

En iyi müşteri deneyimini Freshworks’le yaratın Omtera’nın Freshworks ürünleriyle dijital dönüşümde yerinizi alırken müşterilerinizin size her an erişebildiği bir kuruluş olmanın keyfini çıkarın. Nedir? Dünyada 50.000’den fazla kurumun müşterilerine Whatsapp, Facebook, e-posta ve canlı sohbet gibi kanallardan 360° müşteri desteği sağlayan alanında lider marka Freshworks , işletmenizin en üstün omnichannel müşteri destek deneyimi sunmasını sağlıyor. FreshWorks ürün ailesinde neler var? Ekiplerin e-posta, WhatsApp, telefon, canlı sohbet ve sosyal medya gibi birden fazla kanaldan gelen konuşmaları yönetmelerini sağlayan, kullanımı kolay müşteri destek platformu Freshdesk ; sunduğu yapay zeka tabanlı sohbet robotuyla en az canlı müşteri temsilcisi kadar başarılı şekilde kesintisiz müşteri deneyimi sunuyor. Gelişmiş son kullanıcı deneyimine sahip, kullanımı kolay, basit bir BT hizmet masası olan Freshservice ; arıza ve talep yönetim sürelerini minimuma indirerek, modern, hızlı ve bütçe dostu bir çözümle IT hizmet yönetimi (ITSM) süreçlerini mükemmelleştiriyor. Satış ve pazarlama araçlarını tek bir uygulamada birleştiren, aynı zamanda Freshdesk entegrasyonuyla satış sonrası süreci de kapsayan entegre ve kesintisiz bir CRM deneyimi sunan Freshsales ; müşterilerle akıllıca ve doğru zamanda diyaloglar gerçekleştirerek hedeflenen satışlara çok daha hızlı ulaşmayı sağlıyor. Omtera’nın Freshworks ürünlerini 21 gün boyunca ücretsiz denemek ve dijital dönüşümün ayrıcalıklarından faydalanmak için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Geleneksel üretim teknikleri ve geçmişten günümüze süregelen birçok alışkanlık sonucunda hayatımızda var olan en önemli sorunlardan birisi de küresel ısınma ve bunun tetiklemiş olduğu çevreye zarar. Küresel ısınmanın neticesinde artan Dünya’nın sıcaklığı sanayi öncesi devirden en az 1.1 derece daha da sıcak durumda. Bu sıcaklık artışının yarattığı birçok zarar günlük yaşantımızı doğrudan etkilemeye başladı bile. Zararlardan korunabilmek ve gelecek adına ‘’yeşil teknolojiler’’ üretebilmek ise gün geçtikçe daha da önemli bir hal almaya başladı. Bu konu üzerine geçtiğimiz günlerde Glasgow’da düzenlenen 26. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP26) iklim zirvesinde bir araya gelen liderler dünya çapında standartlar ve politikalar uygulayarak temiz teknolojilerin kullanımını hızlandırmak için birlikte çalışacaklarını söylediler ve iklim değişikliğine karşı bir dizi önlem içeren bir anlaşma imzaladılar.
- İlk adım: İmzalanan bu anlaşmada kömürün aşamalı olarak kullanımın azaltılması planlanıyor. Öte yandan Glasgow İklim Anlaşması kömür kullanımını azaltmayı hedefleyen tarihteki ilk anlaşma oldu. Anlaşmanın diğer önemli kısımları ise zengin ülkelerin, daha yoksul ülkelere sunacakları finansal desteği iki katına çıkarmayı kabul etmesi ve aşırı hava olaylarından etkilenen yoksul ülkeleri destekleyecek bir fon olmasını da kabul etmeleri oldu. Tarım, elektrik, karayolu taşımacılığı, hidrojen ve çelik üretiminin de içinde bulunduğu karbon salınımı konusunda yüksek değerlere sahip beş sektör ilk hedef olarak tanımlandı. Ancak her hükümet vaat ettiği her şeyi yaparsa, dünya yine de 2 derece civarında ciddi bir sıcaklık artışıyla karşı karşıya kalacak.
- Türkiye’nin durumu: Bu anlaşma sonucunda öne çıkan en önemli maddelerden biri kömür kullanımın kademeli olarak azaltılması oldu. Peki Türkiye’nin yakın gelecekte kömür kullanımı azaltması yada kömür kullanımından vazgeçmesi mümkün mü ? Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) verilerine göre, 2020 yılında kömürlü termik santrallerinin Türkiye'nin elektrik üretimindeki payı %35 seviyesinde olduğu gözlemleniyor. Bir başka TEİAŞ verisine göre, Türkiye'nin ürettiği toplam elektrikteki kömür kaynaklı elektrik üretimi payı 2010’da %26,1'den 2020’de %34,9 seviyesine ulaştı.
- Son 5 yılda kömür kaynaklı elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 40 arttığı ve böylece Endonezya ve Suudi Arabistan ile birlikte, aynı dönemde kömür yakıtlı elektrik üretiminde artış yaşanan 3 ülkeden birisi olduğu öne çıkıyor. Ayrıca Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Mart ayında yayımladığı son sera gazı emisyonu envanterine göre Türkiye'de 2019 yılında toplam emisyon miktarı 506,1 milyon ton CO2e olarak gerçekleşti. Bu seviyenin %72'sini ise enerji sektörü oluşturdu. Tüm bu durumlar göz önünde bulundurulduğunda Türkiye’nin kömürden vazgeçmesi pek kolay gözükmüyor ancak ''Karbon Nötr Türkiye Yolunda İlk Adım: Kömürden Çıkış 2030'' raporuna göre kamunun termik santrallere tanıdığı mevcut kömür teşviklerinin kaldırılması ve çevreyi kirleten öder ilkesi ile karbon emisyonunun fiyatlandırılması sayesinde en geç 2030 yılına kadar Türkiye'de kömürden çıkışın mümkün olduğu belirtiliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Açık anahtar kriptografisini ihlal etme potansiyeline sahip güçlü kuantum bilgisayarlarının yakın gelecekte kripto dünyasına önemli etkileri olabilir.
18 Kas 2021

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kullanıcılar artık, günün giderek daha büyük bir bölümünü düşünmekten, alışılmışın dışına çıkmaktan ve kendi yolunu çizmekten uzaklaştıran sistemlerin içinde geçiriyor. Fakat uzmanlara göre karşımıza çıkan her engeli aşılması gereken bir sorun olarak görmemek gerekiyor. Hayatın içinde her zaman engeller, bekleme anları ve aksilikler oluyor. Fakat tam da bu sürtünmeler, insanı düşünmeye, mücadele etmeye, problem çözmeye, sabretmeye ve kendi yolunu çizmeye zorluyor.

Yapay zeka devi Anthropic, milyonlarca ikinci el kitabı satın aldı. Ciltlerini hidrolik bıçaklarla kesti, sayfaları yüksek hızlı tarayıcılardan geçirerek dijitalleştirdi ve kağıt kopyaları imhaya gönderdi. Yapay zeka şirketleri, kitaplar yok olsa da metnin milyonlarca insana cevap veren bir sistemin içinde yaşadığını savunuyor. Asıl soru ise şu: İnsanlığın en az 200 yıllık kolektif entelektüel birikimi özel modellere aktarılırken, bunun ne kadarı kamuya geri dönecek ve buna kim karar verecek?

Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.



