F1’de Hermann Tilke distopyası


Brisa, üniversite öğrencilerini online hackathon’larla destekliyor 1999 Haziran ayında OpenBSD geliştiricileri ve SUN pazarlama ekiplerinin birbirlerinden bağımsız biçimde düzenlediği etkinliklerin büyük teknoloji firmalarının da girişimleriyle yaygınlaşması sonucu kavramsallaşan hackathon kelimesi, hack ve marathon kelimelerinin birleşmesinden oluşuyor. Hackathon genellikle 1-3 gün gibi sürelerde düzenlenen, farklı yeteneklere sahip üyelerden oluşan farklı takımların yeni bir fikir ya da ürün geliştirmek için çalıştığı etkinlikleri tanımlıyor. Takımlar hâlinde çalışılması, zamana karşı yarışılması, başarmanın amaçlanması gibi ortak yönleriyle bir "zihin sporu" olarak adlandırılabilecek hackathon’lar, bireylere sorun çözme ve birlikte çalışma becerisi kazandırırken birçok yeni ürünün ve fikrin geliştirilmesi için de uygun zemini oluşturuyor. Türkiye’nin lastik sektörü lideri Brisa da geleceğin kadın mühendislerine cesaret aşılamak ve onları desteklemek için başlattığı hackathon maratonlarını 2021’de genişleterek mühendisler adaylarıyla ve üniversite öğrencileri ile bambaşka konularda buluşmayı planlıyor. Brisa Online Hackathon: Türkiye’nin lastik sektörü lideri Brisa’nın "daha iyi bir gelecek için araştıran ve yeni çözümler üreten mühendislere ihtiyaç var" motivasyonuyla ilkini Dünya Kadın Mühendisler Günü'nde duyurduğu ve 16 farklı üniversitenin mühendislik fakültelerinde okuyan 30 kadın mühendis adayına ulaştığı Brisa Online Hackathon’da adaylar, 3 gün boyunca geleceğin çalışma ortamlarını tasarladı. Bunun yanı sıra adaylar Brisalı genç mentörlerle birebir takım çalışması yapma, design thinking eğitimi alma, Brisalı kadın mühendislerle ve üst yönetimle tanışma fırsatı yakaladı. #CesaretleTasarladık ve #CesaretleYolAlırız sloganlarıyla yürütülen ve çevrim içi ortamda gerçekleşen hackathon, öğrenciler için ufuk açıcı bir deneyim sundu. Brisa: Temelleri 1974 yılında Sabancı Holding ve ortaklarının girişimiyle, Lassa markasıyla atılan ve 1988 yılında Bridgestone Corporation ile ortaklık kuran Türkiye'nin lastik sektörü lideri Brisa her zaman toplumsal sorumluluk bilinciyle, geleceğin mesleklerine uygun donanımlı bireyleri kazandırmayı bir görev olarak görüyor. Araştıran, soru soran ve yeni çözümler üretebilen mühendislere duyulan ihtiyacı gidermek için üzerine düşeni yapmak için çalışan Brisa;. 2021’de de mühendis adaylarıyla ve üniversite öğrencileri ile bambaşka konularda buluşmak ve gelişimlerine katkı sunacak birçok çevrim içi hackathon gerçekleştirmeyi planlıyor. Brisa’nın faaliyetlerinden ve gelecek hackathon’larından haberdar olmak için markayı Instagram’dan takip edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Formula 1, bir süredir sezon kapanışını Abu Dabi’deki Yas Marina pistinde gerçekleştiriyor. Gün ışığında başlayıp gece biten ve genelde de sıkıcı geçen bu yarışı, dört aylık kış arası öncesi mecburen izliyoruz. 68 milyon dolarlık yıllık yarış bedelini düşününce bu heyecansız sezon finali takvimden düşecek gibi de durmuyor.
- Pistin tasarımcısı Hermann Tilke’nin takvimdeki tek sürprizi burası değil. 95’te Österreichring’in kısa versiyonu olan A1 Ring ve 99’da Sepang tasarımlarıyla heyecan vadeden Tilke, bir yerden sonra kopyala-yapıştır şablonlarıyla eleştirilmeye başlandı. Hockenheim’ın yeni versiyonu, Shanghai, Yeongam, Sochi, Buddh, Valencia (2009 yarışı, yakın tarihte geçiş olmayan üç yarıştan biriydi) ve Singapur gibi son dönemde çoğunluğu mutlu etmeyen bazı işler kendisinin eseri. Benzerliklerinden dolayı “Tilkedrome” lakabı verilen bu yapbozların malzemeleri şöyle: Çok uzun bir düzlük, birkaç düzlük daha, takip eden orta & düşük hızlı virajlar, inişli çıkışlı orta sektör, birkaç adet akıcı viraj, şaşaalı pit binası, geniş asfalt ve daha da geniş kaçış alanları.
- Bütün Tilke tasarımlarının kendine has birkaç özelliği oluyor ve elbette İstanbul Park, Austin, Bakü -ve belki Sakhir- gibi iyi işler de mevcut. Ancak asıl tartışma, son 20 yılda tasarlanan çoğu pistin kendisinin elinden çıkmış olması. Bu distopya, 70’lerde Formula 1’de güvenlik namına birçok adım atan ve spordaki romantizmi öldürmekle eleştirilen Jackie Stewart’a bile aşağıdakileri söyletmişti:
- “F1’deki yeni pistler birbirinin kopyası ve hataları affeden tarzdalar. En son ölüm (Senna) 17 yıl önce gerçekleşti. Tabii ki ölüm olsun istemeyiz, ama bu işi çok abarttılar. Güvenlik başka şey, yetkinin kötüye kullanımı başka şey. Her pisti Tilke tasarlamak zorunda değil!”

