Faruk Eczacıbaşı: 'Kadınların spor yoluyla güçlenmesi öncelik olmalı'

Faruk Eczacıbaşı ile kadınların fileden yükselen ve toplumsal hayata yayılan gücünü, kadın voleybolunda altyapı yatırımlarının önemini ve sporun ataerkil kabulleri değiştirmekteki rolünü konuştuk.
Faruk Eczacıbaşı: 'Kadınların spor yoluyla güçlenmesi öncelik olmalı'

10 Ağustos - Eczacıbaşı - Punto
Eczacıbaşı ile birlikte

Türkiye’de kadın voleybolunun temsilcisi: Eczacıbaşı Eczacıbaşı, Türkiye’de takım sporlarını destekleyerek k adın voleyboluna ilk yatırım yapan kuruluş olmanın ötesinde, bugün ülkemizdeki voleybol ekosisteminin sağlam bir zeminde yükselmesini de sağlayan öncü bir marka. Kadınların spordaki varlığını artırmaya yönelik çalışmaları sayesinde Eczacıbaşı, 2018 yılında Uluslararası Olimpiyat Komitesi ’nin (IOC) “Dünya Ödülü” ne layık görüldü. Böylece bu ödül Eczacıbaşı ile ilk kez Türkiye’ye geldi. Kadın voleyboluna destekleriyle öncü Eczacıbaşı, bu bültenin de destekçisi. Dahası: Türkiye’nin ve Eczacıbaşı’nın galibiyetlerle taçlanan voleybol serüvenini keşfetmek için Aposto ekibinin Eczacıbaşı işbirliğiyle hazırladığı “Kadın voleybolunun yükselişi: Türkiye nasıl voleybol ülkesi oldu?” videosunu izleyebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Eczacıbaşı yönetimini kadın voleyboluna yatırım yapmaya iten başlıca nedenler nelerdi? 

En temelde gençlerin sporla bağını güçlendirerek topluma katkı sağlama misyonu yatıyordu. Türk sporculara çağdaş olanaklar ve yeterli fırsatlar yaratma isteğimiz vardı. Eczacıbaşı Topluluğu'nun kurucusu Dr. Nejat F. Eczacıbaşı ve kardeşi Şakir Eczacıbaşı, Türk gençliğinin potansiyeline inanıyor ve yeterli imkanlar sağlandığında dünya çapında başarılara imza atabileceğini düşünüyorlardı. Bu inançla, fabrika çalışanlarını spora teşvik etmek amacıyla başlayan serüvenimiz, Türkiye’de kadın sporcuların uluslararası standartlara ulaşabilmesi için gereken ortamı sağlama ve bu alanda öncü olma hayaliyle devam etti ve yatırımlarımızı kadın voleyboluna odakladık. 

Nejat Eczacıbaşı ve Şakir Eczacıbaşı bu süreçte nasıl bir rol oynamıştı? 

Eczacıbaşı ailesinin sporla ilişkisi ve tutkusu, Eczacıbaşı Spor Kulübü fikrinin ortaya çıkışı ve gelişiminde önemli rol oynadı. Şakir Eczacıbaşı’nın spor sevgisi ve Nejat Eczacıbaşı’nın “en iyisini yapma” vizyonu bu süreçte öncü ve yönlendirici bir rol oynadı. Şakir Eczacıbaşı, sporun Eczacıbaşı Topluluğu içindeki birleştirici gücüne inanarak, kulübün kuruluşunda ve kadın voleyboluna yatırım yapılmasında kritik bir rol üstlendi. Nejat Eczacıbaşı ise kardeşinin sporla ilgili düşüncelerine tam destek vererek, sporcuların uluslararası standartlara ulaşabilmesi için gerekli ortamı sağlamaya çalıştı. Onların vizyonu ve liderliği sayesinde Eczacıbaşı Spor Kulübü, kadın voleybolunda büyük başarılara imza attı. 

Futbol gibi büyük yatırımların yapıldığı bir sporda Avrupa başarısı için istenen seviyeye bir türlü gelinemedi. Ama voleybol takımlarımız kısa sürede Avrupa’nın zirvesine tırmanmayı başardı ve üstelik rekabette de hep en iddialı pozisyonda. Bunu neye bağlıyorsunuz? Burada altyapı yatırımlarının rolü nedir? 

Türkiye’de kadın voleybolunun başarısının arkasında, rekabetin getirdiği motivasyon ve uluslararası standartlara ulaşma isteği yatıyor. Eczacıbaşı için hayaller hiçbir zaman Türkiye ile sınırlı değildi. Doğru yatırımlar ve uzun vadeli planlama, voleybolun Türkiye’de hızlı bir şekilde yükselmesini sağladı.  

Bu noktada Eczacıbaşı Spor Kulübü altyapısı, lojistiği, çalışanları ve altyapıdan yetişen sporcularıyla bir bütün olarak ele alındığında, Türkiye’de kadın voleybolunun kurumsallaşmasında ve rekabeti sağlayarak kadın voleybolunda çıtanın yükseltilmesinde, özetle voleybol kültürü ve ekosisteminin oluşturulmasında büyük bir rol oynadı, hâlâ da oynamaya devam ediyor.  

Altyapı ve genç sporculara verilen önemin rolü, bugün geldiğimiz nokta için elbette çok büyük. Profesyonel anlamda, sporcularımızın eğitim ve gelişimine önemli yatırımlar yaptık. Altyapıdan yetişen sporcularımız, disiplinli çalışmaları ve çağdaş antrenman teknikleri sayesinde uluslararası başarılar elde ettiler.

Türkiye gibi toplumsal cinsiyet eşitliğinin sıkça tartışıldığı ve sporun çoğunlukla ataerkil bir kültürel arka plana sahip olduğu bir coğrafyada voleybolun kadına dair algıları dönüştürmedeki rolünü nasıl yorumlarsınız? 

Eczacıbaşı Spor Kulübü’nün hayata geçtiği yıllara baktığımızda, 1960’lar kadının sosyal yaşamdaki yerinin kısıtlı olduğu yıllardı. Voleybol genç kızlarımıza ve kadınlarımıza kendilerini ifade edebilecekleri güçlü bir alan ve kendilerini kanıtlama aracı sundu. Avrupa’da, dünyada kadın voleybolu alanında kazandığımız başarılar genç kadınların spora ilgisini önemli ölçüde artırdı, onlara umut oldu. Kadın sporcularımız toplumsal hayatta daha aktif ve görünür oldu, rol model oldular.  

Toplumsal algıda böylesine önemli bir dönüşüm, kırılım yaratabilmek çok kritikti. Bugün kadın voleyboluna genç kızların, ailelerin, özel ve kamu spor kulüplerinin ilgilerine baktığımızda, Eczacıbaşı’nın kadın voleyboluna yaptığı yatırımların, Türkiye’deki kadın hareketine büyük katkı sağladığını söyleyebilirim. Öyle ki Eczacıbaşı Spor Kulübü olarak kadınların spor yoluyla güçlenmesine yönelik çabalarımız sebebiyle, Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) tarafından Kadınlar ve Spor Dünya Ödülü’ne layık görülen ilk ve tek spor kulübü olduk. IOC ödülü, Kulübün kadın voleyboluna yaptığı yatırımların ve sporun kadınlar için daha erişilebilir hâle getirilmesinin uluslararası alanda takdir edilmesinin bir simgesi. 

Kadınların toplumsal hayatta daha özgüvenli bireyler olabilmeleri ve spor yoluyla güçlenmeleri bu alanda faaliyet gösteren tüm kulüplerin ve kurumların önceliği olmalı.  

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

🏐 Türkiye nasıl voleybol ülkesi oldu?

Bugün Türkiye’nin kadın voleybolundaki başarısının tarihine odaklanıyoruz. Köklü şirketlerin yatırımlarının sporu nasıl geliştirdiğini ve Türkiye'nin nasıl bir voleybol ülkesi hâline geldiğini anlatıyoruz.

10 Ağu 2024

Eczacıbaşı ile birlikte
A Millî Kadın Voleybol Takımı

YAZARLAR

Orhun Canca

Aposto'nun kurucu ortağı ve CEO'su.

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?
Punto Punto

HİKAYE

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.

07 Tem 2026

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi
Punto Punto

HİKAYE

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.

Deniz Kaynak

·

02 Tem 2026

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?