“Girişimler batacak, sonuçları uzun yıllar unutulmayacak”


Yeni nesil değer yatırımcısı: Inveo Ventures
Geleceğin şirketlerinden birini kurmak ve sermaye yaratmanın yanı sıra bir değer köprüsü inşa etmek istiyorsanız sizi bir yatırımdan daha fazlasını sunan Inveo Ventures ile tanıştırmak isteriz. Nedir? Inveo Yatırım Holding ve Gedik Yatırım…
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Emisyon primi ile 2022’de yatırım alan girişimlere getirilen %10’luk vergi, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
🔍 Arka plan: ‘Bir defaya mahsus’ deprem vergisi, girişimciler için ne anlama geliyor?
Biz de, Türkiye Bilişim Vakfı ve Boğaziçi Ventures Yönetim Kurulu Üyesi Barış Özistek, konuya ilişkin akıllarda oluşan soru işaretlerini yanıtlamaya çalıştık.
• Emisyon primi, özellikle başlangıç seviyesindeki girişimler için ne anlama geliyor?
Emisyon primi aslında sermayedir. Girişimlerde sıklıkla kullanılmasının nedeni, bir girişime yeni yatırımcı girişi esnasında şirketin hisselerinin nominal değeri baz alınırsa girişimciler hisselerinin çok büyük oranını kaybedeceklerdir. Yatırımcı ise aslen girişimcilerin motivasyonunu korumak ve adil olacak şekilde şirketin gelecekteki değerini öngörerek nominal hisse değerinden tamamen farklı bir değerleme ile ortak olmayı ve bu değerleme üzerinden hisse almayı istemektedir. Bu şartlarda tek yol sermaye girişinin çoğunluğunu emisyon primi ile yapmaktır.
• Kanunun retrospektif çalışmasını nasıl karşılıyorsunuz? Geçmişe yönelik böyle bir uygulama Türkiye'nin uluslararası alandaki itibarını nasıl etkiler?
Tabii ki, evrensel standart kanunun geçmişe yönelik çalışmamasıdır. Fakat olağandışı dönemlerde devletler geçmişe yönelik değişiklikler yapabilir ve kararlar alabilir. Bence bu anlaşılabilir bir durum ve gerek Türkiye gerekse diğer medeni ülkelerde geçmişte örneklerini gördük.
Daha önemli olan eşitlik ilkesi. Çok büyük bir deprem felaketi yaşadık ve yaraları sarmak için hep birlikte adımlar atmamız, devletin bu yönde kararlar alması çok doğal. Keşke tüm şirketleri kapsayan ve yara saralım derken farklı yaralar açmayan kararlar alınsaydı. Tüm şirketlerinden cirolarının %0,1’i kadar ek vergi, karlarının %2’si kadar ek deprem vergisi gibi geçmişe yönelik bir kararın hem ekosisteme bir zararı olmazdı hem de geçmişe yönelik çıktığı için uluslararası bir tepki görmezdi.
Mevcut uygulama ise özellikle uluslararası yatırımcıların 2022 yılında Türkiye’ye yapmış oldukları yatırımlardan vergi alınması ve sermayenin vergilendirilmesi anlamına geliyor ve tüm şirketleri kapsamıyor. Bu anlamda itibarımızı zedelemenin ötesinde bundan sonra hem yatırımcıların Türk şirketlere yatırım yapmalarını zorlaştıracak, yatırım esnasında şirketlerin yurtdışına taşınması talebi yaratacak, hem de mevcut şirketlerin, özellikle de ihracat yapan teknoloji şirketlerinin yatırımcı baskısıyla da yurt dışına kaçmasına yol açacaktır.
• Amaçladığı desteği sağlaması ne ölçüde mümkün? Girişimlere ne büyüklükte bir maliyet yaratacak? Bunun sonuçlarını nasıl yorumlarsınız?
Teknoloji girişimlerinin çoğu kar etmiyor, almış oldukları yatırımları istihdam ettikleri nitelikli personellerin maaşları ve pazarlama gideri olarak harcıyorlar. Dolayısıyla birçok girişim kasasındaki paranın %20-30’unu vergi olarak ödediğinde tüm nakit akış planı bozulacak. Üzerine bir de 2023 gibi yatırım ekosisteminin krizde olduğu bir döneme denk geldi. Yeni yatırım bulmaları hiç kolay olmayacaktır, bu girişimler nakit akışı problemi nedeniyle maalesef batacak, sonuçları ise uzun yıllar unutulmayacak. Bu sebepler batan birkaç şirket, vergi cezası gelen birkaç girişimcinin hikayelerini maalesef yıllarca dinleyeceğiz, kulaktan kulağa konuşulacak.
• Yabancı/Türk yatırımcı için Türkiye girişimcilik ekosistemine yaklaşımı nasıl etkiler?
Türkiye ekosistemi çok güçlü, yaratıcı, çalışkan ve global arenada rekabetçi. Dolayısıyla yatırımcılar bu ekosistem ile ilgilenmeye devam edecek; fakat yatırım alan şirketlerde Türk bayrağını dalgalandıramayacağız. Örneğin mobil uygulama marketi sıralamalarına girdiğinizde birçok şirketin yanında Türk bayrağı dalgalanıyor ve gurur duyuyoruz. Bunların bazıları gelecekte farklı bayrak taşıyacak.
• Girişimcilik ekosistemi kısa-orta vadede nasıl etkilenir?
Zarar gören şirketlerin hikayeleri kısa vadede ekosistem için çok olumsuz bir hava oluşturacaktır; girişim ve yatırımcı sayısının düşmesi doğal bir sonuç. Orta vadede ise yetenekli girişimlerin merkezlerini ülkemizden kaçırmış olacağız.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ve en az onlar kadar önemlileri, ABD'de yatırım bankalarının toparlanma telaşı ile Halkbank açıklaması
21 Nis 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Türkiye’de otomotiv pazarı, 2026’nın son çeyreğine frene basarak girdi. Eylül rakamları, sektörle ilgili aylık düşüşten çok daha fazlasını anlattı. Toplam pazar, yıllık bazda %24’ün üzerinde daralırken sektörde yaşanan baskının tüketici için fırsat olup olmayacağı sorusu da gündeme taşındı.

Teknoloji birçok alanda sonuca ulaşmayı kolaylaştırırken ustalığın değeri artık yalnızca bir işi yapabilmekte değil; neyin iyi olduğunu ayırt etmekte, doğru kararı verebilmekte ve yıllar içinde biriken deneyimi yeni araçlara uyarlayabilmekte yatıyor. Ustalık kaybolmuyor; biçim değiştiriyor.



