Euro 96

Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İngiltere’de düzenlenen 1996 Avrupa Futbol Şampiyonası, Türkiye için milattı. Büyük organizasyonları televizyondan izlemeye alışık bir ulus, sonunda şeytanın bacağını kırmayı başarıp turnuva için vize almıştı. Sadece ay-yıldızlılar değil ayrıca Ahmet Çakar da organizasyona davet edilen hakemler arasındaydı.
1993 Akdeniz Oyunları'nda altın madalyaya ulaşan gençlerin hocası olan Fatih Terim, Sepp Piontek'in halefi olarak millî takım teknik direktörlüğünü oturduğunda, kimse Türkiye futbolunda nasıl bir miladın gerçekleşeceğini tahmin edemiyordu. En iyi ikinciler kontenjanından İngiltere biletini kapan ay-yıldızlılar sonunda muradına ermişti.
16 takımın katıldığı ilk turnuvaydı EURO 96. Son gruba düşen ay-yıldızlılar, adeta ateşten gömlek giymişti. Hırvatistan ve Portekiz gibi Avrupa futbolunda ses getirmeye hazırlanan ülkelerin yanına son şampiyon Danimarka eklenmişti.
Millîler, ilk sınavında Hırvatistan ile adeta satranç oynuyordu. Robert Prosinecki, Davor Šuker ve Zvonimir Boban gibi usta ayaklardan korkarken, 86. dakikada gelişen kontratakta sonradan oyuna dâhil olan Goran Vlaović fileleri havalandırmıştı. Pozisyonda rakibini düşürmeyen Alpay Özalan'a sonradan fair-play ödülü verildiyse de milyonlar öfkeliydi, onlara göre puan göz göre gitmişti.
Portekiz karşısında yine ikinci yarıda gelen bir gole teslim olan Türkiye, ununu elemiş eleğini asmış Danimarka karşısında varlık gösterememiş, farklı bir mağlubiyetle yurda dönmüştü. Ne puan alabilmiştik, ne gol atabilmiştik... İspanya'nın Romanya'yı 2-1'lik skorla geçtiği maçta düdük çalan Ahmet Çakar, adeta teselli ikramiyesiydi.

Beyaz nokta karabasanı
Gruplarda yaşanan en büyük sürpriz, dünya ikincisi İtalya’nın elenmesiydi. Gök-mavililer son maçlarında Almanya karşısında Gianfranco Zola penaltı noktasından Andreas Köpke'ye takılınca, şans Çek Cumhuriyeti'ne gülmüştü.
Grubumuzdan çıkan iki takım da daha ileri gidememişti. EURO 96'nın yıldızlarından Karel Poborský nefis bir aşırmayla Portekiz'i yıkarken Almanya, Jürgen Klinsmann ve Matthias Sammer'in golleriyle Hırvatistan'ı devirmişti. Suker ve şürekâsıysa asıl 1998 Dünya Kupası’nda tanışacaktık…
Diğer iki randevudan gol sesi çıkmayınca, yarı finalistleri beyaz nokta tayin etmişti. İspanya ile İngiltere'nin buluşmasında boğalar adına Fernando Hierro ile Miguel Ángel Nadal, Fransa ile Hollanda'nın randevusunda da portakalların maestrosu Clarence Seedorf kısa çöpü çekerek taraftarlarını kahretmişti.

Düşler Tiyatrosu'ndaki ilk yarı finalde Aimé Jacquet önderliğinde kanatlanan Fransa, Çek Cumhuriyeti'ni karşısında buluyordu. Zinédine Zidane ve arkadaşları favori olarak gösteriledursun Poborsky ile Pavel Nedved birlikte tarih yazmak istiyordu. Bir türlü tabela değişmiyor, maç penaltılara kalıyordu. 1976'da Panenka'nın şaheseriyle Almanya'yı devirip Avrupa şampiyonluğuna ulaşan bir zamanların Çekoslovakyası yine beyaz noktada gülerken, kariyerini göçmen kuşlar misali geçirmiş Reynald Pedros horozlar'ı üzüyordu. Zizou lakabını ezberlemeye az kalmıştı...
İngiltere’yle Almanya arasındaki diğer yarı final Wembley’deydi. Futbolun beşiği bir duran topta öne geçerken perdeyi Alan Shearer açmıştı. İstanbul'da bir sezon geçirmesine rağmen Beşiktaş taraftarının çok sevdiği Stefan Kuntz tabelayı eşitliyordu. Yine penaltılara kalan mücadelede altıncı atışa kadar kimse hata yapmıyordu. 1992'de Crystal Palace adına kaçırdığı penaltıdan sonra bir daha beyaz noktaya gitmeyen Gareth Southgate yine başaramamış, Andreas Möller fişi çekmişti.

Altın gol
Kraliçe ikinci Elizabeth, Wembley'deki final öncesinde sahaya iniyor, oyuncuların ellerini sıkıyordu. Sammer'in Poborsky'yi ceza sahasının dışında indirdiği pozisyona hakem Pierluigi Pairetto penaltı diyor, Patrik Berger affetmiyordu. Son bölümde Mehmet Scholl'ün yerine Oliver Bierhoff’u alan panzerlerin hocası Berti Vogts, düşeş atmıştı. Deneyimli forvetin kafasıyla karşılaşma uzatmalara taşınmıştı. Altın gol uygulaması vardı. Buna göre taraflardan biri meşin yuvarlağı çizgiden geçirmeyi başarırsa, kupayı kaldıracaktı.
Dakikalar 95'i gösterirken ceza sahasında topla buluşan Bierhoff, soluyla şutunu çekiyor, defanstan seken top Petr Kouba'nın ellerinden kayarak filelere değiyordu. Almanya 20 yıl önceki finalin intikamını alıyor, bizi de daha sonra Dünya Kupası yarı finaline taşıyacak olan altın gol böylece hayatımıza giriyordu…

Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
fair-play
Ali Murat Hamarat
İngiltere
1996 Avrupa Futbol Şampiyonası
Türkiye
Ahmet Çakar
Fatih Terim
Sepp Piontek
EURO 96
Hırvatistan
Portekiz
Avrupa
Danimarka
Robert Prosinecki
Davor Šuker
Zvonimir Boban
Goran Vlaović
Alpay Özalan
İspanya
Romanya
İtalya
Gianfranco Zola
Andreas Köpke
Çek Cumhuriyeti
Karel Poborský
Almanya
Jürgen Klinsmann
Matthias Sammer
NEREDE YAYIMLANDI?
11 yıl sonra şampiyon olan Inter, Alperen Şengün'ün draft hedefi, Ebrar Karakurt'un İtalya transferi ve Portekiz'de hata yapmayan Lewis Hamilton. Pazartesi spor gündeminiz hazır.
03 May 2021

YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR


