COP27'ye Katılıyoruz

Bu seneki toplantı Mısır’da düzenleniyor.
COP27'ye Katılıyoruz

Ekim - BMW - Dünyahali
BMW i ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

1992’de Birleşmiş Milletler’e üye ülkelerin önde gelen politikacıları, Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde toplanarak gelişmenin ve çevrenin geleceği konuları hakkında önemli kararlar aldılar. Bu toplantıdan akılda kalan en önemli karar ise, İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’dir. Bu sözleşme ile iklim krizinin çok önemli bir sorun olduğu ve birlikte çalışarak çözülmesi gerektiği tüm devletlerce kabul edilmişti. Ayrıca bu konuda ortaya konan ilerlemenin değerlendirilmesi için her yılın sonunda bir taraflar konferansı (Conference of Parties - COP) düzenlenmesi de kararlaştırıldı.

Taraflar konferansların ilki 1995’te düzenlendi ve pandemi koşulları hariç aksaksız her sene devlet delegeleri ve sivil toplum her sene bir araya gelerek bu sorun hakkında durum değerlendirmesi yaptılar. Sonuçta “iklim krizi problemine çözümler üretildi ve herkes mutlu ve mesut yaşadı” demek ancak masallarda oluyor. Gerçek hayatta “bu toplantılardaki yoğun çabalar sonucunda konu hakkında ilerleme kaydedildi, ama henüz gerçek çözümden uzağız” demek bir başarı sayılabilir. Ama bu konuda yapılanları anlatmaya çalışsak kullanacağımız tabir “bir arpa boyu yol ancak kaydedilmiştir” olmalı. Şimdiye kadar yapılan 26 taraflar konferansı ve imzalanan iki önemli anlaşma atmosferdeki sera gazı salımlarının azaltılması yolunda hiçbir fayda sağlamadı. Hatta insanlığın atmosfere saldığı sera gazı miktarı hala hızlanarak artıyor diyebiliriz.

“O zaman bu insanlar her sene neden boşu boşuna toplanıyorlar?” diye soracak olursanız, verecek cevabımız, ne yazık ki, yok. Orada toplanan bir çok insan görüş alışverişinde bulunuyor ve sonra bir dahaki seneye görüşmek üzere ayrılıyor. Bu iklim görüşmelerinin yapısı ve alışkanlığı haline gelmiş durumda. Devletlerin ne düzeyde katılım sağladıkları iklim konusuna ne derece önem verdiklerinin de bir göstergesi olarak kabul ediliyor ve çoğu devlet iklim krizini giderme yolunda küçük de olsa önemli adımlar atmaktansa geniş heyetlerle bu toplantılara katılmayı tercih ediyorlar.

İklim krizinin küresel bir sorun olduğunu vurgulamak açısından bu toplantılar her sene değişik bir kıtada ve ülkede yapılıyor. Bu seneki toplantı ise bize oldukça bir yerde, Mısır’da düzenleniyor. Şimdiye kadarki toplantıları oldukça yakından takip etmeme rağmen katılmak istemedim. Bu sene ise Yuvam Dünya ile birlikte gidiyorum. İlk başta bir tane şartım vardı, “deniz veya kara yolu ile gideceğiz” diye. Yalnız deniz yolu için her şeyi hazırlamamıza rağmen “yolculuk 21 gün sürüyor” denilince cesaret eden pek kimse olmadı, sonunda biz de mecburen uçakla gitmeye razı olduk.

Diğer 26 iklim konferansının bize öğrettiği, bu konferans bağlamında da fazla beklentilerimizin olmaması gerektiğidir. Benim görüşüm, özellikle de fosil yakıt üreticilerinin ve tüketicilerinin son bir yıl içerisindeki hareket tarzları bir göstergeyse, iklim krizine çözüm arayışları konusunda ümidimizin fazla kalmadığı yönünde. Bu nedenle, özellikle ülkemizin de içinde bulunduğu iklim krizinden kötü etkilenme olasılığı yüksek gelişmekte olan olan ülkelerin, kendilerini korumaya en fazla önemi vermeleri gerekiyor. Ancak bu yönde sağlanacak maddi kaynak genellikle gelişmiş ülkelerin banka ve kuruluşlarından geldiğinden, bu kuruluşları uyuma daha fazla kaynak ayırmaya ikna etmek gerekiyor. Dolayısıyla bu tür, tüm tarafları bir araya getiren toplantılar kaynakların artık uyuma önceliklendirilmesinin sağlanabilmesi açısından faydalı olacaktır. Her ne kadar EBRD gibi büyük bankalar verdikleri kredilerde hem iklime zarar vermemeyi, hem de iklimden zarar görmemeyi koşul olarak beyan etmeye başlamış olsalar da, koşulların iklimden görülecek zararı da azaltma şekline evrilmesi uluslararası toplumdan en başta gelen beklenti olacaktır. Artık kalkınma değil elimizdekileri koruma çağındayız ve buna göre yaşamaya başlamamız hayırlı olacaktır.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

85: En Uzun Ağaç! 🌳

COP27 Yolcuları, Kurmaca Dünyada İklim Krizi, No Dig Günü

14 Eki 2022

BMW i ile birlikte
Angelim Vermelho Ağacı

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili

01 Tem 2026

Fısıldayan ağaçlar
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı