Kaş Uluslararası Kısa Film Festivali günlüğü


Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri 26’ncı kez sahiplerini buldu İnsanlığın evrensel dili ve duygusal bağ kurma aracı olan tiyatronun, nasıl eşsiz bir sanat formu olduğunu hatırlatan muhteşem bir sezon daha geride kaldı. Kapanan perdelerin ardından, hayatını tiyatroya adamış büyük sanatçı Afife Jale ’nin adını 26 yıldır yaşatan Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri , 11 Haziran akşamı Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen heyecanlı bir törenle sahiplerine kavuştu. Töreninin sunuculuğunu Özge Borak ve Mert Fırat üstlendi. Kimler kazandı? Sanatın büyüsünü ve gücünü kutlamak üzere tiyatro camiasının bir araya geldiği bu özel gecede 26. Afife Tiyatro Ödülleri Özel Ödül sahiplerini buldu: Tiyatro tarihine geçen ustalara takdim edilen Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü ’ne Prof. Dr. Ayşegül Yüksel , Oyun yazarlarına adanan Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü ’ne Çarpışma oyunuyla Müge Oskay , Komedi ya da müzikal dalındaki oyunlara takdim edilen Haldun Dormen Özel Ödülü ’ne Mutlu Aile Tablosu ile Duru Tiyatro , Yapı Kredi Özel Ödülü ’ne ise Murat Ovalı layık görüldü. Türkiye’nin en prestijli ve uzun soluklu tiyatro ödülü Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri ’nde toplam 16 dalda ödül kazananların yer aldığı listenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
3. Kaş Uluslararası Kısa Film Festivali, 4-8 Haziran tarihleri arasında düzenlendi. Ben de iki yıl sonra yeniden oradaydım. Binlerce yıllık bir antik tiyatroda film izlemeyi, denizden çıkıp ayağımın tuzuyla sinema salonuna girmeyi, akşam yemeğinden sonra Mavi’de laflamayı özlemişim. Akdeniz sıcağının denizin soğukluğuyla dengelendiği, yeme-içme anlamında da sinema anlamında olduğu kadar doyurucu birkaç günün ardından Kaş’tan yine güzel anılarla ayrıldım.

Kaynak: Kaş Uluslararası Kısa Film Festivali
Festivalin dört yarışmasındaki kısa filmlerin tamamını izleyemesem de Ulusal Kısa Film Yarışması’ndaki 10 filmden eksiğim yok. İstanbul’da olduğu gibi Kaş’ta da En İyi Film seçilen Eksi Bir’in ödülü oldukça hak edilmiş. Farklı sosyo-ekonomik sınıflardan insanları bir apartmanda toplayan hikayeleri oldum olası sevmişimdir. Ömer Ferhat Özmen’in filmi de bunlardan biri. Bodrum katta yaşayan göçmen aileden gelen kokudan rahatsız olan bir apartman yöneticisinin kapı kapı dolaşıp imza toplamaya çalıştığı film boyunca günümüz Türkiye’sinin içselleştirilmiş ya da kabullenilmiş birçok sorunu yüzeye çıkıyor. Açılan her kapı, asıl sorunun yabancı bir kokudan çok kokuşmuş ve yozlaşmış bir düzen olduğunu ve bunu kolayca kabullendiğimizi gösteriyor.

Eksi Bir | Kaynak: İKSV
Yarışma filmlerinden, birçoğu festivalden farklı ödüllerle dönen şu filmler de geçen sezonun kısa film üretimi açısından parlak geçtiğini gösterenlerden:
- Aç Karnına Çıkmayalım; janr filmlerine yeterince rastlamadığımız Türkiye sinemasında mutluluk verici bir bilimkurgu yapım. Dünyanın tahliye edilmek üzere olduğu bir senaryoda, bir kadın babası ve kardeşini almak üzere, yıllar sonra doğup büyüdüğü eve dönüyor. Yiğit Hepsev’in filminde, sık sık izlediğimiz eve dönüş filmlerindekine benzer olarak eski defterler açılıyor ve aile içi çatışmalar yeniden alevleniyor. Fakat bunu bambaşka bir türün çerçevesine almayı da, izleyicisini bu yabancı evrene ait hissettirmeyi de başarıyor.
- Kaçanlar; bu yıl izlediğim en komik kısa filmdi sanırım. Filmin çıkış noktası, yıllar sonra yeniden bir araya gelen, biri ailesine diğeri kariyerine odaklandığı için hayatları farklı yönlere gitmiş iki arkadaşın birbirlerini anlamakta güçlük çekmesi. Yönetmen ve senarist Deniz Cengiz, herhangi bir tarafın doğru ya da yanlış yaptığını ima etmeden, taraf tutmadan ve kimseyi karikatürize etmeden bu konudan iyi mizah çıkarılabileceğini tanıdık anekdotlar ve anlarla kanıtlamış; aynı zamanda başrolü paylaştığı Ceren Taşçı’yla uyumu da filmi daha da güzelleştiriyor.
- Sonunda; trajikomik bir İstanbul hikayesi. Resmiye Emir’in filminde, Barış Gönenen ve Ayşegül Uraz’ın canlandırdığı bir çiftin, oldukça basit görünen bir amacı var: Bir yerden bir yere ulaşmak. Film, İstanbul’un taksi sorununun ne kadar sinir bozucu olduğunu, şehrin kaosunun insanların içinde nasıl bir öfke birikimine yol açtığını ve bu birikimin sonunda nasıl patladığını, herhangi bir ilişkinin sıradan git-gellerini ve tartışmalarını da yedirdiği bir senaryoyla anlatıyor.
- Yol Bizi Nereye Götürürse; bana tanıdık geldi, kişisel deneyimlerimi hatırlattı. Yönetmen, senarist ve başrol oyuncusu Elif Büşra Keleş’in kendi yaşadıklarından yola çıktığı film, oyunculuk eğitimi için İspanya’da taşınmış bir genç kadının ülkeye, dile, insanlara ve kurallara alışmaya; uzakta olmakla, anadili olmayan bir dilde duygularını ifade etmekle ve özlemle başa çıkmaya çalışmasını konu alıyor. Bu zorlukları aşmanın bir aracı olarak da dansı ve müziği kullanıyor. Son dönemde kısa ya da uzun fark etmeksizin sinemamızdaki taşra filmlerinin yerini yeni bir türe bırakıyor olmasıysa dikkat çekici: Yurt dışına gitmiş ve orada tutunmaya çalışan ya da gidip dönmüş ve bu kararıyla barışmaya çalışan gençlerin hikayelerine...

