Kongo Demokratik Cumhuriyeti'den Apple'a ‘kanlı mineral’ suçlaması

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ni (KDC) temsil eden avukatlar, Apple CEO'su Tim Cook'tan şirketin ürünlerini üretirken kullanılan minerallerin kaynağını açıklamasını istediler. Avukatlar, Apple'ın tedarik zincirinde KDC'de etik olmayan yollarla elde edilen "kanlı minerallerin" yer aldığından endişe ettiklerin belirttiler.
Dahası: KDC'yi temsil eden avukatların başında yer alan Amsterdam & Partners LLP'den Robert Amsterdam ve Bourdon & Associés'den William Bourdon, Apple Fransa'nın 3 hafta içinde iddialara yanıt vermesini istedi.
Suçlamanın ayrıntıları
Avukatlar, Apple'ın silahlı grupların KDC'den kaçak yollarla Ruanda'ya götürüp küresel tedarik zincirine dahil ettiği mineralleri satın aldığını iddia ediyor.
Açıklama: Apple, iddialara yanıt olarak 2023'te yıllık şirket raporundaki açıklamayı gösterdi. Şirket, raporda 3TG minerallerinin direkt ya da dolaylı olarak KDC'nin silahlı gruplarını desteklemediğini belirtmişti.
Fakat avukatlar Apple'ın açıklamasını yeterli bulmadı. Avukatlar, Apple'ın Ruanda'dan mineral alan tedarikçilerle çalıştığını vurguluyor. Ruanda, mineral açısından fakir bir ülkeyken KDC ise elektronik cihazların üretiminde kullanılan ve 3T ya da 3TG olarak adlandırılan mineraller açısından oldukça zengin.
Kanlı mineraller
Teknoloji devlerinin ürünlerinde kullandığı kobalt ve koltan gibi çok sayıda değerli madene sahip olan KDC, yıllardır silahlı grupların ve kaçakçıların ülkeden kaçırdığı maddi serveti korumaya çalışıyor.
Birleşmiş Milletler'e (BM) göre, yaklaşık 24 trilyon dolarlık el değmemiş yeraltı rezervine sahip ülkede gümüş, bakır, kobalt, altın, koltan ve elmas gibi kıymetli madenler bulunuyor.
Bu madenlerden koltan, içerdiği mineraller sayesinde işlem gördükten sonra şarj cihazlarında kullanılırken, elektrikli araçlarda ve diğer elektronik aletlerdeki lityum-iyon bataryalarda kullanılan kobalt madeninin yüzde 70'inden fazlası da KDC'de üretiliyor.
Pek çok silahlı grubun aktif olduğu KDC'de bu grupların bazıları etnik, bazıları ise siyasi motivasyonlarla kolayca asker toplayabiliyor.
Uluslararası Af Örgütü'nün 2023'te yayımladığı rapora göre kobalt ve bakıra talebin artması KDC'nin doğusunda zorunlu tahliyelere, cinsel saldırılara ve kundaklamalara neden oldu. Birleşmiş Milletler, 2023'te Doğu KDC'yi çocukların yaşayabileceği en kötü yer olarak tanımlamıştı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ni temsil eden avukatlar, Apple'ın değerli mineralleri yasa dışı yollarla tedarik ettiğini iddia etti. ABD Başkanı Biden, TikTok'un 12 ay içinde satılmasını ya da ABD'de yasaklanmasını öngören yasayı imzaladı.
26 Nis 2024

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?



