En Büyük Hikayemiz!

Bizimkisi bir aşk hikayesi
En Büyük Hikayemiz!

Ekim - BMW - Dünyahali
BMW i ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Merve Selamet

Nairobi’de her gün çöplere ne kadar plastik atık geldiğini biliyor musunuz? 

Hikayemiz haftanın son gününe gelmeden neredeyse 3 Everest Dağı büyüklüğünde plastik atık dağlarının oluştuğu Nairobi’de geçiyor. Başrolde plastik atık salgınıyla mücadele eden Kenyalı yenilikçi ve girişimci Nzambi Matee var. Her gün içine daha çok gömüldüğü plastik dağları ona o kadar acı veriyor ki, bu acıdan kurtulmak için bir şey yapmalıyım diyor.  

Ve bir gün yolda kaldırımda yürürken oynayan bir kaldırım taşı onda bir ışık çakıyor.  

Dünyanın en iyi fakültelerinde eğitim görmemiş, sıradan biri olan Nzambi, plastik atıkları kaldırım tuğlalarına dönüştürüp yürüdüğü yolları onarmayı hayal ediyor. Bu alanda önüne çıkan engellere meydan okuyarak devrim niteliğindeki teknoloji arayışında başarıya ulaşıyor. Nairobi’de toplanan çöpler, bugün onun sayesinde kaldırım tuğlalarına dönüşebiliyor. Belki Oscar adayı değil ama Nzambi Matee’nin her birimizin yerel topluluklarımız üzerinde bir etki yaratabileceğini kanıtladığı hikayesi onu Birleşmiş Milletler Genç Dünya Şampiyonu yaptı.  

Farhoud Meybodi'nin yönettiği ve Orlando Bloom'un baş yapımcılığını üstlendiği Earthbound: Nzambi Matee belgeselinde anlatılan bu hikâye COP28’deki "Storytelling for Action" panellerinin de dikkat çeken gösterimlerinden biriydi.  

Nzambi, Nairobi’de hikâyemizi değiştirmeye başlayan biri. Peki ya diğerleri? 

 Diğerlerinin bir kısmı, her yıl düzenlenen COP etkinliklerinde bu hikâyenin gidişatını belirleyecekleri önemli kararlar almak için bir araya geliyor. Her yıl bu etkinliklerde ülkeler birbirine ilham veriyor, teşvik ediyor. Çünkü adına ister "iklim krizi ile mücadele" diyelim, ister “gezegendeki yaşamı sürdürülebilir kılmak” diyelim hiç fark etmez. Bu konu, bizim neslimizin en büyük hikayesi. Nerede yapıldığı tartışmaları ya da alınması gereken kararlara dair yapılan eleştiriler bir yana, hepimizi ilgilendiren ve olması gerekenden çok çok az seviyede gündeme gelen bu konunun konuşulmasına vesile olduğu için de bu tarz etkinliklerin ayrı bir önemi var. 

Bu sene COP28’de sorunların ve çözüm önerilerinin konuşulduğu kadar bunların yaratıcı dışavurumlarının da ilham verici bir şekilde sergilendiği Nzambi belgeseli gibi pek çok çalışma öne çıktı. Bilim insanları, iş dünyası ve politikacıların yanı sıra bu yıl daha fazla iletişimci, eğlence, medya ve reklam sektörünün önde gelenleri alandaydı. Hikâyenin nasıl daha etkili anlatılabileceğinin konuşulduğu panellerde dünyanın dört bir yanından örnek vakalar paylaşıldı. Ancak bir tema öne çıktı: AŞK!  

Nzambi’nin yaşadığı yere duyduğu aşk gibi bizim de geleceğimiz için çokça sevgiye, bolca tutkuya ve bir o kadar da aşka ihtiyacımız var. Çünkü insanoğluna en uzun süreli mücadele motivasyonu veren duygu, AŞK. Bugüne dek bu dünyaya olanlara dikkat çekmek için bu sorunun korkutucu etkilerini gösterdik. Türlü felaket senaryoları ile dünyanın sonu geliyor dedik. Sonuç olarak; İklim krizini çok uzakta, belki de birkaç ışık yılı uzakta olabilecek bir şey gibi gördük. Oysa bahsi geçen dünya, belki de bizim sevgilimizle tanıştığımız plajın olduğu o dünya. Çocuklarımızın parklardaki ilk adımlarının peşinde koştuğumuz dünya. İlk defa rengarenk bir papağan gördüğümüz, gürül gürül akan bir şelalenin görkemi karşısında heyecanlandığımız, denizlerinde kulaç atarken esen bir rüzgarla saçlarımızın karıştığı o çok sevdiğimiz, tutkuyla peşinde koştuğumuz anların yaşandığı yer. “Korku” da tabii ki “Aşk” kadar güçlü bir duygu. Ancak sağladığı motivasyon gücü aynı uzunlukta değil. “Korku” çok daha kısa zamanlı bir motivasyon gücüne sahip. Aşk ise bize dünyayı sevdiklerimizle bağımız üzerinden anlamlı kılma olanağı sunuyor. Anılarımız ve geleceğe dair umutlarımız, yaşadığımız ana dair tutkularımız bize çok daha pozitif ve güçlü bir mücadele gücü veriyor. COP28’deki pek çok "Storytelling for Action" panelinde öne çıkan bu tema, iklim iletişimciliğinin de geleceğine yön vereceğe benziyor. Çünkü dünya ile bağımızı yeniden tanımlamaya devletler, kurumlar, markalar, toplumlar ve bireyler olarak  çok ihtiyacımız var. 

COP28’deki iletişim profesyonellerin dikkat çektiği bir diğer konu ise, bu konudan yeterince bahsedilmemesi. Hepimizin TikTok’ta, Instagram’da birer hikâye anlatıcısına dönüştüğümüz bu dönemde ne sosyal medyada ne de kitle iletişim araçlarında iklim krizini konuşmuyoruz. Üstelik araştırmalar gösteriyor ki, çoğunluğumuz da iklim krizinin ne olduğunu biliyoruz ama sonuçlarına hazırlanmak için harekete geçmiyoruz. Oysa dizilerden, filmlerden, spor karşılaşmalarından, gittiğimiz bir sergiden ya da bir sosyal medya akımından bahsetmeye bayılıyoruz. Bu noktada da "streaming" platformlarından televizyon, radyo ve gazetelere, senaristlerden oyunculara ve yapımcılara, reklam verenlerden ajanslara ve yaratıcılarına kadar herkese, bu hikayeyi anlatmanın farklı yollarını bulma sorumluluğu karşımıza çıkıyor. Çünkü bir filmin kırılım anı, bir çocuğun dünyada olanları duyduğu anda yaşadığı anksiyete olduğunda ebeveynin dikkati konuya daha hızlı yöneliyor ve çocuğu için çözüm bulması gerektiğini hissediyor. Daha da önemlisi harekete geçiyor. 

 Tüm bunların yanında tabii bir de iklim iletişimi kazaları var. COP28 panellerinde yaratıcıların dikkat çektiği “greenwashing” denilen bu iletişim kazalarına ya da hatalarına karşı altı çizilen tavır, özel bir hassasiyet gösterilmesi gerektiği. Aksi takdirde toplumsal bilinçte bu konunun “balon”, yani çok da önemli olmayan, içi boşaltılmış bir kavram olarak kalma riski çok büyük. Bu nedenle belirlenen yeni yaratıcılık kriterleri doğrultusunda bir sorumluluk bilinci oluşturulması gerekiyor. Burada reklam verene de ajanslara da  politikacılar kadar iş düşüyor. 

Yapılan tonlarca eleştiriye rağmen, dünyanın her yerinden, her yaştan, her disiplinden insanı bir araya getiren COP28, alanda bulunan yaratıcılar ve reklam verenler için adeta hızlandırılmış bir iklim eğitimi gibiydi. Öte yandan alandaki insanların birbirine gösterdiği nezaket, fikirlere duyulan saygı ve kibirden uzak alkışlamayı bilme halinin iyileştirici bir etkisi olduğunu da söylemek gerek. Gençlerin pırıl pırıl buluşları, yetişkinlerin kim olduklarını unutup sadece tek ve ortak bir amaca yönlenebildiğini görmek, insanlık için hala umut var dedirtiyor.  

Bu hikâyenin sonu henüz yazılmadı. Gidişatta yaratacağımız en ufak bir değişiklik, hikâyenin sonunu da değiştirecek. Mutsuz son istemiyorsak hedefimiz; yoğun bir gündemde iklim konuştuğumuz bu günlerden daha fazla konuşacağımız ve birlikte dünyaya iyi geleceğimiz nice günlere ulaşmak. Tabii ki yuvamız dünyaya sonsuz sevgi ve saygıyla… 

Çünkü aslında bizimkisi bir aşk hikayesi.  

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

120: En Büyük Hikayemiz 🌍

COP28'de neler oluyor, COP28 ertesi haberler, yenilikçi ormancılık yöntemleri, evrende soluk mavi nokta

08 Ara 2023

BMW i ile birlikte
120: En Büyük Hikayemiz 🌍

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili

01 Tem 2026

Fısıldayan ağaçlar
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı