Hentbol | Konyaaltı Belediyespor Hentbol Takımı Avrupa Şampiyonu

Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Konyaaltı Belediyespor Hentbol Takımı EHF Avrupa Kupası finalinin rövanş maçında konuk ettiği Atletico Guardes'i 33-20 yenerek şampiyon oldu.
Avrupa hentbolunun kulüp düzeyindeki üç numaralı organizasyonu olan EHF Kadınlar Avrupa Kupası rövanş karşılaşması, Antalya Spor Salonu’nda oynandı. Mücadelenin ilk yarısını 16-7 önde bitiren Konyaaltı Belediyespor, sahadan 33-20 galip ayrıldı.
Öte yandan: Antalya Konyaaltı Belediyespor, Avrupa'da şampiyon olan ilk takım oldu ve kupayı ilk kez Türkiye’ye getirdi.
Takım antrenörü Birol Ünsal, “Ömrümü verdim diyebilirim. Saçımızı bu yolda ağarttık ama bugün 40 yılın yorgunluğu çıktı. Bu kupanın en iyi takımı biziz. Kocaman yürekli kızlarımız var. 40 yıllık hayalim. Dünya şehriyse burası bu kupaları olmalı. Antalya'yı, Konyaaltı Belediyesini buralara taşıdığımız için çok mutluyuz. Kupa, Antalya'ya gerçekten çok yakıştı.”
Elif Sıla Aydın: “Çok mutluyuz. Bizim ortaya koymamız gerekn oyun zaten buydu.Biz bugün çok şey gösterdik. Özellikle psikolojikti savaşımız çok gurur duyuyorum ve mutluyum. Arkadaşlarımı ve takımı tebrik ediyorum.Avrupa’daki 3. kupanın sahibi olduk bugün.”
Maç sonrası düzenlenen seremonide Konyaaltı Belediye Spor oyuncularına kupa ve madalyalarını THF Başkanı Uğur Kılıç, Konyaltı Belediye Başkanı Başkanı Semih Esen ve EHF CC Başkanı Bozidar Djurkovic takdim etti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?



