COP27’den COP28’e

COP 27’de neler olmuştu, neler konuşulmuştu, hangi kararlar alınmıştı?
COP27’den COP28’e

Ekim - BMW - Dünyahali
BMW i ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Prof. Dr. Levent Kurnaz & Burak Kuyan

Geçtiğimiz yıl Yuvam Dünya Derneği’nin “Hikaye Değişirse Her Şey Değişir” paneline katılan Galata Wind CEO’su Burak Kuyan ve Yuvam Dünya Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Levent Kurnaz, COP27’den COP28’e uzanan yolu ve bu yılın gündemini değerlendiriyor. 

COP 27'de öne çıkanlar nelerdi? 

Prof. Dr. Levent Kurnaz: Gelişmekte olan ülkeler uzun süredir iklim değişikliği nedeniyle oluşan kayıp ve zararlar için mali yardım talep ediyorlar. COP27'de zorla da olsa bir fon üzerinde anlaşmaya varılması önemli bir kilometre taşıdır. Ancak işin zor kısmında finansmanın nasıl sağlanacağı ve nereden geleceği konusunda bir anlaşma sağlanamadı. 2015 Paris Anlaşması sıcaklık artışını sanayi öncesi seviyelere kıyasla "2C'nin oldukça altında" tutmak ve artışı 1,5C'de tutma hedefini içeriyordu. Glasgow'daki COP26'da ülkeler 1,5C sınırına odaklanma konusunda anlaşmaya varmışlardı. Ancak sera gazı salımlarını azaltma taahhütleri 1,5C sınırını sağlayamayacak kadar zayıf olduğundan, her yıl bu taahhütleri güçlendirmek için çaba harcamak kabul edilmişti. Ne yazık ki COP27'de bazı ülkeler 1,5C hedefinden vazgeçmeye çalıştı, fakat bu konuda başarılı olamadılar. Gene de 1,5C hedefini kuvvetlendirecek bir karar da alınamadı. 

COP26'da kömür kullanımının kademeli olarak azaltılmasına yönelik bir taahhüt üzerinde anlaşmaya varılmıştı. COP27'de Hindistan'ın başını çektiği bazı ülkeler daha da ileri giderek tüm fosil yakıtların aşamalı olarak durdurulması taahhüdünü dahil etmek istediler. Ancak sonuç metnine bu konu yansımadı. Bu bağlamda kullanılan iki terimden, "phase-out" (kullanılmasının sona ermesi) ve "phase-down" (kullanılmasının kademeli olarak azaltılması), phase-down tercih edilmesi de iklim hedefleri açısından oldukça zayıf bir karardı. 

Giderek artan sayıda gelişmiş ve gelişmekte olan ülke, Dünya Bankası ve kamu tarafından finanse edilen diğer finans kurumlarında acil değişiklik çağrısında bulundu. Bu çağrının ana amacı bu kurumların, az gelişmiş ülkelerin sera gazı salımlarını azaltmalarına ve küresel krizin etkilerine uyum sağlamalarına yardımcı olmak için gereken finansmanı sağlayamadıklarını ortaya koymaktı. Alınan kararlarda Dünya Bankası ile diğer kalkınma bankalarının iklim finansmanına sağladıkları katkının yeniden düzenlenmesi de bulunuyordu.

Burak Kuyan: Geçtiğimiz yıl Mısır’ın Şarm El Şeyh kentinde düzenlenen ve iki hafta süren COP27 iklim zirvesinde, iklim krizine karşı savunmasız ülkelere maddi yardım yapılması konusunda anlaşma sağlanması en önemli gelişmelerden biri oldu. Söz konusu yardımın nasıl finanse edilebileceğine yönelik tartışmalar bu yıl düzenlenecek zirveye bırakılmış olsa da bu konuda uzun süre ayak direyen gelişmiş ve zengin ülkelerin iklim değişikliği kaynaklı sel ve kuraklık gibi olaylara yönelik bir fonun kurulması üzerinde anlaşmalarının simgesel ve siyasi anlamda önemli bir gelişme olduğunu düşünüyorum. Bu, özellikle sorumluluk almaya niyet etme ve kamuoyunda farkındalık yaratma anlamında ciddi bir adım olarak görülmeli.  

