Eski günlerini özleyen Arjantin futbolu

Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Arjantin için 19'uncu yüzyılın sonlarından bu yana süregiden futbol serüveni, ülkenin çalkantılarla dolu tarihinde çok önemli bir yere sahip. Ülkedeki şehirlerin en ücra sokaklarına kadar futbol oynandığını düşünürsek futbolun ülke içindeki yerini daha iyi anlarız. Futbol, Arjantin için bu kadar öneme sahipken futbolun ülke gelişimine yaptığı katkı da yadsınamaz. Yıllarca tüm dünya için büyük bir futbol pazarı hâline gelen Arjantin çıkardığı oyuncularla yıllarca adından söz ettiren bir ülke oldu. Son yıllara baktığımızda Arjantin’in eski günlerdeki futbolcu pazarı adeta yok olmuş durumda. Hâl böyleyken bazı güncel sorular ortaya çıkıyor: Buna ne sebep oluyor? Arjantin’in eski günlerine dönmesi mümkün mü?
- Yıllarca Avrupa futboluna kazandırdığı isimlerle ön plana çıkan Arjantin özellikle 21'inci yüzyılın ilk 15 yılına damga vuran bir ülkeydi. 90’ların başında Gabriel Batistuta ile başlayan Arjantin efsaneleri özellikle 90’lı yılların sonundan sonra Avrupa’ya transfer olan Javier Zanetti, Roberto Ayala, Nicolás Otamendi, Esteban Cambiasso, Juan Sebastián Verón gibi isimler oynadıkları futbolla takımlarının en özel oyuncuları oldu. 2000’lerin ortalarına doğru ise bu isimlere Lionel Messi, Ángel Di María, Sergio Agüero ve Javier Mascherano gibi isimler de eklendi. Takım bazında bulundukları takımlarda büyük oyuncular hâline gelen bu isimler uluslararası arenada ise bekleneni veremedi. Arjantin millî takımının çok iyi oyunculardan kurulu olmasına rağmen bir türlü uluslararası başarı elde edememesi ise hep bir soru işareti olarak kaldı.

- Peki Arjantin, futbolun beşiği hâline gelmişken ve yıllarca dünya futboluna bu kadar futbolcu servis etmişken son yıllardaki geriye gidişin sebebi ne? Bu soruya ilk cevap, kendi yorumum, uluslararası alandaki başarısızlık. 1970’lerin sonunda başlayan ve 1993 yılına kadar 5 beş uluslararası kupa kazanan millî takım, sonrasında hep geriye gitti. Uluslararası arenada iyi bir şekilde boy gösterememek de oyuncuların pazarlanması açısından negatif bir durum oluşturdu.
- Arjantin liginin çok fazla takip edilmemesi ülkede aktif futbol oynayan futbolcular için bir dezavantaj hâline geldi. Arjantin doğumlu futbolcular için en büyük pazar olan İtalya liginde bile son yıllarda Arjantin’den giden futbolcu sayısında ciddi bir azalma oldu. Arjantin liginin bu duruma gelmesinin en büyük etkeni ise lig düzeni oldu. 2015 yılında 30 takımla gerçekleşen ligin kalitesi takım sayısının artmasıyla iyice düştü. Ardından 24 takımla devam edilen ligin iki farklı düzene sahip olması ise bu duruma çözüm olmak yerine var olan düzeni değiştirmedi.

- Peki gelecekte ne olacak? İstatistiklere bakıldığında geleceğe dair yanıtlar mümkün. On yıl önce, 47 Arjantin doğumlu oyuncu İtalya'da Serie A'da yer aldı; bu yıl sadece 24 oyuncu bulunuyor. 2014 yılında Premier Lig ise 23 Arjantin doğumlu futbolcuya sahipti; bu sezon 11'e düştü. Öte yandan gelecek açısından Arjantin’in efsane ismi Hugo Tocalli hâla umutlu. Arjantin'in en iyi oyuncuları ürettiğinden ve yeteneğin hâlâ orada olduğundan emin olduğunu söylüyor. Günümüz futbolunda Inter forması giyen Lautaro Martínez ise Tocalli’nin düşüncelerinin somut bir örneği. Arjantin’de oluşturulacak lig düzeni ve oyuncuların daha iyi pazarlanması sonucu Tocalli ve birçok spor insanı Arjantin’in eski günlerine döneceği düşüncesinde.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Lautaro Martínez, Zion Williamson, Mick Schumacher, Katie Ledecky ve Sky Brown. Cuma spor gündeminiz hazır.
29 Oca 2021

YAZARLAR

Cengizhan Yıldız
Koç Üniversitesi Medya ve Görsel Sanatlar bölümünde öğrenci olan Cengizhan Yıldız aynı üniversitede Pazarlama Kulübü'nün başkan yardımcılığını yapıyor. Cengizhan SenfoniCo şirketinde Pazarlama stajyeri, Punto'da motor sporları yazarı.

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.




