Kaz ciğerine etik alternatif: Hem lezzetli hem daha vicdani

Fransız mutfağının sembollerinden biri olarak görülen kaz ciğeri, uzun süredir üretim sürecinde ördek ve kazların zorla beslenmesi nedeniyle etik tartışmaların merkezinde yer alıyor. California gibi bazı bölgelerde yasaklanan bu tartışmalı ürün, hayvan refahına dair duyarlılığın artmasıyla birlikte daha vicdani ve sürdürülebilir alternatif arayışlarını da beraberinde getiriyor. Almanya’daki Max Planck Polimer Araştırma Enstitüsü’nden bir grup bilim insanı ise bu soruna çığır açıcı bir çözüm sunduklarını açıkladı.
Tersine mühendislik ve lipaz enzimi: Araştırma ekibi, kaz ciğerine özgü tat ve dokuyu oluşturan temel bileşenleri analiz ederek bu lezzeti tersine mühendislik yoluyla yeniden yaratmaya çalıştı. Ekibin başındaki bilim insanı Thomas Vilgis, “ağız hissi” olarak tanımlanan eşsiz dokuyu yeniden elde edebilmek için ilk olarak kemik ve kolajen gibi farklı bileşenlerle deneyler yaptı. Ancak asıl atılım, Candida rugosa tip VII adlı bir lipaz enziminin kullanımıyla sağlandı. Vilgis’in ifadesiyle, “Lipaz moleküler bir makas gibidir.” Bu enzim, yağ hücrelerini kristalize ederek kaz ciğerine özgü mikro yapıyı ve aromatik profili yeniden oluşturabiliyor.
Geleneksel lezzete bilimsel yakınlık: Araştırmanın sonuçları Physics of Fluid dergisinde yayımlandı. Bilim insanları, geliştirdikleri yöntemde bu lipaz enzimini yağa uygulayıp daha sonra karaciğerle birleştirerek, zorla besleme sürecine gerek kalmadan geleneksel kaz ciğerine son derece yakın bir ürün elde ettiklerini belirtti. Gelişmiş mikroskopik tekniklerle yapılan analizler de bu benzerliği doğruladı. Vilgis, The New York Times’a verdiği demeçte “%100 aynı değiliz ama çok yakınız” diyerek elde ettikleri sonucun umut verici olduğunu ifade etti.
Hayvan refahında yeni bir adım: Her ne kadar bu yöntem hâlâ hayvan kesimini içerse de zorla besleme uygulamasının ortadan kaldırılması hayvan refahı açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Hiç hayvan müdahalesi içermeyen çözümler arayanlar içinse Avustralya merkezli Vow şirketi tarafından geliştirilen Forged Gras gibi alternatifler dikkat çekiyor. Laboratuvar ortamında üretilen bu ürün, Singapur’daki bazı restoranlarda menüye girmiş durumda.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Şarap üreticisi Chateau Kalpak, Trakya'daki bağlarına don düştüğünü paylaştı. Ticaret Bakanlığı, limon bahçelerindeki don vakalarının arzı olumsuz etkilemesi sebebiyle limon ihracatını durdurdu.
09 Nis 2025

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.




