
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Sabah uyandın, günlük besin dozunu alırken duşta dinlemeyi sevdiğin şarkıları sıraladın, saçlarını kurutup giyindin ve metroda ne dinleyeceğine karar vermeye çalışarak iş yerine doğru yola koyuldun. Belki elin lise yıllarından beri hep bir nostalji hissiyle döndüğün albümlere gidecek belki de seni heyecanlandıracak yeni sesler arayacaksın. Peki seveceğinden emin olduğun, sana özel hazırlanmış ve sadece senin duyabileceğin bir müzik dinlemek ister misin? Life In Surround (LIS) sana daha önce hiç yaşamadığın bir müzik deneyimi sunuyor.

Life In Surround (LIS)
İllüstrasyon: Gülşah Pelin Arı
En son teknolojiyle üretilmiş LIS yazılımı, tüm vücut implantlarıyla senkronize olabiliyor. 24 saat boyunca kan değerlerini, kalp atışlarını, duygu durumunu, uyuyup uyanma saatlerini, menstrual döngünü analiz eden LIS, elde ettiği verileri hava durumu, nem, konum, trafik yoğunluğu gibi dışarıdan aldığı verilerle birleştiriyor; içine streaming servislerinden edindiği dinleme alışkanlıklarınla sahip olduğun albümleri de ekliyor ve ortaya sadece sana özel bir soundtrack çıkarıyor. Yapay zekâ tarafından senin için bestelenen bu müzikler, yaşadığın her anın eşsizliğine ayak uyduruyor.
Artık koşularında müzik kendiliğinden adımlarına uyum sağlayacak; stres seviyen yükseldiğinde seni rahatlatacak sesler yanında olacak; yağmurlu bir günde yürürken melodiler rotanı takip edecek. Dahası, istersen bu deneyimi ek paketlerle en yakınındakilerle paylaşabileceksin. Sevgilinle baş başa geçirdiğin bir akşam, ikiniz için tasarlanmış müziklerle çok daha özel ve akılda kalıcı hâle gelecek. Arkadaşlarınla kutlamalarınız, her zamankinden daha eğlenceli geçecek. LIS’i kullandıkça yapay zekâ sana daha uygun müzikler besteleyecek. Duyduğun her şarkı sana yazılmış bir hit!
“Life In Surround ile geçirdiğim bir ayda hayatımın nasıl değiştiğine inanamadım! Artık her andan çok daha fazla keyif alıyorum.” — Ali F.
“LIS ile tanıştıktan sonra bir dakika bile sıkılmadım. Her gün dinleyeceğim yeni müzikleri heyecanla bekliyorum ve hiç hayal kırıklığına uğramıyorum.” — Ezgi K.
“Arkadaşlarımla LIS senkronizasyonunu kullanarak sadece bize ait bir müzik türü oluşturduk. Kendime ait bir ses bulduğum için mutlu hissediyorum.” — Ebru C.
Sen de 30 günlük tanışma paketiyle Life In Surround ayrıcalıklarından yararlan, hayatını sana özel müziklerle güncelle! LIS yazılımı deneme sürümünü hemen indirmek için ekrana dokunman yeterli.
Life In Surround, senin hayatın, senin müziğin!
Editörün notu: Tamamen hayal ürünüdür ya da değildir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Gelecekten bildiriyoruz: Life In Surround (LIS) ile yepyeni bir müzik deneyimi, 11 Ekim 2046'da yazılan bir günlük ve Newsletter Soundtrack.
06 Tem 2021

YAZARLAR

Artemis Günebakanlı
Duende müzik yazarı

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.




