Fidye yazılımı çetelerine yaptırım uygulamak neden bu kadar zor?


Globalleşmek için Company Global Bu kadar basit. Küreselleşen dünyanın avantajlarından yararlanarak uluslararası pazarlarda şirket kurmak ve sınırların ötesinde şirketinizi büyütmek isterseniz doğru adres: Company Global . Nedir? Yurt dışında şirket kurmak isteyen müşterilerine danışmanlık hizmeti sunan Company Global ; Amerika, İngiltere, Estonya ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi uluslararası pazarlarda var olmak veya işlerini büyütmek isteyen yatırımcılara vergi optimizasyonundan online ödeme ve tahsilata kadar birçok konuda hizmet sunuyor. Neler var? Türkiye’deki en önemli danışmanlık firmalarından biri olan Company Global ; Farklı coğrafyalarda yatırım ve iş ortaklıkları yapmayı düşünen müşterileri için en uygun fırsatları araştırıyor. Müşterilerine yerel pazarlarla en iyi ve verimli ilişkileri kurabilmeleri için gerekli tüm analiz ve ipuçlarını bir araya getirerek sunuyor. Farklı sektörler üzerinde araştırma yaparak işinizle ilgili risk ve durum analizi gibi veri ve raporları hazırlıyor. Uluslararası Stratejik Vergi İncelemesi (USVİ) konusunda uzman çözümler geliştiriyor. Müşterileri için yatırım yapılacak yabancı pazarlardaki vergiler ve vergi sistemlerini en ince ayrıntılarına kadar analiz ederek sunuyor. Atacağınız her adımda ne gibi sonuçlarla karşılaşacağınızı size önceden sunan Company Global’le şimdi bu bağlantı üzerinden tanışarak işinizi büyütmek için gerekli ilk adımı atabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
25 Şubat’ta, yani Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ertesi günü, siber suç çetesi Conti Rusya ve Putin ile dayanışma içerisinde olduğunu ilan eden bir destek mesajı yayımladı. Mesajın ardından çetenin dağılmasına giden süreci önceki yazımızda sizlerle paylaşmıştık.
İfşa edilen belgelerle ilgili yürütülen soruşturma, çetenin Rus istihbarat örgütü FSB ile olan bağlarını gözler önüne sererken, çetenin liderinden birinin de doğrudan Putin’in hizmetinde olabileceğine dair iddiaları gündeme getirmişti.
Rus hükümeti ile bu kadar içli dışlı bir çetenin Batı’nın yaptırım uyguladığı kuruluşlar listesine girmemesi ise bir o kadar merak uyandırmıştı: Bini aşkın kurbandan 150 milyon doları aşkın fidye koparan bir çetenin gelir akışını kesmek gerekmez mi?
Tabii bu yöntemin uygulanamamasının arkasında birçok farklı gerekçe var.
Herkesin aklına ilk gelen sebep
Öncelike ödeme yapmayı engelleyici bir yaptırım uygulamak, firmaların çalınan ya da kilitlenen verilerine yeniden erişmeleri ihtimalini ortadan kaldırmak anlamına geliyor. Çünkü verisine tekrar erişebilmek isteyen bir işletmenin fidyeyi ödeyerek kilidi açacak şifreyi alması gerekiyor.
Birçok durumda bu, kurumu saldırıya uğradığı için cezalandırmakla eşdeğer. Hele ki aralarında hastaneler gibi kamu kurumlarının da bulunduğu mağdurlar için ticari anlamda bir ölüm fermanı anlamına gelecekse.
Bir diğer komplikasyon ise yasadışı çetelerin yasal yollardan takibinin imkansıza yakın olması. Mesela Conti örneğinde, çete şu anda açıkça varlığını ve operasyonlarını sürdürse ve saldırıların gruba ait izleri taşıdığı tespit edilse de, grup kamuoyu nezdinde dağılmış bulunmakta. Ticari bir kaydı bulunmayan bu oluşuma yaptırım uygulasanız da ertesi gün isim değiştirerek yoluna devam etmeyeceğinin bir garantisi yokken, yaptırımlar havanda su dövmeye benziyor.
Bunlara ek olarak, yaptırımlar konuyla hiç ilgisi olmayan üçüncü partilerin zarar görmesine de yol açabilir. Sadece soyadınız Conti olduğu için durduk yere yaptırıma maruz kalan bir İtalya vatandaşı olduğunuzu düşünün.
Başka bir yolu yok mu?
Elbette yaptırım uygulamanın bir yolu mevcut; o da çetelerin mensuplarını deşifre ederek doğrudan bu kişilere yaptırım uygulamak. Dile kolay, mümkün olan durumlarda zaten bu şahıslar hakkında yasal takibat başlatılıyor.
ABD’nin bu gibi durumları takip eden bir kurumu da var. Hazine Bakanlığı’na bağlı olarak çalışan Dış Varlık Denetim İdaresi (OFAC), yaptırım uygulanan ülkelerdeki yasadışı örgütlere varlık aktarılmasının önüne geçmeye çalışıyor. Terörün finansmanını engellemek üzere çalışan bu kurum aslında fidye yazılım çeteleri gibi şaibeli organizasyonlara yapılan ödemeleri de takip ediyor.
Öte yandan hâlihazırda yaptırım uygulanan ülke ve kuruluşlarla bağlantılı çetelere ödeme yapmayın demenin de bir faydası yok. Zira bu çeteler bağlantıları gizlemek için ellerinden gelenin en iyisini yapıyor.
Kim cezalandırılacak?
Yaptırım uygulanan Kuzey Kore, İran ve FSB gibi taraflara ödeme yapmada aracı olmak da suç. Bu nedenle şirketlerin verilerine erişimlerini yeniden kazanabilmeleri için danışmanlık veren kurumlar da risk alıyor. Ancak OFAC, ödemeyi yaptıktan sonra kendisini ihbar eden işletmelere genelde müsamaha gösteriyor.
Bu hoşgörü, fidye yazılım saldırılarının daha sık raporlanmasını da sağlamış durumda. Önceden verisinin çalındığını FBI gibi kurumlara haber verdiğinde olayın yankı uyandırarak güvenilirliğinin zedeleneceğinden ve hatta kendisinin soruşturulacağından çekinen şirketler şimdi bu tarz saldırıların daha sık raporlanması sayesinde durumun normalleşmesinden faydalanıyor. Öte yandan zararlarını sigortadan tanzim de edebiliyorlar.
Geçtiğimiz nisan ayı boyunca Kosta Rika hükümetine ait hedeflere yaptıkları saldırılarla dikkatleri başka yöne çekerek âdeta bir taktiksel geri çekilme planlayan Conti gibi gruplar farklı isimler ve yeni kimliklerle varlıklarını sürdürmeye devam edecek, ancak kolluk kuvvetlerinin ve denetçi kurumların kurbanlara anlayışlı yaklaşmaları ve onları işbirliğine teşvik etmeleri, suçlular hakkında takibat başlatılmasını ve en nihayetinde cezalandırılmalarını mümkün kılacak yegâne senaryo.
Bu yazının orijinal versiyonu ProPublica'da yayımlandı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Kurumsal karar alma mekanizmalarına yapay zekâyı dahil etmenin veri gizliliği mevzuatı açısından taşıdığı riskler neler? Fidye yazılım çeteleriyle mücadele etmek için yaptırım uygulamak bir çözüm mü?
24 May 2022

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?



