Beyoğlu’nun orta yerinde bir mabed: Borusan Müzik Evi


Yerin Altında bir sahne, çok yükseklerde bir deneyim
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından İstanbullulara yeniden armağan edilen; şehrin en yeni, cazibeli ve heyecan verici kültür sanat noktası Müze Gazhane ; kendini durağanlıktan uzak, yaratıcı bir mekân olarak konumlandırırken sözünün…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Yaren Eren Budak
Deneysel/çağdaş/yeni müzik türlerinde üretimler yapan yerli-yabancı pek çok projenin ve yine bu müzik türlerinin dinleyicilerinin biricik mabedi: Borusan Müzik Evi. Hem de 2010 yılından bu yana, Beyoğlu’nun orta yerinde ayakta!
Borusan Müzik Evi’nin sadık izler-dinler kitlesi, geçmiş 10 yılda orada şahit olduklarını hızlıca bir gözden geçirirlerse, herhalde kendilerini şanslı sayacaklar ve bu konuda çok da haklı olacaklardır. 10’lu yılların ortalarındaki kaotik ve son derece acılı ülke gündeminin etkileriyle başlayıp pandemiyle birlikte zirveye tırmanan “canlı performans kuraklığı”, her ne kadar Borusan Müzik Evi’ni de sarstıysa da içinden geçmekte olduğumuz sezon bizi özlediğimiz isimlerle, seslerle nihayet buluşturdu, buluşturmaya devam ediyor.
Borusan Müzik Evi’nde olan bitene dair merak ettiklerimi, orayı zaten tanıyanlar ve birazdan tanımaya başlayacaklar için Borusan Sanat’ın müdürü Aydın Dorsay’a sordum.

Borusan Müzik Evi, Beyoğlu
1. Borusan Müzik Evi hayatımızı değiştiren pek çok unutulmaz konsere ev sahipliği yaptı. John Cage’in Prepared Piano yapıtlarını da dinledik; Türkiye’nin deneysel müzik camiasından pek çok ismin lansman konserine tanık olduk; elektronik müzik partilerinde dans da ettik, ağır başlı söyleşilere de katıldık; Kaija Saariaho’yu, Morton Subotnic’i dünya gözüyle burada gördük. Nasıl bir keşif radarı var Borusan Müzik Evi’nin? Bu çeşitliliği nasıl sağlıyorsunuz? Ekipçe yıllık takvimi oluştururken nelere dikkat ediyorsunuz?
Merhaba Yaren, öncelikle nazik sözlerin ve giriş için teşekkürler. Programlamayı yaparken sanat danışmanlarımız, sanatçılar, menajerler, proje ortaklarımız ve kişisel ilgi alanlarımdan çok yararlanıyoruz. Hem çevrim içi hem de fiziksel konserleri, diğer kurumların yıllık programlarını (yerli/yabancı) takip ediyoruz. 12. yılını dolduran Borusan Müzik Evi’nin programlama tarzına alıştıkça sanatçılar, menajerler buraya uygun projeleri sunmaya başladılar. Özellikle bizim için planlanmış projeleri, yeni işleri/projeleri denemek, bunun için sahne sağlamak bizim için önemli.
2. Borusan Müzik Evi var olduğundan bu yana İstiklal Caddesi birçok kez kabuk değiştirdi, badireler atlattı, uğrak kitlesinde ciddi değişimler oldu. Bütün bunlar mekânı nasıl etkiledi? Çevrede olup bitenler, örneğin etkinlik içeriklerine etki etti mi? İstiklal Caddesi değişirken dinleyici kitleniz de değişti mi?
2010 yılında kapılarımızı açtığımızdan bu yana, belirttiğin gibi Beyoğlu ve çevresinde büyük değişiklikler oldu. Üzücü her olayın etkilerini kültür sanat kurumları olarak hep derinden hissettik. Bütün bunlara rağmen İstiklal Caddesi’nde olan mekânımızın varlığına devam etmesini yönetim kurulumuzla beraber destekledik. İzleyici kitlemizin profili pek değişmedi — çağdaş, yeni, deneysel vb. türleri seven her kesimden insanı Borusan Müzik Evi’nde görebilirsiniz — lakin zaman zaman azalmalar oldu, bazı dönemler yerli-yabancı izleyici oranındaki değişmeleri deneyimledik. Ancak bu zorlu süreçlerde etkinlik içeriklerimizi olabildiğince çizgimizden ödün vermeden planlamaya devam ettik ve ediyoruz.
3. Pandemiden dolayı seyirciye kapalı etkinliklerle, çevrim içi yayınlanan konserlerle geçen iki yılın ardından 2021-2022 sezonuna dolu dolu bir konser programıyla girdi Borusan Müzik Evi. Özellikle deneysel, çağdaş, avantgarde işlere yer veren böylesine niş bir konser mekânı için ‘yeni normal’in yansımaları nasıl oldu? Pandemiden sonra Borusan Müzik Evi’nde neler değişti?
Kurum ve ekip olarak, klasik müzik dünyasından dolayı iki yıl öncesinden program ve planlarımızı oluşturuyorduk. Ancak pandemi süreciyle birlikte, programlamadaki anlık değişkenler nedeniyle bu süre ister istemez kısaldı, planlarımızı etkinliklerimizin gerçekleşeceği en yakın tarihlerde yapmaya başladık. Dolayısıyla daha hızlı hareket edebilmeyi ve değişikliklere hazır olmayı öğrendik. Borusan Sanat ve Borusan Müzik Evi olarak önce beden ve ruh sağlığı sonra sanat diyerek programlarımıza, planlarımıza devam ediyoruz. Üretilen projelerde pandeminin her türlü etkisini hâlâ görebiliyoruz.
4. Peki sırada neler var? Sadık dinleyicilerinizi koşa koşa BME’nin merdivenlerinden tırmandıracak birkaç haber paylaşır mısınız bizimle?
25 Mart’ta Ali Demirel & Kaan Bulak “Impromptu / Rockforms” konserini, 1 Nisan’da Apostolos Sideris’in yeni albümünün lansmanını, 2 Nisan’da Borusan Müzik Evi’nde ilk defa buluşacak ve doğaçlama müzik üzerine performans yapacak olan Jonah Parzen-Johnson & Berke Can Özcan ve 30 Nisan Uluslararası Caz Günü kutlamaları kapsamında yapacağımız Cabin Crew (Mehmet İkiz) konserlerini tavsiye ederim.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Borusan Müzik Evi'ni keşfe çıkıyor, Oscar öncesi tahminlerimizi karşılaştırıyor, "CODA mı The Power of the Dog mu?" diye soruyoruz.
25 Mar 2022

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Köklü rock grupları yıllardır büyük ölçüde aynı şarkı listeleri ve sahne düzenleriyle konser veriyor. Bir grubun geniş bir müzik kataloğuna sahip olması, dinleyiciye her konserde bu zenginliğin farklı bir bölümünü sunması için yeterli değil mi?

Bir düzeni reddetmekle onun yerine başka bir düzen kurmak arasındaki mesafe neden bu kadar büyük? Romain Gavras’ın 2022 yapımı "Athena"sı bu soruyu cevaplamaktan çok, bütün şiddetiyle önümüze koyuyor. Film, öfkenin nasıl kolektif bir enerjiye dönüşebildiğini, kalabalıkların kadraja her girişinde büyüyen bir hareket duygusu ve baş döndürücü bir kurgu temposuyla gösteriyor.

İstanbul ve Ankara ayakları sona eren, bu hafta sonu İzmir ve Mersin’de sürecek Filmekimi seçkisinde ölüm, yas, ahlaki ikilemler ve gerçek hayatlardan beslenen hikayeler öne çıktı.

Adalet, gerçeklik ve güvenlik sarsılırken yapay zeka yeni bir faili sahneye çıkarıyor. Netflix'in "Instadocs" serisi, kendi yarattığı sistemlerle yüzleşmek zorunda kalan insanlığın hikayesini anlatıyor.

Süleyman Doğru'nun dilimize kazandırdığı "Latin Amerika Patlaması - Boom Mektupları", kitabın editörlerinin imece usulü yazdığı "giriş" yazısı, yaklaşık 207 mektup ve mesaj, yazarların birbirleriyle yaptıkları söyleşiler, eserleri hakkında kaleme aldıkları deneme, eleştiri ve makalelerle bizi Latin Amerika ve İspanyolca edebiyatın dört çığır açan isminin dünyasına davet ediyor.



