Chezile: 'Beanie' benden daha ünlü

İnternetin melankolik fon müziği “Beanie”nin sesi Chezile, 13 Haziran’da Pozitif Vibrations kapsamında Bonus Parkorman’da sahne alacak. Sanatçı ile Zoom’da buluşuyoruz ve bir şarkı ile değişen hayatını konuşuyoruz.
Chezile: 'Beanie' benden daha ünlü

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Chezile, 2023 sonbaharında “Beanie” şarkısını yayımlandığında maddi ve manevi sıkıntıların içerisinde olduğu ağır bir dönemdeydi. Bir nevi evsizdi; moteller, Airbnb evleri ve arabasında kaldığı geceler yaşıyordu. Tüm bu sıkıntılara rağmen şarkılarını kaydetmeye devam ediyordu. Duygusal sözlere sahip “Beanie”yi de uzun prodüksiyon sürecinden geçmeden, yazıldığı duygularla hemen kayda alıp piyasaya sunmuştu. 

  • Parça, 2024’ün başlarında yavaş yavaş TikTok’ta duygusal videoların fon müziğine dönüştü, ardından trend listelerine girdi ve milyonlar tarafından dinlenen küresel bir hit oldu. Chezile ise neredeyse hiç tanınmayan bir sanatçıdan herkesin çalma listelerinde yer alan bir isme dönüştü.

Günümüz müzik endüstrisinde bir şarkının her yerde olması devasa bütçeli stratejik planlardan geçiyor. Chezile ise tamamen organik bir şekilde yükseldi, algoritma duvarlarını yıktı ve kısa sürede sosyal medyanın melankolik fon müziği oldu. O günden bugüne hayatı tamamen değişen Chezile ile Zoom’da buluşuyorum. San Diego’daki evinden bağlanan Chezile, henüz yeni uyanmış ama sorularımı cevaplamaya hazır.

Justin Bieber cover’ları yaparken sesimi keşfettim

Müzisyen bir aileden gelen Chezile, kendi sesini keşfetme sürecini şu sözlerle anlatıyor:

"Babam müzisyendi, onun babası da... Üstelik annem de çok iyi bir müzik zevkine sahipti, büyürken müzik her an etrafımdaydı. O atmosferin içinde olduğum için de doğrudan müziğin içine daldım. Bu da büyük bir tutkuya dönüştü ve ben de bir şeyler üretmeyi öğrenmeye başladım. Küçük yaşlarda gitar ve davul çalmaya başladım. Kendimi tamamen buna kaptırmıştım; müzik benim için bir nevi oyuncaklarla oynamak gibiydi. Aynı zamanda bir şeyleri keşfetmek için de önemli bir araçtı.

Önce cover’lar söylemeye başladım; genellikle eski rock şarkıları ve bazı country parçaları... Gitarda çalıp söylemeyi öğrendiğim ilk şarkılardan biri Kris Kristofferson’ın ‘For the Good Times’ıydı. Sonra bir de Justin Bieber dönemim var. Bir sürü Bieber cover’ı yapıyordum ve bir noktada, ‘Dur bir dakika, sesim aslında ona benziyor. Belki de bu işin üzerine daha çok gitmeliyim’ dedim. Ve üzerine koyarak çalışmaya devam ettim, bunu daha da derinleştirdim
."

Beanie’nin patlama anını hâlâ tam olarak idrak edemiyorum

Chezile “Arabada yaşarken bir anda dünya turnelerine çıkmaya başladın. Bu ilham verici hikayede senin için asıl kırılma anı neydi?” soruma şu yanıtı veriyor:

"Sanırım ‘Beanie’ adlı şarkımın patladığı an diyebilirim. Her şey çok hızlı ve tamamen organik bir şekilde gelişti. Şarkı bir anda her yerdeydi. O dönemi tam olarak idrak etmek benim için hâlâ zor çünkü dediğim gibi her şey göz açıp kapayıncaya kadar oldu. Çok tuhaf hatta şanssız diyebileceğim bir durumdan çıkıp, ekonomik ve hayat standartları açısından biraz daha sürdürülebilir bir noktaya evrilmem çok ama çok hızlı oldu."