Öte yandan geçtiğimiz yılki zirvede fosil yakıtların kullanımının sınırlandırılması konusunda ilerleme sağlanamadı, sonuç bildirgesinde bu konuda herhangi bir taahhüdün yer almamış olması hayal kırıklığı yarattı. Görüşmeler sonrasında Emisyon Azaltımı Çalışma Programı’nın hayata geçmesine karar verilmiş olması ise oldukça önemli bir gelişme. COP27’nin hemen sonrasında çalışmaya başlaması planlanan program, 2030 yılına kadar devam edecek. 

COP27'den sonra öne çıkan konularda ne gibi değişimler gözlemlediniz?

Prof. Dr. Levent Kurnaz: COP27 sonrası yeryüzündeki iklim felaketleri artmaya devam etti. Özellikle 2023 yazından itibaren her bölgede sıcaklık rekorlarının kırılması, Libya'daki sel felaketi, Kanada, Havai ve Güney Avrupa'daki orman yangınları iklim krizini gündemde tuttu. Ancak konu COP27'deki kararların COP28 gündemine taşınmasına geldiğinde daha ciddi tıkanıklıklarla karşılaşıldı. Kayıp ve zararlar konusunu çalışır hale getirip COP28'de bir karar alınmasını sağlayacak olan komisyon henüz bu konuda gelişmiş ülkeler tarafından sağlanacak finansmanın zorunlu mu gönüllü mü olacağına bile karar vermiş değil. Eğer bu finansman zorunlu olursa, başta ABD olmak üzere gelişmiş ülkeler tarafından kabul görmez, gönüllü olursa da, Yeşil İklim Fonu'nda olduğu gibi içinde yeterli para birikmez. Ayrıca kayıp ve zararlar konusuna iklim krizinin sorumluluğu hususunun eklenmesi de gelişmekte olan ülkelerin özellikle istedikleri bir konu, ama gelişmiş ülkeler bu sorumluluğu almayı kesinlikle kabul etmeyeceklerdir. 

COP27'de her ne kadar Dünya Bankası'nın iklim finansmanına bakışının yeniden düzenlenmesi gerektiği konusunda bir anlaşmaya varılmış olsa da, bu bankanın en büyük hissedarı durumundaki ABD bu değişiklik bağlamında adım atmadığından bir ilerleme sağlanamadı. Üstelik söz konusu olan kayıp ve zarar finansmanının da yürütülmesi şimdilik kaydıyla Dünya Bankası'na verildiğinden bu sistemin hantallığı göze batmaya başladı. Her ne kadar gelişmiş ülkelerden iklim finansmanı için henüz senede 100 milyar dolar gelmiyor olsa da, bu para Dünya Bankası'na gelecek olsa, Dünya Bankası bu paranın yaklaşık 1,5 milyar dolarlık kısmını işletim maliyeti olarak tuttuğundan daha verimli bir finans sistemi kurulması gelişmekte olan ülkelerin önemli bir isteği.

Burak Kuyan: COP 27’den bugüne kadar geçen bir yıllık zamanda iklim krizinin dünyanın çeşitli bölgelerindeki etkilerini görmeye devam ettik. Mayıs 2023’te iklim camiasından isimler ve dünya çapında yaklaşık 40 bakan Berlin’de Petersberg İklim Diyaloğu için bir araya geldi. COP28’e giden yolun önemli bir parçası niteliğindeki bu toplantıda bakanlar ve diplomatlar, Dubai’de düzenlenecek büyük iklim konferansı için öncelikleri belirlediler. COP 28’in gündeminde fosil yakıtların önümüzdeki dönemde aşamalı olarak azaltılması ve yenilenebilir enerjide yeni hedeflerin belirlenmesi gibi çok önemli konular yer alıyor. Katılımcı ülkelerin yetkilinin bu fırsattan iyi yararlanmaları ve daha somut adımlar atmaları iklim krizinin çözüme ulaşabilmesi konusunda çok büyük rol oynayacak. 

COP28'den beklentiniz nedir?

