🎥 Festival Günlüğü: 42. İstanbul Film Festivali #2


Meşher’de karanlıktan aydınlığa doğru: John Craxton: Işığın Peşinde John Craxton: Işığın Peşinde Nedir? Sergi. 2009 yılında hayatını kaybeden Britanyalı ressam ve tasarımcı John Craxton ’ın Türkiye’deki ilk kişisel sergisi John Craxton: Işığın Peşinde , sanatçının arkadaşı ve biyografi yazarı Ian Collins ’in küratörlüğünde kapılarını açıyor. Nerede? İstiklal Caddesi’ndeki Meşher ’de. Ne zaman? 23 Temmuz’a kadar ziyarete açık. Neler var? Sergide tablolar, çizimler, baskılar, kitap tasarımları, anıtsal bir duvar halısı ve kişisel eşyaları da dâhil olmak üzere Craxton ’ın 200’e yakın eseri yer alıyor. Craxton’ın savaş zamanı Londra’sının karanlığından Ege coğrafyasının aydınlığına ve tek renkten parlak renklere doğru ilerleyen, keyif dolu ve yaratıcı sanat hayatını sunan sergiye, Amerikalı fotoğrafçı Robert McCabe ’in Ege fotoğrafları ve Londra doğumlu ressam Nicholas Moore ’un Craxton’la yaptığı İstanbul gezisinden fotoğraflar da eşlik ediyor. Dahası: Sanatçının yaşantısına odaklanan sergi kataloğunda küratör Ian Collins’in Craxton’ın İstanbul’da ve Ege’de geçirdiği hareketli yaşamını ve sanatını tanıttığı “Keyfe Yolculuk” makalesi de yer alıyor. John Craxton: Işığın Peşinde sergisine paralel olarak hazırlanan etkinlik programı kapsamında, çeşitli konuşmalar ile yetişkin ve çocuk atölyeleri ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Güncel etkinlik takvimine Meşher’in internet sitesi ve sosyal medya kanallarından ulaşabilirsin. Sergi hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilir, Meşher ’i salıdan pazara 11.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
42. İstanbul Film Festivali sürerken, Festival Günlüğü'nün ikinci bölümünde festivalin özel gösterimi, yeni Petzold filmi ve Canijo’nun ikili oyunu var.
Duende Podcast: 42. İstanbul Film Festivali özelindeki serimizin ikinci bölümünde festivalden yeni satır başları ve 10 yeni filme dair notlar var. Dinlemek için aşağıdaki bağlantıya tıklayabilirsin. Duende'nin podcast kanalını da buradan takip edebilirsin.
Dünden Bugüne Türk Klasikleri
Her yıl Dünden Bugüne Türk Klasikleri başlıklı bölümde sinemamızın önemli bir yapıtını restore ettiren İstanbul Film Festivali’nin bu yıl için seçilen filmi Metin Erksan’ın 1976 yapımı filmi İntikam Meleği - Kadın Hamlet olmuştu. Geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz Fatma Girik’in başrolünde yer aldığı, bu yılın Sinema Onur Ödülü sahibi Nevra Serezli’nin de oyuncuları arasında yer aldığı film, 11 Nisan akşamı Cinewam City’s Nişantaşı’nda Nevra Serezli’nin de katılımıyla gösterildi.

Nevra Serezli, İntikam Meleği - Kadın Hamlet özel gösteriminde. | Fotoğraf: Hasan Özdağ
Yarışmalar başladı
Uluslararası Yarışma 12 Nisan’da Animalia ve Atlantic Bar, Ulusal Yarışma ise 13 Nisan’da Yüzleşme ve Iguana Tokyo filmlerinin gösterimleriyle başladı. Portekiz’den João Canijo’nun başkanlığındaki uluslararası yarışma jürisi ve Emin Alper’in başkanlığındaki Ulusal Yarışma jürisinin kararları 18 Nisan’daki ödül töreninde açıklanacak. Yarışmalardaki filmler hakkında daha fazlasını öğrenmek için Duende’nin festival özel serisinin birinci ve ikinci sayılarına göz atabilirsin.
Bad Living | Kaynak: İKSV
Film izlenimleri
Bad Living (Kötü Yaşamak), 2023
Living Bad (Yaşamak Kötü), 2023
Yönetmen: Bas Devos
Bölüm: Dünya Festivallerinden
Uluslararası Yarışma’nın jüri başkanlığını üstlenen, Portekiz sinemasının önemli temsilcilerinden João Canijo bu yıl tatlı bir oyun oynamış. Yönetmenin ikisi de Dünya Festivallerinden bölümünde gösterilen filmleri Bad Living / Kötü Yaşamak ve Living Bad / Yaşamak Kötü, aynı anda aynı otelde geçiyor. İlki odağına oteli işleten ve üç nesil kadınlardan oluşan bir aileyi, ikincisi ise otelin misafirlerini alıyor. Böyle güzel fikirleri çok sevmekle ve Bad Living’i gayet beğenmekle beraber yönetmenin ikinci filmi de kendi içinde üç parçaya ayırmasını kötü bir tercih olarak gördüm. İzleyiciden zaten iki film arasındaki bağlantıları kurmasını ve boşlukları doldurmasını bekleyen yönetmenin bir de tek bir film içindeki üç parçayla aynı şeyi yapması izleme deneyimini bir ödeve dönüştürüyor sanki. Her iki filmin de ikinci filmin üç parçasının da iki filmden oluşan tüm "projenin" de dev bir mommy issues destanı olduğunu söylemek de mümkün.

Falcon Lake | Kaynak: İKSV
Falcon Lake, 2022
Yönetmen: Charlotte Le Bon
Bölüm: Genç Ustalar
Quebec’ten Charlotte Le Bon’un ilk uzun metrajlı filmi olan Falcon Lake, günümüzde geçmesine rağmen 16 mm görüntüleri ve çocukluğa dair çağrıştırdığı saf duygularla yoğun bir nostalji hissi uyandırıyor. Yaz tatillerini aileleriyle birlikte bir göl kenarında geçiren Bastien ile Chloé aralarındaki birkaç yaş farka rağmen yakınlaşıyor, uydurma bir hayalet hikâyesi aracılığıyla özel bir bağ kuruyorlar. Film, çocukluğun ve ilk gençliğin kalp çarpıntılarını, kalp kırıklıklarını ve yeni yeni uyanmaya başlayan cinsel arzularını çok iyi yansıtıyor.

Afire | Kaynak: İKSV
Afire (Kızıl Gökyüzü), 2023
Yönetmen: Christian Petzold
Bölüm: Galalar
Nerede izleyebilirsin? 28 Nisan'da Sinematek/Sinema Evi'nin KINO 2023 seçkisinde ve yakında sinemalarda
Sırada benim için bu yılın ilk beş yıldızlısı ve muhtemelen festivalin en iyisi var. Jerichow, Barbara, Transit ve Undine gibi filmleriyle Avrupa sinemasının en sevdiğim isimleri arasında yer alan Christian Petzold’un yeni filmi Afire / Kızıl Gökyüzü. Film iki arkadaşın, Leon ve Felix’in çalışmalarına odaklanmak için gittikleri orman evinde başka birinin daha kaldığını görmesiyle başlıyor. Filmin İngilizce adındaki ve filmin geneli boyunca çevredeki ormanları tehdit eden yangınlar, bir yandan iklim değişikliğiyle gelen yeni normalimizi yüzüne vuracak tabii. Ama bir yandan da oldukça simgeseller; filmdeki asıl yangınlar Leon’un içinde çünkü. Yazma zorluğu çeken ya da yazdıklarının bir şeye benzemediğinin kendi de farkında bir yazarın egosunun sürekli tehdit altında olmasından çıkan; sürekli ilgi odağı olmak isteyen bir adamın aşık olduğu kadının, arkadaşının ya da yayıncısının onun dışında gelişen yaşam ve ilişkilerini kıskanmasının çıkardığı yangınlar bunlar. Petzold’un Eric Rohmer sinemasına selam vermekten geri kalmadığı, görüntüleriyle hem havanın hem alevlerin hem de duyguların sıcaklığını sana hissettirecek bir film bu. In My Mind şarkısını diline dolandıracak olması da başka bir artısı.

Copenhagen Does Not Exist | Kaynak: İKSV
Copenhagen Does Not Exist (Kopenhag Diye Bir Yer Yok), 2022
Yönetmen: Martin Skovbjerg
Bölüm: Uluslararası Yarışma
Beğenmediğim filmlerle ilgili uzun uzun yazmayı, konuşmayı sevmem. Fakat Copenhagen Does Not Exist / Kopenhag Diye Bir Yer Yok beni o kadar hayal kırıklığına uğrattı ki biraz doldum. Gerek Joachim Trier’le yaptığı senaryo işbirlikleri olsun gerekse kendisi yazıp yönettiği filmleri olsun, Eskil Vogt benim için çağımızın en iyi senaristlerinden biri. Uluslararası Yarışma’daki Martin Skovbjerg'in yönettiği filmin senaristi (ne yazık ki diyeceğim) Eskil Vogt. Filmde genç bir kadın kaybolduktan sonra onun babası tarafından eve kapatılıp günlerce sorgulanmaya gönüllü olan erkek arkadaşının bilinç akışına tanık oluyoruz. Senaristin alışık olduğumuz hızlı bilinç akışlarını görselleştiren sekansları, dış sesle desteklenen duygu betimlemeleri ve izleyiciyi yanılsamalara sürükleyen, neyin gerçek olup olmadığını sorgulamasına neden olan yol ayrımları bu filmde de var. Ama öylesi eğreti duruyorlar ki sanki senaryo başkası tarafından yazılmış da Eskil Vogt’a “n’olur abi şunu biraz Eskil Vogt’laştırsana” denmiş gibi.
Ve diğerleri...

Iguana Tokyo | Kaynak: İKSV
- François Ozon’un The Crime Is Mine / Suç Bende’si kadın dayanışmasını odağa alan, olabildiğine komik ve saçma, 1930’ların Fransa’sında geçse de günümüz Hollywood’unu taşlayan bir suç komedisi,
- Uluslararası Yarışma filmlerinden Sofia Alaoui imzalı Animalia / Aramızdalar muhafazakâr toplumların kadına bakışını ve bunun yarattığı buhranı fantastik öğelerle ele alan bir ilk-film,
- Filiz Kuka’nın Ulusal Yarışma’daki filmi Yüzleşme, anadilimde olmasına rağmen bana bir şeylerin çeviride kaybolduğu hissini yaşatan, Asiye Dinçsoy’un performansıyla ayakta duran bir aile draması,
- Yine Ulusal Yarışma’dan Kaan Müjdeci’nin uzun zamandır beklediğimiz ve Tokyo’da geçen filmi Iguana Tokyo ise biçimsel yenilikçiliğine rağmen hikâyesini bana geçirmeyi hatta zerre ilgimi çekmeyi başaramayan bir bilimkurgu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Festival yarışmalarında ödül kazananlar, Here incelemesi ve Nobel ödüllü yazar Annie Ernaux'nun İstanbul ziyaretine dair notlar.
19 Nis 2023

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı ve editör. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.
13 Tem 2026

Sepultura, Brezilya’dan çıkıp dünyada metal müziğe en büyük katkıyı yapan gruplardan biri olarak Latin Amerika’nın köklerine sadık müziğini de bizlere tanıttı. 12 Temmuz'da Pantera’dan önce sahne alacak Cavalera Kardeşler'den Max Cavalera’yla konuştuk.

25 adaylıkla "The Pitt"in öne çıktığı 78. Primetime Emmy Ödülleri aday listesinde Apple TV'nin yükselişi ve çeşitliliğin azalışı dikkat çekiyor.





