalttığını ya da tamamen durdurduğunu söyleyen katılımcıların çoğuna göre sorun, Musk'ın platformu yönetme şekli. Buna göre, birçok kişi Musk'ın satın almasından bu yana platformdaki sahte hesapların, trollerin ve nefret söyleminin arttığını düşünüyor.

Amsterdam Özgür Üniversitesi'nde çevre bilimci olan Žiga Malek, bir süredir akışında bilimi inkâr eden ve ırkçılığı savunan çok sayıda "garip" siyasi aşırı sağcı hesap görmeye başladığını belirtiyor. Bu hesapları sürekli engellemek zorunda kaldığını belirten Malek, konuya ilişkin olarak "Twitter her zaman pek hoş değildi diyebiliriz ama şu anda tam bir karmaşa var" ifadelerini kullanıyor.

  • Bununla doğru orantılı olarak araştırmacılar da Musk'ın kamuoyu önündeki iddialarının aksine platformdaki nefret söyleminin arttığını tespit etti. Musk ise çareyi bu eğilimleri inceleyen en az bir grubu dava etmekle tehdit etmekte buldu.

Şu an Hollanda'daki Utrecht Üniversitesi'nde görev yapan, paleontoloji alanında doktora yaptığı 2016 yılında ise kariyerini geliştirmeye yardımcı olabileceği umuduyla Twitter'a katılan Emilia Jarochowska ise o zamanlar platformun meslektaşlarıyla bağlantı kurmasına ve iş fırsatları bulmasına yardımcı olacağını düşünüyordu. Ancak Jarochowska'ya göre bu, platformun "kötü troller denizi" hâline gelmesinden önce idi.

Jarochowska, iklim değişikliği ve COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilerle mücadele ettiği birkaç deneyimden sonra, platformu kullanmaya devam etmesi hâlinde bunun kariyerini zedeleyebileceği hissine kapılarak Aralık ayında hesabını kapatmaya karar verdi. Jarochowska'ya göre X, gerçekler yerine kışkırtıcı söylemleri destekleyen; "bilim insanlarının ilişkilendirilmemesi gereken" bir tartışma türünü teşvik eden bir alana dönüşmüş durumda.

İyi de nereye?

Katılımcıların X'e alternatif olarak katıldıkları sosyal medya platformlarının başında tamamen ücretsiz ve açık kaynaklı bir yazılım platformu olan Mastodon geliyor. Hollanda'daki Leiden Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Çalışmaları Merkezi'nde bilgi bilimci olan ve 2011'den bu yana bilim insanlarının Twitter kullanımını inceleyen Rodrigo Costas, X ile karşılaştırıldığında Mastodon'un daha iyi bir topluluk moderasyonu sağladığını söylüyor. 

Yaklaşık yedi yıldır var olmasına rağmen Mastodon, diğer sosyal medya platformlarına kıyasla çok daha küçük bir kullanıcı tabanına sahip. Nature'ın anketinde LinkedIn, katılımcıların yeni hesap açtığı en popüler ikinci yer olurken, Meta'nın sahibi olduğu Instagram üçüncü sırada yer alıyor. 

Yine Meta'ya ait olan ve X'e alternatif olarak sunulan Threads, anketin başlatılmasından sadece birkaç gün önce açılmıştı. İlk beş gününde 100 milyon kullanıcı çektiği bildirilen Threads, ankete katılanlar arasında dördüncü en popüler platform oldu ve yaklaşık 1.000 kişi Threads'e katıldığını söyledi.

  • Threads'i takiben en çok tercih edilen sosyal medya ağı Facebook olurken onu da sırasıyla TikTok, Bluesky, Post.news, SeChat, Snapchat, Tencent QQ ve Sina Weibo takip ediyor.

Avustralya Ulusal Üniversitesi'nde eğitim ve teknoloji araştırmacısı olan Inger Mewburn, platformların çoğalmasının bilim iletişimi ve topluluğu için parçalanmış bir ortam yarattığını söylüyor. Twitter'ın avantajlarından birinin araştırmacıların belirli bilgileri bulmak için gidebilecekleri ana platform olması olduğunu belirten Mewburn, şimdi ise araştırmacıların belirli toplulukları ve bireyleri takip etmek için uygulamadan uygulamaya atlamaları gerektiğini ifade ediyor.

Alberta Üniversitesi'nde hukuk akademisyeni ve bilim iletişimcisi olan Timothy Caulfield da pek çok uzmanın platformu terk ettiğine dikkat çekerek "Eğer bu gerçekleşirse, toplum için çok zararlı bir şekilde yanlış bilgi yayabilecek devasa bir yankı odasına yer mi açmış oluruz?" ifadelerini kullanıyor.

Twitter, bilim dünyasında nasıl bir yer tutuyor?

Twitter'ın faydalarından biri de bilim insanları için, özellikle de yeterince temsil edilmeyen gruplar için bir topluluk hissi yaratmasıydı. Kadın araştırmacılara seslerini duyurma imkanı veren; beyaz olmayan bilim insanlarının eşitsizliğe karşı konuşmaları için bir örgütlenme noktası işlevi gören Twitter, araştırma sahtekârlığının tartışılması için de bilim insanlarına alan sağladı.

Bununla birlikte, Twitter, pek çok sosyal ağın aksine yakın zamana kadar bilim insanlarının insanların platformla ve birbirleriyle nasıl etkileşime girdiklerini keşfetmelerine olanak tanıyan açık bir uygulama programlama arayüzüne (API) sahipti. Bu API ile bilim insanları, kullanıcıların iklim değişikliğini nasıl tartıştıkları, otizmli insanların seslerini duyurmak için Twitter'ı nasıl kullandıkları ve Rusya'nın Ukrayna'yı işgaliyle ilgili hesap askıya alma modelleri gibi konularda çalışmalar yapabiliyordu; ancak Musk, Şubat ayında bu API'a ücretsiz erişimin kapatılmasına karar verdi.

