'Fazla' cesur, samimi, doğal ve filtresiz: Ebrar efsanesi nasıl doğdu?

Sahada her an agresif, coşkulu… Saha dışında belki birileri için kışkırtıcı ancak her daim başı dik, gururlu. Voleybol dünyasının şüphesiz en nev-i şahsına münhasır isimlerinden Ebrar Karakurt, özellikle kız çocuklarının binbir zorlukla spor yaptıkları bir diyarda varoluşuyla binlerce çocuğa ilham kaynağı oluyor; kim ne derse desin kendi olmaktan vazgeçmiyor.
'Fazla' cesur, samimi, doğal ve filtresiz: Ebrar efsanesi nasıl doğdu?

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Sahada her an agresif, coşkulu… Saha dışında belki birileri için kışkırtıcı ancak her daim başı dik, gururlu. Voleybol dünyasının şüphesiz en nev-i şahsına münhasır isimlerinden Ebrar Karakurt, özellikle kız çocuklarının binbir zorlukla spor yaptıkları bir diyarda varoluşuyla binlerce çocuğa ilham kaynağı oluyor; kim ne derse desin kendi olmaktan vazgeçmiyor.

Balıkesir'de doğan efsane

Her şey Balıkesir'de bir kış günü başlamıştı. 17 Ocak 2000'de dünyaya geldiğinde o bebeğin hikayesinin nereye varacağını kimse bilmiyordu belki ama aradan yıllar geçip sahalarda zorluklara gözü kapalı dalan bir azim abidesine dönüştükçe Ebrar ismini sağır sultan bile duyacaktı.

Hayat tesadüfleri sever ya Ebrar’ın voleybola başlama hikayesi de bir tesadüfle örülmüştü. Aslında sporla tanışmasına vesile olan bir pinpon raketiydi. Ancak ailesinin taşınmasıyla onun kader çizgisi de yön değiştirmiş; yeni okulunda masa tenisi branşı olmadığından öğretmeni ve babasının yönlendirmesiyle Balıkesir DSİ’de voleybolla tanışmıştı. Gerisi milyonların malumu: Gerçek aşk.

O yıllarda sahada yaptığı antrenmanlar ona yetmiyor; eve döndükten sonra da çalışmaya devam ediyordu. Geniş balkonlarındaki duvar, en yakın arkadaşıydı. Kendine idol olarak seçtiği Rus Tatyana Koşeleva ve Hırvat Maja Poljak kadar başarılı olmak, hayallerini süslerken mahallede kırılmadık cam kalmamıştı ama olsun, o gene de dur durak tanımıyor, her gün binlerce kez topa vuruyordu. 

Bir doğa olayı gibi ket vurulamayacak bir güçle karşı karşıya olduklarını artık herkes kabullenmişti. 12-13 yaşında, azmini ve büyük düşlerini bavuluna koyup ailesinden ayrıldığında aklında tek bir hedef vardı: Millî takımın parçası olmak.

2003'te Türkiye'nin Avrupa'da ikincilik kupasını kaldırdığı günlerde 3,5 yaşında olan, 2012'de voleybol takımımız Olimpiyat sahnesinde ilk kez boy gösterdiğinde ortaokulda okuyan Ebrar'ın hayranlıkla izlediği ablalarının bazılarıyla takım arkadaşı, bazılarıyla da rakip olması artık an meselesiydi. 

Adım adım zirveye

Bir sonraki durağı Bursa'ydı. Büyükşehir Belediyesi kadrosuna girdiğinde daha ufacıktı ama 2014'te hakkında voleybol sitelerinde yazılar yayımlanmaya, zaman zaman süre almaya başlamıştı. Fenerbahçe karşısında sahaya adım atan genç yetenek, 2016’da VakıfBank’ın A Takımı’na transfer olacaktı. 

Artık İstanbul’daydı. Büyük umutlarla geldiği koca şehirde tek başınaydı belki ama azmi ve hayalleri onu yalnız bırakmıyordu. Kaostan beslenen süper yetenek, ülkenin en kaotik şehrinde kendini çabucak bulacak; antrenörü Giovanni Guidetti’nin dokunuşlarıyla süper yıldız olacaktı.

Alt yaş kategorilerinde millî takımlarda sahne alan Ebrar, ay-yıldızlı formayla ilk kez 2017’de parlamıştı. Arjantin’de düzenlenen 18 Yaş Altı Dünya Şampiyonası’nda Japonya ve Çin gibi voleybol ekollerinin arasından yenilgisiz grup lideri olarak çıkan Türkiye, Kolombiya ve Almanya’yı devirerek son dörde kalmıştı. Yarı finalde rakip, güçlü İtalya’ydı. İlk iki seti kaybeden “filenin şahaneleri” pes etmemiş, maça geri dönmüştü. Dördüncü sette farklı öndeyken Ebrar’ın yaptığı kutlama, hakemin sabrını taşırmıştı. Kırmızı kart gösterilmiş, rakibe bir de sayı verilmişti. Karşılaşmanın sonrası tepetaklaktı; 3-1 kazanan İtalya, 24 saat sonra kupayı kaldıracaktı.

