Düşen borsada kısa ve uzun vadeli yatırım stratejileri

BIST-100 endeksi 18 Temmuz’da gördüğü 11.252 puanlık zirve seviyesinin ardından uzun sayılabilecek bir düzeltme süreciyle düşüş trendine girmiş oldu. Hatta öyle ki dün akşamki 8.860 kapanış seviyesi itibariyle TL bazlı zirvesinden %20.42 düşen endeks çoktan ayı piyasasına girdi bile. Peki yönsüz ve baskılı bir borsada yatırımcı nasıl bir strateji izlemeli?
Düşen borsada kısa ve uzun vadeli yatırım stratejileri

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

BIST-100 endeksi 18 Temmuz’da gördüğü 11.252 puanlık zirve seviyesinin ardından uzun sayılabilecek bir düzeltme süreciyle düşüş trendine girmiş oldu. Hatta öyle ki dün akşamki 8.860 kapanış seviyesi itibariyle TL bazlı zirvesinden %20.42 düşen endeks çoktan ayı piyasasına girdi bile.

Tam da bu noktada cevabı aranan  soru borsanın neden bu kadar güçlü düştüğü. Aslında bu düşüşün tek bir nedeni yok. Birkaç nedenin bir araya gelmesinin endeksi baskıladığı söylenebilir. 

Borsadaki düşüşün ilk ve en önemli nedeni yeni para girişinin olmaması kaynaklı olarak likiditeki azalış. Bu bağlamda yabancıların son aylarda net satış tarafında yer alması da düşüşün en önemli nedenleri arasında yer alıyor. 

Buradaki kritik soru yabancının borsaya neden gelmediği. Bana kalırsa yabancının hisse tarafına ilgisinin olmamasının en önemli nedeni yavaşlayan ekonomik büyüme ile birlikte kötü gelen bilançolar. Örneğin 2. çeyrek bilançolarında şirketlerin %83’ünün beklenti altı kâr açıkladığına şahit olduk. Üstelik dün başlayan 3. çeyrek bilançolarının da 2. çeyrek bilançolarından bile kötü gelmesi beklentisi hakim. Hâliyle ekonominin yavaşlaması sonucu azalan kârlılıklar nedeniyle, yabancı yatırımcılar hisse tarafına gelmektense dolar bazında ayda %4 civarı getiri sağlayan tahvil tarafına yönelmeyi daha çok tercih ediyor.

Yabancı ilgisinin az olmasının bir diğer nedeni de, dezenflasyon sürecinin nasıl ilerleyeceğinin yanı sıra Merkez Bankası'nın faiz patikasının nasıl şekilleneceğini de görmek istemeleri. "Vaktinden erken bir faiz indirimi gelecek mi"den tutun da , "Enflasyondaki düşüş sekteye uğrayacak mı"ya kadar birtakım başlıklar yabancıların ana gündem maddeleri. 

Tam da bu noktada yabancı siyasi iradenin ikinci samimiyet testini geçip geçemeyeceğini takip edecek. Yabancılara göre her ne kadar ortodoks politikalardan tamamen geri dönülmeyecek olsa da, ekonomik büyümedeki yavaşlama ve işsizlikteki artış çok daha belirgin hale geldiğinde, politikaların hakkıyla uygulanması noktasında, çıkar gruplarının ekonomi yönetimine sirayet edip edemeyeceğini anlamaya çalışacak. Yabancıyı rahatsız eden bir diğer başlık da erken seçim tartışmaları. Yabancı yatırımcıların yakın vadede çeşitli toplantılarda erken seçim ihtimali olup olmadığını anlama gayretinde olduğuna dair kulis bilgilerine de bu ara çok sık rastlıyoruz.

Yabancının satışta olduğu bir süreçte içeride nakdi ve gücü olan yerli yatırımcı da, düşen ve volatilitesi yüksek bir borsada pozisyon almaktansa, yabancı gelip güçlü trend oluşana kadar ayda yaklaşık %4 civarı getiri elde edebildiği mevduatta veya para piyasası fonunda beklemeyi tercih ediyor. 

Haliyle yüksek faizler birçok kanaldan borsayı baskılamaya devam ediyor, işte bu nedenle borsa bir türlü toparlayamıyor. Özellikle de artan kredi maliyetleri ve ek teminat baskısı ile kredili pozisyonlardan çıkışta düşüşte etken unsurlardan biri. Bir de gelen satışlara küçük yatırımcının belirli destekler altındaki panik satışları da eklenince baskı daha da artıyor. Likiditenin az olduğu bir piyasada sadece bir-iki kurumun yaptığı algoritmik işlemler de işin tuzu biberi oluyor elbette.

Tabii borsadaki kötü gidişte jeopolitik risklerin etkisini de unutmamak gerek. Son günlerde İsrail-İran arasındaki gerginlik ve İsrail’in İran’ın balistik füzelerle yaptığı misillemeye bir yanıt verip vermeyeceği en önemli baskı nedenlerinden biri. Yine son dönemlerde olduğu gibi, biz Ortadoğu’daki tansiyondan dünyanın geri kalanından daha fazla etkilenen borsa konumundayız.

Kanımca borsadaki baskının bir diğer önemli nedeni de faiz indirim beklentilerinin önümüzdeki yıla ertelenmiş olması. Eylül ayı TÜFE rakamının beklenti üstü gelmesiyle Kasım’da beklenen hakim faiz indiriminin 2025 yılının ilk çeyreğine kayması ile borsadaki erken faiz indirimi umutları hızlıca sönümlendi. Şu aralar yeni bir hikayeye ve katalizöre ihtiyaç duyan borsada yakın vadede en büyük güç hiç kuşkusuz faiz indirimlerinden gelecek. Bu nedenlerdir ki endeksteki bu baskılı testere piyasasının bir süre daha devamını bekliyorum.

Peki yönsüz ve baskılı bir borsada yatırımcı nasıl bir strateji izlemeli? Bu yazıyı kaleme aldığım  Salı günü BIST-100 endeksi Dubai Varlık Fonu’nun Yapı Kredi Bankası’nı alacağına dair haberle gelen tepki ile 8.860 seviyesinden kapadı. Endekste tepkilerin güç kazanabilmesi ve güçlü satış baskısının bir nebze olsun azalabilmesi için 9.200 direncinin hacimli bir şekilde yukarı yönlü kırılması gerekiyor. 9.200 seviyesi üstünde tutunduğumuzdan emin olmadan kısa pozisyon açmanın çok riskli olduğunu düşünüyorum. Hatta riski daha da azaltmak adına 200 günlük hareketli ortalama olan 9.400 seviyesi geçildikten sonra kısa vadeli pozisyon almanın daha az riskli olabileceğini düşünüyorum. Kısa vadeli pozisyon açarken stop loss seviyelerine aşırı titizlikle uyulması gerekir. Ayrıca yukarıda 10.200 ve riski daha da azaltma adına 10.400 seviyeleri geçilmeden de kredili ve kaldıraçlı pozisyonlardan uzak durulması doğru bir karar olabilir.

Düşüş trendindeki endeks için en makul stratejinin ise orta ve uzun vadeli perspektifte belirli seviyelerden kademeli alım yaparak biriktirme yapma olduğunu düşünüyorum. Elbette baskı altında olan borsada dip tam olarak neresi bunu belirlemek güç olsa da, endekste son dönemde gördüğümüz bu düşük seviyelerden toplama yapma riskini değer yatırımcılarının alabileceğini düşünüyorum. Bu arada dip noktasında yakın vadede 8.700 desteğinin çalışıp çalışmayacağı oldukça kritik. Bu seviye altındaki kapanışlar aşağıda 8.200 ve 7.900 seviyesine doğru düşüşlerin önünü açabilir. Bu nedenle yatırımcıların özellikle 8.700 desteğine çok dikkat etmeleri gerekir. Bu dönem orta ve uzun vadeli perspektifte sadece kademeli olarak toplama ve biriktirme değil aynı zamanda hisse değiştirme yani rotasyon dönemi olarak da değerlendirilebileceğini düşünüyorum.

Tabii burada bir diğer önemli soru da orta ve uzun vadeli perspektifte hangi sektörlerde alım yapmak daha rasyonel olur? Açıkçası henüz yabancı ilgisi güçlü olmasa da, yabancının ilgisinin arttığı dönemlerde her zaman olduğu gibi banka ve holdinglerde pozisyon almasını beklerim. 

Bu nedenle bankacılık ve holding tarafı takibe alınabilir. Radara alınabilecek bir diğer sektörün de sınai taraf olduğunu düşünüyorum. Özellikle iyi bilanço açıklamış ve bilanço beklentisi iyi olan, çarpanlar açısından uygun ve hikayesi olan özellikle de geri kalmış sınai hisseleri de bu dönemde gözden geçirilebilir. Bir diğer radarda olabilecek sektör ya da sektörler de faiz indiriminden fayda sağlamasını umduğumuz gayrimenkul yatırım ortaklıkları, çimento ve taş toprak endeksine dahil olan bilanço ve çarpanlar açısından uygun olan hisseler de takibe alınmalı. Ayrıca daha kısa vadeli perspektifte ekonomik büyüme baskı altında olmaya devam edeceğinden, büyümedeki yavaşlamadan daha az etkilenmesini beklediğimiz sağlık, savunma sanayi, temel tüketim malları vb. sektörlerde yer alan ve iyi bilanço beklentisine sahip, çarpanlar açısından uygun hisseler de bu dönemde yakından incelenmeli.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

💳 Kart vergisi başka bahara

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler savunma sanayi destekleme fonuna ilişkin görüşmelerin ertelendiğini açıklarken, dokuz aylık toplam bütçe açığı 1 trilyon TL'yi aştı.

16 Eki 2024

AA

YAZARLAR

Doç. Dr. Filiz Eryılmaz

ALB Yatırım Başekonomisti. Bursa Uludağ Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Görevlisi.

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE

HİKAYE

Haftalık takvim: Kritik TCMB kararı

Bu hafta takvim yurt içinde kalabalıklaşırken, yurt dışında bir miktar sakinliyor. Yurt içi piyasalarda TCMB kararı ve Moody’s Türkiye değerlendirmesi ön plana çıkarken, yurt dışında gözler ECB kararında olacak.

20 Tem 2026

Haftalık takvim: Kritik TCMB kararı
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Ufukta faiz indirimi görünmüyor

Piyasalardaki iştah ve enerji, yoğun sermaye harcaması, bol sermaye ve rekabetçi büyüme arzusuyla öne çıkan Reagan dönemi 1980'ler, 1998-99 ve 2004-06 yıllarını andırıyor.

Eren Kuru

·

16 Tem 2026

Ufukta faiz indirimi görünmüyor
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Fed'de Warsh çizgisi: Merkez bankalarında yeni iletişim standardı

Ortaya çıkan tablo, daha az konuşan ancak şeffaflıktan ödün vermeyen, iletişimini daha sade metinlerle kuran, piyasaya daha az yönlendirme yapan fakat hedefleri konusunda daha kararlı ve kurumsal açıdan daha disiplinli bir merkez bankası modeline işaret ediyor.

Eralp Ersoy

·

16 Tem 2026

Fed'de Warsh çizgisi: Merkez bankalarında yeni iletişim standardı
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Sanayisizleşme uyarısı: Hazır giyim sektörü 2050 için yeni yol haritası sundu

Türkiye'nin en büyük dış ticaret fazlası veren sanayi kollarından tekstil ve hazır giyim sektörü, 2025 yılını 26,2 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Doğrudan 845 bin, dolaylı etkileriyle birlikte yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlayan sektör, 2022'de ulaştığı zirveden bu yana tarihinin en sert daralmalarından birini yaşıyor. Konuyla ilgili sunum yapan TGSD yönetimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sunulan üç aşamalı strateji haritasının ayrıntılarını paylaştı.

Emircan Yaman

·

14 Tem 2026

Sanayisizleşme uyarısı: Hazır giyim sektörü 2050 için yeni yol haritası sundu
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Haftalık takvim: Gözler Fitch ve ABD TÜFE'de

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda veri akışı güçlü. Yurt içinde Fitch değerlendirmesi ve cari denge, yurt dışında ise ABD TÜFE ön planda olacak.

13 Tem 2026

Haftalık takvim: Gözler Fitch ve ABD TÜFE'de