Yıldız Tozu | Isabelle Huppert'in düşünce laboratuvarı

Oynadığı filmlerin türleri değişir, çalıştığı yönetmenler değişir, sinemasal anlayışlar değişir; lakin “Isabelle Huppert sineması” hep aynı sorunun etrafında döner: İnsan, kendi arzusu, iktidarı, korkusu ve özgürlüğüyle baş başa kaldığında kim olur? Bu yüzden onun filmografisi, son yarım yüzyılın ahlak, arzu, güç, sınıf ve özgürlük üzerine kurulmuş, muazzam bir sinemasal düşünce laboratuvarıdır.
Yıldız Tozu | Isabelle Huppert'in düşünce laboratuvarı

Isabelle Huppert filmografisi; Georges Bataille’ın sınır deneyimleriyle, Michel Foucault’nun “iktidarın bir yandan yasaklarken diğer yandan arzuyu da üreten yapısı”na dair düşüncesiyle ve Jacques Lacan’ın “öznenin kendi arzusuna hiçbir zaman bütünüyle sahip olamayacağı” fikriyle şaşırtıcı bir akrabalık kurar.

Isabelle, 1953 yılında Paris’te doğar. İngilizce öğretmeni olan annesi, aynı zamanda amatör tiyatroyla ilgilendiği için, edebiyat ve sahne sanatları evin içinde gündelik hayatın doğal bir parçasıdır zaten. Babası ise ilaç sektöründe üst düzey yöneticidir. Disiplin ile kültürel merakın kol kola yürüdüğü bu ortam, kişiliğinde kalıcı izler bırakır. Conservatoire National Supérieur d’Art Dramatique’de aldığı eğitimle de klasik Fransız oyunculuk geleneğinin teknik sağlamlığını kazanır. Kariyerinin ilk büyük başarısı, 1977 yılında Claude Goretta’nın The Lacemaker (Dantelci Kız) filmiyle gelir.

Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.

Aposto Premium
Ayda

  • Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
  • Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
  • Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
  • Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.
Aposto Premium üyesi misin? Giriş yap
demet
Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

YAZARLAR

Mehmet Sindel

1970'de dünyaya geldi; uzun süre sessiz kaldı. Komşu teyzenin müdahalesi üzerine konuşmaya başladı ve bir daha susmadı. Boğaziçi'nde işletme okudu, derecesiz mezun oldu. Otomobil kullanmayı bilmeden otomotiv sektöründe CMO'luk, finanstan anlamadan banka genel müdür yardımcılığı, "bu fiş neden bu prize girmiyor" seviyesindeyken .com CEO'luğu yaptı. Bilmediği işlerde çalışmayı bir yöntem olarak benimsedi; konfor alanının dışında kalmayı ise bir yaşam biçimi olarak. Hobisi olan sinemayı önce yazarlığa taşıdı. Atlas Tarih ve Arka Pencere dergilerinde sinema yazıları yazdı. Bireysel ve kurumsal film okuma atölyeleri düzenliyor, sinema üzerine keynoteler veriyor. Kurucusu olduğu Sindel Kültür Sanat Platformu bünyesinde film okumaları yapıyor; dünya çapında akademisyenleri bir araya getirerek derinlikli seminerleri organize ediyor. Filmlerle yaşıyor. Öğretmek için değil, öğrenmek için konuşuyor. Bir patronunun onu eleştirmek için söylediği "Sen de çok güzel hikaye anlatıyorsun" cümlesini hayatının en güzel övgüsü olarak taşıyor.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

OKUMAYA DEVAM EDİN

DuendeDuende

HİKAYE

Yıldız Tozu | Meryl Streep sinemasının ortak paydası: Seçimler

Yaklaşık yarım yüzyıla yayılan kariyerindeki 21 Akademi Ödülü adaylığı, Meryl Streep’in sinema tarihindeki esas yerini anlatmaya yetmez. Zira onun başarısı, ürettiği sayısız mimik, jest, ses, aksan ve beden dilinin çok ötesindedir. Streep oyunculuğunu diğerlerinden ayıran asıl cevher, onun durmaksızın, insanın toplumsal rollerinin gölgesinde kalan o küçük kişisel bölgeyi arayışında gizlidir.

Mehmet Sindel

·

13 Ağu 2026

Yıldız Tozu | Meryl Streep sinemasının ortak paydası: Seçimler
DuendeDuende

HİKAYE

'Imperium', 'Lustrum', 'Diktatör': Cicero'nun sofrasından çıkan üçleme

Sinemaya uyarlanan romanlarıyla bilinen İngiliz yazar Robert Harris'in 2015-2026 yılları arasında yazdığı Cicero Üçlemesi, "Imperium", "Lustrum" ve "Diktatör" adlı üç kitaptan oluşuyor. Tutkular, hırslar, entrika, kumpaslar ve cinayetler derken macera üçüncü kitapta Julius Caesar'a kadar uzanıyor.

Soner Can

·

10 Ağu 2026

'Imperium', 'Lustrum', 'Diktatör': Cicero'nun sofrasından çıkan üçleme
DuendeDuende

HİKAYE

'Not Suitable for Work': Romantik komedi klişeleri hâlâ çalışıyor mu?

Mindy Kaling’in yeni dizisi "Not Suitable for Work", New York’ta hayata tutunmaya çalışan beş arkadaş üzerinden 20’li yaşların dağınıklığına, arkadaşlığa ve en önemlisi iş ile aşk arasındaki bulanık sınırlara bakıyor.

Emre Eminoğlu

·

10 Ağu 2026

'Not Suitable for Work': Romantik komedi klişeleri hâlâ çalışıyor mu?
DuendeDuende

HİKAYE

Gençlerin bilet fiyatlarıyla imtihanı: Canlı müzik sahnesi altın çağını yaşıyor ama kimin için?

Konser biletleri öyle pahalılaştı ki, çevrimiçi sıraya girmek artık mücadelenin sadece yarısı. Rekor seyirci ve gelirlerle zirve yapan konser ekonomisi, gençler için giderek erişilemez hâle geliyor. Peki gençlerin faydalanabileceği, bu sistemin dışına çıkan uygulamalar neler?

Eda Solmaz

·

10 Ağu 2026

Gençlerin bilet fiyatlarıyla imtihanı: Canlı müzik sahnesi altın çağını yaşıyor ama kimin için?
DuendeDuende

HİKAYE

Nahit-Huma Kabakcı Koleksiyonu Lidice’de: Bir koleksiyon nasıl kamusal hafızaya dönüşür?

Babası Nahit Kabakcı Koleksiyonu’ndan devraldığı koleksiyonculuk mirasını bugün paylaşma, dayanışma, sergileme, kuşaklararası aktarım üzerinden yeniden düşünen Huma Kabakcı ile bir koleksiyonun kuşaklar boyunca geçirdiği dönüşümü, koleksiyonerliğin kamusal sorumluluğunu, Türkiye’den Orta Avrupa’ya uzanan diyalog alanlarını ve Lidice ile kurulan işbirliğini konuştuk.

Melike Bayık

·

07 Ağu 2026

Nahit-Huma Kabakcı Koleksiyonu Lidice’de: Bir koleksiyon nasıl kamusal hafızaya dönüşür?