Bisiklet ülkesi: Hollanda

Hollanda'da bisiklet, toplu taşıma araçlarının zaman çizelgesine bağlı kalmadan ve araba parkı bulmaya uğraşmadan istenen yere istenen zamanda gidebilmenin, yani özgürlüğün aracı olarak tasavvur ediliyor.
Bisiklet ülkesi: Hollanda

Teamfluencer #n
Teamfluencer ile birlikte

Bir nano-influencer pazar yeri: Teamfluencer Son yılların en popüler pazarlama araçlarından biri hâline dönüşen influencer pazarlama, yıllar içinde farklı ihtiyaçlara göre şekillendi. 1.000-10.000 arasında takipçi sayısına sahip olan nano-influencer'lar da endüstrinin ihtiyaçlarından doğmuş yeni bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Nano-influencer’lar göz alıcı gönderiler, gösterişli Instagram akışları vadetmiyor. Onlar influencer olma kaygısı gütmeden tutkulu oldukları alanlarda içerik üreten gerçek kişiler olarak konumlanıyor. Görece az sayıdaki takipçilerin o gerçek kişilerin gerçekçi paylaşımlarına olan dikkat süresi ve bağlılığı da influencer'lara kıyasla daha yoğun oluyor. Çok takipçili influencer’lara kıyasla 10 kat daha fazla etkileşim getirme potansiyeli taşıyan nano-influencer’lar, küçük ve gerçek kitleleri kullanarak gerçek müşteriler edinmek isteyen markaların ilgisini çekiyor. Türkiye’yi Nano-influencer kavramıyla tanıştıran Teamfluencer; çoğunlukla ajanslar üzerinden ilerleyen influencer pazarlama endüstrisine "disruptive" bir noktadan yaklaşarak spesifik konularda içerik üreten ve geniş arkadaş çevrelerine hitap eden gerçek kişileri markalarla buluşturan bir platform sunuyor. Teamfluencer: 100 bini aşkın nano-influencer'ı bugün Pepsi, ETİ, Amazon, Nike gibi dünyaca ünlü markalarla buluşturan Teamfluencer; markaların kampanyalarıyla en çok örtüşen influencer'ları kolayca bulmasını, kullanıcıların da marka iş birlikleriyle gelir elde etmesini mümkün kılıyor. Teamfluencer, markaların ücretli iş birliği süreçlerini oluşturmalarını, yönetmelerini ve istatistikleri takip etmelerini sağlayan bir platform sunuyor. Nano-influencer'lar ise mobil uygulama üzerinden kayıt olup uygun gördükleri markaların iş birliği kampanyalarına başvuru yapıyor ve paylaştıkları içeriklerle gelir elde edebiliyor. Teamfluencer, çoğunlukla ajanslar üzerinden yürüyen ve etkisini ölçümlemek gittikçe zorlaşan influencer kampanyalarını "disrupt" ederek etki gücü yüksek ve uygun maliyetli kampanya süreçlerine aracı oluyor. Avantajlar: Nano-influencer'lar sayesinde markalar, daha kolay segmentasyon yapabiliyor ve kampanyalarını doğru kişilere ulaştırma olasılığını yükseltmiş oluyor. Nano-influencer'ların reklam algısı oluşturmayan paylaşımları, sadık takipçilerde daha kolay karşılık buluyor ve bu sayede kampanyanın etkisi artıyor. Ayrıca çok takipçili influencer kampanyalarına kıyasla dikkate değer düzeyde maliyet avantajlı olan nano-influencer kampanyaları sayesinde büyük markaların yanı sıra girişimlerin ve KOBİ'lerin de influencer pazarlama modelinden yararlanmasını mümkün kılıyor. Teamfluencer’ın daha modelini yakından tanımak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Bisiklet 20'nci yüzyılın başından bu yana hayatın bir parçası. Birinci Dünya Savaşı’nda Hollanda, Osmanlı ve birçoklarının bisikletli birlikleri vardı. İkinci Dünya Savaşı geldiğindeyse Hollanda’da bisikletler kıymetini koruyordu. Tazminat ödeyecek Almanya’ya, el koyulan bisikletleri de hatırlatarak verilen “Eerst mijn fiets terug!” (Önce bisikletimi geri ver) tepkisi bugün bir şaka veya maç tezahüratı hâline gelse de yükselen refahla bisiklet de önemini kaybetmeye başlamıştı. Buna rağmen, bugün Hollanda bir bisiklet ülkesi olarak kalabilmeyi nasıl başardı?