- Geçmişte, rekabet, motor sesi ve tehlike sunan Formula 1, son 10-15 yılda ruhunu kaybetti ve bunu sadece pistlere bağlamak haksızlık olur. DRS ve Pirelli lastiklerinin icadıyla (!) tarihin en yüksek geçiş sayılarına ulaşıldı, ancak bu yapaylık herhangi bir görsellik veya heyecan sunamıyor. Bu modern bunalım ve kimlik çatışması içinde Monza, Spa, Silverstone, Nürburgring, Suzuka, Montreal gibi klasik yarışlar izleyenlere nefes aldırıyor. 60’larda hızlanmaya başlayan F1 araçlarıyla fazlasıyla güvensiz hissettiren ve birçok isme de mezar olan bu pistler, günümüze kadar gelebilmek için fedakârlıklarda bulunmak zorunda kaldı.
- “Hız tapınağı” olarak bilinen Monza, oval versiyonuyla gerçek anlamda bir tapınaktı. İlk Almanya vatandaşı şampiyon olmayı hedefleyen Wolfgang von Trips, 61 yılında kaza yaparak hayatını kaybetti ve oval kısım bir daha kullanılmadı. Ancak yeni versiyonda başka bir Almanya doğumlu pilot kırmızılarla tarih yazacaktı. Bu yıl ilk kez WRC takvimine giren Rally Monza’nın bazı etapları oval kısımda koşuldu ve iyi bir tat bıraktı. Formula 1’de ise Indianapolis’ten bu yana ilk kez Zandvoort’ta çok sayıda eğimli viraj olacak.
- Nordschleife, yeryüzündeki en tehlikeli pist olarak kabul edilir. Stewart, 68’de yoğun sis altında dört dakikalık bir farkla kazanırken burayı “Yeşil Cehennem” olarak nitelemişti. 70’deki yarış, Courage’ın Zandvoort’daki ölümüyle sürücüler tarafından boykot edildi. Pist o kadar uzundu ki Lauda’nın 76’da kaza yaptığı noktaya helikopterin gelmesi bile 15 dakika sürmüştü. TV yayınlarının zorluğu ve pistin konumu gibi çekinceler sebebiyle, bir daha burada yarışılmadı. Günümüzde WTCR yarışları yapılmaya devam ediyor.

- Spa-Francorchamps, fedakârlık yapması gereken diğer bir lokasyondu. Yine Stewart, uzun eski versiyondaki Masta Kink’i açık ara en zor viraj olarak tanımlamıştı. Pistin bugün kullanılan kısa hâli ise bazı tarihî kısımları günümüze taşımış durumda. 90’lı yıllarda, Eau Rouge’un bir şikana çevrilmesi teklif edilse de Senna bunu veto etti. Trajik şekilde, kendisinin ölümüyle tek seferliğine şikan olarak kullanıldı, ancak günümüzde orijinale yakın hâlini koruyor.
- 50 ve 60’lı yıllarda yeşillikler arasında %90’ı tam gaz geçilen, uzun ve kıvrımlı düzlükleriyle oyunlarda bile sürekli yavaşlama dürtüsü hissettiren ikonik pistler, Stewart’ın 70’lerde başlattığı başkaldırıyla değişime uğradı. Yerlerine, arka bahçeleri ve yeni coğrafyalardaki daha güvenli, asfalt kaçış alanlarıyla bezeli süpermarket otoparkları motor sporlarını esir aldı. Formula 1, ileri mühendislik ve yapaylığın sonuç üretmediğini nihayet anlamaya başladı, ancak neye evrileceği belirsizliğini koruyor. 2020’de pandemi etkisiyle takvime eklenen Portimao, İstanbul, Imola, Mugello gibi farklı tasarımcı ve dönemlere ait pistlerin getirdiği heyecan ise dönüşümlü yapılan yarışlara ön ayak olabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Roger Federer, Shane Larkin, İbrahim Çolak, W12 ve Naomi Osaka. Pazartesi spor gündeminiz hazır.
28 Ara 2020

YAZARLAR

Talha Arslan
Michael Schumacher’i izleyerek büyüdü. Kendisini ikinci babası, Vettel’i de abisi zannediyor. Koç Üniversitesi mezunu, danışmanlık yapıyor. Çok gezdi, fotoğraf çekiyor, yazıyor.

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR



