Fidye yazılımı çetelerine yaptırım uygulamak neden bu kadar zor?


Globalleşmek için Company Global
Bu kadar basit. Küreselleşen dünyanın avantajlarından yararlanarak uluslararası pazarlarda şirket kurmak ve sınırların ötesinde şirketinizi büyütmek isterseniz doğru adres: Company Global .
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
25 Şubat’ta, yani Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ertesi günü, siber suç çetesi Conti Rusya ve Putin ile dayanışma içerisinde olduğunu ilan eden bir destek mesajı yayımladı. Mesajın ardından çetenin dağılmasına giden süreci önceki yazımızda sizlerle paylaşmıştık.
İfşa edilen belgelerle ilgili yürütülen soruşturma, çetenin Rus istihbarat örgütü FSB ile olan bağlarını gözler önüne sererken, çetenin liderinden birinin de doğrudan Putin’in hizmetinde olabileceğine dair iddiaları gündeme getirmişti.
Rus hükümeti ile bu kadar içli dışlı bir çetenin Batı’nın yaptırım uyguladığı kuruluşlar listesine girmemesi ise bir o kadar merak uyandırmıştı: Bini aşkın kurbandan 150 milyon doları aşkın fidye koparan bir çetenin gelir akışını kesmek gerekmez mi?
Tabii bu yöntemin uygulanamamasının arkasında birçok farklı gerekçe var.
Herkesin aklına ilk gelen sebep
Öncelike ödeme yapmayı engelleyici bir yaptırım uygulamak, firmaların çalınan ya da kilitlenen verilerine yeniden erişmeleri ihtimalini ortadan kaldırmak anlamına geliyor. Çünkü verisine tekrar erişebilmek isteyen bir işletmenin fidyeyi ödeyerek kilidi açacak şifreyi alması gerekiyor.
Birçok durumda bu, kurumu saldırıya uğradığı için cezalandırmakla eşdeğer. Hele ki aralarında hastaneler gibi kamu kurumlarının da bulunduğu mağdurlar için ticari anlamda bir ölüm fermanı anlamına gelecekse.
Bir diğer komplikasyon ise yasadışı çetelerin yasal yollardan takibinin imkansıza yakın olması. Mesela Conti örneğinde, çete şu anda açıkça varlığını ve operasyonlarını sürdürse ve saldırıların gruba ait izleri taşıdığı tespit edilse de, grup kamuoyu nezdinde dağılmış bulunmakta. Ticari bir kaydı bulunmayan bu oluşuma yaptırım uygulasanız da ertesi gün isim değiştirerek yoluna devam etmeyeceğinin bir garantisi yokken, yaptırımlar havanda su dövmeye benziyor.
Bunlara ek olarak, yaptırımlar konuyla hiç ilgisi olmayan üçüncü partilerin zarar görmesine de yol açabilir. Sadece soyadınız Conti olduğu için durduk yere yaptırıma maruz kalan bir İtalya vatandaşı olduğunuzu düşünün.
Başka bir yolu yok mu?
Elbette yaptırım uygulamanın bir yolu mevcut; o da çetelerin mensuplarını deşifre ederek doğrudan bu kişilere yaptırım uygulamak. Dile kolay, mümkün olan durumlarda zaten bu şahıslar hakkında yasal takibat başlatılıyor.
ABD’nin bu gibi durumları takip eden bir kurumu da var. Hazine Bakanlığı’na bağlı olarak çalışan Dış Varlık Denetim İdaresi (OFAC), yaptırım uygulanan ülkelerdeki yasadışı örgütlere varlık aktarılmasının önüne geçmeye çalışıyor. Terörün finansmanını engellemek üzere çalışan bu kurum aslında fidye yazılım çeteleri gibi şaibeli organizasyonlara yapılan ödemeleri de takip ediyor.
Öte yandan hâlihazırda yaptırım uygulanan ülke ve kuruluşlarla bağlantılı çetelere ödeme yapmayın demenin de bir faydası yok. Zira bu çeteler bağlantıları gizlemek için ellerinden gelenin en iyisini yapıyor.
Kim cezalandırılacak?
Yaptırım uygulanan Kuzey Kore, İran ve FSB gibi taraflara ödeme yapmada aracı olmak da suç. Bu nedenle şirketlerin verilerine erişimlerini yeniden kazanabilmeleri için danışmanlık veren kurumlar da risk alıyor. Ancak OFAC, ödemeyi yaptıktan sonra kendisini ihbar eden işletmelere genelde müsamaha gösteriyor.
Bu hoşgörü, fidye yazılım saldırılarının daha sık raporlanmasını da sağlamış durumda. Önceden verisinin çalındığını FBI gibi kurumlara haber verdiğinde olayın yankı uyandırarak güvenilirliğinin zedeleneceğinden ve hatta kendisinin soruşturulacağından çekinen şirketler şimdi bu tarz saldırıların daha sık raporlanması sayesinde durumun normalleşmesinden faydalanıyor. Öte yandan zararlarını sigortadan tanzim de edebiliyorlar.
Geçtiğimiz nisan ayı boyunca Kosta Rika hükümetine ait hedeflere yaptıkları saldırılarla dikkatleri başka yöne çekerek âdeta bir taktiksel geri çekilme planlayan Conti gibi gruplar farklı isimler ve yeni kimliklerle varlıklarını sürdürmeye devam edecek, ancak kolluk kuvvetlerinin ve denetçi kurumların kurbanlara anlayışlı yaklaşmaları ve onları işbirliğine teşvik etmeleri, suçlular hakkında takibat başlatılmasını ve en nihayetinde cezalandırılmalarını mümkün kılacak yegâne senaryo.
Bu yazının orijinal versiyonu ProPublica'da yayımlandı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Kurumsal karar alma mekanizmalarına yapay zekâyı dahil etmenin veri gizliliği mevzuatı açısından taşıdığı riskler neler? Fidye yazılım çeteleriyle mücadele etmek için yaptırım uygulamak bir çözüm mü?
24 May 2022

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu yıl sonbahar sezonu, teknoloji arenasındaki dev isimleri konu alan bir dizi yapımın gösterime girişine sahne oluyor. Bir zamanlar Hollywood'un komedi unsuru olarak gördüğü bu liderler, bugün neredeyse bir korku filminin başrolüne yerleşiyor. Fakat bu kez korku, teknolojinin uzak bir gelecekte yaratabileceği sorunlara ilişkin kurgusal senaryolardan ziyade, bugün sahip olduğu güçten ve bu gücün yarattığı sonuçlardan besleniyor.

Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.