Prof. Dr. Levent Kurnaz: Öncelikle COP28 tamamen yanlış bir yerde ve yanlış bir yönetim altında yapılıyor. İklim krizini önleme konusunda 2023 yılında atılması beklenen adımları belirleme ve tabiri caizse iteleme sorumluluğu büyük fosil yakıt üreticilerinden biri olan Birleşik Arap Emirlikleri'ne, başkanlık sorumluluğu ise ülkenin petrol şirketinin başına veriliyor. Bu nokta bile COP28'den bir şey beklemememiz konusunda yeterli bir husus bence. İkinci önemli konu olan kayıp ve zararlar hususunda da önemli bir karara varılacağını düşünmüyorum çünkü "iklim krizinden dolayı zarar görenlere yardım edelim" kararını vermek her zaman daha kolaydır, ama o kararın alınmasının COP27'de ne derece zorluklarla karşılaştığını çoğumuz biliyoruz. Şimdi "hadi o zaman herkes elini cebine atsın ve ödemeye başlayın" toplantısına geldi sıra. Bu toplantıdan ciddi ve bağlayıcı bir karar çıkacağını hiç sanmıyorum. COP28'de alınacak kararların önemli bir kısmı yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılacak yatırımın artırılması ve enerji verimliliğinin iyileştirilmesi alanında olacaktır. Bu iki konu da teknoloji ve finansman konuları olduğundan gelişmiş ülkeler bu konuları masada tutmakta ısrarcı olacaklardır.

Burak Kuyan: Aslında gelmemiz gereken nokta, küresel ısınmayı 1.5°C ile sınırlamak için tüm fosil yakıtların adil bir şekilde ve aşamalı olarak kaldırılmasını sağlayacak etkili kararlar alınması ve 2030 ve sonrası için yılda 1.5 Teravat (TW) yenilenebilir enerji kurulum hedefinin ortaya konması. Ancak iklim kriziyle mücadelede yapılması gerekenlerle ilgili olarak dünya ülkelerinin henüz ortak bir noktada buluşamamış olması bu yönde net kararlar çıkmasını zorlaştırıyor. Mısır’daki son iklim konferansında 80’den fazla ülke tüm fosil yakıtların aşamalı olarak kaldırılmasını talep etmiş ancak kabul görmemişti. Yine de 80’den fazla ülkenin desteği, önümüzdeki dönemde bunu başarmak için güçlü bir temel oluşturuyor. COP28’de yapılması planlanan ilk Küresel Stok Değerlendirmesi (Global Stocktake) Paris Anlaşması’nda belirlenen hedeflere ne kadar yakın olduğumuzun kolektif bir şekilde değerlendirilmesine imkan verecek. Ve maalesef bu hedeften ne kadar uzak olduğumuzu göreceğiz. Bu değerlendirme konunun aciliyeti, ne kadar hızlı davranılması gerektiği açısından bizlere bir kez daha ciddi bir uyarı olacak.  

COP’un iklim krizi konusunda somut adımlar atılmasını sağlamak kadar önemli bir başka misyonunu da konuyu üst düzeyde sürekli gündemde tutarak karar vericiler, bürokratlar, sivil toplum kuruluşları bilim dünyasının yanında toplumların çeşitli kesimlerinde de bir farkındalık yaratılmasına katkı sağlaması. Dünyanın pek çok ülkesinden toplantılara katılan bakanlar, yetkililer ve uzmanların bir araya geleceği COP28 de bu anlamda önemli bir işlev üstlenecek.   

COP28 panelinde nelere değinmeyi planlıyorsunuz?

Burak Kuyan: Panelde öncelikle, yenilenebilir enerjinin toplumsal boyutta bir farkındalık seviyesine ulaşmasının önemine değineceğim. Tüm dünyada toplumsal farkındalığın yeterince yaygınlaşmamış olması, iklim krizi ile mücadelede karar vericiler üzerinde yeterince baskı yaratılamaması sorunun çözümünde etkin kararlar alınmasını geciktiriyor. İkinci olarak da Galata Wind olarak dünyada ve Türkiye’deki gelişmeleri değerlendirerek iklim kriziyle mücadelede başarılı olmak için yapılması gerekenler, hükümetlere ve özel sektöre düşen görevler konusundaki düşüncelerimizi dile getireceğim. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

119: COP27'den COP28'e

COP27'den COP28'e yolculuk, ısınan dünyada sınırları tekrar düşünmek, sakinlik için beden tarama meditasyonu, MoniBostan, EK BİÇ YE İÇ

24 Kas 2023

BMW i ile birlikte
Markus Spiske

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili

01 Tem 2026

Fısıldayan ağaçlar
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı