9 numara Harun Erdenay


Filenin Efeleri salonda, Otokoç 2. El sonsuz güveniyle yanında! Geçtiğimiz haftalarda Otokoç 2. El'in Türkiye millî voleybol takımlarının potansiyelinin farkındalığıyla "Bu Ellere Güvenimiz Sonsuz" diyerek Türkiye Voleybol Federasyonu Millî Takımlar Resmî Sponsoru olduğunu ve Sonsuz Güven isimli reklam filmiyle A Millî Kadın Voleybol Takımına sunduğu desteği duyurmuştuk. Voleybolun Güvenilir Eli Otokoç 2. El, Türk voleyboluna olan desteğini Filenin Efeleri için hazırlanan reklam filmiyle sürdürüyor. Avrupa Erkekler Voleybol Şampiyonası’nda başarılı bir performans gösteren A Millî Erkek Voleybol Takımımız son 16 turunda Polonya’nın Gdańsk kentinde salonda olacak. Otokoç 2. El ise “Bu Ellere Güvenimiz Sonsuz” sloganıyla Filenin Efeleri’ni milyonlarla birlikte destekleyecek. Neden önemli? Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi'nin sponsoru olan Koç Holding'e bağlı Otokoç Otomotiv çatısındaki Otokoç 2. El; Otokoç Otomotiv ve Koç Holding vizyonları doğrultusunda Türkiye'nin voleybol kültürünü ve Türkiye'yi gururlandıran sporcuları desteklemeye devam ediyor.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
1- 2001 Türk basketbolu için kabuğun kırıldığı bir dönem, başarı alışkanlıkları olmayan bir takımın başarıya başlangıç dönemi, kabuğun kırılmasında nelerin etkisi oldu?
2001 yılı evet, o güne kadar basketbol millî takımın tarihinde elde edilmiş en büyük başarıydı. Daha önce Avrupa Şampiyonluğu büyüklüğündeki bir turnuvada final oynama başarısı gösterememiştik. Bence kabuğun kırılmasının birkaç sebebi var; 1992'den sonra federasyonun millî takımlara gerçekten büyük yatırım yapması, kamp olanakları, turnuvaların bunları artırması, sponsorların basketbola girmesi federasyon bazında söylüyorum. Millî takımlar bazında 97- 99 Avrupa Şampiyonası yarı final ve final gelmese de başarılı geçmişti yani 2001'in sinyallerini 97 ve 99'da da birazcık görüyorduk. 2001 yılında kadro gerçekten çok iyiydi. Orhun, ben, Haluk gibi tecrübeli oyuncuların yanına Mehmet Okur, Hidayet, İbrahim, Mirsad, Kerem gibi çok büyük yetenekler eklenmişti. Bu kadro seyirciyi ve bütün ülkeyi arkasına alarak çok başarılı bir turnuva geçirip finale kadar heyecanlı yarı final Hırvatistan ve Almanya maçından sonra finale uzanma başarısını göstermişti. Buradaki teknik ekip de çok güçlüydü; Aydın Örs ve Çetin Yılmaz önderliğinde bir teknik ekibimiz vardı. Böylelikle hem ev sahibi olmamız hem takımımızın iyi olması etkili oldu.

Görsel: Radikal 2001, Atatürk Kütüphanesi Arşivi
2- 12 Dev Adam şarkısını ilk kez nerede dinlediniz, neler hissettiniz?
Sanıyorum, Garanti Bankası'nın yaptığı bir lansmanda dinlemiştim, bütün gece çalmıştı ve çok hoşumuza gitmişti. Bugüne kadar böyle bir şarkımız yoktu ve ritmi, sözleri gerçekten bize coşku veriyordu, dinlemesi güzel bir şarkıydı ve uzun yıllar hem 12 dev adamın çıkışıdır o şarkı hem de seyircinin gönlünde taht kurmasında da büyük artısı olmuştur.
3- O dönem motivasyonunuz için 12 Dev Adam şarkısı dışında neler dinliyordunuz?
Hepimiz güncel şarkıları dinliyorduk ama maça giderken genelde takım otobüsünde Tarkan'dan Kuzu Kuzu şarkısı çok popülerdi onu dinleyerek maça gidiyorduk, motive oluyorduk.
4- Seyir zevki açısından, 2001 dönemi Avrupa basketbolunu ve bugünün Avrupa basketbolunu karşılaştırdığınızda hangisini tercih ederdiniz?
2001 yılının basketboluna baktığımız zaman ve bugünkü Avrupa basketbolunu karşılaştırdığımda o gün biraz daha skorerlerin öne çıktığını düşünüyorum. Biraz daha göze hoş gelen bir basketbol oynandığını düşünüyorum. Bugünkü Avrupa basketbolunda topun dolaşması, sette çok daha hızlı hareketler ve müdafaanın daha fazla sertliği öne çıkıyor. Her iki basketbolu da birbirine yakın görüyorum aslında. 20 senede Avrupa basketbolunda çok bir değişiklik olmadı ama sanki 2001 Avrupa Basketbol Şampiyonası'ndaki yıldız sayısı son dönem oynanan şampiyonalardan daha fazlaydı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Athena, 9 numara Harun Erdenay ve Coach Aydın Örs geçen 20 yılı Punto'ya anlattı.
10 Eyl 2021

YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.



