İnsan kaynakları: ‘Emekle, yürü, koş’


eLogo'dan Finansal İnovasyonun Geleceği: Gömülü Finans raporu
Gelişen teknoloji ve düzenlemeler sayesinde finansal hizmetlere en uygun yerde ve zamanda kolayca ulaşmanın önü açıldı. Geleneksel bankacılık kanallarının dışında hizmet sunan bankalar, fintek şirketleri, teknoloji firmaları ve çevrimiçi…
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Şirketlerde her departman gibi insan kaynakları (İK) departmanında da derin bir dönüşüm yaşanıyor. Bu dönüşüm, çalışanların değişen beklentileri ve yapay zeka gibi hızlı değişen teknolojik gelişmeler tarafından yönlendiriliyor. Forbes'un makalesine göre bu faktörler, 2024 yılı itibarıyla şirketlerin çalışma ve işgücüyle bağlantı kurma biçimlerini yeniden tanımlayacak.
Beklenen trendlerden ilki, yapay zekayı iş dünyasına entegre etmek. Eğer 2023 yapay zekanın yılı olmadıysa 2024 kesinlikle olacak. Yeni araçların mevcut operasyonlara entegre edilmesi heyecan verici olsa da hiç hesapta olmayan zorluklara yol açması da muhtemel. Stratejik bir planlama olmaksızın yeni teknolojileri uygulamakta acele eden şirketler, sonuçları öngöremedikleri için henüz başlangıç aşamasında heveslerini yitirme riskiyle karşı karşıya.
- Bu sebeple: "Emekle, yürü, koş" yaklaşımıyla yapay zekayı iş süreçlerini geliştirmek, karar alma süreçlerini iyileştirmek ve inovasyonu teşvik etmek için bir araç olarak görmek gerek. Başarılı bir entegrasyon için güçlü bir değişim planı kritik önem taşıyor. Yapay zeka kullanımı için sağlam hedefler belirleyerek ve küçük adımlarla başlayarak ilerlemek en sağlıklı opsiyon.
İkinci nokta, güncel global trendin aksine daha uzun süreli çalışan döngüleri oluşturmak. 2024 yılında, çalışanların görev sürelerini uzatmasını da kapsayan işgücü dinamiklerinde önemli değişiklikler bekleniyor. Bu, 2023 ile artan piyasa istikrarsızlığına, yükselen işsizlik oranlarına ve azalan istihdama da bir yanıt olabilir.
Yöneticilerin göz önünde bulundurması gereken bir diğer faktör kuşaklararası işgücü çeşitliliği. Mesleki gelişim arzusuyla hareket eden genç profesyoneller, kariyer hedefleriyle uyumlu kişiselleştirilmiş eğitim programları talep ediyor. Çalışan davranışındaki değişiklikler, liderlerin "çalışanları elde tutma" bakış açısından "destekleme ve besleme"ye kaymasını gerektiriyor. Önemli olan, özellikle kurumsal bilgiye sahip çalışanlar için eğitim yoluyla çalışan becerilerini geliştirmek.
Üçüncü sırada yapay zeka ile çalışan bağlılığını artırma geliyor. Çalışanların katılımı, işyerinde yapay zekayı uygulama konusunda hayati önem taşıyor. Katma değer yalnızca yeni teknolojileri uygulamak değil, ekibin bu teknolojiyi benimsemesi ve bu teknolojinin rollerine katacağı değeri anlamasından geçiyor.
- Bu nedenle: Çalışanlar yapay zekanın kullanımı, faydaları ve etkileri konusunda bilgilendirilmeli. Yöneticiler ayrıca bu teknolojinin çalışanların yeteneklerini ikame edecek değil, onları artıracak bir araç olma rolünü öne çıkarmalı. Bir UKG araştırması, üst düzey yöneticilerinin %78'inin şirketlerinde yapay zeka kullandığını bildirdiğini, ancak çalışanların yalnızca %42'sinin böyle düşündüğünü ortaya koydu. Bu durum, çalışanların teknolojinin günlük işlevlerine nasıl sorunsuz bir şekilde entegre olduğunu ve onları nasıl desteklediğini anlamaları gerektiğini gösteriyor. Ek olarak bu netlik, endişeleri hafifletmeye ve yapay zeka entegrasyonu için destekleyici bir ortam oluşturmaya yardımcı olacaktır. Nihayetinde bu araçlar, ekip üyelerinin işlerinin daha stratejik ve yaratıcı yönlerine odaklanmalarını sağlayan ortaklar olarak görülmeli.
Dördüncü trend şirket içi ve küresel uzmanlığın dengelenmesi. Küresel yeteneklerden yararlanmak, pazardaki dalgalanmalara uyum sağlamak isteyen işletmeler için stratejik bir araç olmaya her zaman devam edecek. Dolayısıyla 2024'ün kilit trendlerinden biri, kurum içi ekiplerle küresel uzmanları entegre eden dengeli bir yaklaşıma geçiş olacak.
- Neden önemli? Bu, operasyonlarda çeviklik ve verimlilik sağlanmasına olanak tanır, işgücünde eksik olabilecek uzmanlık becerilerinin kazandırılmasına da yardımcı olur. Hızlı teknolojik gelişmeler, artık daha geniş ve serbest çalışan bir yetenek havuzunun uzmanlığını gerektiriyor. Şirketler, küresel yetenekleri stratejik olarak entegre ederek rekabet avantajını koruyabilir. Dış uzmanlar özel görevleri yerine getirirken temel iş alanlarına odaklanabilir.
Beşinci ve son trend, 2024 yılında önemli ölçüde değişmesi beklenen İK teknolojilerine yatırım yapmak. Gartner'ın 2024 HR Technology Imperatives raporuna göre, İK liderlerinin %89'u teknoloji bütçelerini artırmayı veya korumayı planlıyor. Bu durum, özellikle işe alım ve işe başlama süreçlerinde otomasyona doğru güçlü bir yönelime işaret ediyor ve bu yatırımlar, hızlı teknolojik değişikliklere uyum sağlayabilecek bir işgücü geliştirmek için hayati önem taşıyor.
- Nasıl? Odak noktası, teknolojik ilerleme ile çalışan memnuniyeti ve gelişimini arasında bir sinerji yaratmak olmalı. Ayrıca, teknolojik yatırımları geleneksel çalışan hakları ile dengelemek önemli. Bu, teknolojinin süreçleri kolaylaştırmasını ve iyileştirmesini sağlamanın anahtarıdır, böylece insanlar daha stratejik ve analitik işlere odaklanabilir. Bu durumda ekipler, şirket hedeflerinize daha verimli bir şekilde ulaşmanıza yardımcı olmak için daha iyi içgörüler ve veriye dayalı stratejiler sağlayabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Dünyanın en borçlu gayrimenkul geliştirme şirketi China Evergrande Group için Hong Kong mahkemesinden tasfiye kararı çıktı. 2024'ün odak noktası, teknolojik ilerleme ve çalışan memnuniyeti/gelişimi arasında bir sinerji yaratmak olacak.
01 Şub 2024

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.