Aç Karnına Çıkmayalım | Kaynak: İKSV
Bir not: 3. Kaş Uluslararası Kısa Film Festivali jüri üyelerinden, Lanthimos filmlerindeki işçiliğiyle tanıdığımız kurgucu Yorgos Mavropsaridis ile yaptığım sohbet de önümüzdeki haftalarda yeni işbirlikleri Kinds of Kindness’ın gösterime girmesinin hemen öncesinde Duende’de olacak.

Ömer Ferhat Özmen, En İyi Film ödülünü kabul ediyor. | Kaynak: Kaş Uluslararası Kısa Film Festivali
Kaş Uluslararası Kısa Film Festivali’nde ödüller
Ulusal Kısa Film Yarışması
En İyi Film: Eksi Bir (yön. Ömer Ferhat Özmen)
En İyi Yönetmen: Semih Sağman (Hayatımın En Güzel Günü)
En İyi Senaryo: Cem Terbiyeli (Nefes)
En İyi Oyunculuk: Deniz Cengiz ve Ceren Taşçı (Kaçanlar)
En İyi Görüntü Yönetmeni: Sebastian Weber (Tarihte Yaşanmamış Olaylar)
En İyi Kurgu: Doruk Kaya (Sonunda)
En İyi Sanat Yönetmeni: Selen Erkal (Aç Karnına Çıkmayalım)
Jüri Özel Ödülü: Yol Bizi Nereye Götürürse (yön. Elif Büşra Keleş)
Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması
En İyi Film: Apartman Boşluğu (yön. Can Baran)
Uluslararası Kısa Film Yarışması
En İyi Film: Smoke Gets in Your Eyes (yön. Alvin Lee)
Jüri Özel Ödülü: The Creature (yön. Damian Kosowski)
Mansiyon: Fortissimo (yön. Victor Cesca)
Uluslararası Su Altı Kısa Film Yarışması
En İyi Film: Golden Sea (yön. Erik Sémashkin),
Mansiyon: The Breath of the Depth (yön. Paul Bracker)
Festivalde ödül kazanan filmler 12 ve 13 Haziran’da Kadıköy Sineması’nda gösterilmişti; 27 Haziran’da ise İzmir’e, Karaca Sineması’na uğrayacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
House of Dragon’ın yeni sezonu öncesi bir değerlendirme ve hatırlatma, 3. Kaş Uluslararası Kısa Film Festivali’nden notlar
14 Haz 2024

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yazar, akademisyen ve arkeolog İsmail Gezgin ile belli başlı kitaplarının ışığında kadim zamanları, yakın geçmişi ve bugünü konuştuk. Sıra kitabı "Ötekilerin Arkeolojisi"ni irdelemeye gelince, İsmail Gezgin "Yoksulluk bir uygarlık icadıdır" diyor ve "modern zamanlar"ı yargılayıp mahkum ediyor.

Oynadığı filmlerin türleri değişir, çalıştığı yönetmenler değişir, sinemasal anlayışlar değişir; lakin “Isabelle Huppert sineması” hep aynı sorunun etrafında döner: İnsan, kendi arzusu, iktidarı, korkusu ve özgürlüğüyle baş başa kaldığında kim olur? Bu yüzden onun filmografisi, son yarım yüzyılın ahlak, arzu, güç, sınıf ve özgürlük üzerine kurulmuş, muazzam bir sinemasal düşünce laboratuvarıdır.

Christopher Nolan uzun süredir merakla beklenen Odysseia uyarlaması "The Odyssey"de hikayeyi sözcüklerden ziyade aksiyonla anlatıyor. Dolayısıyla kitapta çok daha kurnaz, kibirli ve hatta yer yer zalim bir karakter olan Odysseus, filmde içsel çatışma ve çelişkiden yoksun bir kahramana dönüşüyor.

Günümüzde bir müzisyen aynı anda içerik üreticisi, pazarlama ve sosyal medya uzmanı da olmak zorundaymış gibi davranılıyor. James Blake, müzisyenlerin şarkılarını duyurmak için görünür olma çabasıyla ilgili sesini yükseltti ve Türkiye'den Ceylan Ertem ve Jehan Barbur gibi isimler de onu destekledi. Peki sanatçılar, sosyal medyada yeterince görünür değillerse yok mu sayılıyorlar?

Beyazperdede yılın ilk yarısına Phil Lord ve Christopher Miller imzalı "Project Hail Mary" ve korku sinemasının yükselişi damga vurdu. 2026'nın ilk altı ayını geride bırakırken gişede ve festivallerde öne çıkan filmleri ve bazı keşifleri yeniden hatırlıyoruz.




