

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar.
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Bu konuyla ilgilenelim ya da ilgilenmeyelim, dertlenelim veya hiç umursamayalım, sürekli duyduğumuz bir kavram oldu “iklim değişikliği”. Peki, “iklim zaten sürekli değişmiyor mu? Buzul çağları ve aşırı sıcak dönemler, yaşamın çoğalmasına uygun koşulları sağlayan iklimsel dönemlerdi; peki, bu seferkinin farkı ne?”
Yaklaşık 20.000 yıl öncesinin manzarasını hayal edelim. Geçit vermez devasa buzul örtüleri bugün bildiğimiz Kanada’nın neredeyse tamamını, ABD’nin kuzey kesimlerini, Grönland’ı, Kuzey Avrupa’yı tamamen kaplamış, canlı popülasyonları ciddi şekilde düşmüş, kuraklık her yerde baş gösterirken bazı bölgelerde de alışılmışın dışında yağış artışları görülüyor. Devasa buzullar büyüleyici bir manzara sunsa da, canlı yaşamı için pek şefkatli olmayan bir çevrede olduğumuz da aşikar. İşte son ve iddialara göre de insan türünün gördüğü son buzul maksimum döneminin görüntüsü kabaca böyle.
Dünyada buzul çağları yaşandığı gibi sıcak dönemler de yaşanmış, devasa buzullar kutuplara çekilmiş, çekilirken topografyayı da şekillendirmeyi unutmamış, hakimiyetini geri dönmek üzere geçici olarak daha “stabil” iklimlere bırakmıştır. Bu ardışık buzul ve buzularası dönemler dünya tarihi boyunca gerçekleşmiş ve biz günümüzde Holosen olarak adlandırdığımız buzularası dönemi yaşıyoruz. Böyle anlatınca kısa sürelermiş gibi gelse de içinde bulunduğumuz dönemin aslında 2.58 milyon yıllık Kuvaterner buzullaşma döneminin küçük bir parçası olduğunu da belirtmekte fayda var. Bu buzularası dönemler de kendi içinde ısınma, soğuma ve kuraklık periyotlarına ayrılır ve medeniyet tarihimizi bu periyotlarla eşleştirdiğimizde anlamlı bir korelasyon görürüz.
Büyük imparatorluklar, medeniyetler, insanlık tarihinin altın dönemleri iklimin affedici olduğu dönemlerde yaşanırken kuraklık dönemlerinde büyük savaşlar, isyanlar, kıtlık, yıkılan hükümdarlıklar ve insanlığın acı tarihinin örneklerini görürüz.
Devasa buzullardan, çok uzun yıllardan, insan ömrüyle gözlemlenemeyecek kadar uzun süren değişimlerden bahsettik. Buradaki anahtar cümle “insan ömrüyle gözlemlenemeyecek kadar uzun süren değişimler” aslında. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM)’nin sitesindeki tanımda “Bir yerin iklim koşullarının belirlenebilmesi için en az 30 yıllık gözlem değerlerine gereksinim” olduğu yazıyor. Keza iklim gibi uzun yıllarda karakteristik bir salım gösteren bir olgu için 30 yıl da oldukça kısa bir süre.
Günümüzde iklim değişikliğini konuşma sebebimiz, esasında ömrümüz süresince fark etmemize imkan olmayan ekstrem ve karakteristik değişimleri artık bariz şekilde görüyor olmamızdan kaynaklanıyor.
Hikayenin gerisini zaten biliyorsunuz, Sanayi Devrimi, karbon salımında artış, çevre kirliliği, orman ve biyoçeşitlilik kaybı ve 1.5 derece atmosfer ısınmasını önleme çabası. 8 yaşında küçük ve meraklı bir çocukken Kasım ayında mahallemizde gece yağan ve boyumu aşacak kadar birikmiş karın içinde oyunlar oynadığımı hatırlıyorum. Bugün bu yazıyı yazarken yine Kasım ayı, ben 24 yaşındayım ve üzerimdeki kazağın bile fazla geldiğini düşünüyorum.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
NEREDE YAYIMLANDI?
COP29'un ardından, iklim krizi ile mücadelede hikayenin gücü, doğayla yeniden bağ kurmak adına foraging deneyimi ve çok daha fazlası
29 Kas 2024

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj
01 Tem 2026







