

Daha yeşil bir dünya bir tık uzağınızda: Troy Türkiye’nin en yaygın Apple Premium Reseller’ı Troy, küresel ısınmanın farkında ve üyeleriyle beraber daha yeşil bir geleceğe adım atıyor. Gelecek kuşaklara daha yeşil bir dünya ve daha çok ağaç bırakma fikriyle yola çıkıp, temsil ettiği Apple markasının da çevreci yaklaşımını benimseyen Troy, troyestore.com üzerinden e-bültene kayıt olan her takipçisi adına bir fidan bağışı gerçekleştiriyor. İklim krizinin son zamanlarda ülkemize olumsuz etkileri üzerine şekillenen Troy Hatıra Ormanları’nın ilki İstanbul Riva, ikincisi İzmir Bergama’da yer alıyor. Şimdiden 10.000’e yakın bağışlanan fidanlarla yeşermeye başlayan bu ormanlara katkı sağlamak ise çok kolay. Troy, web sitesine girerek e-bültene üye olduktan sonra sizin adınıza bağış yapıyor ve dijital sertifikanızı 10 gün içinde e-posta adresinize gönderiyor. Daha yeşil bir dünya bir tık uzağınızda.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Mâlumunuz; geçtiğimiz günlerde Facebook ve ona bağlı tüm servisler, küresel çapta en az altı saat boyunca "internetten kayboldu."
Büyük kesinti, bir süredir eski Facebook çalışanı Frances Haugen tarafından Wall Street Journal'a sızdırılan belgelerin sonrasında, Haugen'ın Kongre'de vereceği ifadenin öncesinde geldi ve şirket belki de kuruluşundan bu yana en zor zamanlarını yaşadı.
Neden?
Dünyanın en büyük ağ altyapı sağlayıcılarından Cloudflare'in tanımıyla interneti "ağların ağı" olarak hayal etmek oldukça mümkün. Bu farklı ağlar, birbirlerine Sınır Ağ Geçidi Protokolü (BGP) aracılığıyla bağlanıyor. Siz adres çubuğuna facebook.com yazdığınızda nereye gideceğinizin belli olması, Facebook'un diğer ağlara BGP aracılığıyla nerede olduğunu duyurması sayesinde gerçekleşiyor.
Facebook'un DNS sunucuları bu bilgileri diğer ağlara yollamayı durdurduğu için Facebook'a erişim problemi yaşandı. Diğer yandan Instagram, WhatsApp ve hatta Facebook şirket turnikeleri dahi bu bilgilere, Facebook'un internetin neresinde olduğuna ayrıntılara ihtiyaç duyduğundan tüm servisler eş zamanlı olarak erişilemez hâle geldi. Düzeltmesi de yine bu sebepten uzun sürdü. Evinizin anahtarını içeriden kapı üzerinde bıraktığınızı düşünün.
Facebook'un resmî açıklamasında da hizmet kesintisinin "hatalı bir yapılandırma değişikliğinden" kaynaklandığı belirtildi. Değişikliğin planlı ya da plansız olduğuna ya da kim tarafından yapıldığına dair bir açıklama yapılmadı. Açıklamada "Ağ trafiğindeki bu kesinti, veri merkezlerimizin iletişim kurma şeklini kademeli olarak etkileyerek hizmetlerimizi durdurdu" ifadesine yer verildi. Şirket, veri güvenliğinin ihlal edildiğine dair hiçbir kanıt olmadığını da söyledi.
Sayılarla
Temmuz 2021 verilerine göre Facebook'un küresel çapta aylık aktif olarak 2,9 milyar kişi kullanıyor. Buradan hareketle Facebook, WhatsApp ve Instagram'ın aynı anda hiç "yokmuş gibi" olmalarının milyarlarca kişiyi etkilediğini söylemek yanlış olmaz.
Marketwatch'a göre Facebook ve servisleri kapalı kaldıkları her dakikada yaklaşık 164 bin dolar gelir kaybetti. Kabaca altı saatlik bir kesintiden söz ettiğimizde şirketin 60 milyon dolar gelir kaybına uğradığını söyleyebiliyoruz. Şirketin hisseleri de pazartesi günü %4,9 kadar düştü. Bu da piyasa değeri anlamında Facebook'a 47,3 milyar dolara mal oldu.
Şirketin %14'lük hissesine sahip olan Mark Zuckerberg'ün kişisel servetinden de 6 milyar dolar eridi ve bu durum onu Forbes'un en zenginler listesinde beşinci sıradan altıncı sıraya geriletti.
Bu süreçte Rusya merkezli Telegram'ın 70 milyonu aşkın yeni kullanıcı kazandığı belirtildi.
WhatsApp, Facebook ve Instagram birçok yerel işletme tarafından kullanılıyor. Mashable'ın derlediği hikâyelerde çorap satıcısı Bare Kind kesinti sebebiyle satışlarının normalde olması gerekenin dörtte birine düştüğünü söylüyor. Pazarlama bütçesinin büyük bir kısmını Facebook için kullandığını söyleyen işletme, bu kesintinin küçük işletmeleri çok savunmasız hissettirdiğini ifade ediyor. Bir influencer kampanyası üzerinde çalışan mücevher markası Viva Valeria ise 10 bin takipçili bir influencer'ın sponsorlu içeriğinde yalnızca altı beğeni alabildiklerini ifade ediyor.
Küresel çapta yaşanan Facebook kesintisi ABD dışındaki ülkelerin siyasetçilerinin de gündemindeydi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova Facebook kesintisinin Rusya'nın "kendina ait sosyal medya platformlarına ihtiyacı olup olmadığını gösterdiği" söylerken Vladimir Putin yönetiminin internet ombudsmanı Dimitri Marinichev kesintinin Rusya'nın dijital dünyadaki rekabet avantajını artırması yönündeki ihtiyacı gösterdiğini ve bilgi teknolojileri alanında tekelleşmelerin engellenmesi gerektiğini belirtti.
Avrupa Komisyonu Kıdemli Başkan Yardımcısı Margrethe Vestager de geçtiğimiz yıl komisyonunun taslağını hazırladığı; Facebook, Apple, Amazon, Google gibi şirketleri rekabete daha fazla alan açmak için iş modellerini değiştirmeye zorlayacak düzenlemeler içeren Dijital Markets Act'in bu amacı taşıdığını hatırlatarak "Teknoloji pazarında alternatiflere ve seçeneklere ihtiyacımız var. Her kim olurlarsa olsunlar birkaç büyük oyuncuya güvenilmemeli." dedi.
Sonsuz büyüme ve kırılgan sistemler
Çok değil, birkaç ay önce Malezya'dan Hollanda'nın Rotterdam şehrine doğru yola çıkan Ever Given isimli kargo gemisi, Akdeniz'i Kızıldeniz'e bağlayan Süveyş Kanalı'na girdikten altı kilometre sonra sert rüzgârlar ve kum fırtınası nedeniyle manevra kabiliyetini kaybetti ve kanala çapraz bir biçimde sıkıştı. Tabii, Evergreen Group'un yakıttan tasarruf etmek için gemiye olması gerekenden daha fazla yükleme yaptığı ve bu konteynerlerin kazada rol oynadığı da iddia edildi. Altı günlük bu sonuç her gün ortalama 51,5 gemi geçtiği bilinen Süveyş Kanalı'nda 300'ü aşkın gemi yolculuğunun sekteye uğradığı tahmin edildi. Kahve üreticilerinden petrol şirketlerinde birçok sektör tedarik zincirinde kesintiler yaşadı. Her saatte 400 milyon kaybedildiği tahmin edilen bu kesinti dünya ticaretinde 9,6 milyar dolarlık kayba yol açtı.
The New York Times'tan pazartesi günkü kesintinin şirketin sunduğu hizmetlerin gündelik yaşamın ne denli önemli bir parçası hâline geldiğinin küresel çapta bir göstergesi olduğunu söylüyor. The Star'da yer alan yazıda dikkat çekilen "güven" meselesi bu noktada önem kazanıyor. Facebook, Google, Apple gibi şirketlere güveniyoruz. Kredi kartı bilgilerimizi, iletişim yollarımızı, fotoğraflarımızı onlara emanet ediyoruz ve bizi bir yerden bir yere bizim faydamızı gözetecek biçimde götürebileceklerine inanıyoruz. Şirketler, bu güveni bize sundukları ürünlerle kazanıyor.
ABD'de Senatör Elizabeth Warren, "It's time to break up Amazon, Google and Facebook" sloganıyla Mart 2019'da big-tech'in ekonomi, toplum ve demokrasi üzerinde çok fazla güce sahip olduğunu, rekabeti ortadan kaldırdığını, kişisel bilgileri kâr için kullandıklarını savunan bir kampanya başlattı. Warren, teknoloji şirketlerini parçalamayı öngören planını 6 saatlik kesintide de tekrar anımsattı.
Şirketlerin birleşmesi, satın almalar; istikrarlı ekonomik büyümeyi gösterse de tekellerin gücün çoğunluğunu elinde bulundurduğu yapılar büyük bir kırılganlığı da daima yanında taşıyor. Bir paketleme tesisindeki üretim problemi tüm sektör paydaşlarına yayılabiliyor. Bir kanalın kapanması dünya ticaretine milyarlara mal olabiliyor. Aynı şey internet için de geçerli. Bir güncelleme hatası milyonlarca insanın iletişim kurmasını saatlerce engelleyebiliyor.
Bugün buna çözüm olarak Web 3.0 kavramı tartışılıyor. Örneğin Twitter CEO'su Jack Dorsey 2021'in başında attığı bir tweet'te Bitcoin'e ilgisini "tek kişinin ya da varlığın kontrolünde ya da etkisinde olmayan temel bir internet teknolojisi" olanağı olarak açıklıyor. Merkeziyetsiz arama motoru Presearch'ün kurucusu Colin Pape, Web 3.0'ın bu kesintiye neden olan merkezîliğin ötesine geçmesi gerektiğini düşünüyor. Pape’e göre çözüm, aşağıdaki gibi görünüyor.
"Gücü kullanıcıların ellerine teslim eden ve onları daha güvenli, ve yalnızca ihtiyaç duyulduğunda çevrim içi olan, merkezî olmayan dijital bir dünya yaklaşımını benimsemek."
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Amazon'un yeni ev robotu Astro, Facebook kesintisi ve Refik Anadol
07 Eki 2021

YAZARLAR

Mehmet Şimşek
ODTÜ Felsefe'yi bitirdi. İçinde Bulunduğum Durum isimli bir oyun yazdı, besteledi, sahneledi. Şarkıları da var.

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.

Yapay zeka şirketleri için rekabet, artık yalnızca kimin daha güçlü bir model geliştirdiği üzerinden yürümüyor. Milyonlarca insanın günlük yaşamına giren bu şirketler, teknoloji laboratuvarlarından tüketici markalarına dönüşürken insanların yalnızca ürünlerini kullanmasını değil, markalarıyla bağ kurmasını da istiyor. Fakat OpenAI’ın ilk influencer gezisine gelen tepkiler, bu stratejinin beklenen etkiyi yaratmadığını ortaya koyuyor.

2000'lerin en büyük sosyal ağlarından MySpace'in bugünkü sahipleri Tim ve Chris Vanderhook, platformu yeniden canlandırmak istediklerini açıkladı. Bu açıklamanın heyecanla karşılanması, teknoloji tarihine ilişkin kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: İnsanlar gerçekten eski sosyal ağları mı özlüyor, yoksa internetin artık var olmayan bir hâline mi özlem duyuyor?

Şu anda dünya genelinde 50’nin üzerinde şirket, insansı robot geliştiriyor. Yıllardır temel varsayım, bu denli gelişmiş bir robotik cihazın erişilebilir fiyatlara piyasaya sürüldüğünde büyük bir tüketici talebiyle karşılaşacağı yönündeydi. Fakat ev robotları, giderek daha uygun fiyatlı hâle gelirken bu varsayımı da yeniden düşünmek gerekiyor: Bedava dağıtılacak olsa bile evimizde gerçekten bir insansı robot istiyor muyuz?