Sanatçı, şarkının her yerde olmasına ilk başta şaşırdığını söylüyor ve ekliyor: 

"Bu çok da havalı da bir şey. Ailem ve arkadaşlarım sürekli bana bu videoları gönderiyor. Mesela büyükannem bana komik bir Instagram Reel’ı gönderip ‘Bak senin şarkın oğlum!’ diyor. Delice bir şey, bazen aklım almıyor. Dürüst olmak gerekirse zaman zaman biraz sinir bozucu bir hâl alabiliyor ama yine de çok minnettarım, bunu çok seviyorum. Sonuçta ben de bir sosyal medya tüketicisiyim. Ben de orada gezinirken karşıma çıkıyor. O şöyle bir noktaya geldi ki ‘Ah, yine bu şarkı’ ya da ‘Evet, bu şarkıyı biliyorum’ dediğim oluyor. (gülüyor) Ama kesinlikle harika bir his."

'Hüzünlüyken şarkı yazmayı daha çok seviyorum'

Peki, Chezile’in şarkısı onun suratından daha mı ünlü? 

"Muhtemelen öyledir. Evet, kim olduğumu bilmeyen ama şarkıyı ezbere bilen çok fazla insan var ve bu benim için hiç sorun değil. Gayet olası bir durum. Genellikle müzik kendi adına konuşur ve bence doğrusu da bu. Aslında bu durumun sanatçıya bir tür özgürlük alanı tanıdığını düşünüyorum."

Sanatçı "Beanie"nin başarısının zaman zaman şarkı yazma sürecinde baskı oluşturduğunu da belirtiyor:

"Bu konuda endişelendiğim oluyor. Ama o şarkıyı yaparkenki zihniyete hâlâ sahibim ve aynı yerde durmaya çalışıyorum. Günün sonunda sadece müzik yapmayı çok seviyorum. Eğer insanlar ‘Beanie’ ile kurdukları bağı bu yeni işlerle de kurarlarsa harika, bunu büyük bir mutlulukla kabul ederim. Eğer kuramazlarsa da bu beni müzik yapmaktan alıkoyamaz."

Chezile, genellikle en iyi işlerini melankolik zamanlarında çıkardığından bahsediyor:

"Mutluyken de yazdığım ve kulağa gayet cool gelen şarkılarım oldu ama hüzünlüyken yazmayı daha çok seviyorum çünkü böylesi çok daha kolay. Duygu sanki daha doğal akıyor. Son zamanlarda üretim konusunda biraz geri çekildim. Kendime sürekli üretmek zorundaymışım gibi baskı yapmamaya çalışıyorum. Çünkü müzik zorlayarak yapılabilecek bir şey değil. Eğer şarkıları zorla çıkarmaya çalışırsan, bu hissediliyor. O zaman da benim için yeterince dürüst ve anlamlı olmuyor. Bu yüzden kendime sağlıklı bir alan açtım ve de denge yaratmaya izin verdim. Elbette elimden geldiğince üretmeye devam ediyorum ama tempoyu biraz düşürdüm. Bu turne bittikten sonra tamamen eve kapanıp sadece yazmaya, yazmaya ve yazmaya odaklanmayı bekliyorum."

'Sahneye çıkmadan önce panik atak geçiriyorum'

Bundan kısa bir süre önce ABD’deki lokal restoranlar ve barlarda sahne alan Chezile, heyecanlı bir şekilde şu an konser verdiği büyük festivallerin öneminden bahsediyor:

"Cover yapmadığım ve sadece kendi şarkılarımı söylediğim ilk büyük sahnemde inanılmaz gergindim ama bir süre sonra o havaya girdim, odaklandım ve her şey bir anda anlam kazandı. Sahnede kendimin en gerçek, en saf hâline dönüştüğümü hissediyorum. Hayattaki diğer her şey siliniyor gibi. Sahneye çıkmadan önce her seferinde inanılmaz geriliyorum hatta bir anlığına panik atak geçirir gibi oluyorum. Ama sahneye çıkmama bir dakika kala birisi gelip ‘Dostum, hazırsın, hadi sahneye’ dediğinde o anın içine giriyorum. Sahneye adım attığım anda tüm o gerginlik uçup gidiyor; yerini tamamen adrenaline bırakıyor ve artık sadece o anı yaşıyorum."

Sanatçı yakın zamanda çıkan “Mr. Man”in ise ham bir sound’u olduğunu anlatıyor:

"Çok samimi, içe dönük ve biraz da alışılagelmişin dışında oldu. O büyük nakaratların defalarca tekrarlandığı, patlama anları olan standart şarkılardan değil. Berrak bir düşünce gibi. Dinleyicinin, sanki stüdyoda benimleymiş ya da ben o şarkıyı nerede yapıyorsam tam yanımdaymış gibi hissetmesini istedim."

'İstanbul’un altını üstüne getireceğiz çok eğlenceli olacak'

Peki, Chezile “Beanie” ile gelen şöhreti sevdi mi?

"Ben yine benim. Diğer tüm sanatçılardan ya da üretken insanlardan hiçbir farkım yok. Ben sadece müzik yapmayı seviyorum; eğer bu işten para kazanabiliyorsam bu benim için sadece harika bir bonus oluyor. Şöhreti anlayamıyorum ama bazen rüyada gibiyim. Dostum, her yeni güne uyanabildiğim için ve bugün seninle, tamamen kalbimden gelerek ürettiğim bir şey üzerine böyle bir söyleşi yapabildiğim için o kadar minnettarım ki... Müziğim sayesinde başka ülkelere gidebiliyorum."

Chezile, 13 Haziran’da ise Pozitif Vibrations kapsamında Bonus Parkorman’da sahne alacak. Sanatçı, İstanbul’da çalması için ilk teklif geldiğinde şaşırdığını itiraf ediyor:

"Yakında orada olacağım, kesinlikle bu çok şaşırtıcı. Dürüst olmak gerekirse, şehrin inanılmaz derecede güzel olduğu dışında çok fazla bir bilgim yok. O yüzden sadece orayı deneyimlemek ve şehri gezmek için sabırsızlanıyorum. Oranın altını üstüne getireceğiz, çok eğlenceli olacak."

Chezile için sırada ne var: 

“Sadece yaptığım işi yapmaya devam eden bir adam olmak istiyorum; daha çok seyahat etmek, belki bir gün bir aile kurmak da... Sadece rüzgarın beni nereye götüreceğini görmek istiyorum.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

YAZARLAR

Eda Solmaz

Müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Altın Portakal'ın ardından: Türkiye sineması nereye gidiyor?

24-31 Ekim tarihleri arasında düzenlenen 63. Antalya Altın Portakal Film Festivali, yarışma seçkisi ve Film Forum etrafındaki tartışmalarla Türkiye sinemasının bugününü, geleceğini ve festivalin prestij iddiasını sorgulamaya açtı.

Emre Eminoğlu

·

02 Kas 2026

Altın Portakal'ın ardından: Türkiye sineması nereye gidiyor?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Norm: The Tale of Norm Macdonald: Şakanın sonunu beklerken

"Norm: The Tale of Norm Macdonald" bazen tanıdık görüntülerin rahatlığına fazla güveniyor, bazı güç soruların üzerinde daha uzun durabilecekken yeni bir şakaya geçiyor. Yine de Norm’la vakit geçirme duygusunu yakalıyor.

Ömer Şentürk

·

02 Kas 2026

Norm: The Tale of Norm Macdonald: Şakanın sonunu beklerken
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sinopale’nin kurucuları, küratörleri ve sanatçılarıyla bienalin kentte yarattığı değişim üzerine

İlki 2006'da düzenlenen Sinopale, yirmi yılda Türkiye’nin en uzun soluklu bağımsız sanat oluşumlarından birine dönüştü. Bienalin kurucuları, küratörleri ve sanatçılarıyla 10. edisyon vesilesiyle biraraya gelerek Sinopale’nin kentle kurduğu ilişkiyi ve yerel bilginin çağdaş sanatla buluşma biçimlerini konuştuk.

Melike Bayık

·

02 Kas 2026

Sinopale’nin kurucuları, küratörleri ve sanatçılarıyla bienalin kentte yarattığı değişim üzerine
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Liz Harris’in solo projesi 'Grouper' üzerine: Müzikte gizem hâlâ mümkün mü?

Amerikalı sanatçı Liz Harris’in solo projesi "Grouper", 4 Kasım’da Fiba Salon İKSV sahnesinde. Sanatçı ile konser öncesi Zoom’da biraraya geldik; günümüz müziğini ve karanlıktan nasıl beslendiğini konuştuk.

Eda Solmaz

·

02 Kas 2026

Liz Harris’in solo projesi 'Grouper' üzerine: Müzikte gizem hâlâ mümkün mü?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Roger Crowley: 'Portekiz'in kurduğu imparatorluk, kendi yoksulluğunun ürünüydü'

Roger Crowley, "Deniz Canavarları" kitabında Portekiz’in küçük bir donanmayla Hint Okyanusu’nda nasıl kalıcı bir imparatorluk kurduğunu, deniz ticaretinin küresel güç ilişkilerini nasıl dönüştürdüğünü ve bu sürecin sömürgecilik tarihindeki yerini anlatıyor. Yazarla küreselleşmenin başlangıç dönemindeki ticaret, askerî güç ve şiddet arasındaki ilişki üzerine konuştuk.

Ömer Çeşit

·

29 Eki 2026

Roger Crowley: 'Portekiz'in kurduğu imparatorluk, kendi yoksulluğunun ürünüydü'