

En iyi müşteri deneyimini Freshworks’le yaratın
Omtera’nın Freshworks ürünleriyle dijital dönüşümde yerinizi alırken müşterilerinizin size her an erişebildiği bir kuruluş olmanın keyfini çıkarın. Nedir? Dünyada 50.000’den fazla kurumun müşterilerine Whatsapp, Facebook, e-posta ve canlı…
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Geleneksel üretim teknikleri ve geçmişten günümüze süregelen birçok alışkanlık sonucunda hayatımızda var olan en önemli sorunlardan birisi de küresel ısınma ve bunun tetiklemiş olduğu çevreye zarar. Küresel ısınmanın neticesinde artan Dünya’nın sıcaklığı sanayi öncesi devirden en az 1.1 derece daha da sıcak durumda. Bu sıcaklık artışının yarattığı birçok zarar günlük yaşantımızı doğrudan etkilemeye başladı bile. Zararlardan korunabilmek ve gelecek adına ‘’yeşil teknolojiler’’ üretebilmek ise gün geçtikçe daha da önemli bir hal almaya başladı. Bu konu üzerine geçtiğimiz günlerde Glasgow’da düzenlenen 26. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP26) iklim zirvesinde bir araya gelen liderler dünya çapında standartlar ve politikalar uygulayarak temiz teknolojilerin kullanımını hızlandırmak için birlikte çalışacaklarını söylediler ve iklim değişikliğine karşı bir dizi önlem içeren bir anlaşma imzaladılar.
- İlk adım: İmzalanan bu anlaşmada kömürün aşamalı olarak kullanımın azaltılması planlanıyor. Öte yandan Glasgow İklim Anlaşması kömür kullanımını azaltmayı hedefleyen tarihteki ilk anlaşma oldu. Anlaşmanın diğer önemli kısımları ise zengin ülkelerin, daha yoksul ülkelere sunacakları finansal desteği iki katına çıkarmayı kabul etmesi ve aşırı hava olaylarından etkilenen yoksul ülkeleri destekleyecek bir fon olmasını da kabul etmeleri oldu. Tarım, elektrik, karayolu taşımacılığı, hidrojen ve çelik üretiminin de içinde bulunduğu karbon salınımı konusunda yüksek değerlere sahip beş sektör ilk hedef olarak tanımlandı. Ancak her hükümet vaat ettiği her şeyi yaparsa, dünya yine de 2 derece civarında ciddi bir sıcaklık artışıyla karşı karşıya kalacak.
- Türkiye’nin durumu: Bu anlaşma sonucunda öne çıkan en önemli maddelerden biri kömür kullanımın kademeli olarak azaltılması oldu. Peki Türkiye’nin yakın gelecekte kömür kullanımı azaltması yada kömür kullanımından vazgeçmesi mümkün mü ? Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) verilerine göre, 2020 yılında kömürlü termik santrallerinin Türkiye'nin elektrik üretimindeki payı %35 seviyesinde olduğu gözlemleniyor. Bir başka TEİAŞ verisine göre, Türkiye'nin ürettiği toplam elektrikteki kömür kaynaklı elektrik üretimi payı 2010’da %26,1'den 2020’de %34,9 seviyesine ulaştı.
- Son 5 yılda kömür kaynaklı elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 40 arttığı ve böylece Endonezya ve Suudi Arabistan ile birlikte, aynı dönemde kömür yakıtlı elektrik üretiminde artış yaşanan 3 ülkeden birisi olduğu öne çıkıyor. Ayrıca Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Mart ayında yayımladığı son sera gazı emisyonu envanterine göre Türkiye'de 2019 yılında toplam emisyon miktarı 506,1 milyon ton CO2e olarak gerçekleşti. Bu seviyenin %72'sini ise enerji sektörü oluşturdu. Tüm bu durumlar göz önünde bulundurulduğunda Türkiye’nin kömürden vazgeçmesi pek kolay gözükmüyor ancak ''Karbon Nötr Türkiye Yolunda İlk Adım: Kömürden Çıkış 2030'' raporuna göre kamunun termik santrallere tanıdığı mevcut kömür teşviklerinin kaldırılması ve çevreyi kirleten öder ilkesi ile karbon emisyonunun fiyatlandırılması sayesinde en geç 2030 yılına kadar Türkiye'de kömürden çıkışın mümkün olduğu belirtiliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Açık anahtar kriptografisini ihlal etme potansiyeline sahip güçlü kuantum bilgisayarlarının yakın gelecekte kripto dünyasına önemli etkileri olabilir.
18 Kas 2021

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
"The Social Reckoning", gücünü bir çalışanın vicdanı ile bir gazetecinin motivasyonları arasındaki gerilimden alıyor. İkisinin işbirliği, başta kimsenin öngöremeyeceği kadar uç noktalara varan sonuçlar doğuruyor. Aaron Sorkin’in iyi yazılmış senaryosu ise bu karmaşık hikayeyi hem sürükleyici hem de neredeyse bir belgesel kadar bilgilendirici kılıyor.

Bugüne dek bir yazılım ürününe “başarılı” denebilmesi için ürünün mümkün olduğunca çok sayıda insana ulaşması gerekiyordu. Fakat yapay zeka, yalnızca bir kişinin, bir ailenin ya da bir arkadaş grubunun kullanacağı uygulamalar geliştirmeyi de artık anlamlı hâle getirdi. Bu sayede kodlama da yalnızca ticari bir süreç olmaktan çıkıp kişisel bir yaratıcılık aracına dönüşmeye başladı.

Bu yıl sonbahar sezonu, teknoloji arenasındaki dev isimleri konu alan bir dizi yapımın gösterime girişine sahne oluyor. Bir zamanlar Hollywood'un komedi unsuru olarak gördüğü bu liderler, bugün neredeyse bir korku filminin başrolüne yerleşiyor. Fakat bu kez korku, teknolojinin uzak bir gelecekte yaratabileceği sorunlara ilişkin kurgusal senaryolardan ziyade, bugün sahip olduğu güçten ve bu gücün yarattığı sonuçlardan besleniyor.

Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?