Peki ya bundan sonrası?

X'in bilim insanları için çekiciliğini yeniden kazanıp kazanamayacağı ya da başka bir sosyal medya platformunun onun yerini alıp alamayacağı şu an için gizemini koruyor. 

Mewburn, Twitter'ın kaybını bilimsel girişim için ölümcül bir darbe olarak görmediğini "Bilimin sosyal medyaya aşırı bağımlı hale geldiğini düşünmüyorum" ifadeleriyle belirtirken Jarochowska da bilim insanlarının web seminerleri düzenlemeye, veri ve yöntemleri paylaşmak için ağlar kurmaya ve öne çıkmak için orijinal yollar bulmaya odaklanmalarını öneriyor. 

Manchester Eğitim Enstitüsü'nde dijital sosyolog olan Mark Carrigan ise Twitter'ın akademinin demokratikleşmesine yardımcı olduğu fikrinin "biraz basit olduğunu" çünkü sosyal medyanın akademik ünlülerin geliştiği bir alan yarattığını savunuyor. 

  • Carrigan, her ne kadar Twitter'ın bilimin gelişmesine katkı sağladığını kabul etse de bunu hiyerarşinin pekiştirilmesi yoluyla yaptığını belirterek "Ödüller bilinen, değer verilen ve duyulanlara akarken, bilinmeyen, değer verilmeyen ve duyulmayanlar konumlarını yükseltmek için mücadele ediyor" şeklinde aktarıyor.

Bunun geleneksel ağ kuruluşları için bir fırsat olduğuna dikkat çeken Carrigan; mesleki dernekler, topluluklar, çalışma grupları, araştırma ağları, araştırma merkezleri ve laboratuvarların kendi ağlarını oluşturma ve destekleme sorumluluğu olduğunu söylüyor ve şu şekilde ekliyor:

"Bildiğimiz Twitter'ın öldüğüne %99 inanıyorum ve akademisyenler bunu ne kadar çabuk kabul ederse, bu sorunlara çözüm bulma açısından o kadar iyi olur."

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando

BÜLTEN SAYISI

🔬 X'te bilim 'göçü', yeni hız limiti

X'in LinkedIn'e rakip olma planları. TikTok'tan alışveriş engeli. Evren için yeni hız limiti. NASA'nın Crew-7 görevi. Bilim insanlarının Twitter göçü.

29 Ağu 2023

TV+ ile birlikte
SpaceX / Space.com

YAZARLAR

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando

HİKAYE

Kullandığınız emojiler yaşınızı ele veriyor olabilir: Hangi kuşak nasıl gülüyor?

Emojiler, ilk bakışta internet ekosisteminin evrensel bir dili gibi görünse de hangi emojiyi kullandığınız, sizinle ilgili sandığınızdan çok daha fazla şey söylüyor. Bazen bir emoji, doğum tarihinizi yazmanıza gerek kalmadan hangi kuşağa ait olduğunuzu rahatlıkla ele verebiliyor.

Doğa Yurduneri

·

24 Ağu 2026

Kullandığınız emojiler yaşınızı ele veriyor olabilir: Hangi kuşak nasıl gülüyor?
QuandoQuando

HİKAYE

Yapay Zeka Eylem Planı: Hedefler dönüşümün hızına yetişiyor mu?

Haziran ayında İstanbul’daki Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla kamu kurumları için resmî bir yol haritasına dönüştü. Plan, yetkinliklerin yaygınlaştırılmasından işlem gücü yatırımlarına uzanan 16 adımlık bir çerçeve sunuyor ancak sınırlı eğitim hedefleri, özel sektöre yönelik teşvik ihtiyacı, yönetişim ve çevre alanındaki boşluklar, planın geliştirilebilecek yönlerine işaret ediyor.

Umutcan Savcı

·

19 Ağu 2026

Yapay Zeka Eylem Planı: Hedefler dönüşümün hızına yetişiyor mu?
QuandoQuando

HİKAYE

Hız tartışmaları ve etik çatışmalar: Google’ın AI yönetimindeki değişimin perde arkası

Google, yapay zeka alanında bugüne dek her zaman sessiz, istikrarlı, kendini kanıtlamış ve olgun bir şirket imajı çizdi. Fakat Ağustos ayı başlarında şirket, yapay zeka yönetiminde bugüne kadar yaptığı en köklü değişikliklerden birine gitti. Eski şirket çalışanları tarafından yapılan açıklamalar, bu yönetim değişikliğinin ardında şirketin yapay zeka alanında hangi yöne ilerlemesi gerektiğine dair önemli bir fikir ayrılığı olabileceğine işaret etti.

Doğa Yurduneri

·

19 Ağu 2026

Hız tartışmaları ve etik çatışmalar: Google’ın AI yönetimindeki değişimin perde arkası
QuandoQuando

HİKAYE

Güvenlik testleri güvenlik riskine dönüşürken: Kaçak AI modelleri bir prestij meselesi mi oldu?

Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Ağu 2026

Güvenlik testleri güvenlik riskine dönüşürken: Kaçak AI modelleri bir prestij meselesi mi oldu?
QuandoQuando

HİKAYE

Ayırt edilemezlik çağına giriş: Bir içeriğin sahte olması gerçekten önemli olacak mı?

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.

Ümit Alan

·

14 Ağu 2026

Ayırt edilemezlik çağına giriş: Bir içeriğin sahte olması gerçekten önemli olacak mı?