Kamuda Tasarruf ve Verimlilik: Kamu üç yıllığına kemer sıkıyor


Yeni nesil ofis deneyimi Platform Ofis Vadi Park ’ta Platform Office , Vadipark Seyrantepe'de bulunan ve Vadi İstanbul’a yürüme mesafesinde hizmet veren bir hazır ofis projesi. Kurumsal ve işini büyütmek isteyen firmaların tüm ihtiyaçlarını karşılamakla kalmaz, aynı zamanda çeşitli üyelik modelleriyle bu dinamik ekosistemin bir parçası olma fırsatı sunar. Bu sayede işletmeler hem ihtiyaçlarına uygun hizmetlerden faydalanabilir hem de genişleyen bir iş ağına katılabilir. Ne sunuyor? 20 m2 ile 400 m2 arasında değişen ofis hizmetleri sunan Platform Ofis Vadi Park , küresel ve yerel firmaların ihtiyaçlarına odaklanarak konforlu ve çağdaş çözümler sağlıyor ve üyelerine prestijli bir iş ortamının avantajlarını yaşatmayı hedefliyor. Neden önemli? En yüksek standartlarda hizmet vermek ve her bir üye için çözüm ortağı olmak misyonuna sahip olan Platform Ofis Vadi Park , şirketlerin ve üyelerin ihtiyaçları doğrultusunda her detayı başından sonuna dek tek elden yöneterek zamandan ve enerjiden tasarruf edilmesini sağlıyor. Neler var? Sadece çalışma alanlarıyla değil, aynı zamanda geniş terası ve lounge alanıyla da dikkat çekiyor. Orman manzaralı 600 m2 teras, çalışanlara doğayla iç içe bir ortamda çalışma ve dinlenme imkânı sunarken 500 m2 lounge alanı ise sosyalleşme ve rahatlama için ideal bir ortam sağlıyor. Ayrıca 7/24 erişim imkânı, ücretsiz çay ve kahve ikramları, günlük temizlik hizmetleri, güvenlik, sekreterlik ve Concierge gibi birçok ayrıcalıklı hizmetle desteklenen çağdaş bir çalışma alanı sunuyor. Gelişmiş IT altyapısı ve farklı büyüklükteki toplantı odaları da işlerinizi verimli bir şekilde yürütmenize olanak tanıyor. Siz de Platform Ofis Vadi Park ’ın sunduğu ayrıcalıklardan yararlanarak ofis deneyiminizi artırmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ayak sesleri bir önceki haftadan bu yana yankılanan Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketinin detaylarını açıkladı. Açıklanan pakette taşıtlardan kamu binalarına, istihdamdan haberleşme giderlerine kadar pek çok alanda tasarruf tedbirlerine yer verildi. Bakan Şimşek’in sunum sırasında sarf ettiği, “Bu açıklayacağımız ilk paket değil son paket de olmayacak" sözleri ise, birtakım yeni tasarruf tedbirlerinin de alınabileceğine işaret etti. Hazırlıklarında son aşamaya gelinen genelge taslağı, bu hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayına sunulacak.
Detaylarda neler var?
Paketin harcama disiplini başlığı altında alınan önlemler kapsamında deprem hariç, mal ve hizmet alımı ödeneklerinin %10’unun, yatırım ödeneklerinin ise %15’inin kesildiği, tek seferlik gelirlere dayalı olarak, kalıcı harcama programları başlatmanın rafa kaldırıldığı, projelerin incelenerek fiziki ilerlemesi %75’in üzerinde olan, deprem riski bulunan veya 6 Şubat depremleri sonrası planlananlar ile belirli altyapı projelerinin öncelikli olarak belirleneceği, zorunlu haller dışında ise yeni proje kabul edilmeyeceği ilan edildi.
Açıklanan paketin tasarruf tarafı ise, özellikle sekiz ana alanda yapılacak tasarruf tedbirlerine odaklandı. Bu alanlar sırasıyla kamu taşıtları, kamu binaları, kamu istihdamı, idari yapılanmada etkinlik, yurt dışı geçici görevler, enerji/atık yönetimi, haberleşme ve diğer cari harcamalar olarak belirlendi.
Alınan tedbirlerin taşıt ayağında üç yıl süreyle yeni araç alımı veya kiralama yapılmaması, kamuda kanunun izin verdikleri hariç yabancı menşeli araç kullanımının yasaklanması, mevcut kiralama sözleşmelerini yenilemenin izne tabi olması ve savunma/güvenlik hariç toplu taşımanın bulunduğu yerlerde servis hizmetinin kaldırılması tedbirleri yer aldı.
Kamu binaları ayağında, deprem riski hariç yeni bina alımının/yapımının üç yıl boyunca durdurulması, kamu binaları için kişi başına metrekare standardının uygulanması ve doğal afet/güvenlik hariç lojman alımı/yapımının süresiz olarak durdurulması gibi tedbirler yer alırken; kamu istihdamı tarafında ise kamuda üç yıl boyunca yalnızca emekli olacak personelin yerine alım yapılması, destek personeli sayısının azaltılması, yönetim kurulu ücretlerine tavan sınırı getirilmesi ve kamuda esnek/uzaktan çalışma modellerinin geliştirilmesi gibi tedbirlerin uygulanacağı ifade edildi.
Bunun dışında en çok öne çıkan tedbirler arasında temsil ve tanıtım ödeneklerinde %25 kesinti yapılması, üç yıl boyunca zorunlu haller hariç demirbaş alımının sınırlanması, ajanda, takvim gibi eşantiyon türü hediyelerin yasaklanması, uluslararası toplantılar ve milli bayramlar hariç yemek, gezi, kokteyl gibi etkinliklerin düzenlenmemesi, bakanlıkların yurt dışı teşkilatlarının gözden geçirilmesi, yurt dışı görevlerinin sınırlandırılması gibi tedbirler yer aldı.
Tedbirlerin uygulanıp uygulanmadığı konusunda takiplerin etkin biçime yapılacağı ve yaptırım mekanizmasının da etkin bir biçimde çalışacağı ifade edildi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından oluşturulacak Tasarruf Tedbirleri Bilgi Sistemi ile her idarenin işlemleri veri girişi ve raporlama yoluyla takip edilecek. Tedbirlere uymadığı tespit edilen kişi veya idarelere ise idari yaptırım ve para cezaları uygulanabilecek.
İş dünyasından tepkiler
Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketini değerlendiren Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, geçen hafta düzenlenen Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) toplantısında da tasarruf tedbirlerinin dile getirildiğini söyleyerek şöyle konuştu:
“Bugün açıklanan tasarruf tedbirleri önceki uygulamalara göre üç açıdan farklılık gösteriyor: Birincisi, verimliliği ön planda tutması. İkincisi etkin bir izleme, denetleme, raporlama ve yaptırım sistemi getirmektedir ki bu tedbirlerin hayata geçirilmesi noktasında önemli bir adım olacaktır. Son olarak tedbirler sadece merkezi yönetim seviyesinde kalmıyor ve yerel yönetimlerden bütçe dışı kaynaklara kadar birçok kesimi kapsamakta. İş dünyamızı yakından ilgilendiren yeşil dönüşüm ve dijital dönüşüme kaynak oluşturulması yönünde adımların da çalışmada yer alması çok önemli."
Pakete ilişkin yorum yapan İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, tasarruf paketinin üretirken verimli ve harcarken tasarruflu olma kültürünü ülke kültürüne yerleştireceğini düşündüğünü söyleyerek, “Topyekûn bir mücadelenin yeni bir başlangıcı olmasını ve dezenflasyon kararlılığımıza katkı sağlamasını diliyoruz. Temennimiz bu fedakarlıkların karşılığının kısa sürede kalıcı refah olarak tüm topluma geri dönmesi” dedi.
Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Mahmut Asmalı, yatırım ve istihdam artışı konusunda maliye politikasının da en az para politikası kadar önemli olduğunu söyleyerek, "Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi, iş dünyası temsilcileri olarak bizleri oldukça memnun etmiştir. Devlet harcamalarının rasyonelleştirilmesi, israf ve verimsizliğe yol açan kamu harcamalarından tasarruf edilmesi ve bu kaynakların verimli harcama alanlarına yönlendirilmesi, sadece bütçe disiplini için değil, aynı zamanda ekonomik gelişme açısından da fayda sağlayacaktır” yorumunu yaptı.
Tasarruf paketi kapsamında açıklanan tedbirleri değerlendiren Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren ise paketin, ilerlemesi %75’in altında olan projelerin sürdürülmesi konusunda çok büyük ölçüde kısıtlar getireceğini ifade ederek, “Bu durumda, çok az ödenek ayrılacak bu projeleri devam ettirmek müteahhitlerine taşıyamayacakları kadar ağır maliyetler getirecektir. Bu nedenle kamu projelerinde şartsız tasfiye hakkı getirilmesi, kamuya iş yapan müteahhitler için hayati önemdedir. Aksi halde müteahhitlerimiz belirsiz bir süre ile belirsiz bir yükü üstlenmek durumunda kalacaklardır” dedi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yurt içinde ödemeler dengesi verileri ile perakende satış verileri izlenirken; gözler Cevdet Yılmaz ve Mehmet Şimşek tarafından açıklanan "Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi"ne çevriliydi.
14 May 2024

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Fed, üç yılı aşkın aranın ardından politika faizini 25 baz puan artırarak %3,75-4,00 aralığına yükseltti. Yeni projeksiyonlar, 2026 sonuna kadar bir faiz artışının daha gündemde olduğunu, 2027’de ise faizin mevcut seviyesinde kalabileceğini gösteriyor. Yükselen tahvil getirileri ve enflasyon baskısı, Fed’i piyasaların beklediği daha sıkı para politikalarına doğru ittyor.

Finansal piyasalar açısından tarihi bir hafta geçiriyoruz demek sanıyorum abartı olmayacak. İçeride sermaye piyasalarımızda yaşanan sarsıntı, dışarıda tahvil faizlerinin zirveleri zorlamasıyla merkez bankalarının daha güçlü harekete geçmesi, hemen hemen her türlü finansal enstrümanda sert hareketlere yol açtı.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül gün içinde yayımladığı bültende Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls olmak üzere yedi portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu, katılma payları TEFAS’ta işlem gören bütün yatırım fonlarını platformda alım ve satıma kapattığını duyurdu. Aynı kararla unvanları tek tek yazılan 130 fonun da SPK tarafından tayin edilecek yöntemle tasfiye ettirilmesine hükmedildi. Peki tasfiye kararı verilen bir fonda yatırımcının payına ve parasına ne olacak?

Serbest fonlarda yatırımcıların parasını ne zaman alacağı, fonun değerleme ve iade koşullarına göre belirleniyor. SPK’nın 28 Ağustos tarihli düzenlemesi, likidite riski kapsamında iade taleplerinin karşılanması için bu koşulların önceden ilan süresi beklenmeden değiştirilmesine izin veriyor. Atlas Portföy’ün DFI fonunda satış işlemlerini aylık değerleme tarihine bağlayan uygulaması da bu hüküm kapsamında yapıldı.

TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, Dünya gazetesinden Recep Erçin’e verdiği söyleşide, Türkiye’nin kamu öncülüğünde hazırlanacak ve uygulaması yakından izlenecek 10-15 yıllık sanayi planlarına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Türkiye halihazırda beş yıllık kalkınma planları hazırlıyor. Peki planlar ve destekler mevcutken neden yeniden planlamayı konuşuyoruz? Türkiye’nin geçmişte fabrikalar kurarak başladığı planlama deneyiminde ne değişti ve bugün hazırlanacak bir planın üretim kararları üzerinde nasıl bir etkisi olabilir?



