Güç dengeleri

Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Formula 1’de sezonun ilk yarışıyla birlikte takımların güçleri hakkında küçük de olsa bir fikir oluştu. Önümüzde, tarihin en uzun sezonu olduğu için sezon içinde güç dalgalanmaları olacaktır. En net fotoğraf Barcelona’da ortaya çıkacaktır. Eski bir söz, “Barcelona’yı kazanan, sezonu kazanır.” der. Yine de ilk yarıştan sonra oluşan ilk güç dengesini, Barcelona’yı beklemeden inceleyelim istiyorum.
İlk yarış sonrası güç dengeleri yaklaşık olarak sezon öncesi testlerden sonra yaptığım sıralamayla benzer. Yarışta bazı takımların yaşadığı problemler diğerlerinin şansı olduğu için sıralama farklı gibi göründü. Ama aslında değildi. Testlerden sonra da sizinle paylaştığım üzere orta sıra takımlar birbiriyle çok yakın. Bu nedenle yarış hafta sonlarındaki küçük nüanslar, büyük farklar yaratacak. Geçen hafta sonu da durum tam olarak buydu.
Bu sezon kullanılacak güç ünitelerinde performansa yönelik güncelleme yapmak yasak. Bu nedenle güç dengelerinde motor gelişiminin payı çok sınırlı kalacaktır. Fakat burada bir gri bölge var: Eğer motorda bir dayanıklılık sorunu varsa, takımlar FIA’nın onayıyla güç ünitesinde değişiklikler yapabilecekler. Dayanıklılık nedeniyle yapılan değişikliklerin sonucunda genelde motor gücünün de arttığını belirteyim. Ama eskiden olduğu gibi her yeni motora geçtiklerinde sonsuz parça ve tasarım değişikliği yapma şanslarının kalmadığını da eklemek isterim.
- Red Bull, kesin favori. Araba hem tek turda hem de yarış temposunda çok hızlı. Yüksek şiddette rüzgâra rağmen hiçbir denge sorunu yaşamadılar. Bahreyn, her turun %73 oranında tam gaz geçilmesi nedeniyle motor pistidir. Honda, güç anlamında Mercedes’in gerisinde (çok az da olsa) olmasına rağmen motor pistinde Red Bull tempo olarak üstündü.

- Mercedes, aslında alıştığımız yerden uzak olmasına rağmen iyi bir görüntü verdi. Testlerdeki, antrenmanlardaki ve sıralamalardaki yetersiz görüntüsü bir nebze de olsa yarışta düzeldi. Yarış temposu Red Bull’un gerisinde ama olumluydu. Bu yarışta arabayı anlamak için büyük bir adım attıklarını düşünüyorum.
- McLaren de bu sezona geçen yıl bıraktığı yerden, üçüncü sıradan başladı. Kendi güçleriyle podyum mücadelesi vermeleri zor ama yine de ön grupla farkı kapatmışlar. Ricciardo’nun, yarışı bir Ferrari’nin arkasında bitirmesi arabanın performansından ziyade Gasly ile yaşadığı temasta difüzörünün hasar almasıyla ve Ricciardo’nun araca alışma dönemiyle ilgiliydi.
- Alpha Tauri, güçlü pilotu Pierre Gasly’nin yarışın başında kanadını kırmasıyla sonunculuğa geriledi. Ama yarış temposu açısından yeri kesinlikle McLaren’ın hemen arkası.
Ferrari, sezona beklediğim yerde başladı. Ama temposu beklediğimden iyi. Ben daha çok orta grubun arkalarında yer alan Alpine ve Alfa Romeo ile mücadele etmelerini bekliyordum. Ama onlar orta grubun ön sıralarına daha yakınlardı. Motor anlamında Alpine’in önüne geçtikleri hissiyatını veriyorlar. Ancak, Alpine bu yarışta dayanıklılık sorunu nedeniyle güç kıstığı için net değerlendirmeyi önümüzdeki yarışlarda yapalım.

- Alfa Romeo, güçlü bir yarış çıkardı. Kimi, kenar yönetiminin taktiksel acemiliği olmasa puan alabilecek konumdaydı. Ama, arabanın platformu umut verse de sezon içinde en büyük geriye düşme riski taşıyan takım Alfa Romeo. Çünkü kaynakları sınırlı. Takım, sınırlı kaynaklarını mevcut araca aktarmak yerine 2022 sezonu aracına aktarmayı seçebilir.
- Alpine’in Aston Martin’in gerisinde görünmesindeki neden yaşadıkları şanssızlıklardı. Sıralamalarda Ocon, sarı bayraklara yakalanarak hızlı turunu atamadı ve yarışa arka sıralardan başlamak zorunda kaldı. Güçlü bir yarış çıkarırken Vettel’in kendisine arkadan çarptığı pozisyonda spin atarak zaman kaybetti. Aynı zamanda bu pozisyonda difüzörü hasar alınca arabasının tam potansiyeline ulaşamadı. Takım arkadaşı Alonso da şanssızdı. Alonso ilk pit’inden sonra motordaki problemli veriler nedeniyle güç kıstı. Daha sonra da arabasının arka fren soğutma kanalına bir sandviç poşetinin sıkışmasıyla fren sistemi aşırı ısınarak arızalandı ve yarış dışı kaldı. Alpine, 3 hafta sonraki Imola GP’sine motorda dayanıklılık ve güç artışı sağlayacak parçalarla gelecek.

- Aston Martin, dayanıklılık nedeniyle testlerde zorlanmıştı. Onun etkileri yarışa da yansıdı. Stroll, Alonso’nun yarış dışı kalmasıyla, Alfa’nın 2 saniye önünde kıl payı son puana uzandı. Vettel’in arabaya alışması için zamana ihtiyacı var. Williams ve Haas beklediğim gibi son iki sırada. Haas, “gerçek” yeni sezon arabasını üç hafta sonraki Imola GP’sine getirecek. Beklenen adımı orada atabilirler.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Thierry Henry, Red Bull Racing, Golden State Warriors, Javier Zanetti ve Aaron Gordon. Cuma spor gündeminiz hazır.
02 Nis 2021

YAZARLAR

Fırat Keskin
Hobisini meslek haline getirmeyi başarmış nadir şanslı insanlardan. Formula 1 analisti ve otomotiv sektöründe danışman.

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Her şeyi kazanan, bütün rekorları kıran ve rakiplerini geride bırakan biri neden hâlâ bırakamaz? "Novak Djokovic: Kış Kurdu" belgeseli, bu soruyla yola çıkıyor ama Djokovic’in karakterini tüm karmaşıklığıyla ele almak yerine çoğu kez onun kendi anlatısına teslim oluyor. Ortaya, zaferi mutlulukla karıştıran ve bütün dünya yenildiği hâlde rahatlayamayan huzursuz, çelişkili ve zaman zaman insanı öfkelendiren bir adam hakkında fazlasıyla huzurlu bir hikaye çıkıyor.

Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.




