Fed Başkanı kimliği dışında Alan Greenspan

Maestro lakaplı, yani “orkestra şefi” olarak anılan efsanevi Fed başkanlarından Alan Greenspan, bu hafta pazartesi günü 100 yaşında hayatını kaybetti. Greenspan için sanırım herkesin üzerinde uzlaşacağı nokta, Fed'in en çok ses getiren ve en çok tartışılan başkanlarından biri olması.
Fed Başkanı kimliği dışında Alan Greenspan

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Maestro lakaplı, yani “orkestra şefi” olarak anılan efsanevi Fed başkanlarından Alan Greenspan, bu hafta pazartesi günü 100 yaşında hayatını kaybetti.

Merkez bankası başkanları genellikle soğuk görünüşleriyle ser verip sır vermez nitelikte hareket ederler. Ancak bu soğuk görünüşün arkasında aslında bambaşka bir kişilik barındırdıkları bazen yalnızca yakın çevreleri tarafından bilinir.

Yaklaşık 20 yıl boyunca dünyanın merkez bankası Fed’i yöneten Alan Greenspan’in yaptığı işlere yönelik bolca övgü ve bunun karşısında bolca eleştiri de elbette mevcut.

Alan Greenspan, 1987'den 2006'ya kadar görev yapan ve ABD ekonomisini tarihindeki en uzun genişleme dönemlerinden birine taşıyan eşsiz bir “ekonomi bilgesi” olarak sıkça övülen Fed’in 13. Başkanı. Bir başka efsane Başkan Paul A. Volcker’ın (1979-1987) da halefi.

Gazeteci Bob Woodward, 2000 yılında kaleme aldığı Maestro: Greenspan'in Fed'i ve Amerikan Ekonomik Patlaması (Maestro: Greenspan's Fed and the American Boom) başlıklı kitapta ona “maestro” yakıştırmasını yapınca, Greenspan bu lakapla anılmaya başlandı.

Ben bu haftaki köşemi, Fed Başkanlığı süresince yaptığı işlere değinmek yerine, Alan Greenspan’in başkanlık dışı hayatını, ekonomi felsefesinin oluşumunun temel taşlarını, sanatçı kimliğini, yani özetle insan Greenspan’i, sizlere daha yakından tanıtmak ve genç nesillere de ilham olması adına kendisine ayırdım.

Alan Greenspan için sanırım herkesin üzerinde uzlaşacağı nokta, Fed'in en çok ses getiren ve en çok tartışılan başkanlarından biri olması.

Fed Başkanı olarak Kongre sunumlarında o kuru ve karmaşık ifadelerin ardında aslında entelektüel, sanatsal ve mutfak kültürü açısından son derece çeşitli ve özgün zevklere sahip bir adam vardı.

Para politikasını bir yana bıraktığımızda, bir müzisyen ve bir Objektivist filozof olarak sürdürdüğü yaşamının büyüleyici bir portresi ile karşılaşıyoruz.

Fed Başkanı olmadan çok önce, tabiri caizse, para politikasına yönelik kararlara henüz kendini adamamışken, Greenspan'in en büyük tutkusunun müzik olduğunu görüyoruz. Çocukluğunda matematik ve sayılar konusunda üstün bir yeteneğe sahipti. Bu yeteneğini başlangıçta beyzbol istatistiklerini analiz ederek ve enstrüman çalarak değerlendiriyordu.

Greenspan, bir Benny Goodman hayranı olarak büyümüştü. Ekonomiyle ilgilenmeye başlamadan önce New York'taki Juilliard School’da 2 yıl klarnet eğitimi aldı. 1940'larda Juilliard'dan ayrılarak Henry Jerome'un Swing orkestrasına katıldı. Henry Jerome Orkestrası'nda efsanevi saksafoncu Stan Getz ile birlikte klarnet ve saksafon çaldı; geleceğin caz efsaneleriyle turneye çıkarak ABD’yi dolaştı.

Greenspan zamanla, çok yetenekli bir müzisyen olmasına rağmen, grup arkadaşlarının sahip olduğu o parlak doğaçlama dehasından yoksun olduğunu fark etti. Bir yandan da grubun muhasebe işlerini yürütüyordu. Bu pratik uğraş, onu nihayetinde New York University’de (NYU) ekonomi eğitimi almaya yöneltti. Yine de müzik zevki son derece disiplinli kalmaya devam etti.

Alan Greenspan’ın bir şirket muhasebecisi ve ekonomik danışman olarak sahip olduğu geçmişi, ekonomik dünya görüşünü derinden şekillendirdi. Bu geçmiş, para politikasına yönelik veriye dayalı ve “tabandan yukarıya” (bottom-up) bir yaklaşımı benimsemesini sağladı; böylece soyut akademik modeller yerine şirket nakit akışlarına, sermaye yatırımlarına ve bilanço sağlığına odaklanan, pratik ve derinlemesine bir bakış açısı geliştirdi. Yalnızca yukarıdan aşağıya (top-down) makroekonomik denklemlere dayanan pek çok merkez bankacısının aksine, Greenspan ticari verilerin “en ince ayrıntılarına” odaklanmasıyla ün kazandı. Ekonomik değişimlerin erken göstergeleri olarak yük vagonu sevkiyatları, karton üretimi ve şirket nakit akışları gibi somut ticari göstergeleri takip etti.

Alan Greenspan’in hayatını şekillendiren olaylardan biri de hiç şüphesiz Rus asıllı dünyaca ünlü filozof ve yazar Ayn Rand ile tanışıklığıydı.

Greenspan ve Rand, 1950'lerin başında, Greenspan'in o dönemki eşi olan Kanadalı sanat tarihçisi Joan Mitchell aracılığıyla tanışmışlardı. İkili ilk kez, Greenspan yirmili yaşlarının ortasındayken ve Rand kırklı yaşlarındayken bir araya geldi. Tanıştıklarında Ayn Rand, 1943 tarihli çok satan romanı Hayatın Kaynağı ile büyük bir ün kazanmıştı.

Greenspan zamanla, Rand'ın “Kolektif” (Collective) adını verdiği düşünce grubuna katıldı. Bu grup, siyaset, dünya olayları ve fikirler üzerine tartışmak üzere Rand'ın Manhattan’daki dairesinde düzenli olarak bir araya gelen küçük bir arkadaş ve düşünür topluluğuydu.

Greenspan, zamanla bu grubun müdavimlerinden biri hâline geldi. Rand'ın genç ekonomist hakkındaki ilk izlenimi oldukça açıktı. Rand, 1974 yılında Time dergisine verdiği bir röportajda, “Bende çok zeki ama mutsuz biri izlenimi uyandırmıştı. Kendine bir referans çerçevesi arıyordu. Hayata dair temel bir bakış açısı yoktu.” demişti.

Rand, Greenspan’in duygusal ve entelektüel boşluğunu doldurdu. Rand, arkadaşlıklarının ilk dönemlerinde, koyu renk takım elbiseler giyme alışkanlığı ve ciddi tavırları nedeniyle Greenspan'e “cenaze levazımatçısı” lakabını takmıştı.

İkili arasındaki ilişki, sosyal bir etkileşimin çok ötesindeydi. Greenspan'in erken dönem düşünce dünyası, Rand'ın savunduğu Objektivizm felsefesinden derinden etkilenmişti. 1950'lerin başlarından itibaren Rand'ın yakın çevresine dahil oldu ve 1982'deki ölümüne dek onunla yakın dostluğunu sürdürdü.

1950'lerin sonu ve 1960'ların başında Greenspan, Branden Enstitüsü'nde dersler verdi ve The Objectivist gazetesi için yazılar kaleme aldı.

ABD Başkanı Gerald Ford onu Ekonomi Danışmanları Konseyi'ne atadığında, Greenspan yemin törenine Rand'ı da davet etti.

Greenspan ise bir röportajında, entelektüel dünyasını bütünüyle dönüştüren kişinin Ayn Rand olduğunu, onunla tanışmadan önce kendini parlak ama dar kapsamlı bir veri teknisyeni olarak gördüğünü, Rand’ın kendisini ve ampirik gözlemlerini rasyonel bireycilik, mantık ve nesnel gerçeklikten oluşan daha geniş bir felsefi çerçeveye oturtmaya teşvik ettiğini belirtmişti.

Rand’ın Greenspan üzerindeki etkisinin en somut örneklerinden biri, Greenspan'in 1966 tarihli meşhur makalesidir.

Greenspan'in “Altın ve Ekonomik Özgürlük” (Gold and Economic Freedom) başlıklı makalesi, Rand’ın The Objectivist gazetesinde yayımlanmış ve daha sonra yazarın Kapitalizm: Bilinmeyen İdeal (Capitalism: The Unknown Ideal) kitabında yeniden basılmıştı. Greenspan bu yazıda, altın standardının özgürlüğü geliştirdiğini, buna karşılık kaldırılmasının ise özgürlüğü bastırmaya yönelik bir taktik olduğunu savunuyordu.

Greenspan'in benimsediği Randcı iktisadın temel ilkelerinden biri, tekelcilik karşıtı yasaların eleştirisiydi. Bu görüşü desteklemek amacıyla Greenspan, tekellerin piyasa kaynaklı olmayıp her zaman devlet müdahalesinden kaynaklandığını ve kendi hâline bırakıldığında sermaye piyasalarının kaynakların en uygun dağılımını sağlayacağını öne sürdüğü “Antitrust” başlıklı bir makale kaleme aldı.

Greenspan'in Fed Başkanı olarak sürdürdüğü uzun kariyeri, örtük bir biçimde Objektivist ilkelere, özellikle de rasyonel kişisel çıkarın finansal kurumları kendi kendilerini denetlemeye yönelteceği inancına dayanıyordu. 2008 finansal krizi, bu inancı yıkıcı bir sınava tabi tuttu.

Ekim 2008'de, Büyük Buhran'dan bu yana görülen en ağır finansal kriz Wall Street'i sarsarken Kongre’de sorulan sorulara karşılık Greenspan, son derece etkili mesleki kararlarının temelini oluşturan felsefi ilkenin “hatalı” olduğunu itiraf etti. Federal Rezerv Başkanı olarak görev yaptığı yaklaşık yirmi yıl boyunca Greenspan; başkanlara ve Kongre üyelerine, finansal piyasalarda devlet düzenlemelerinin kaldırılmasının ve kişisel çıkar güdüsüyle işleyen bir öz denetim mekanizmasına güvenilmesinin hem özgürlüğün hem de refahın yolu olduğunu telkin etmişti.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

YAZARLAR

Prof. Dr. Burak Arzova

Akademisyen. 1994 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden mezun olmasının ardından araştırma görevlisi olarak göreve başladı. 1996 yılında yüksek lisans, 2000 yılında doktorasını tamamlayan Arzova, 2004 yılında doçent, 2009 yılında da profesör oldu. Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi, Muhasebe-Finansman Ana Bilim Dalı’nda öğretim görevlisi.

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Workup 14. dönem Demo Day: Yapay zeka ağırlıklı 10 girişim mezun oldu

İş Bankası’nın ana destekçiliğinde 2017'den bu yana süren Workup Girişimcilik Programı’nın 14. dönemi, çevrimiçi düzenlenen Demo Day etkinliğiyle tamamlandı. Yapay Zekâ Fabrikası’nın yürüttüğü bu dönemde 10 teknoloji girişimi mezun oldu. Dönemi öne çıkaran iki gelişme var: Mezunların 10'da 8'i işini doğrudan yapay zeka üzerine kuruyor ve seçim süreci bu kez bilinçli olarak İstanbul, Ankara ve İzmir’in dışına açıldı. Yeni mezunlarla birlikte programın toplam mezun sayısı 198'e ulaştı.

05 Kas 2026

Workup 14. dönem Demo Day: Yapay zeka ağırlıklı 10 girişim mezun oldu
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Türk Devletleri Zirvesinin ardından: Türk dünyası kendi arasında ne kadar iş yapıyor?

Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) 13. Zirvesi 29-30 Ekim'de Ankara'da yapıldı. Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan TDT'nin üyesi; Türkmenistan, Macaristan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ise gözlemcisi. Zirvenin sonunda üye devletler 163 maddelik Ankara Bildirisi'ni kabul etti. Bildiri ortak alfabeden küp uyduya, savunma sanayisi kolejinden ulaşım koridorlarına kadar pek çok konuyu kapsıyor.

Yaman Alp Ungan

·

05 Kas 2026

Türk Devletleri Zirvesinin ardından: Türk dünyası kendi arasında ne kadar iş yapıyor?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

ABD ara seçimleri sonrası potansiyel ekonomik görünüm

ABD’de 2026 ara seçimlerinin Demokratların hem Temsilciler Meclisi hem de Senato’da çoğunluğu elde etmesiyle sonuçlanması, Amerikan ekonomisi ve küresel finansal piyasalar açısından yeni bir siyasi denge oluşturdu. Ancak seçim sonuçlarının ekonomi politikalarında radikal bir yön değişikliğinden ziyade, yürütme ve yasama organları arasındaki anlaşmazlıkları artırması bekleniyor.

Eren Kuru

·

05 Kas 2026

ABD ara seçimleri sonrası potansiyel ekonomik görünüm
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

ABD ara seçim sonuçları: Ekonomide ve siyasette yeni dengeler

ABD'de 2026 ara seçimleri, Trump'ın ikinci döneminin kalan son iki yılının çerçevesini belirlemiş durumda. Resmi olmayan sonuçlara göre demokratlar hem temsilciler meclisinde hem de senatoda çoğunluğu ele geçirdi. Temsilciler meclisini demokratların kazanması beklenen bir sonuçtu. Sürpriz, cumhuriyetçilerin yıllardır elinde tuttuğu eyaletlerde de koltuklarını yitirerek senato tarafını da kaybetmesi oldu. Bu sonuç Washington'da Trump'ın gücünün yeniden dengelenmesi sürecini başlatırken, önümüzdeki iki yılın maliye, ticaret ve dış politika gündemini doğrudan etkileyecek

Eralp Ersoy

·

05 Kas 2026

ABD ara seçim sonuçları: Ekonomide ve siyasette yeni dengeler
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

İSO'da Dalgakıran dönemi: Yeni başkanın programında neler var?

İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) 13 yıldır devam eden Erdal Bahçıvan dönemi sona erdi. 4 Kasım'da yapılan seçimlerde Adnan Dalgakıran, Bahçıvan'ın desteklediği Ender Yılmaz'ı 67'ye karşı 86 oyla geride bırakarak İSO'nun 2026-2030 dönemi Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Peki yeni İSO Başkanının programında hangi başlıklar var?

Emircan Yaman

·

04 Kas 2026

İSO'da Dalgakıran dönemi: Yeni başkanın programında neler var?