Bitcoin’in son 1 yılı

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
19 Ekim 2021’de kripto para tutkunlarını heyecanlandıran bir gelişme yaşandı: Bitcoin vadeli kontratları içeren ilk borsa yatırım fonu (ETF), New York Borsası’nda işlem görmeye başladı. Yatırımcıların yoğun ilgisi, beklenen bir tepkiydi. Varlık yöneticisi ProShares’in Bitcoin Strateji ETF’si, ilk işlem gününde bugüne kadar en çok talep gören ikinci ETF oldu. Başka şirketlerin ETF’lerinin listelenmesi de gecikmedi. Valkyrie’nin Bitcoin Strateji ETF’si, ProShares’den 3 gün sonra Nasdaq’ta işlem görmeye başladı. Gelişmelerin ardından Bitcoin, yükselişe geçerek 67 bin doları aştı.
- ETF nedir? Borsa yatırım fonları (ETF), temel olarak bir endekse, emtiaya veya tahvile endeksli olan ve yatırımcılara bu yatırım ürünlerine ulaşma imkânı sunan fonlardır. Bitcoin ETF’leri, Bitcoin’e endeksli olup yatırımcıların direkt Bitcoin almak zorunda kalmadan Bitcoin yatırımı yapmalarını sağlıyor.
Yeni bir ralli mi?
CoinShares tarafından yayımlanan haftalık raporlara göre, kripto para ürünleri ve fonları, 22 Ekim’de sona eren haftada 1,5 milyar dolarlık rekor giriş yaşadı. Bitcoin, 1,45 milyar dolarlık hacimle yatırımların büyük bir kısmını oluştururken Bitcoin’e son bir yılda yapılan yatırımların tutarı 6,1 milyar doları geçti. 31 Ekim’de sona eren haftada ise 269 milyon doları Bitcoin olmak üzere kripto yatırım ürünlerine toplam 288 milyon dolarlık giriş sağlandı.
Şüphesiz ki; ProShares ve Valkyrie’nin ETF’leri, kurumsal yatırımcıları Bitcoin’e çekmede büyük bir etkendi; ancak Bitcoin’deki yükselişi tek bir etkene bağlamamak gerekiyor. Reuters’a açıklamada bulunan fintech şirketi Paxful’un CEO’su Ray Youssef, “Bu son ralli, kurumsal yatırımcılar için ilk Bitcoin ETF’sinin onaylanmasına atfedilse de gelişmekte olan pazarlardaki önemli gelişmeleri de göz ardı etmemek gerekir,” diyor. Bitcoin’in inişli çıkışlı son bir yılına baktığımızda; Youssef’e hak vermemek elde değil. O yüzden, Bitcoin ETF’lerinin sektördeki etkilerine değinmeden önce son bir yılda Bitcoin’in fiyatlarını etkileyen gelişmelere göz atmakta fayda var.
2021’de neler oldu?
- Ocak 2021: Bitcoin, yeni yılın ilk günlerinde tarihinde ilk kez 30 bin doları aştı.
- Şubat 2021: Elektrikli araç üreticisi Tesla, 1,5 milyar dolarlık Bitcoin yatırımı yaptığını ve kripto para birimini bir ödeme şekli olarak kabul edeceğini açıkladı. Bitcoin, 44 bin doları aştı.
- Nisan 2021: ABD merkezli kripto para borsası Coinbase’in Nasdaq’ta gerçekleşen halka arzı öncesi Bitcoin, 65 bin dolara yaklaştı.
- Mayıs 2021: Çin'de düzenleyici kurumlar, finans ve ödeme hizmeti veren kuruluşların kripto para işlemi yapmalarını yasakladı. Bitcoin, 35 bin dolara kadar geriledi.
- Temmuz 2021: Çin’de düzenleyici kurumların kripto para madenciliği ve işlemlerine yönelik kısıtlamalarını artırmasıyla Bitcoin, uzun bir zaman sonra ilk kez 30 bin doların altına düştü.
- Temmuz 2021: Amazon’un kripto para birimleri ve blokzinciri alanında uzman alımı için iş ilanı çıkması üzerine Bitcoin, yükselişe geçerek 40 bin dolara yaklaştı.
- Eylül 2021: El Salvador, Bitcoin’i yasal para birimi olarak kullanmaya başlayan ilk ülke oldu. Tedavüle girmesinin ardından Bitcoin’in fiyatı 52 bin dolara kadar yükseldi; ancak daha sonra teknik sıkıntılar nedeniyle gelen satışlarla 43 bin dolara kadar düştü.
- Eylül 2021: Çin merkez bankası (PBOC), kripto para birimlerini içeren tüm finansal işlemleri ve kripto para üretimini (mining) yasa dışı ilan etti. Bitcoin’in fiyatı, 41 bin dolar seviyesine geriledi.
- Ekim 2021: Bank of America (BofA) dijital varlık araştırmalarına başladığını duyurdu. Dijital varlıkların 2 trilyon dolarlık bir pazar olduğunu belirten banka, kripto piyasası için “görmezden gelinemeyecek kadar büyük” ifadelerini kullandı. Bitcoin, bu gelişme üzerine 50 bin doların üzerini gördü.
- Son olarak; ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) Bitcoin ETF’lerini onaylaması Bitcoin’i Nisan 2021’den bu yana ilk defa 60 bin doların üzerine çıkardı. Bu yazının yazıldığı saatlerde 62 bin 438 dolardan işlem görüyor.
Peki, ETF'ler neden yeni bir heyecan dalgası yarattı?
Aslında kripto sektörü, Facebook’a açtıkları dava ile tanınan ikiz kardeşler Cameron ve Tyler Winklevoss tarafından ilk başvurunun yapıldığı 2013’ten bu yana Bitcoin ETF’lerinin kabul görmesi için çabalıyordu. Özellikle 2017 yılından bu yana varlık yöneticileri, spot Bitcoin EFT’lerini listelemek için SEC’e sık sık başvuruda bulundu; ancak SEC, bugüne kadar Bitcoin’in oynaklığını ve dolandırıcılık ihtimallerini öne sürerek onaylamaya yanaşmadı. 2021’de Gary Gensler’ın SEC başkanlığına atanması ise işleri değiştirdi ve onayın kapısını araladı.
ProShares ve Valkyrie’nin fonlarının onaylanması, yaklaşık 7 trilyon dolarlık ETF endüstrisinin yıllar süren çabalarının zaferle sonuçlanması anlamına geliyor. Ayrıca, ETF’lerin kurumsal yatırımcıların kripto piyasasına yönelik ilgisini artırması ve kripto paraların ana akım bir yatırım aracı haline gelmesi açısından da önemli bir rol oynayacağı düşünülüyor.
iTrust Capital’den Anthony Bertolini, "ABD'de ilk bitcoin bağlantılı ETF'nin piyasaya sürülmesi, daha geniş kripto pazarını destekleyecek ve tamamen yeni bir yatırımcı sınıfının Bitcoin'in meşru bir varlık olarak faydalarını deneyimlemesine yardımcı olacak," diyor.
Bir sonraki durak ne?
Gelişmeler ışığında, Bitcoin’in fiyatına dair yıl sonu tahminleri de güncelleniyor. Analistler, ekim ayında tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştıktan sonra Ethereum ve Bitcoin'in yıl sonundan önce 2 katına çıkacağına dair yorumlar yapıyor. Bitcoin ile bağlantılı ETF’lerin sayısının artmasının da Bitcoin’in fiyatındaki yükselişi tetiklemesi bekleniyor.
CNBC’ye açıklamalarda bulunan CoinList CEO’su Grahan Jenkin, “CoinList’teki çoğu kişi, sene sonunda 100 bin doları göreceğimiz üzerine bahse giriyor,” diyor. FxPro’nun uzman analistlerinden Alex Kuptsikevch ise “Şu anda Bitcoin’e yönelik yeni bir saldırıdan önce boğa piyasası ile karşı karşıyayız. Bu da Bitcoin’in yıl sonunda tüm zamanların en yüksek seviyesine gelmesi ihtimalini güçlendiriyor,” diyor ve ekliyor “Bu ay, 90 bin doların üzerine çıkabiliriz.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Blokzincir, finans alanında nasıl kullanılıyor? Bitcoin ETF'leri, Bitcoin'i ana akım bir yatırım aracı haline getirecek mi? Bitcoin, yeni altın mı?
05 Kas 2021

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.