  • 1950-60’lar periyotu Hollanda’da zenginleşme dönemiydi. İnsanlar zenginleştikçe arabalara talepleri arttı. Bu da bir nevi yıkımı getirdi: Şehirler araba trafiğini kaldıramıyordu. Bazı şehir meydanları otoparka dönüştürüldü, binalar yer açabilmek için yıkıldı ve kentsel tasarım değiştirildi. Arabalar daha çok alan kapladıkça bisikletler ve yayalar için kalan alan kısıtlandı. Sonunda, trafik kazaları günlük hayatın bir parçası hâline geldi: 1971 yılında 3300 kişi hayatını kaybederken aralarında 400’den fazla çocuk vardı. Bunun üzerine “Stop de Kindermoord” (Çocuk katlini durdurun) protestoları büyürken petrol krizi ülkeyi tamamen vurdu ve ekonomik krizi de beraberinde getirdi.
     
  • 1973’te OPEC ülkeleri tarafından Hollanda’ya ambargo konulmuştu. Dönemin başbakanı ısıtmayla, ışıklandırmayla ve araçlarla ilgili tasarrufları ve petrole daha az bağımlı olmaları gerektiğini açıklıyordu. Ardından otomobilsiz pazar günleri gibi kampanyalar gelirken şehir merkezlerinden otomobiller uzaklaştırıldı. Ulaşımda reform yapılırken bisiklet kullanımı teşvik edildi. Yavaşça yasalar ve kentsel alan düzenlemesi değişiyor, özellikle çocuk ölümlerini protesto eden grupların çabası ve krizin etkisiyle artık şehirleri otomobiller için uygun hâle getirmek yerine bisiklet altyapısı kuruluyordu.
     
  • Ekonomik ve sosyal nedenlerle Hollanda’nın eski günlerine ama eskisinden daha iyi koşullar altında dönmesi gerekti. Düzenlemeler, bisiklet kullanımında Tilburg’da %75, Den Haag’da %60’a varan oranlarda artışı getirdi.
Bisikletli bir aile
Kaynak: Vox
  • Kültür mü, altyapı mı? Bugün, Hollanda’da iyileştirilen ve şehir düzeniyle başkalarınca katı sayılabilecek kurallar bütünü yaratıldı. Aslında bunlar sonuç değil, kültürle uyumun da yakalanmasıydı. 
     
  • Arnavutluk, Kosova ve Hollanda’dan 3 şehrin bisikletle ilişkisini inceleyen bir araştırmaya göre Hollanda’da araba sahibi olmak bir statü göstergesi olarak görülmüyor. Otomobiller gerektiğinde kullanılacak, bisikletse günlük hayatın ve bireyin parçası sayılan bir araca dönüşmüş durumda. Bugün, Hollanda’da 17 milyon kişi 22 milyon bisiklete sahip ve bireysel ulaşımın %27’si bisikletle yapılıyor.
     
  • Eşitlikçi toplum yapısına sahip ülkede bisiklet gündeliğin bir parçası. Kraliyet ailesi ve başbakanın da günlük hayatlarında bisiklet kullanması, bisikletin Hollanda toplumu tarafından gündelikleştirildiği, normalleştirildiği, herkese ait kılındığı anlamına geliyor. Bir diğer deyişle, bisiklet kullanan bir başbakan ya da kraliyet ailesi mensubu tuhaf karşılanmıyor. Paranın zaman kıymeti başta olmak üzere ekonomik katkısıyla toplu taşıma araçlarının zaman çizelgesine bağlı kalmadan ve araba parkı bulmaya uğraşmadan istenen yere istenen zamanda gidebilmenin, yani özgürlüğün aracı olarak tasavvur ediliyor. Sonuçta, altyapı ve kültür birbirini besliyor. 
     
  • Yansımaları: Sosyal ve fiziksel altyapının beraberinde spor yatırımlarıyla bugün Hollanda’nın yaz olimpiyatlarında 49’u bisikletten toplam 285 madalyası var. Ülke, bisikletin kendi branşlarında ise daimi varlığını sürdürüyor. Erkeklerde Tom Dumoulin, Mathieu Van der Poel gibi yıldızlarla; kadınlarda Marianne Vos, Annemiek van Vleuten ve Anna van der Breggen gibi spora hükmeden isimlerle sosyal kültürün sportif başarıya dönüşümü de sağlanıyor.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

💼 Gregg Popovich'in duruşu, Aston Martin'in hayali

Everton, San Antonio Spurs, Aston Martin Racing ve Hollanda'da bisiklet. Cuma spor gündeminiz hazır.

19 Şub 2021

Teamfluencer ile birlikte
💼 Gregg Popovich'in duruşu, Aston Martin'in hayali

YAZARLAR

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?
Punto Punto

HİKAYE

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.

07 Tem 2026

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi
Punto Punto

HİKAYE

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.

Deniz Kaynak

·

02 Tem 2026

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?