Şampiyonluğun anahtarı


Bisiklet severleri heyecanlandıracak içerikler Red Bull TV’de 7 Mayıs’ta Almanya’nın Albstadt kentinde başlayan UCI Dağ Bisikleti Dünya Kupası, bu yıl altışar turdan oluşan kısa parkur ve cross-country parkurlarıyla farklı şehirlerde gerçekleşmeye devam ediyor. Yarışları Sarper Günsal ve Berkem Ceylan'ın Türkçe anlatımıyla sezon boyunca Red Bull TV üzerinden izleyebileceğinizi hatırlatarak, yine Red Bull TV’de bulabileceğiniz diğer bisiklet içerikleri arasından öne çıkanları sıralamak isteriz. Red Bull TV’de bu hafta öne çıkanlar Blood Road : Vietnam'da Bisiklet Macerası: Nicholas Schrunk’un yönetmenliğini yaptığı bu ilham verici belgeselde; hedefi ABD Hava Kuvvetleri pilotu olan babasının Laos’ta 40 yıl önce vurulduğu yere ulaşmak olan Rebecca Rush, Ho Chi Minh Rotası’nda 1.939 km pedal çeviriyor. Dağ Bisikletinin ABC'si : Bu yapımda Rob Warner, izleyicileri dağ bisikleti sporunun disiplinleri, kuralları, tarihi ve terminolojisinin içinde bir gezintiye çıkarıyor. Dağlarda Bisiklet Yolculuğu North of Nightfall : Jeremy Grant’in yönettiği belgeselde, bir grup dağ bisikletçisi Kanada'nın ıssız dağlarında doğaya karşı müthiş bir meydan okumaya girişiyor. 3 Day Metro Pass : Sadece yetenekleri ve ceplerindeki metro kartıyla dünyanın dört bir yanında şehirleri keşfeden En iyi BMX sürücüleri, serinin ilk bölümü geçen Vancouver’da eğlenceli anlar yaşıyor. Not2Bad : Anthill Films’in çektiği Not Bad’in devam filmi Not2Bad; İspanya kırsalında sergilenen, Brandon Semenuk, Brett Rheeder, Cam McCaul, Ryan “R-Dog” Howard, Casey Brown gibi sporcuların freestyle MTB çılgınlığına sahne oluyor. Daha pek çok heyecan verici bisiklet içeriği Türkçe alt yazı seçeneğiyle Red Bull TV’de sizleri bekliyor.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Geçtiğimiz cumartesi akşamı Spor Toto Süper Liginde harika bir final akşamıydı. Beşiktaş lig tarihinde ilk kez üç büyüklerin lig şampiyonluğuna aday olduğu akşamda Göztepe’yi 2-1 mağlup ederek ligi şampiyon olarak tamamladı. Böylece kariyerinin ilk şampiyonluğuna ulaşan Sergen Yalçın, bunu Beşiktaş’ın başında geçirdiği 1,5 yılın sonunda başarmış oldu.
Yuva: Futbolculuk yıllarında Türkiye futbol tarihinin en potansiyelli ve yetenekli oyuncularından biri olarak gösterilen Sergen Yalçın, her ne kadar futbolculuk yıllarında ondan beklenen seviyelere ulaşamamış olsa da, sivri karakterini, futbola karşı sahip olduğu farklı bakış açısını ve üstün oyun zekasını törpülediği ve evi olarak nitelendirdiği Beşiktaşla 1,5 senede şampiyonluk kazanmayı başardı. Kariyerinde uzun süreli çalıştırdığı bir kulüp olmayan Sergen Yalçın, Süper Lig’de dokuz farklı takımda çalıştı. 48 yaşındaki antrenör, özellikle Alanyaspor ve Yeni Malatyaspor’da gösterdiği başarılı performanslarla sorunlu günler geçiren yuvası Beşiktaş’ın başına geçmeye hazır olduğunu gösterdi ve geçtiğimiz sezonun 21. haftasında antrenörlük görevine getirildi. Henüz 5 senelik bir antrenörlük kariyerine sahip olan ve profesyonel kariyerinde yalnızca 135 maçta teknik direktörlük yapmış olan Sergen Yalçın’ın Beşiktaş’ın çehresini ne ölçüde değiştirebileceği ise büyük bir soru işaretiydi. Ancak o bu sorumluluğu almaya hazır olduğunu gösterirken, Beşiktaş taraftarının imza töreninde gösterdiği harika ilgi iki tarafın da bu yolculuğa hazır olduğunu bir kez daha kanıtlamıştı.

Sezon ortasında, oldukça fazla probleme sahip bir kadronun başına geçen Sergen Yalçın ile Beşiktaş 15 hafta sonunda ligin en çok puan toplayan takımı olmuş ve sezonu üçüncü tamamlamıştı. Yaz transfer döneminde rakiplerinin önemli hamlelerine karşın daha mütevazi ve sınırlı bir kadro kurulmuş ve daha sezon başlamadan beklenti oldukça aşağıya çekilmişti. Ancak kadroda taraftarın dahi gönderilmesini istediği ve yıllardır yeterli seviyeye biraz bile yaklaşamamış pek çok isimden oldukça önemli katkılar alırken, kulübün altyapısından çıkan 19 yaşındaki Ersin Destanoğlu ve Rıdvan Yılmaz gibi isimleri kulübün kemik kadrosuna yerleştirerek bu oyuncuların sezon boyunca gösterdikleri harika performansın mimarı oldu. Sonunda ise 40 maçlık, seyircisiz ve Covid-19 ile geçen 20/21 sezonunu da rakiplerine oranla kısıtlı bir kadroya sahipken şampiyon tamamladı.

Sergen Yalçın henüz 10 yaşında altyapısında futbola başladığı Beşiktaşla, bazen gel-gitli, bazen problemli, bazen de harika başarıların yaşandığı 10 sene geçirdi. Altyapıda Serpil Hamdi Tüzün, profesyonel kariyerinin başında da Gordon Milne ve kulübün başkanı olan Süleyman Seba gibi futbol oynarken yarattığı farkta çok büyük paya sahip olan insanlarla çalışma fırsatı buldu. Özellikle Serpil Hocayla altyapı yıllarında yaşadığı farklı tecrübeler onun futbola olan bakışına önemli bir şekil verdiği kesin. Gol çizme ödevleri ve Serpil Hoca’nın ona pas vermeyi yasaklaması bu enteresan hikayelerden yalnızca ikisi. 1997 yılında kulüpten ayrılıp, beş yıl aradan sonra yuvasına geri dönen Sergen Yalçın, ilk sezonunda gösterdiği harika performansın yanında, Galatasaray’a attığı ve herkesin aklına “Sergen attı şampiyonluk geldi.” olarak kazınmış o golü atarak takımını efsanevi 100. yıl şampiyonluğuna taşımıştı.
Aidiyet: Sergen Yalçın, olaylarla dolu futbolcuk kariyerine Beşiktaş formasıyla 4 şampiyonluk yaşayarak son verdi. Sahada yarattığı mucizelerin yanında, özel hayatı ve yaptığı açıklamarla her zaman ilginin üzerinde olduğu bir dönemin ardından, daha olgun, tecrübesi yüksek ve hatalarından ders çıkarmış bir biçimde antrenör olarak döndüğü yuvasıyla bir kez daha şampiyonluk kazanmayı başardı. Böylece Beşiktaş tarihinde hem futbolcu hem de antrenör olarak şampiyonluk yaşayan ilk spor insanı oldu ve adını kulüp tarihine bir kez daha yazdırmış oldu.

Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Sergen Yalçın, Golden State Warriors, Green Bay Packers ve Monaco GP. Cuma spor gündeminiz hazır.
21 May 2021

YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.



