‘Bir defaya mahsus’ deprem vergisi, girişimciler için ne anlama geliyor?


Oracle Exadata Cloud at Customer Aktek Bilişim ’le Türkiye’de Oracle ExaC@C Türkiye'de ilk defa, Aktek güvencesiyle hizmetinizde 2007 yılından bu yana bilişim sektöründe müşterilerine etkin hizmetler sağlayan Aktek Bilişim , kurumlara Exadata Cloud at Customer 'ı Hosting Servis Sağlayıcı olarak sunmak için Oracle ile ortaklık kuruyor. Nedir? Aktek Bilişim’in Oracle Exadata Cloud at Customer üzerinde sunduğu kiralama seçenekleriyle kurumlar artık sistemlerini güçlü bir X9M makinesinde, çok daha hızlı, güvenli ve etkin bir kullanımla çalıştırma fırsatına sahip oluyor. Neler var? Dünyanın en hızlı ve en uygun maliyetli OLTP veritabanı makinesi kabul edilen X9M , %87 daha hızlı analitik tarama çıktısı, paralel analitik için %33 daha fazla CPU çekirdeği ve analitik için %80 daha hızlı RoCE ağ çıktısı özellikleriyle dikkat çekiyor. Neden önemli? Oracle Exadata Cloud at Customer servisi kurumlara yüksek başlangıç maliyetleri ve entegrasyon sorunları olmadan; kullanım başına ödeme modeli, veri egemenliği, kullanım kolaylığı, hızlı erişilebilirlik ve güçlü güvenlik fırsatlarından faydalanarak bir X9M makinesinin gücüne sahip olma imkânı sağlıyor. Dahası: 15 Mayıs’a kadar sürecek kampanya kapsamında ilk beş müşterisine özel dolar kurunu 12’ye sabitleyen Aktek Bilişim, aynı zamanda en verimli migrasyon için ücretsiz analiz sunuyor. Aktek Bilişim ’in sunduğu Oracle Exadata Cloud at Customer servisiyle ilgili ayrıntılı bilgiye ulaşmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
8 Mart 2023 tarihinde, TBMM Genel Kurulunda, Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 12 maddeden oluşan birinci bölümü kabul edildi. Kamuya olan borçların yapılandırılmasını da içeren kanun teklifine, Kahramanmaraş merkezli depremlerin oluşturduğu etkilerin giderilmesine ve depremzedelerin acil ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik maddeler eklendi. Buna göre, depremin yarattığı yıkımı onarmak amacıyla kurumlar vergisi mükelleflerine verilen vergi teşviklerine bir kereye mahsus olmak üzere %10’luk kesinti yapılacağı; ayrıca, kurumlar vergisi istisnaları ve yurtdışından elde edilen vergi yükü en az %15 olan kazançlar üzerinden %5 oranında tek seferlik ek vergi alınacağı bildirildi.
Ek vergi alınacak istisna alanlarının; iştirak kazançları istisnası, yatırım fon ve ortaklıklarının portföy işletmeciliği kazanç istisnası, emisyon primi istisnası, taşınmaz ve iştirak hissesi satış kazancı istisnası, yurt dışından elde edilen ve bazı şartları taşıyan kazanç istisnaları, serbest bölge ve teknoloji geliştirme bölgesi kazanç istisnası olacağı açıklandı.
Depremden etkilenen 11 il ile Sivas'ın Gürün ilçesindeki kurumlar vergisi mükellefleri kapsam dışında tutulacak. Söz konusu vergi; ilk taksiti kurumlar vergisi ödeme süresi içinde, ikincisi ise bu süreyi takip eden dördüncü ayda olmak üzere iki taksitte ödenecek. Ek olarak teklifle matrah ve vergi artırımı da düzenleneceği, SGK alacaklarının yapılandırılacağı, kayıt dışı faaliyetlerin kayıtlara intikal edilmesinin sağlanacağı belirtildi.
Sektörden ilk değerlendirmeler
Türk Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Orhan Turan, açıklanan yeni vergilere ilişkin yaptığı açıklamada, 1 milyon adeti aşan Kurumlar Vergisi mükelleflerinden geçici vergi alınması yerine 22 bin civarındaki kurumlar vergisi teşviki almış mükelleften kesinti yapılmasının adaletsiz olduğunu vurguladı. TÜSİAD Başkanı, EYT düzenlemesinin getirdiği yükü karşılamaya çalışırken bir de 2022 kazançlarındaki istisna ve indirimlerinin üzerinden ek vergi yükü ile karşı karşıya kalındığını ekledi.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, ek vergi maddesine ilişkin “Depremin ağır yükü için akla gelen ilk kaynağın, geriye dönük ve de özellikle nitelik arttırıcı yatırım fikir ve projelerin desteklenmesi amacıyla söz verilmiş, taahhüt edilmiş yatırım teşviklerinin gelmesi üzüntü vericidir. Bu tür geçmiş taahhütlere dönük uygulamalar, sadece bugün değil gelecekte de farklı projeleri hayata geçirme planları yapan nitelikli yatırımcıların yatırım iştahını olumsuz etkileyecektir” açıklamasında bulundu. İSO Başkanı, yeni düzenlemenin EYT ödemeleri ile birlikte kaynak oluşturmakta zorlanan şirketlere öngörülemeyen yeni zorluklar getireceğini de ekledi.
Peki ya, girişimciler?
Piyasa yorumlarına göre, vergi öngörülen istisnalar arasında bulunan emisyon primi istisnası yeni nesil girişimleri ciddi anlamda sıkıntıya sokacak. Emisyon primi; anonim şirketlerin kuruluş veya sermaye artırımlarında çıkardığı payların, hisse değerlerinin üzerinde bir bedelle ihracı durumunda ortaya çıkan farkı ifade ediyor.
Ek maddeyle birlikteyse 2022’de yatırım alan girişimlerin tamamı bu vergiyi ödeyecek gibi bir durum ortaya çıkıyor; çünkü hisselerin erimemesi için gelen yatırımların çok büyük kısmını emisyon primine koymak deyim yerindeyse bir gelenek.
2022’de yatırım alan girişimlerin emisyon primine koydukları tutarın %10'nunun vergi olarak kesilecek olması girişimcileri zora sokarken, özellikle yabancı yatırımcıların önümüzdeki dönemde Türkiye'ye yatırımlarını da etkileyebilecek bir durum olarak yorumlanıyor.
Finansal Teknoloji programı sunucusu Gazeteci Sefer Yüksel, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor:
“Birçok ülke girişim hub’ı haline gelmek için bir sürü teşvik veriyor, ‘gel fikrini burada geliştir’ diyor. Unicornlar, decacornlar (milyar ya da on milyar dolar değerlemenin üzerine ulaşan girişimler) ortaya çıkıyor ve dünya ekonomisi yeni nesil girişimleri destekleyecek şekilde evriliyor. Böyle bir ortamda henüz kâr bile edememiş, elde ettiği sermayeyi büyümeye kullanan girişimcilerin %10’una el koyarak girişimlere büyük zarar veriliyor. Bir anlamda yabancı yatırımcıya da olumsuz bir mesaj veriliyor. Girişimlerimizi yurt dışına kaçırmayalım endişesi yaşadığımız şu günlerde böyle bir adım hem girişimcilik ekosistemi hem de Türkiye ekonomisi için iyi bir gelişme olmadı.”
Yüksel, kurumlar vergisinde bir defaya mahsus yapılacak küçük oransal artışlarla elde edilebilecek bedelin girişim sermayelerinden alınmasının girişimcilerin "topuğuna sıkmak" olduğunu belirtiyor.
Girişimciler, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) çıkaracağı bir tebliğ ile bu karardan dönmesini bekliyor; bunun yapılmasının gerekliliği de her geçen gün vurgulanıyor. Aksi takdirde yatırımların ciddi anlamda olumsuz etkilenmesi gündemde.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Neden son bir haftadır herkes OpenAI'ın yeni dil modeli GPT-4'ü konuşuyor?
23 Mar 2023

YAZARLAR

İdil Ertürk
İş Dünyası & Finans Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir sohbet robotunun hayatımızı kolaylaştırması, onu geliştiren şirketlerin gelecek planlarına onay verdiğimiz anlamına mı geliyor? Yapay zeka, insanın yerini almak için mi, yoksa insanın kapasitesini genişletmek için mi geliştiriliyor? Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu’nun son dönemdeki açıklamaları bu sorulara odaklanıyor.

Televizyonda sunucuların “50 milyon bizi izliyor” dediği günlerden herkesin kendisi için üretilmiş başka bir içerik akışında yaşadığı "yankı odaları" dünyasına geldik. Sosyal medya ortak metni parçaladı, üretken yapay zeka ise kişiselleştirmeyi başka bir aşamaya taşıdı. Peki bu ortamda kitle iletişimi tamamen öldü mü? Belki de buradaki asıl krizi erişimin azalması değil, ortak gerçekliği kuran sistemlerin giderek daha az hesap verebilir hâle gelmesi olarak okumalıyız.

Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.




