‘Bir defaya mahsus’ deprem vergisi, girişimciler için ne anlama geliyor?


Oracle Exadata Cloud at Customer Aktek Bilişim ’le Türkiye’de
Oracle ExaC@C Türkiye'de ilk defa, Aktek güvencesiyle hizmetinizde 2007 yılından bu yana bilişim sektöründe müşterilerine etkin hizmetler sağlayan Aktek Bilişim , kurumlara Exadata Cloud at Customer 'ı Hosting Servis Sağlayıcı olarak…
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
8 Mart 2023 tarihinde, TBMM Genel Kurulunda, Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 12 maddeden oluşan birinci bölümü kabul edildi. Kamuya olan borçların yapılandırılmasını da içeren kanun teklifine, Kahramanmaraş merkezli depremlerin oluşturduğu etkilerin giderilmesine ve depremzedelerin acil ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik maddeler eklendi. Buna göre, depremin yarattığı yıkımı onarmak amacıyla kurumlar vergisi mükelleflerine verilen vergi teşviklerine bir kereye mahsus olmak üzere %10’luk kesinti yapılacağı; ayrıca, kurumlar vergisi istisnaları ve yurtdışından elde edilen vergi yükü en az %15 olan kazançlar üzerinden %5 oranında tek seferlik ek vergi alınacağı bildirildi.
Ek vergi alınacak istisna alanlarının; iştirak kazançları istisnası, yatırım fon ve ortaklıklarının portföy işletmeciliği kazanç istisnası, emisyon primi istisnası, taşınmaz ve iştirak hissesi satış kazancı istisnası, yurt dışından elde edilen ve bazı şartları taşıyan kazanç istisnaları, serbest bölge ve teknoloji geliştirme bölgesi kazanç istisnası olacağı açıklandı.
Depremden etkilenen 11 il ile Sivas'ın Gürün ilçesindeki kurumlar vergisi mükellefleri kapsam dışında tutulacak. Söz konusu vergi; ilk taksiti kurumlar vergisi ödeme süresi içinde, ikincisi ise bu süreyi takip eden dördüncü ayda olmak üzere iki taksitte ödenecek. Ek olarak teklifle matrah ve vergi artırımı da düzenleneceği, SGK alacaklarının yapılandırılacağı, kayıt dışı faaliyetlerin kayıtlara intikal edilmesinin sağlanacağı belirtildi.
Sektörden ilk değerlendirmeler
Türk Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Orhan Turan, açıklanan yeni vergilere ilişkin yaptığı açıklamada, 1 milyon adeti aşan Kurumlar Vergisi mükelleflerinden geçici vergi alınması yerine 22 bin civarındaki kurumlar vergisi teşviki almış mükelleften kesinti yapılmasının adaletsiz olduğunu vurguladı. TÜSİAD Başkanı, EYT düzenlemesinin getirdiği yükü karşılamaya çalışırken bir de 2022 kazançlarındaki istisna ve indirimlerinin üzerinden ek vergi yükü ile karşı karşıya kalındığını ekledi.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, ek vergi maddesine ilişkin “Depremin ağır yükü için akla gelen ilk kaynağın, geriye dönük ve de özellikle nitelik arttırıcı yatırım fikir ve projelerin desteklenmesi amacıyla söz verilmiş, taahhüt edilmiş yatırım teşviklerinin gelmesi üzüntü vericidir. Bu tür geçmiş taahhütlere dönük uygulamalar, sadece bugün değil gelecekte de farklı projeleri hayata geçirme planları yapan nitelikli yatırımcıların yatırım iştahını olumsuz etkileyecektir” açıklamasında bulundu. İSO Başkanı, yeni düzenlemenin EYT ödemeleri ile birlikte kaynak oluşturmakta zorlanan şirketlere öngörülemeyen yeni zorluklar getireceğini de ekledi.
Peki ya, girişimciler?
Piyasa yorumlarına göre, vergi öngörülen istisnalar arasında bulunan emisyon primi istisnası yeni nesil girişimleri ciddi anlamda sıkıntıya sokacak. Emisyon primi; anonim şirketlerin kuruluş veya sermaye artırımlarında çıkardığı payların, hisse değerlerinin üzerinde bir bedelle ihracı durumunda ortaya çıkan farkı ifade ediyor.
Ek maddeyle birlikteyse 2022’de yatırım alan girişimlerin tamamı bu vergiyi ödeyecek gibi bir durum ortaya çıkıyor; çünkü hisselerin erimemesi için gelen yatırımların çok büyük kısmını emisyon primine koymak deyim yerindeyse bir gelenek.
2022’de yatırım alan girişimlerin emisyon primine koydukları tutarın %10'nunun vergi olarak kesilecek olması girişimcileri zora sokarken, özellikle yabancı yatırımcıların önümüzdeki dönemde Türkiye'ye yatırımlarını da etkileyebilecek bir durum olarak yorumlanıyor.
Finansal Teknoloji programı sunucusu Gazeteci Sefer Yüksel, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor:
“Birçok ülke girişim hub’ı haline gelmek için bir sürü teşvik veriyor, ‘gel fikrini burada geliştir’ diyor. Unicornlar, decacornlar (milyar ya da on milyar dolar değerlemenin üzerine ulaşan girişimler) ortaya çıkıyor ve dünya ekonomisi yeni nesil girişimleri destekleyecek şekilde evriliyor. Böyle bir ortamda henüz kâr bile edememiş, elde ettiği sermayeyi büyümeye kullanan girişimcilerin %10’una el koyarak girişimlere büyük zarar veriliyor. Bir anlamda yabancı yatırımcıya da olumsuz bir mesaj veriliyor. Girişimlerimizi yurt dışına kaçırmayalım endişesi yaşadığımız şu günlerde böyle bir adım hem girişimcilik ekosistemi hem de Türkiye ekonomisi için iyi bir gelişme olmadı.”
Yüksel, kurumlar vergisinde bir defaya mahsus yapılacak küçük oransal artışlarla elde edilebilecek bedelin girişim sermayelerinden alınmasının girişimcilerin "topuğuna sıkmak" olduğunu belirtiyor.
Girişimciler, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) çıkaracağı bir tebliğ ile bu karardan dönmesini bekliyor; bunun yapılmasının gerekliliği de her geçen gün vurgulanıyor. Aksi takdirde yatırımların ciddi anlamda olumsuz etkilenmesi gündemde.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Neden son bir haftadır herkes OpenAI'ın yeni dil modeli GPT-4'ü konuşuyor?
23 Mar 2023

YAZARLAR

İdil Ertürk
İş Dünyası & Finans Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bugüne dek bir yazılım ürününe “başarılı” denebilmesi için ürünün mümkün olduğunca çok sayıda insana ulaşması gerekiyordu. Fakat yapay zeka, yalnızca bir kişinin, bir ailenin ya da bir arkadaş grubunun kullanacağı uygulamalar geliştirmeyi de artık anlamlı hâle getirdi. Bu sayede kodlama da yalnızca ticari bir süreç olmaktan çıkıp kişisel bir yaratıcılık aracına dönüşmeye başladı.

Bu yıl sonbahar sezonu, teknoloji arenasındaki dev isimleri konu alan bir dizi yapımın gösterime girişine sahne oluyor. Bir zamanlar Hollywood'un komedi unsuru olarak gördüğü bu liderler, bugün neredeyse bir korku filminin başrolüne yerleşiyor. Fakat bu kez korku, teknolojinin uzak bir gelecekte yaratabileceği sorunlara ilişkin kurgusal senaryolardan ziyade, bugün sahip olduğu güçten ve bu gücün yarattığı sonuçlardan besleniyor.

Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?