Voleybolda kırmızı kart, futboldan farklı olarak doğrudan ihraç manasına gelmiyor. Bir oyuncu diskalifiye edilmedikçe maça devam ediyor. O gün Ebrar sahadan atılmadı fakat çok tartışıldı. O ise asla pişman olmadı. Ne zaman sorulsa “Takımı ateşlemek için yine olsa yine yapardım” dedi. 

Yola devam ederken attığı her adımda da aynen böyle, "neyse o" kalmaya devam etti. Yer yer herkesi yakmaya hazır bir volkan ancak çoğu zaman en beklenmedik anlarda bile arkadaşlarını, tribündekileri ve ekranları başındaki milyonları ayağa kaldıran modern bir süper kahraman.

Tango diyarında dördüncülük yaşayan Türkiye, üç hafta sonra bu sefer Slovenya’da düzenlenen 23 Yaş Altı Dünya Şampiyonası’nda zafere ulaşmıştı. Ataman Güneyligil’in öğrencileri finalde ev sahibini devirirken Hande Baladın, turnuvanın en değerli oyuncusu seçilmişti. Ebrar'la birlikte o takımdan Zehra Güneş, Aslı Kalaç, Saliha Şahin, Tuğba Şenoğlu ve Beyza Arıcı’yı da kısa sürede memleketin çoğu tanıyacaktı.

2018’de VakıfBank Şampiyonlar Ligi’ni kazanırken Ebrar da kadrodaydı. O yaz ilk kez A Millî olduğunda, 18 yaşındaydı. İkincilik, o günlerde yazgımızdı. 2018’de Milletler Ligi finali ABD’ye, ertesi yıl da Avrupa Şampiyonası finali Sırbistan’a yitirilmişti. 

VakıfBank macerası 2020’de noktalanan Ebrar ise Türk Hava Yolları aktarmalı gittiği Novara’da iki yıl sahne alacak; 2023’te de iki yıllığına Lokomotif Kaliningrad’da taraftarlarına Erik Dalı oynatacaktı. 2025’te Rusya’da şampiyonluğa ulaşan pasör çaprazı, yeni sezonda Eczacıbaşı forması giyecek.

Filenin harikaları

Tabii Ebrar denince, akla ilk olarak millî takım geliyor. Zaten o ve arkadaşlarının yazdığı destan, ziyadesiyle anlatılmayı hak ediyor. Sahi bu topraklarda böylesi sürdürülebilir bir başarı öyküsüne tanıklık ettiniz mi?

2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları için vize alan filenin harika kadınları, sporun şahikasına pandemi yüzünden 2021’de çıkabilmişti. O yıl önce Milletler Ligi fanusta yapılmıştı. Tüm organizasyon Rimini’de düzenlenirken saçlarını pembeye boyatan Ebrar, sahada yine panter gibiydi. Üçüncü olan ay-yıldızlılar, Japonya’ya umutla gitmiş; çeyrek finalde Güney Kore’ye beş sette boyun eğmişti. Hepimiz farkındaydık, yarı final işten bile değildi. Eşik yine geçilememişti.

2022’nin sonunda Guidetti’nin yerine Daniele Santarelli millî takımın başına geçiyor; dünyanın en iyi pasör çaprazlarından Melissa Vargas’ın takıma eklenmesiyle hasat mevsimi başlıyordu. Küba’da doğup “Malatyalı” olan yıldızın gençliğinde yaşadığı sakatlık sonrası ülkesindeki tedavi sürecinden memnun kalmaması, bizim için bir rüyanın başlangıcıydı. İsviçre’de sığınmacıydı, 2021’de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Fenerbahçe’de milyonların sevgilisi olan "Vargas Havayolları" ile Ebrar yan yana nasıl oynayacaktı? 

Balıkesirli’nin pozisyonunu değiştiren Santarelli, daha önce selefi Guidetti’nin denediği gibi onu köşede değerlendiriyordu. Kışları kulübünde pasör çaprazı olarak oynayan Ebrar, yazları millî takımda smaçördü. Onun için çok da fark etmemişti; nerede olursa olsun oynamak istiyordu.

2023 yazı, şüphesiz bir rüyaydı. Önce Milletler Ligi’ni kazanarak dünya sıralamasında 1 numaraya yükselen Kadın Voleybol Millî Takımı’mız ardından tarihinde ilk kez Avrupa Şampiyonası’nda zafere ulaştı. Ülkemizde özellikle kadın sporunda yaşanan devrimin yüzü olan “Filenin Sultanları” sonunda başardı.

Daha önce hep kritik dönemeçlerde duvara toslayan şahane oyuncu grubu, heybelerinde taşıdıkları hayal kırıklarından devşirdikleri güçle “Yaşlı Kıta”nın zirvesine çıktılar. Önce İtalya’yı, ardından eski hocamız Guidetti’nin çalıştırdığı Sırbistan’ı beş sette deviren Türkiye, Cumhuriyet’in 100. Yılını taçlandırmıştı.

O dönemde sürekli hedef gösterilen Ebrar, “Birleşerek kazanacağız” diyordu, ayrışarak değil. Şimdiyse hemcinslerinin bu kadar itildiği, cinayetlere kurban gittiği, yer yer ikinci sınıf vatandaş muamelesi gördüğü topraklarda tarih, kadın voleybolcularımızın isimlerini altın harflerle yazıyor. Kimileri tarafından kıyafetleriyle, görünüşleriyle, tavırlarıyla, yaşam biçimleriyle yerden yere vurulsalar da filenin harika kadınları, bu eleştirilere gereken cevabı sahada veriyor. Asırlar öncesinde kalması gereken tartışmaları bloklamakla kalmıyor, sanki vurdukları her smaçla bu zihniyeti olması gereken yere çiviliyorlar. “Boş yapmıyorlar”, işlerini yapıyorlar!

İşte Ebrar, bu takımın simgesi. Duruşuyla, varoluşuyla birçoklarını kızdırmaya devam ediyor. Ama o "hayatta hiçbir şeyin kolay olmadığını", "başarmak için özverili ve savaşçı olmak gerektiğini" biliyor.

Nike'ın "So Do It" kampanyası.

Başta, hikayesi bir tesadüfle başladı demiştik. Yakın dönemde Nike'ın, Ebrar'ın sahadaki coşkusu, filtresiz tavrı ve toplumun dayattığı sınırlara karşı duruşundan aldığı ilhamla onu, global ölçekte başlattığı “So Do It” kampanyasının yüzü yapması ise asla tesadüf değil. 

Nike’ın kendisiyle özdeşleşen klasik “Just Do It” sloganında yaptığı değişiklik, bir kelime oyununu aşıyor; toplumun kadınları sürekli “eksiltme” çabasına karşı bir meydan okumaya dönüşüyor. Daha önce de Caitlin Clark’tan Sha’Carri Richardson’a, A’ja Wilson’dan Sabrina Ionescu’ya isimlerle kadın sporcuların önyargılara karşı verdikleri mücadeleyi odağına alan kampanyada Ebrar da "Fazla mı geldim? Vah vah" derken "fazla" doğal, "fazla" cesur, "fazla" filtresiz ve bununla sorun yaşayan herkesi, kendisini gözden geçirmeye davet ediyor.

Daha önce de SosyalBen Vakfı işbirliğinde Ebrar’ın hikayesini Yeni Umutlar adlı bir belgeselle anlatan, Paris Olimpiyat Oyunları öncesinde hazırladıkları video ile Ebrar’a “Hoş geldin” diyen Nike, bu uzun süreli işbirliğine dayanan kampanyayı FIVB Kadınlar Voleybol Milletler Ligi’nin İstanbul ayağı öncesinde duyurdu. Ebrar, dört yıl aradan sonra Türkiye Sultanlar Ligi’ne de dönmeye hazırlanıyor. Geri dönüşün, kimliğine sahip çıkmanın ve mücadeleye kaldığın yerden devam etmenin bu dönüm noktasında Ebrar, artık yalnızca sahalardaki başarılarını konuştuğumuz bir figür olmaktan çıkıyor; bir direnişin ve kimliğin temsili, sesi kısılanların sesi oluyor. Kampanya da bir reklamın ötesinde, bir varoluş manifestosuna dönüşüyor. Kadınlara “Senin hikayen de anlatılmaya değer” diyen bir manifesto.

Varsın, isminin Balıkesir’de bir sokağa verilmesi reddedilsin, Ebrar bildiği yoldan şaşmayacak. Olduğu gibi, samimi, doğal, cesur ve filtresiz kalmaya devam edecek. Ve bedeli ne olursa olsun kadınları da kendisiyle yürümeye davet edecek gibi görünüyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

🏐 Ebrar'ın hikayesi, tarihî All-Star

Birçok ilke sahne olan WNBA All-Star maçında oyuncular da haklarını aradı. Voleybolun nev-i şahsına münhasır yıldızı Ebrar Karakurt'un hikayesini Ali Murat Hamarat yazdı.

22 Tem 2025

Eurosport

YAZARLAR

Ali Murat Hamarat

Spor tarihçisi. İstanbul Üniversitesi'nde hukuk okuyup bir dönem asistanlık yaptıktan sonra gazeteciliğe başladı. Taraf ve Radikal gazetelerinden sonra Eurosport'un internet sitesinde genel yayın yönetmenliği yaptı. Radyo ve televizyona programlar hazırladı. 2017'den beri #tarih dergisinde yayın kurulu üyesi. 2020’den beri Kadir Has Üniversitesi’nde yüksek lisans programında spor tarihi dersi veriyor.

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?
Punto Punto

HİKAYE

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.

07 Tem 2026

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi
Punto Punto

HİKAYE

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.

Deniz Kaynak

·

02 Tem 2026

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?