Doğanın Düzenini Örnek Alabiliriz

Karantina Günlükleri
Doğanın Düzenini Örnek Alabiliriz

Ekim - BMW - Dünyahali
BMW i ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Prof. Dr. Mine Durusu Tanrıöver

Merhaba dünyalı! Bugün biraz hayattan ve zihnimizden, gerçeklerimizden ve düşlerimizden bahsedeceğiz. Sizlere bu satırları pandeminin başından beri kaçtığım, ama en sonunda beni de yakalayan Covid-19 karantinasından yazıyorum. Modern bilimin en büyük başarılarından olan aşılar sayesinde enfeksiyonun komplikasyonlarından korunmuş bir şekilde evimdeyim ve güvendeyim. Hastalık berbat, ama durmak şahane! Ne çok ihtiyacım varmış! Tam da sonbahar ekinoksuna denk gelen bu karantinayı, durup kendime dönerek hayatıma ektiğim tohumları hasat edecek bir inzivaya dönüştürmeye niyet ettim. Bu kendimle kalma halini Piraye’nin ‘Seyir’ kitabı ile taçlandırdım. Onun kelimeleri ile: ‘insan tasarımım ve Can’ımın’, ‘bilincim’ ile bir olma ve ortak hareket etmesinin önünde türlü çeşitli oyunlar oynayıp tuzaklar kuran ‘zihnimi’ dışardan izlemek için, bir pencere açtım kendime. 

İnsanı tehlikelerden ve acıdan uzak tutmak için programlanmış olan ve yaşamın erken yıllarından başlayarak her türlü deneyimi etiketleyerek kaydeden zihnimiz, yıllar içinde biriktirdikleri ile çeşitli kurgular oluşturup, bizi belki hiç olmamış ve çoğu zaman da hiç olmayacak bir takım senaryolar içinde savurup duruyor. Bu düşüncesel kurgulara kendimizi kaptırıp gidersek de vay halimize: endişe, pişmanlık, takılı kalma, üzüntü, sinirlilik ve benzeri olumsuz haller bizi bizden alıyor. O anlarda yapılabilecek en basit hareket o düşünce dalgasını fark edip çok da yüz vermeden güvenli bir şekilde geçip gitmesine izin vermek. Bunu yapabilmek için bizi bu ‘yüksek temas gerilimine’ karşı koruyacak bir sistem kurmamız gerekiyor, ben buna mecazi anlamda da ‘topraklama’ diyorum. Nasıl ki bir cihazda bir elektrik kaçağı olursa dokunduğumuzda bedenimizden değil topraklama hattından geçsin diye kurulmuş olan bir sistem vardır, zihnimizin ürettiği yüksek gerilimden korunmak için de bir içsel güvenlik mekanizması geliştirmemiz gerekiyor. Elbette ki bu anlamda hayatımız ve düşünce yapımıza ekleyeceğimiz bir çok uygulama olabilir ama fırsat bulduğumda ben bu topraklamayı gerçekten toprakla uğraşarak yapmaya çalışıyorum. 

Toprakla uğraşmanın, modern yaşamın dayattığı tüm sorumluluklar ve o sırada zihnimin benim için kurgulayıp çekmekte olduğu tüm gerilim ve korku filmleri arasında bir terapi görevi gördüğünü ancak birkaç yıl önce fark ettim. Terasımda kurduğum küçük bahçe, düşünce akışımı değiştirerek beni ‘gerçeğime’ geri getirecek topraklama deneyimi için harika bir imkan sunuyor. Toprağın, çiçeklerin, aromatik bitkilerin mis gibi kokusu beni nefesime ve o ana kilitliyor. Kuşların cıvıltıları, arıların vızıltıları sürekli olarak bir derin dinleme meditasyonu gibi o seslere odaklanmamı sağlıyor. Karşımdaki renk paleti zaten görsel bir şölen, renkleri, desenleri, dokuyu daha da net görebilmek için gözlerimi bitkilere, böceklere, topraktaki mikrokozmosa odaklamaya çalışıyorum. Toprağın o nemli ve yumuşak yapısının elimi serinletmesi, bir yaprağın gözle görülmeyen tüylerinin parmaklarımı gıdıklaması, bir çiçeğin kadifemsi dokunması içime işliyor. Üstüne bir de yetiştirdiğim rokadan, naneden, domatesten, frambuazdan oracıkta yaptığım hasatın tadı damağımda patlayınca alın size mükemmel bir beş duyu deneyimi. Yaşamın içinde toprak sayesinde aslında ‘bilinçsizce’ yaptığımız bir ‘bilinçli farkındalık’ çalışması. Geçmişte kaybolmadan, geleceği kurgulamadan sadece o anda toprak ana ve onun bize bahşettiklerine odaklanarak yaşanan bir gerçek deneyim. 

Etrafımdaki bir çok insanın düşlediği hikayelerde deniz, ağaç, ırmak, minik bir köy evi, kendi gıdasını yetiştirmek var ya da dünyayı görmek, yeni bir hobi edinmek, insanlara rehberlik etmek. Ama kimsenin düşünde egzos dumanı içinde, korna sesleri arasında işe gitmek, günışıksız ofislerde saatlerce oturmak, her gün bir önceki günden daha azı için bir sonraki gün daha fazla gayret göstermek ve bir modern kölelik düzeni içinde tükenmek yok. Bizi ve dünyamızı yiyip bitiren bu düzeni belki hemen şu anda değiştiremeyiz, ama bu düzenin dışında bir başka düzenin mümkün olabileceğini bizi hayata bağlayan her derin nefeste hissedebiliriz. Doğanın düzenini örnek alabiliriz ve her daim, aynı bir anne gibi, sevgiyle ve karşılıksız olarak bize çeşit çeşit besin, iyilik ve var oluş halleri sunan toprağı kendimize rehber edinebiliriz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

84: Hayallerimiz Neler? 🍂

Cennetsi, İklim & Enerji, Doğanın Düzenini Örnek Almak

07 Eki 2022

BMW i ile birlikte
Cennetsi, İdil İlkin

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili

01 Tem 2026

Fısıldayan ağaçlar
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı