Huawei Mate 40 incelemesi

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Çin merkezli teknoloji üreticisi Huawei, düzenlediği çevrim içi etkinlikte Mate serisine eklediği yeni akıllı telefonlarını resmî olarak tanıttı. Huawei Mate 40 olarak adlandırılan şirketin yeni amiral gemisi serisi, gücünü aldığı Kirin 9000 yonga seti ve Leica iş birliği ile geliştirdiği kamera kurulumuyla öne çıkarıldı.
Huawei CEO’su Richard Yu etkinlikte Mate 40, Mate 40 Pro, Mate 40 Pro+ ve özel seri Porsche Edition Mate 40 RS olmak üzere toplamda 4 ayrı akıllı telefon modeli tanıttı. 2020 yılında tanıttığı ikinci amiral gemisi serisi olan Huawei Mate 40 serisi, Google servislerini bünyesinde barındırmayan ikinci Mate ailesi olarak anılıyor.

- Tasarım: Mate 40 serisinde şirket delikli ekran teknolojisi ve Mate 30 serisinde de gördüğümüz kavisli HDR çözünürlük sunan OLED panel kullanmaya devam ediyor. Serinin baz modeli Mate 40’ta ekranın sol üst bölümüne yerleştirilen bir kamera deliği görülürken Mate 40 Pro ve Mate 40 Pro+ modelinde ise iki ön kamerayı bünyesinde barındıran bir kamera modülü bulunuyor. Cihazlarda herhangi bir ses açma-kapama tuşu bulunmuyor, bunun yerine kullanıcılar yandaki ekrana dokunarak sanal bir şekilde ses açma-kapama işlemlerini gerçekleştirebiliyor.
- İşlemci: Huawei, Mate 40 serisinde bugüne kadar geliştirdiği en hızlı 5G bağlantı teknolojisini içeren Kirin 9000 yonga setini kullanıyor. 5 nm transistör mesafesiyle geliştirilen işlemcinin 8 çekirdeğe sahip olduğu ve Snapdragon 865+’a göre %25 CPU, %150 NPU, %50 GPU verimlilik artışı sunduğu aktarılıyor. Mate 40 serisi, selefinden grafik işlemci biriminde %50, yonga setinde ise %25 oranında daha uzun batarya ömrü sunuyor.
- Kamera: Mate 40 ve Mate 40 Pro’da dörtlü bir kamera kurulumu yer alıyor. Serinin baz modelinde 50 MP’lik ana kameraya ek olarak 16 MP, 8 MP ve ToF sensör yer alıyor. Mate 40 Pro’da ise bu kurulumun 50 MP, 20 MP, 12 MP ve ToF sensörü şeklinde olduğu görülüyor. Mate 40 Pro+ olarak anılan en güçlü modelde ise 5 farklı sensör ve çift LED bulunuyor. 50 MP’lik ana kameraya; 10x periskop özelliğine sahip 8 MP’lik ikinci kamera, 20 MP’lik üçüncü kamera, 3x telefoto özellikli 12 MP’lik dördüncü kamera ve ToF sensörü eşlik ediyor. Şirket, Mate 40 Pro+ modelinin 17 kat optik yakınlaştırma sunduğunu ve ana, periskop ve telefoto kameralarda OIS desteğinin yer aldığını belirtiyor.
Mate 40 serisinde 50W ve 66W hızlı şarj teknolojilerini kullanan Huawei; Mate 40’ı 899 avro, Huawei Mate 40 Pro’yu 1.199 avro, Mate 40 Pro+’ı 1.399 avro ve son olarak Porsche Edition Huawei Mate 40 RS modelini ise 2.295 avrodan piyasaya sunacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Huawei Mate 40 incelemesi, Google'a alternatif arama motoru ve sosyal medya bağımlılığı.
29 Eki 2020

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
HMD, yapay zeka asistanına erişim sunan bir tuşla donatılan retro Nokia telefon serisini tanıttı. Serideki sohbet robotu odağı, bir kez daha yapay zekanın dokunabildiğimiz versiyonunun nasıl görüneceğine yönelik soruları gündeme taşıdı.

Kullanıcılar ChatGPT, Claude ve Gemini’a aynı soruları sorduklarında çoğu zaman benzer doğrulukta yanıtlara ulaşsa da deneyim aynı hissettirmiyor. Dil modelleri arasındaki performans farkı daraldıkça rekabetin odağı, IQ'dan duygusal zekaya (EQ) ve davranış tasarımına kayıyor.

Google’ın yapay zeka özetleri yayıncıların arama trafiğini azaltırken, yapay zeka dedektörleri de insan eliyle yazılan metinleri yanlışlıkla makine üretimi olarak işaretleyebiliyor. İnternetin yayıncı, arama motoru ve okur arasındaki eski dengesi çözülürken yeni dönemin temel sorusu şu: Bir metnin kim tarafından ve nasıl üretildiğine dair güven nasıl tekrar inşa edilecek?

Sam Altman, yakın zamanda katıldığı bir podcast programında yapay zeka yarışında bilimkurgu romanlarına konu olacak bir aşamaya gelindiğini duyurdu. Fakat OpenAI CEO’su, "Artık teknolojik tekilliğin (singularity) içindeyiz" dediğinde aslında yalnızca yapay zekanın geldiği noktayı tarif etmiyor, onlarca yıldır laboratuvar tartışmalarında ve gelecek tahminlerinde bahsi geçen bir kavramı da bugünün gündemine taşıyordu.

Sosyal medya ve akıllı telefonların olmadığı bir dünyayı hiç tanımamış olan genç nesiller, bugün kablolu kulaklıklar, retro oyun konsolları, CD’ler ve analog kameralara büyük bir rağbet gösteriyor. Dikkat süresini tekeline almayacak ürün ve hizmetler peşinde koşan bu kuşak, “yavaş teknoloji” olarak anılan bir akımı sessiz sedasız yükseltiyor.



