Boeing'de grev bitti: %43,6 zam kabul edildi

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Boeing'in 737 MAX jet uçağında ve 767 ve 777 geniş gövdeli uçaklarda çalışan yaklaşık 33 bin işçi, 4 yıl için kümülatif olarak %43,6'lık zam içeren teklifini kabul etti. Yeni sözleşmeyle işçiler bir defaya mahsus 12 bin dolar tutarında ikramiye de alacak.
- Grevdeki çalışanları temsil eden Uluslararası Makinistler ve Havacılık İşçileri Birliği (IAM), Boeing'in yeni teklifinin %59'luk oyla kabul edildiğini açıkladı. Grevdeki işçilerin en geç 12 Kasım'a kadar işbaşı yapması gerekiyor.
Ayrıntılar: Grevi bitirene teklife göre, çalışanlar bu yıl için %13, sonraki iki yıl için %9 ve ardından sözleşmenin dördüncü yılı için de %7 zam alacak. Toplamda %38'lik artışlar sonrasında üyelerin 4 yıl için kümülatif ücret artışı %43,6 olacak.
Açıklama: Boeing CEO'su Kelly Ortberg, anlaşma sonrası yaptığı açıklamada şirket zorlu birkaç ay geçirdiklerini ancak herkese aynı gemide olduklarını hatırlattı:
"Sadece dinleyerek ve birlikte çalışarak ilerleyeceğiz. Boeing'i mükemmel bir şirket haline dönüştürmek için yapmamız gereken çok şey var."
Boeing grevinde neler olmuştu?
Boeing, Eylül başında çalışanlarına 4 yıl için toplamda %25'lik zam teklif etmişti. Teklif, sendikalı 33 bin çalışan tarafından %96 gibi ezici bir çoğunlukla reddedilmişti. İşçiler, 4 yıl için en az %40'lık bir maaş artışı ve çeşitli yan haklar ile masaya oturmuştu.
13 Eylül'de başlayan grevin ardından Boeing, 12 Ekim'de çalışanlarının %10'unu işten çıkaracağını açıklamıştı. İşten çıkarmalardan 17 bin Boeing çalışanının etkileneceği belirtilmişti.
Ekim ayının üçüncü haftasında şirket yönetiminin dört yıl boyunca ücretlerde %35'lik artış öneren teklifi çalışanların %64'ü tarafından reddedilmişti.
Boeing ve sendika liderleri 1 Kasım’da, şirketin ticari uçak üretimini felç eden uzun bir anlaşmazlığı sona erdirmek için geçici bir anlaşmaya vardıklarını açıklamıştı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Hüseyin Koyuncuoğlu
Ekonomi ve finans editörü.

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Almanya merkezli yemek teslimatı platformu Delivery Hero, yakın zamanda Uber'in satın alma teklifini kabul ettiğini duyurdu. Masaya konulan 14,8 milyar dolarlık teklif, ilk bakışta şirketin son yıllarda büyük bir atılım yaptığı teslimat pazarındaki yeni bir satın alım gibi görünse de aslında Uber’in yıllardır adım adım ördüğü çok daha büyük bir dönüşümün son halkasıydı.

Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren yeni kurallara göre, tekstil sektöründeki devasa israfı önlemek amacıyla büyük moda markaları bundan böyle satılamayan giysi ve ayakkabıları imha edemeyecek. Her yıl Avrupa’da satılamayan tekstil ürünlerinin yüzde 9’u çeşitli yöntemlerle imha ediliyordu. Satılmayan ürünleri için önce indirimli satışlar, alternatif satış kanalları ve farklı pazarlar kullanılacak, şirketler ürünleri hayır kurumlarına veya sosyal girişimlere bağışlayabilecek.

Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?




