

Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin? grup sergisi Meşher ’de Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin? Nedir? Sergi . Ekho ve Narkissos’un karşılıksız aşkı mitinden yola çıkan, Selen Ansen küratörlüğündeki Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin? sergisi yurt içi ve yurt dışından toplam 44 sanatçının 120’ye yakın eserinden oluşuyor. Nerede? İstiklâl Caddesi’nin önemli sanat durakları arasında yer alan Meşher ’de. Ne zaman? 12 Şubat 2023’e kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor. Kimler var? Serginin kapsamlı seçkisinde aralarında Koray Ariş, Defne Tesal, Laurence Demaison, Erol Akyavaş, Fabrice Samyn, VOID, Necla Rüzgar, Mehtap Baydu, Gizem Karakaş, Yaşam Şaşmazer, Ayça Telgeren, Claude Cahun, Betty Bui, Elina Brotherus ve Stéphanie Saadé’nin de yer aldığı birbirinden değerli sanatçıya ait eserler bulunuyor. Dahası: Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin? ’e eşlik eden ve Meşher ’den ulaşılabilen kitap, alışıldık sergi kataloğu formatından uzaklaşarak serginin odaklandığı yansıma, yankılanma, ben, kimse ve öteki temalarını geçmiş ve günümüz arasında köprüler yaratarak irdeliyor. Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin? hakkında daha fazla bilgi almak için bu bağlantıya gidebilir, sergiyi ise Meşher ’de ziyaret edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İstanbul Film Festivali direktörü Kerem Ayan'la sohbetimiz sırasında beş film önerisi istiyorum. "Ama..." diyorum, "...herkesin önerdiği şeyler olmasın, biraz keşif niteliğinde!" Bu eklemem onu oturduğumuz koltuktan kaldırıyor. Masasının başına geçip ekranında açık olan programı hızlıca tarıyor gözleriyle: "Çok beklenen filmleri geçiyorum o zaman." Yine de merak ettiği, o en çok beklenen filmlerden birinin adını geçirmeden de edemiyor: "Ben bu sene Venedik'e gitmediğim için bazı filmleri seyredemedim. Mesela The Banshees of Inisherin'i... Herkes gibi ben de bekliyorum, çok iyiymiş."

The Banshees of Inisherin | Kaynak: İKSV
Günümüz toplum düzenine dair bir taşlamadan, kokuların peşinden geçmişin karanlık sırlarına sürükleyen bir fanteziye, İtalya'nın dağlarından İzlanda kıyılarına, yanardağların ateşinden müziğin birleştirici gücüne, kurmacadan belgesele... 50 filmlik Filmekimi seçkisinden, senin için ikimiz de 5 film seçtik. Keşif niteliğinde önerilerimizle, Filmekimi'nin her gününe* bir film!
*Filmlerin diğer gün ve salonlardaki seans bilgilerine de göz atmayı unutma.

Final Cut | Kaynak: İKSV
Final Cut
Ne zaman, nerede? 07 Ekim Cuma 13.30, Atlas 1948
Yönetmen: Michel Hazanavicius
Nedir? "Cannes Film Festivali'nin açılış filmi Japonya'dan One Cut of the Dead filminin Fransızca versiyonuydu. Özellikle benim gibi korku sinemasına meraklı olanlar bayılacaklar. Çok komik bir film. Bir zombi filminin nasıl çekildiğini anlatıyor." - Kerem
The Worst Ones
Ne zaman, nerede? 08 Ekim Cumartesi 16.00, Sinematek/SinemaEvi
Yönetmenler: Lise Akoka ve Romane Gueret
Nedir? Cannes'da Emin Alper'in Kurak Günler'inin de yarıştığı Belirli Bir Bakış bölümünde En İyi Film seçilen bu film, filminde rol almak üzere amatör gençler ve çocuklar arayan bir yönetmenin oyuncu seçimi sürecinde karşılaştıklarını konu alıyor. Yönetmenler, “Yalnızca bir film çekimini anlatmak istemedik. Arzumuz, yalnızca çocuklara ve çocukların nasıl duygulara kapıldıklarına dair bir film çekmekti.” demişler. - Emre
Sick of Myself
Ne zaman, nerede? 09 Ekim Pazar 19.00, Kadıköy Sineması
Yönetmen: Kristoffer Borgli
Nedir? "Cannes'da yan bölümden bir film ama bence Altın Palmiyeli Ruben Östlund filminin başaramadığını başarmış. Çok güncel, günümüz toplumunu eleştiren, yer yer çok komik bir film." - Kerem

Godland | Kaynak: İKSV
Godland
Ne zaman, nerede? 10 Ekim Pazartesi 16.00, City’s Cinewam
Yönetmen: Hlynur Pálmason
Nedir? İzlanda'nın benzersiz doğasını fona alan film, bir kilise inşa etmek amacıyla 19. yüzyılda İzlanda'ya gelen Danimarkalı bir rahibin doğayla ve ada halkıyla karşı karşıya geldikçe asıl niyetinden, kendi ahlâki ve insani ideallerinden uzaklaşmasını anlatıyor. Pálmason'un önceki filmlerindeki muhteşem görsellik ve çizgidışı yönetmenlik stili beni yeni filmi için de heyecanlandırıyor. - Emre
The Beasts
Ne zaman, nerede? 11 Ekim Salı 13.30, Sinematek/SinemaEvi
Yönetmen: Rodrigo Sorogoyen
Nedir? "Yine Cannes'da yan bölümde olan Sorogoyen filmi için festivaldeki herkes "neden bu film ana yarışmada değil" demişti. Dustin Hoffman'ın oynadığı Straw Dogs'a benzeyen bir film biraz." - Kerem
Fire of Love
Ne zaman, nerede? 12 Ekim Çarşamba 13.30, Sinematek/SinemaEvi
Yönetmen: Sara Dosa
Nedir? Prömiyerini Sundance Film Festivali'nde yapan bu belgesel, ölümüne gözükara Fransız biliminsanları Katia ve Maurice Krafft’ın benzersiz aşk hikâyelerini anlatıyor. Hayatlarını yanardağların sırlarını çözmeye adamış ikilinin aşklarına, 1970'ler ve 1980'lerde 16mm çektikleri görüntü ve fotoğrafların eşlik ettiği film, insan-doğa ilişkisine dair söyleyecekleriyle beni heyecanlandırıyor. -Emre
Pacifiction | Kaynak: İKSV
Pacifiction
Ne zaman, nerede? 13 Ekim Perşembe 16.00, Atlas 1948
Yönetmen: Albert Serra
Nedir? "Albert Serra'nın son filmi, Cannes'da ana yarışmadan ödülsüz dönmüş olsa da çok müthiş bir şey yapmış bu sefer. Tabii ki herkese göre olmayan bir film, bu bir gerçek. Albert Serra'nın sinemasını bilenler bilir, çok kolay bir yönetmen değildir kendisi." - Kerem
Five Devils
Ne zaman, nerede? 14 Ekim Cuma 13.30, City’s Cinewam
Yönetmen: Léa Mysius
Nedir? Alpler’in eteğindeki küçük bir köyde geçen filmde, olağandışı bir koku alma ve bu kokuları sonradan üretme yeteneği olan küçük Vicky, çıkagelen halasının kokusunu yaptığında, beklenmedik bir şekilde onun geçmişine ve karanlık sırlarla dolu dünyasına yolculuk etmeye başlıyor. Rüya gibi, büyülü ve fantastik olandan hoşlananlar kadar, Adèle Exarchopoulos'u özleyenlerin de kaçırmaması gerek. - Emre

The Eight Mountains | Kaynak: İKSV
The Eight Mountains
Ne zaman, nerede? 15 Ekim Cumartesi 16.00, City’s Cinewam
Yönetmenler: Charlotte Vandermeersch ve Felix Van Groeningen
Nedir? "Cannes'dan Jüri Ödülü'yle ayrıldı. İki adamın yıllar süren arkadaşlığını anlatan, İtalya'nın dağlarında geçen bir film." - Kerem
Viva Maestro
Ne zaman, nerede? 16 Ekim Pazar 13.30, City’s Cinewam
Yönetmen: Theodore Braun
Nedir? Filmekimi programında, sinemadan sonraki en büyük tutkularımdan klasik müziğe dair bir belgesel görmek sevindirici. Filmin odağında yarım yüzyıldır Venezüella'da çocukları ve gençleri topluma kazandırmakta büyük bir payı olmuş El Sistema ve kendisi sistemin içinde yetişmiş, dünyanın en yetenekli orkestra şeflerinden Gustavo Dudamel'in kariyeri var. 2017'de Venezüella'daki toplumsal olayların şefi nasıl etkilediğini görmek, müziğin birleştirici gücünü hatırlamak için listemde.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Filmekimi programından öne çıkanlar, İstanbul Film Festivali direktörü Kerem Ayan'la söyleşi ve keşif niteliğinde öneriler.
05 Eki 2022

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
14–20 Eylül tarihleri arasında düzenlenen ve medya sponsorları arasında yer aldığımız Ayvalık Uluslararası Film Festivali’ne; değişen alışkanlıkları, süren samimiyeti ve bu yılın filmleri üzerinden baktık.

Bazen insanın ihtiyacı, acısına bir cevap bulmak değil, o acının içinde bütünüyle yalnız olmadığını bilmektir. Belki kitapların yapabileceği şey de tam burada başlıyor. Acıyı dindirmek değil, çünkü bazı acılar dindirilemeyebilir. Bir kaybı anlamlandırmak ya da ona teselli olacak birkaç güzel cümle bulmak da değil; yalnızca insanın acısının yanında sessizce bulunmak.

Arkas Sanat ve Centre Pompidou işbirliğinin ilk sergisi “Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, 26 Eylül’de Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde açılıyor. Beş yıllık işbirliği kapsamında düzenlenecek 10 serginin ilkini ve bu uzun soluklu buluşmayı Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, Arkas Sanat Direktörü Müjde Unustası ve Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon’dan dinledik.

“Verilere dayalı gerçek, muhasebeciler içindir” diyen ve sadece nesnel gerçeği beyazperdeye yansıtmakla yetinen sinema anlayışını aşağılayan Werner Herzog'un çektiği tüm filmlerde, kurgu ve belgesel iç içe geçer. Her bir film projesi, lideri Herzog olan ekibin görevidir ve görev yerine getirilecektir. Görev süresince tüm ekip “dışarıdan gangsterler gibi görünüp, içlerinde papaz cübbesi giymiş azizler gibi” adanmış olacaktır.

Filozof Jonathan Barnes'ın kızı ve İngiliz yazar Julian Barnes'ın yeğeni Camilla Barnes, ilk romanı "Her Zamanki O Öldürme Arzusu"nda İngiltere'den Fransa'ya göç etmiş bir ailenin üç kuşaklık öyküsünü anlatırken zarif ve alabildiğine mizahi bir dil kullanıyor. Barnes’la, bu güçlü edebiyat ve felsefe geleneğinin içinde kendi sesini bulmayı, İngiltere’den Fransa’ya göçü, aile içindeki iktidar ilişkilerini, kuşak çatışmalarını ve yaş almayı konuştuk.




