IPO 2.0: SPAC


Yeni Citroën C3 Aircross SUV ile özgürlük vakti Ferahlığı ve modülerliğinin yanı sıra günlük hayatı kolaylaştıran gelişmiş teknolojileriyle modern ve özgün SUV tavrını korumaya devam eden Yeni Citroën C3 Aircross ; güçlü yönlerini korurken daha iddialı bir tasarım, daha olgun bir duruş ve daha fazla kabin içi konforla daha iddialı bir kişilik kazandı. Bugün Pareto okuyucularını daha gösterişli bir ifade kazanan ve bir Citroën SUV olmanın tüm gereklerini sunan Yeni Citroën C3 Aircross’u yakından tanımaya davet ediyoruz. Daha iddialı ön tasarım : Yeni Citroën C3 Aircross SUV iddialı ön görünümü ve özellikle de yeni far tasarımıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Citroen’in karakteristiğini yansıtan LED farlar yüksek aydınlatma performansıyla daha fazla görüş ve güvenlik sağlıyor. Yan gövde kaplamaları ile yeni Citroën C3 Aircross, B-SUV segmentinde rakiplerinden ayrışmaya ve özgün bir görünüm sergilemeye de devam ediyor. İyi hissettiren Advanced Comfort koltuklar : Yeni Citroën C3 Aircross, yeni köşeli çizgileriyle ön tasarımda daha iddialı bir görünüm sergilerken, Citroën Advanced Comfort® programıyla araç içi konforu daha da artırarak sürücülerin ve yolcuların kendilerini evlerinde gibi hissetmelerini sağlıyor. Sınıfının en iyi sürüş konforunu sağlayan süspansiyon ayarlarına ek olarak, Citroën C3 Aircross’da sunulan yeni Advanced Comfort koltuklarla yeni aktif yaşam tarzını destekleyen konforlu bir SUV olarak öne çıkıyor. Sınıfının en geniş, en modüler ve aydınlık iç mekanı : Yeni Citroën C3 Aircross, panoramik açılır cam tavanı ve segmentin en iyi arka koltuk diz ve baş mesafesi ile sınıfının en geniş, en modüler ve en aydınlık iç mekanıyla konforlu ve çok yönlü bir kullanım sunuyor. İki parça halinde bağımsız ileri-geri hareket eden kızaklı arka koltuklarıyla kabin içinde de modülerliği destekliyor. Hayatı kolaylaştıran teknolojiler : Yeni C3 Aircross SUV, yeni nesil Citroën modellerinde de olduğu gibi sürüş güvenliğini ve sürüş konforunu arttıran, konfor odaklı gelişmiş 12 farklı sürüş destek sistemleriyle konfor anlayışını fiziksel kalıplardan çıkartıyor. Tüm bu sistemler sürücü ve yol arasındaki adaptasyonu maksimumda tutarak otonom sürüşe giden yolun yapı taşlarını da oluşturuyor. Yeni yüksek çözünürlüklü ekran, Apple CarPlay ile uyumlu ekran yansıtma özelliği ile yolculukları keyfe dönüştürürken, kablosuz akıllı telefon şarjı gibi özellikler hayatı kolaylaştırıyor. Yeni Citroën C3 Aircross SUV ile her yolculuğu özgür bir deneyime dönüştürmek için Citroën bayilerini ziyaret edebilir; yıllara meydan okuyan Citroën konforunu ve güçlü SUV karakterini Yeni CITROËN C3 Aircross SUV ile deneyimlemek, Yeni Citroen C3 Aircross SUV’yi yakından tanımak ve test sürüşü randevusu almak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Wall Street'in son yıllardaki favori kelimeleri ile ilgili bir araştırma yapsaydık şüphesiz "SPAC" (özel amaçlı satın alma şirketi) kelimesi "Bitcoin" ile birlikte başı çekenlerden biri olurdu. SPACInsider'a göre, SPAC'ler aracılığıyla gerçekleştirilen halka arzların sayısı 2020’de 2019'a kıyasla 59'dan 248'e yükselerek %420 artış gösterdi. 2021'ye gelirsek, hâlihazırdaki toplam SPAC anlaşması sayısı geçen yılı aştı; ancak son dönemde yaşanılan gelişmeler SPAC'lerle ilgili soru işaretlerini artırdı. Salgınla birlikte artan risk iştahı ve likiditeye sahip marketin dikkatini çeken SPAC’ler’in son zamanlarda gösterdiği düşüş “balon”un patladığı şeklinde yorumlanıyor.
SPAC piyasasında neler yaşandı?
- Yılın ilk üç ayında 299 SPAC anlaşması yapılırken nisan ve mayısta sadece 30 anlaşma gerçekleşti.
- Wall Street’in yatırım bankalarının SPAC anlaşmalarından elde ettiği gelirlerin toplam gelirlere oranı %20’den %5’lere kadar düşüş gösterdi.
- ABD’nin SPAC şirketlerine odaklanan en büyük iki borsa yatırım fonu SPAK ve SPCX, şubat ayında görülen zirvelerden sonra sırasıyla %26 ve %12 düşüş gösterdi.
- Geçen yıl özel amaçlı bir satın alma şirketi ile birleşerek halka arz edilen ABD merkezli elektrikli araç üreticisi Lordstown Motors’ın yönetim kadrosu istifa ederken şirket hisseleri %20 değer kaybetti.
Yükselişin ve düşüşün nedenleri
Alışılmışın dışında bir anlaşma yöntemi olan SPAC sürecinin halka arz süreçlerini kısaltması ve bazı prosedürleri ortadan kaldırması, SPAC'lerin hızlı yükselişinin ana nedenleri arasında görülürken aynı zamanda "balon" olarak yorumlanmasına da neden oluyor. Gelin, SPAC'lerin avantajları ve "balon" olarak algılanmasının nedenlerini beraber inceleyelim.
Zamandan tasarruf: SPAC'lerin alışılmış yöntemlere kıyasla en büyük avantajı zaman çizelgesini oldukça kısaltması. Bürokratik süreçleri ve halka arzlardaki katı kısıtlamaları ortadan kaldıran SPAC'ler şirketlerin hızlı bir şekilde finansmana ulaşmasını sağlıyor. Geleneksel yöntemlerle 12 ila 24 ay içinde tamamlanan halka arz süreçler, SPAC'ler aracılığıyla çok daha kısa bir sürede tamamlanabiliyor. Örneğin; Güneydoğu Asya'nın en büyük paylaşımlı yolculuk ve yemek teslimatı uygulaması Grab Holdings, geçtiğimiz nisan ayında ABD'de halka açılmak için özel amaçlı satın alma şirketi Altimeter Growth Corp ile 40 milyar dolarlık bir anlaşma imzaladı. Şirketin CEO'su Anthony Tan, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada sürecin yıl sonuna kadar tamamlanmasını beklediklerini duyurdu.
Belirsizlik: SPAC'lere yönelik eleştirilerin başında doğası gereği yatırımcılar için riskli bir alternatif oluşturması yer alıyor. Yatırımcılar, çoğu zaman SPAC'lerin halka arz sürecinde hangi sektörlere veya hangi şirketlere yatırım yapacağını bilmeden yatırım yapıyor. Dolayısıyla, SPAC kurucularının yetkinliği veya popülerliği yatırımcılar için belirleyici oluyor. Nitekim, SPAC'lerin "açık çek" şirketleri olarak adlandırılmasının arkasında da bu belirsizlik yatıyor.
Popüler isimler: SPAC'lerin yükselişinde Grammy Ödüllü müzisyen Ciara’dan basketbol yıldızı Shaquille O'Neal, tenis yıldızı Serena Williams'dan eski beyzbol oyuncusu Alex Rodriguez ve Jay-Z’e kadar kadar bir çok ünlü ismin SPAC'lere sponsorluk yapmasının veya bir SPAC kurmasının da etkisi var. Nitekim, "SPAC'ler patlamaya hazır bir balon mu?" sorularının merkezinde de ünlü isimlerin SPAC'lerin hızla popülerleşmesine yardımcı olması yatıyor.
Sınırlı şirket sayısı: SPAC'lerin patlama ihtimaline vurgu yapanlar, piyasada satın alınabilecek sınırlı sayıda kârlı özel şirket olmasına rağmen SPAC sayısının hızlı bir şekilde artmaya devam ettiğini savunuyor. Refinitiv verilerine göre, hâlihazırda 400'den fazla SPAC satın almak için yeni şirketler arıyor.
Düzenlemeler: SPAC'lerin halka arzından sonra iki sene içinde yatırım yapacak bir şirket bulması ve doğru hedefi bulamazsa şirketi tasfiye ederek yatırımcılara sermayelerini geri vermesi gerekiyor. Fon toplama ile yatırım süreci arasındaki iki senede, SPAC sektörüne yönelik olası düzenlemelere karşı yatırımcıları koruyacak çok az önlem bulunuyor. Nitekim, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu'nun (SEC) SPAC'lere yönelik yeni düzenlemeler getirmesi de son aylarda SPAC anlaşmalarında yaşanan düşüşün nedenleri arasında yer alıyor.
"Bitcoin paraleli"
SPAC'ler, geleneksel finansal sistemdeki yaygın anlayışları bozduğu ve yatırımcıları risk almaya yönlendirdiği gerekçesiyle Bitcoin ile de karşılaştırılıyor. SEC Başkanı Gary Gensler, geçtiğimiz aylarda yaptığı bir açıklamada SPAC'ler ile Bitcoin arasındaki benzerliğe vurgu yaparken yatırımcıları korumak için daha iyi önlemlere ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
Bankalara ya da merkezi bir otoriteye ihtiyaç duymadan sonsuz miktarda kullanıcı arasında anonim bir şekilde dolaşımda olan Bitcoin’in potansiyel faydalarının gerçekleşmesi için yeterli sayıda kullanıcının Bitcoin’i bir değer saklama aracı olarak görmesi gerekiyor. Aynı durum SPAC şirketleri için de geçerli. Burada yatırımcılar, şirket yöneticilerinin uygun bir satın alım hedefi bulacağına duydukları güvenle yatırım yapıyor. SPAC'ler ve Bitcoin'in sadece profesyonel yatırımcılar değil amatör yatırımcıları da piyasalara çekmesi de benzerlikler arasında görülüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
2021’in ilk yarısında halka arzlardan küresel çapta 350 milyar dolar sermaye elde edildi. "Açık çek şirketleri" olarak bilinen SPAC anlaşmalarında yaşanan düşüş ise "SPAC dalgası, balon mu?" tartışmalarını gün yüzüne çıkardı.
12 Tem 2021

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.



