Djokovic dosyası: Sporcunun rolü, spor medyasına etkisi

Djokovic dosyası: Sporcunun rolü, spor medyasına etkisi

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

1. Avustralya Açık'a katılımı sürecinde yaşananlar ve aşı konusunda kendisine atfettiği rol, Djokovic'in tenis tarihindeki yerini nasıl dönüştürüyor sizce? Djokovic bu kadar riskli bir şeyi tercih etmiş olabilir mi?


Eda Güney: Djokovic'in aşı olup olmama karar kendisini ilgilendiren bir olay. Ancak konu kuralların net ve herkese aynı şekilde uygulandığı bir ortamda, turnuva yönetimiyle arkadan dolanarak kendi tercihini empoze etmek ve halk sağlığını tehdit edecek şekilde bir uygulamaya dönüştüğünde bunun hiçbir kişi/kurum/sporcuya olumlu etkisi olacağını düşünmüyorum.

Gökalp Taşkesen: İkinci soru daha kolay. Evet, Djokovic böyle bir risk almayı tercih etmiş olabilir. Hem rekor kırmak istiyor hem de aşı olmayı bu denli reddediyor. Vücuduna ne kadar dokundurmak istemediğini zorla olduğu dirsek ameliyatında görmüştük. Pandeminin başından beri aşıyla alakalı verdiği demeçler de bu tutumunu destekledi. Kendi vücuduna dair verdiği kararlar onu ilgilendirir; fakat iş başka insanlara geldiğinde değişiyor. Haziran 2020’de ‘bizde pandemi bitti’ havasıyla düzenlenen Adria Tur ve daha yeni mahkemeye açıkladığı ‘pozitif olduğunu bilerek yüz yüze röportaj verme’ durumu onun imajını ciddi şekilde lekeliyor.

İrem Dinçel: Aşı konusundaki fikrinin çok da olumlu olmadığını biliyoruz, bu tutumu çoğu tenissever tarafından eleştiriliyordu fakat Avustralya Açık sürecinde skandal boyutuna ulaşan olaylarla durum ne yazık ki başka bir seviyeye evrildi. Bu olayda elbette tek hatalı Djokovic değil. Gerek organizasyon yetkililerinin gerekse Avustralya yerel ve federal hükümetlerinin süreci yönetmekteki kararsız ve yetersiz tutumları da durumu iyice içinden çıkılmaz bir hale getirdi, olan Nole'nin imajına oldu ve sportif anlamdaki başarıları sayesinde kazandığı saygı da büyük ölçüde yara aldı. Nole'nin, Avustralya'ya gelirken aldığı muafiyet sayesinde herhangi bir risk aldığını düşündüğünü sanmıyorum, olayın bu boyuta gelmesi bence ona da kötü bir sürpriz olmuş olmalı. 

Emre Yazıcıol: Djokovic aslında aşı karşıtlığı gibi bir rolü kabullenmedi. Uzun süre bu konuda sessiz kaldı ve hâlâ da açıklama yapmaktan özenle kaçınıyor. Zira bu durumun kendi PR’ı açısından menfi yansımaları olacağını biliyordu. Ancak gelinen noktada ister istemez böyle bir pozisyon ortaya çıktı. Salt aşı karşıtlığından ziyade, aksi mevzuatlara rağmen aşısız olarak Avustralya Açık oynamak için kuralları esnetmeye çalışması ve global bir hastalık esnasında özenli ve sorumlu davranmaktan uzak, bencilce bir tavır sergiler görüntüde olması kuşkusuz ki kişisel mirasına darbe indirmiş durumda. Aşı olmayı reddedip bunun olası sonuçlarını kabullenebilirdi. Öyle bir senaryoda bu işten bu kadar zarar görmeyeceği açıktı.

Anıl Araslı: Djokovic, Federer ve Nadal ile beraber tarihi’nin en iyi erkek oyuncusu kim tartışmasında en büyük aday. Federer’in yaşı ve Nadal’ın fiziki sıkıntılarından dolayı, istatiksel olarak en başarılı erkek tenisçi olmasına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Şu anda ama malesef ilave olarak aşı karşıtlığı ve bilerek halk sağlığını tehlikeye atan biri olarak ön plana çıktı. Eski antrenörü ve efsane tenisçi Boris Becker de bu durumun Djokovic’in tarihin en iyisi olma konusunda çok büyük bir engel olacağını belirtti. Djokovic, başarı hırsı ve inatçılığı ile bugüne kadarki başarılarını elde etti, dolayısıyla bu tutum aslında şaşırtıcı değil. 


2. Sponsorların ve reklam verenlerin değerinin giderek artıyor olması, sporun kurallarının önüne geçmesine sebep oluyor mu?


Eda Güney: Sponsorlar, medya ve tenisin önemli kurumları iç içe geçmiş ilişkiler ve karşılıklı anlaşmaların olduğu bir yapıda çalışıyor. Sporcunun kim olduğuna bağlı olarak yaşanılan bir duruma verilecek tepkilerin dozunun ayarlandığı, bakış açılarının esnetildigi ya da tam tersi durumların yaşandığını söylemek yersiz olmaz.

Gökalp Taşkesen: Bütün bu fiyaskonun temelinde tabii ki para yatıyor. Şöyle düşünün: Federal hükümet, Tennis Australia’ya son 6 ay COVID geçirmenin aşısızlar için yeterli muafiyet sebebi olmadığını söylüyor; onlarsa bunu saklıyorlar ve oyunculara hükümetten teyit almadan bilgilendirme yapıyorlar. Bütün amaç Djokovic’i ülkeye sokabilmek ve turnuvanın reytingi için ellerinden gelen her şeyi yapmak. Bunu yapan da ‘birinci önceliğimiz Avustralya halkının sağlığı’ diyen turnuva direktörü Craig Tiley! Bize biraz daha ‘Peng Shuai’nin güvenliğinden emin olmadığımız sürece Çin’deki turnuvaları iptal ediyoruz’ diyebilen WTA liderlerinden lazım. 

İrem Dinçel: Bu olaydan önce de turnuvaların ve sporcuların üzerinde ciddi bir sponsor baskısı olduğunun farkındaydık ama bence bu son olay bu durumun gerçekliğini iyice ortaya koydu. Turnuva izlenilirliğini kaybetmemek adına toplum sağlığının bile ikinci plana atılabildiğini ve turnuva kuralların hatta ülke kanunların bile esnetildiğine şahit olduk.

Anıl Araslı: Avustralya aşı konusunda en katı ülkelerden ve aşısız yabancıları ülkeye kabul edilmiyor. Burada yaşanan dramın ana kaynağı bu kurala rağmen, para uğruna, maddi getirisi yüksek bir oyuncuyu hukukun arkasından dolanarak turnuvaya dahil etmeye çalışmak. Tenis Avustralya pandemi dolayısıyla zarar etti ve dolayısıyla Craig Tiley bu sene turnuvada sağlayabileceği maksimum gelir için yüksek baskı hissediyor. Bundan dolayı, hem ülke hassasiyetleri hem de etik değerler oldukça geri planında kaldı. Bu karar mekanizması tenisin imajı adına olumsuz bir gösterge oldu. 

Kaynak: ABC News


3. Çoğunluk tarafından tenisin 1 numarası kabul edilen bir sporcunun dünya gündeminde bu şekilde yer alması spor medyası için nasıl bir anlam taşıyor?


Eda Güney: Bir sporcu kendi kişiliği ve tercihlerinden bağımsız bir şekilde kariyere sahip olmuyor. Bunlar bir bütün. Djokovic kendi inandığı ve benim algılamama göre turnuva yönetimiyle de anlaşarak istediği bir sonucu almak motivasyonuyla hareket etti. Burada tek tek sporcular üzerinden gitmek değil ama sistemi koruyacak kurum ve kişilerin görev ve sorumluluklarını ciddiyetle yapmalarının önemi daha da ortaya çıktı.

Gökalp Taşkesen: Bunu şimdiden kestirmek sanırım zor. 10 gündür bu hikayeyle yatıp kalkıyoruz; bütün dünya bir tenisçiyi konuşuyor. Hiç tenis muhabbeti etmediğimiz (büyük ihtimalle bu sporu hiç takip etmeyen) insanlar bu konuyu soruyor bize. Ama ne yazık ki çok tatsız bir olay yüzünden. Şu var tabii; bu süreçte bir sürü göçmen sorunu, hukuki terim öğrenmiş olduk ve kriz anında sosyal medya kullanımı deneyimi yaşadık (heyecan anında retweet ederken birkaç defa düşünmek iyi oluyor!) 

İrem Dinçel: Djokovic sportif başarı anlamında tüm tenisseverlerin hatta tenisle çok da ilgilenmeyen kişilerin bile saygısını kazanmış bir sporcu. Bu da büyük bir kitle tarafından takip edilmesi ve konuşulması anlamına geliyor. Son olaylar nedeniyle ortaya çıkan, pandemiyi ve toplum sağlığını hiçe sayan davranışları, bunlara getir(eme)diği açıklamalar hatta kimilerinde yarattığı sahte belge ile muafiyet alma şüphesi ile büyüyen bu skandal yalnızca kişisel imajına değil, kendisinin de çok sevdiği ve emek verdiği tenis sporuna da oldukça zarar verdi ne yazık ki.  

Emre Yazıcıol: Teniste daha evvel buna benzer bir şey olmadı. Spor medyası ve daha dar çerçevede tenis medyası size genellikle böyle durumlarda “ Artık saha içine odaklansak” derler. Bu koca bir yalandır. Bu profildeki bir büyük yıldızın içinde olduğu böylesi bir kriz, hem tenise hem de tenis haberciliği üzerinden hayatını idame ettirenlere ciddi bir reklam oldu. Bu sayede, belki daha önce tenisle hiç ilgilenmemiş insanlar dahi gelişmeleri takip etme ihtiyacı hissettiler ve hissetmeye de devam ediyorlar. Djokovic konusu Avustralya Açık için bir noktada öyle veya böyle son bulacak ancak burada bitmeyecek. Sezon içerisinde neler olacağı, Djokovic’in aşı olup olmayacağı, diğer turnuvalarda nasıl bir uygulama yapılacağı da merak konusu oldu. Kısacası, bence medya halinden ziyadesiyle memnun.

Anıl Araslı: Spor medyası belki de spor konuşmadan spor haberi yapmaya uzun süredir bu kadar mecbur kalmamıştı. Konunun ana noktaları hukuk, sağlık ve etik olduğu için, Avustralya göçmen hukuku gibi, daha önce muhtemelen hiçbir bilgi sahibi olmadığı bir alanda bilgi edinmek durumunda kalındı. Hem farklı uzmanlık alanlarındaki insanlarla konuları irdeleyip en kaliteli ve anlaşılır tahminleri yapmak, hem de şeffalığı sınırlı bu konuda kamuoyu düşüncesini yönlendirmek için oldukça detaylı araştırma yapmak gerekiyordu. Dava sürecine şu ana kadar bir etkisi olmasa da, Djokovic’in pozitif bir test sonucu muafiyet aldığını ve pozitif olduğu dönemde katıldığı etkinlikleri ortaya çıkarmak, spor medyasının bu olaydaki etkisini oldukça arttırdı. 


4. Djokovic'in olmadığı bir senaryoda 2022 Avustralya Açık için tahminleriniz neler?


Eda Güney: Alex Zverev'in Grand Slamlerde final ve şampiyonluk alabileceği bir olgunluğa geldiğini düşünüyorum hem mental hem oyun anlamında. O yüzden ben bu turnuvada son GS şampiyonu Daniil Medvedev ile birlikte Alex Zverev 'i şampiyonluk için aday görüyorum.

Gökalp Taşkesen: Medvedev net favori konumuna gelir. Geçen sene finalde Djokovic’e kaybetmişti, bu sene o yarım kalan işi tamamlamak isteyecektir.

İrem Dinçel: Djokovic katılmadığı takdirde gözler Avustralya Açık'a kupa alarak gelen Nadal'a çevrilecek. Gerek geçen seneki sakatlığı sonrası durumunun hala belirsizliğini koruması gerekse de çektiği zor kura nedeniyle bu turnuvada kendisine pek şans vermiyorum ama umarım beni yanıltır. Bu turnuvada da en büyük favori formuyla göz dolduran ve geçen sezonu slam şampiyonluğuyla kapatan Medvedev olur. Zverev'de önemli maçlarda verdiği sınavlar ve sürekli yükselen formu ile en önemli şampiyonluk adaylarımdan biri. 

Emre Yazıcıol: Djokovic’in AO’da oynaması ve oynanaması arasında gece-gündüz kadar fark var, bu kesin. Bu turnuvayı 9 kez kazanmış, dünyanın en iyi tenis oyuncusundan bahsediyoruz. Şu anda GOAT’luk bahsindeki iki rakibi Nadal ve Federer ile 20 ile Grand Slam sayılarında eşitler. Bu ortamda Djokovic, zaten kendisinin de hiç saklamadığı şekilde kupa sayısını arttırma ve tarihin tartışmasız en iyisi statüsünü elde etme konusunda çok hırslı. Zaten bu koşullarda AO’da oynamak için bu kadar uğraşması da elbette bunun delili. Bu kadar yıprandıktan sonra oynama izni alırsa başarılı olabilir mi, bu ayrı bir tartışma. Ancak kazanmak için limitlerini zorlayacağı kesin ve bu da diğer tüm oyuncular için yeterince korkutucu. Oynamaması durumunda Medvedev, Zverev başta olmak üzere herkesin iştahı kabaracak. AO’ya tam hazır gelmeyen Nadal dahi bir anda hayal kurmaya başlayacaktır. 

Anıl Araslı: Sert zeminde Djokovic’in yokluğunda bütün oyuncular daha motive oynayacaktır. Avustralya Açığı dokuz kez kazanan Nole oynamayınca kupayı kazanma inancı oldukça artacaktır. Form durumu ve oyun stili açısından en kuvvetli iki aday Daniil Medvedev ve Alexander Zverev. Onlara ek olarak Eylül’deki sakatlığından kupayla dönen Rafael Nadal da çok büyük şansa sahip. Henüz yeni dirsek ameliyatı olan Stefanos Tsitsipas’ın fiziksel durumu ufak bir soru işareti olsa da, yarı finale kadar çıkma şansı yüksek. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

Djokovic Dosyası: Sadece bir spor meselesi mi?

Novak Djokovic krizinde, sporcunun rolü ve spor medyasının bakış açısı. Konuklar: Gökalp Taşkesen, Emre Yazıcıol, İrem Dinçel, Eda Güney, Anıl Araslı.

15 Oca 2022

Sputnik News

YAZARLAR

Burcu Biçer

Editor @ Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek

Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Ömer Şentürk

·

28 Tem 2026

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek
Punto Punto

HİKAYE

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?
Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?