🎷 Kamasi Washington, Terrace Martin ve Robert Glasper üçlüsünden yeni Dinner Party albümü

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Her biri birbirinden yetenekli müzisyenler Kamasi Washington, Terrace Martin ve Robert Glasper'dan oluşan Dinner Party isimli süper grup, ikinci albümlerini duyurdu. Phoelix, Ant Clemons, 9th Wonder, Arin Ray ve Tank’ın da konuk müzisyenler arasında yer alacağı albüm, Enigmatic Society adıyla 14 Nisan Cuma günü yayımlanacak. Grup, bu müjdeli haberi 9 şarkılık albüm listesinin tam ortasında yer alan For Granted isimli tekli ile paylaştı.
Dinner Party, ilk albümlerini 2019 yılı sonunda Los Angeles’taki Chalice Recording Studios’ta kaydedip 2020’nin Temmuz ayında yayınlamıştı. Enstrümanlarını sürprize açık hâlde caz ve hip hop evreninde dolaştıran Dinner Party, arşivlere 7 şarkıdan oluşan ve kendi isimlerini taşıyan dinlemesi oldukça keyifli bir albüm bıraktı.
Dinner Party, yine albümlerinin yayınlanmasının hemen ardından 14-16 ve 21-23 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek Coachella festivalinin her iki hafta sonunda da cumartesi günü sahneye çıkacak.
- Canlı canlı: Coachella’da yer alacak tüm performanslar YouTube üzerinden canlı yayınlanacak. Buradaki bağlantı üzerinden konserleri ve tabii ki Dinner Party’i takip edebilirsiniz.

Dinner Party, Enigmatic Society | Tasarım: Amani Washington
Enigmatic Society şarkı listesi:
01 Dinner Party: “Answered Prayer” [ft. Phoelix]
02 Dinner Party / 9th Wonder: Breathe” [ft. Arin Ray]
03 Dinner Party: “Insane” [ft. Ant Clemons]
04 Dinner Party: “Watts Renaissance”
05 Dinner Party / 9th Wonder: “For Granted” [ft. Arin Ray]
06 Dinner Party: “Secure” [ft. Phoelix and Tank]
07 Dinner Party / 9th Wonder: “Can’t Go” [ft. Phoelix]
08 Dinner Party: “The Lower East Side”
09 Dinner Party / 9th Wonder: “Love Love” [ft. Arin Ray]
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Arkas Sanat ve Centre Pompidou işbirliğinin ilk sergisi “Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, 26 Eylül’de Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde açılıyor. Beş yıllık işbirliği kapsamında düzenlenecek 10 serginin ilkini ve bu uzun soluklu buluşmayı Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, Arkas Sanat Direktörü Müjde Unustası ve Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon’dan dinledik.
25 Eyl 2026

“Verilere dayalı gerçek, muhasebeciler içindir” diyen ve sadece nesnel gerçeği beyazperdeye yansıtmakla yetinen sinema anlayışını aşağılayan Werner Herzog'un çektiği tüm filmlerde, kurgu ve belgesel iç içe geçer. Her bir film projesi, lideri Herzog olan ekibin görevidir ve görev yerine getirilecektir. Görev süresince tüm ekip “dışarıdan gangsterler gibi görünüp, içlerinde papaz cübbesi giymiş azizler gibi” adanmış olacaktır.

Filozof Jonathan Barnes'ın kızı ve İngiliz yazar Julian Barnes'ın yeğeni Camilla Barnes, ilk romanı "Her Zamanki O Öldürme Arzusu"nda İngiltere'den Fransa'ya göç etmiş bir ailenin üç kuşaklık öyküsünü anlatırken zarif ve alabildiğine mizahi bir dil kullanıyor. Barnes’la, bu güçlü edebiyat ve felsefe geleneğinin içinde kendi sesini bulmayı, İngiltere’den Fransa’ya göçü, aile içindeki iktidar ilişkilerini, kuşak çatışmalarını ve yaş almayı konuştuk.

İstanbul kültür ortamının hızlanmaya başladığı dönemde, 2001 yılında kurulan Galerist, 25. yılını "Gönül İşi" sergisiyle kutluyor. Galerist Direktörü Müge Çubukçu ile sergiden yola çıkarak galerinin 25 yıllık hafızası, İstanbul sanat ortamının dönüşümü, sanatçı-galeri ilişkilerinin görünmeyen katmanları, sanat üretiminin güçlü kökleri ve geçmişin yarattığı gelecek üzerine konuştuk.

Geçen hafta Macklemore ile Ed Sheeran arasında patlak veren ve müzik dünyasını sarsan krizin ardından, günümüz endüstrisinde siyasetin müzikten ayrı tutulamayacağına artık emin olduk. Ed Sheeran gibi küresel bir pop devinin dahi tarafsızlık kalesine sığınamayacağını kanıtlayan bu kriz, toz pembe sahnelerin çok geride kaldığını ilan ediyor.




